{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO:2021/657 Esas<br>KARAR NO:2024/377<br>DAVA:Şirket Ortağı Olmadığının Tespiti ve Buna İlişkin İşlemlerin Yasal Niteliğinin Bulunmadığının Tespiti<br>DAVA TARİHİ:01/10/2021<br>BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN ------ SAYILI DOSYASINDA :<br>(Öncesi ------- sayılı dosyası)<br>DAVA: Protokolün İptali<br>DAVA TARİHİ:30/09/2021<br>KARAR TARİHİ: 25/04/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan iş bu dava ve birleşen dosyadaki davanın  yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>İDDİA:Davacı vekili, mahkememize açmış bulunduğu davada müvekkili ----- azari uyruklu olduğunu,------ ikamet etmek istediğini, bunun için mevzuat gereği şirket kurması gerektiğinden kız kardeşi---- birlikte ------ şirket kurmak istediklerini, ancak bu şahsın yanıltıcı davranışları ve hileli tutumlarıyla 12 kişiye vekalet verdiklerini, vekil edilen ---tarafından kız kardeşler adına ------ unvanıyla bir şirket kurulduğunu, kız kardeşlerin rızası olmaksızın ana sözleşmeden ------- ile birlikte 10 yıl için şirketi münferiden temsile yetkili kılındığını, ---- bu şirket adına ------ sayılı taşınmazı satın alacağını söyleyerek şirket hesabına para göndermelerini istediğini, taşınmaz alımı için ------ şirketi hesabına 890.000 Euro yatırıldığını, taşınmazın eski maliki ----- 315.000,00 TL bedelle satın alındığını ancak ---- bu taşınmaza ----- adına tescil ettireceğine kendisinin aynı zamanda yetkilisi olduğu ----- adına tescil ettirildiğini; ---- hisse satışı yoluyla hissedar edildiğini belirterek; ----- davalı --- ortak olmasına dair ----- karar defterinde yer alan ----- nolu ---- kararında müvekkili ----- kullanılarak atılan imzanın müvekkiline ait olmadığını, zaten protokolde adı geçen kardeşi ---- imzasının dahi bulunmadığını;----- bilahare kapatılarak ------ şahıs şirketine dönüştürüldüğünü; müvekkiline ait bu şirketin ve dolayısıyla eski ---- davalı----- ortak olmadığının tespitine karar verilmesini; zira ortaklığın kurulmasına ilişkin kararın müvekkilinin katılmadığını, onun kardeşi------- katılmadığını, onlardan habersiz olarak ortaklık işleminin gerçekleştiğini belirterek iş bu davada müvekkiline ait şahıs şirketine ve evvelki haliyle ---- davalı -----ortak olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, Birleşen dosyada ise; müvekkili -------- onunla hareket edenler tarafından birbirini takip eden hukuksuz işlem ve tasarruflarla müvekkiline ait taşınmazlar teminat gösterilerek ihalelere girişildiğini, müvekkiline ait şirketin------- borçlandırıldığını, baskı, korkutma, tehdit ile ve hataya düşürülerek 25/12/2014 tarihli protokolün imzalatıldığını, protokol esnasında tercüman bulundurulmadığını, bu nedenle önceden gelen işlem ve eylemlerle birlikte protokolünde müvekkilinin iradesi sakata uğratılarak temin edilmiş olması nedeniyle geçersiz olduğunu belirterek protokolün iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>SAVUNMA:İş bu dosyada davalı vekili; davacının bu davada ------- ortak olmadığının tespitini talep etmekte hukuki bir yararının bulunmadığını zira tarafların 25/12/2014 tarihli protokolde bu ortaklığı uzlaşarak sona erdirdiklerini, protokole tarafların vekillerinin de bizzat katıldığını, protokoli hem asillerin hem vekillerin imzaladığını, ortaklık sona erdikten sonra şirketin tüm defter ve belgelerinin davalı tarafta kaldığını, bu sebeple davayı açarken ------ sayılı------ tahrif edilmiş olmasının mümkün olduğunu, ortaklığın avukatlarında katıldığı bir protokol ile sona erdirildikten sonra 8 yıldan uzun bir süre beklenerek dava açılmasına sebebin protokolle yüklenilen/ yerine getirilen edimlerden kurtulmak /geri almak olduğunu; taraflar arasındaki ortaklık ilişkisi bir protokolle sonuçlandırıldığına göre bu davayı açmakta hukuki bir yarar bulundurulmadığından bahisle davanın reddini savunmuş, Birleşen dosyada ise davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını; cebir tehdit ve korkutma yoluyla dayalı olarak 25/12/2014 tarihli protokolün geçersizliğinin tespiti istendiğini, bu tür davaların 1 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, bu süre geçtiğinden dolayı davanın derhal reddi gerektiğini; davanın yöneltildiği diğer davalı--------- bu protokolden kaynaklı ------ alacaklarını devraldığı, sözleşmenin imzalanmasına katılımı olmadığı için; hile, tehdit ve zorlamaya yönelik davanın ona açılamayacağından bahisle husumetten davanın bu müvekkil yönünden reddine karar verilmesini; 25/12/2014 tarihli protokolün tamamen tarafların rızası ile gerçekleştiğini, davacı ----- yılında------ yapmak maksadıyla başlangıçta adı ----- şirketi kurduğunu ve beraber iş geliştirmek üzere dava dışı ----- bu şirkete tam imza yetkisi ve şirket müdürü olarak atadığını; şirket daha sonra ----hisselerini devir alarak ---- %50 ortak haline geldiğini, --------- arazide de davacının şirketine bir inşaat yaptığını; akabinde tarafların beraber iş yapmak istek ve iradesini kaybettiklerini; bunun üzerine taraflar karşılıklı her türlü hak, alacak ve yükümlülüklerini Avukatlık Kanunu 35/A gereği düzenlenen bir protokol ile uzlaşma yoluna gittiklerini; geçersiz olduğu iddia edilen protokolün bu protokol olduğunu belirterek; protokolün 4.maddesinde -------- ödenecek paranın kararlaştırıldığını, 11.maddesinde protokoldeki taahhütlerin protokolle belirlenen tarihlerde yerine getirilmemesi halinde ödenecek cezai şartların belirlendiğini; bu nedenle davacılar aleyhine ----- dosyasıyla icra takibi başlattıklarını, itirazla takibin durmasın üzerine de ----------- sayılı dosyasında itirazın iptali davası açtıklarını; davalıların dayadıkları protokolün hata, hile ve ikrah hükümleri gereğince geçersiz olduğunu ileri sürmesi üzerine, ---- tarihli duruşmada verilen --- nolu ara kararı davacılara iş bu davayı açmaları için süre verildiğini; o süre içinde bu davanın ikame edildiğini belirterek; davanın esasen alacaklarını geciktirmek için açıldığı savunulmuş, reddine karar verilmesi talep edilmiştir.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İş bu davada ve birleştirilen davada; esasen davalar, karar defterinde yer alan ------ sayılı ortak olmaya yönelik yönetim kurulu kararının geçersiz olmasından dolayı davacı----- şahıs şirketinin --------- ortak olmadığının tespiti ve --- tarihli protokolün geçersizliğinin tespitine ilişkindir. <br>Mahkememizce ilgili şirketlerin ticaret sicil kayıtları getirtilmiş, incelenmiş; taraf delilleri toplanmış, -----rapor alınmış, tüm deliller değerlendirilmek suretiyle sonuca gidilmiştir.Esasen davalar birbirleriyle çok ilgili olduklarından birlikte değerlendirilmesi daha yerinde olacaktır. Davacı ---- geldiği, ---- olduğu, ----- iş ve yatırım yapmak maksadıyla---- isimli bir şirketi kurduğu, bu şirketin davalı ----- %50 hisse satın almak suretiyle o şirkete ortak olduğu kayden sabittir. Ancak, ------ bu hisseleri satın almak için almış bulunduğu şirket kararındaki davacı imzasının sahte olduğu, esasen bu kararın geçersiz olduğu; şirketin müdürü olan ---- aynı zamanda ---- de hissedarı olması sebebiyle durumun ---- tarafından da bilinecek durumda olduğu ve bilindiği; bu nedenle davalı ----- esasen -------- gerçekten ortak olmadığını bilahare senaryo edilecek iş ve işlemler ile davacı ve şirketine zarara uğratılıp kendilerinin bundan menfaat elde etmek için bu karar ve hisse devrinin ayarlandığı; bu nedenle -----ortak olunmadığının tespiti talep edilmiştir. Mahkememizce davacı ---- örnek imzaları toplanmış ve------ karar sayılı şirket kararıyla birlikte --- gönderilmiş olup; --- incelemesinde imzanın --- ait olmadığı belirlenmiştir. Elbette, bir başka şirketten hisse satın alınmasına dair -------- aldığı karardaki imzanın sahte olması, iyi niyetli satıcı şirketi bağlamaz. Ancak, satıcı şirket bu durumu biliyorsa ve şirket ortağının rızası olmaksızın sahte belge üretmekle bu hisse devrinin sağlanması amacıyla karar alındığını bilebilecek durumdaysa o vakit sahte karar hem o satış işleminin iptalini gerektirir aynı zamanda kararın geçersizliğinin de tespitimi gerektirir. Bu durum iş bu davada mevcut olup, ----- yöneticisi ---- hisse devreden şirketin aynı zamanda ortağıdır. Fakat dosya bir bütün olarak ele alındığında davacının önce -------- yılında kurduğu, ------ tarihinde şirket türü limited iken tür değişikliği ile gerçek kişi ticari işletmesi haline dönüştüğü, ---- isimli  ---- haline geldiği, onunda ----- tarihinde ticareti terk ettiğinden dolayı sicil kaydının kapatıldığı gelen ------- kayıtları ile sabit olduğu,Dolayısıyla davamıza konu olan ve sahte imzanın yer aldığı iddia edilen---- sayılı kararın----- zamanında gerçekleştiği, yine irade sakatlanmasından kaynaklı iptali talep edilen  ---tarihli protokolünde ---- zamanında gerçekleştiği,  <br>İmza sahteciliğinden dolayı iptali istenen yönetim kurulu kararında yaklaşık 2 yıl 10 ay sonra tarafların avukatlarının da katılımıyla düzenledikleri ----- tarihli protokolde ----- arasındaki ilişkinin sonlandırılması düzenlenmiş olup; bu protokolde--- ortak olduğu, bu ortaklıktan dolayı elde ettiği bir takım menfaatler bulunuyor ki protokolün 4.maddesinde 1.000.000,00 TL ödeme taahhüdünün bulunduğu, davalı--------- bu protokolden kaynaklı alacaklarını birleşen dosyanın davalısı -------- tarihli alacağın temlik sözleşmesi ile devir ettiği, onunda temlike dayalı olarak icra takibi başlattığı, icra takibinin itiraz üzerine durduğu açılan itirazın iptali davasında, protokolün aynı şekilde geçersizliği ileriye sürülünce, itirazın iptaline bakan mahkeme tarafından protokolün iptali davası açması için ------- mehil verildiği ve birleşen davanın bu nedenle açıldığı, aynı günde de kök davanın açıldığı; kök davanın şirket kararıyla ilgili olması nedeniyle ticaret mahkemesinde, diğer davanın iptal davası olması nedeniyle asliye hukuk mahkemesinde açıldığı, her ne kadar birleşen dosyada davalılar vekili davanın 1 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığını ileri sürmüş ise de; bu tür davada eylemler aynı zamanda ceza hukuku yönünden suç teşkil ettiği ve bir ceza soruşturması olmasa dahi ceza zaman aşımına tabi olacağından; ceza zaman aşımı da dolmamış bulunduğundan davalının bu savunmasına da itibar edilemeyeceği,Alacağın temliki hükümlerine göre, temlik borçlusunun devreden alacaklıya karşı sahip olduğu itiraz ve defilerin ve savunmaların temlik alana karşı ileriye sürebileceği; bu nedenle davalılar vekilinin -------yöneltilen davanın husumetten reddi gerekir savunmasının yerinde olmayacağı, birleşen dosyadaki davanın kabulüne karar verilip protokolü iptaline karar verilirse bunun temlik alanı da bağlayacağı ve artık başlattığı icra takibine konu alacak haklarını yitireceği, Her ne kadar davacı taraf 25/12/2014 tarihli protokolün hile, ikrah ve tehdit ile sağlandığını, tercüman bulundurulmadığı, davacı ---------müvekkilinin sözleşmenin şartlarını bilmeden, öğrenmeden imzalamak zorunda kaldığını ileriye sürmüş ise de; bu iddialarını yargılama içinde ispatlayamadığı; tam tersine sözleşmeye avukatı ile birlikte katıldığı, aradan geçen bunca zamanda ne kendisinin ne de avukatının baskı ve tehditle bu protokolün imzalatıldığına dair hiç bir şikayette bulunmamaları veya protokolün iptali için dava açmamalarının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, tam tersi icra takibi ve itirazın iptali davası açıldığında bunun sonuçlarından kurtulmak için bu davaların ikame edildiği kanaatine varılmış, Ortaya çıkan bu durum nedeniyle protokolün geçerli olduğu; bu protokolle davacıya ait ----- davalı -------- ortağı olduğunun sabit olduğu, kök davada davacı ----- ait şahıs şirketinin evveli olan -------- karşı taraftaki şirkete ortak olmadığının tespitinin talep edilmekte olduğu; sadece  09/08/2012 tarihli yönetim kurulu kararının iptaline ilişkin bir dava bulunmayıp; davanın ----ortak olmadığının tespitine ilişkin olduğu;  hal böyle olunca yönetim kurulunca alınan ortak olunmasına ilişkin karar geçersiz olsa dahi bunun------- ortak olunduğu gerçeğini ortadan kaldırmayacağı kabul edilerek her iki davanında reddine karar verilmiştir. <br><br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>İş bu davanın ve birleşen mahkememizin ---- (eski -------- Esas) sayılı dosyalarında açılan davanın REDDİNE, <br>İş bu davada alınan maktu harcın şu andaki maktu harçtan mahsubu ile eksik 368,30 TL harcın davacı ----- alınarak hazineye irat kaydına, <br>Birleşen dosyada alınan maktu harcın şu andaki maktu harçtan mahsubu ile eksik 368,30 TL harcın davacı ------ alınarak hazineye irat kaydına, <br>İş bu davada ve birleşen davada tamamı davacı ----tarafından karşılanan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, karar kesinleştiğinde her iki dosyada ayrı ayrı bakiye gider avansı kalırsa davacı ----- iadesine,<br>İş bu dosyada ve birleşen dosyada ayrı ayrı karar tarihindeki AAÜT gereğince 17.900,00'er TL maktu vekalet ücretlerinin davacı --- alınarak bu dosya için alınanın davalı ----birleşen dosya için alınanın da davalı ------- verilmesine,<br>Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde--- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 25/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cc5f1b842cc7a5fe","SID":"f800688e8ee2bf6b"}}