{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>                    T.C.<br>               SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/520 <br>KARAR NO\t: 2024/773<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t:10/01/2024<br>NUMARASI\t:2023/800 Esas - 2024/17 Karar<br><br>DAVACI\t:... (T.C.No: ...) - ...<br>VEKİLİ\t:Av. ... - ...<br>DAVALI\t:AYFALT BETON MADENCİLİK İNŞAAT VE YOL YAPIM SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ -  ...<br>VEKİLİ\t:Av. ... - ...<br>DAVA\t:İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ\t:13/10/2023<br><br>KARAR TARİHİ\t:06/05/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t:21/05/2024<br>\tİstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı/borçlu şirketten beton alım-satım ve diğer ticari alım, satım ve hizmetler nedeniyle 442.502,13₺ cari hesap alacağının olduğunu, işbu cari hesap alacağının tahsili nedeniyle; Gebze İcra Dairesi'nin 2023/20767 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının borcun tamamına haksız olarak itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu, davalı şirketin itiraz dilekçesinde; alacak kalemindeki cari hesap alacağındaki miktarı kabul etmediğini, takip konusu borca ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, davalı şirketin, davacıya borçlu olduğunu, bu hususun cari hesap ekstresi ile sabit olduğunu, davalının itirazı davacının alacağını tahsil etmesine engel olmak çabasından ibaret olduğunu, bu durumun davalının kötü niyetinin açık bir göstergesi olduğunu, borçlunun tüm iddialarının yersiz olduğunu, davalının borçtan haberdar olduğunu, borçlunun basiretli bir tacir olduğunu, sözleşme hükümlerine aykırılık durumunda borcunun tespit edebilecek konumda olduğunu, davalının ödeyeceği meblağının likit belirli olduğunu, alacak likit (belirlenebilir, belirtilebilir, hesap edilebilir) olduğundan hükmedilen miktar üzerinden İİK’nın 67/2 maddesi uyarınca davacı şirketin lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalının haksız ve mesnetsiz olarak yapmış olduğu itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirkete açılan Gebze İcra Dairesi'nin 2023/20767 Esas sayılı icra dosyasından yapılan icra takibine taraflarınca süresi içerisinde borca itiraz edilmiş olup davacı tarafından işbu itirazın iptali davası açıldığını, açılan haksız ve kötü niyetli davanın reddi gerektiğini, dava dilekçesinin HMK 194. maddesinde düzenlenen somutlaştırma yükümlülüğünün gerektirdiği nitelikleri taşımadığını, hangi tarihler arasındaki cari hesap sözleşmesine dayanıldığının belirtilmediğini, davalı şirketin, davacının başlattığı icra takibine ilişkin hiçbir borcu bulunmadığını, davacı yan ile davalı arasında iddia edilen borcu doğuran bir alım satım, hizmet görüm ve dahi herhangi bir surette borç doğuran ve davalıyı borçlu kılan bir ilişkinin olmadığını, davalı şirketin davacı tarafa ne ticari olarak ne de cari olarak herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının icra dosyasında borca dayanak  sözleşme, düzenlenmesi TTK’ya göre zorunlu olan fatura ya da herhangi bir yazılı belge ya da senede dayanmadığını, haksız davanın reddine, haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... 1-6100 sayılı HMK' nın 2. maddesi uyarınca davaya bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğundan mahkememizin görevsizliğine, davanın HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,<br>2-Karar kesinleştiğinde ve süresi içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın yetkili ve görevli Gebze Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde delil olarak tarafların ticari defter ve kayıtları ile cari hesap kaydına dayanmış bulunmuş olmasının işbu davanın ticari nitelikteki dava olduğuna delalet ettiğini, bu nedenle işbu dava ticari nitelikteki dava olduğundan Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli mahkeme olduğunu, İlk derece mahkemesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davacı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. <br>DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/01/2024 tarih, 2023/800 Esas - 2024/17 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; davacı tarafından başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince görevsizlik kararı verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosya kapsamına göre; davacının, davalı/borçlu şirketten beton alım-satım ve diğer ticari alım, satım ve hizmetler nedeniyle 442.502,13₺ cari hesap alacağının tahsili amacıyla Gebze İcra Dairesi'nin 2023/20767 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalının borcun tamamına itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğu, davacı tarafından itirazın iptali için eldeki davanın açıldığı, davalının taraflar arasında ticari ilişki ve alacak/ borç ilişkisi olmadığını savunarak davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince davanın ticari bir dava olmadığı gerekçesiyle görev dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>Ticari davalar TTK'nın 4. maddesinde; mutlak ve nispi ticari dava olarak düzenlenmiştir.  Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise; nispi ticari dava söz konusu olup, ticaret mahkemesi  görev alanı içinde kalacaktır. TTK'nın 5. maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir.<br>TTK'nın 12. maddesinde \"Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur.\" hükmü ile anılan Yasa'nın 11. maddesinde \"Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir.” Yine TTK’nın 15. maddesinde  de \"İster  gezici  olsun  ister  bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır.\" düzenlemesi bulunmaktadır.Bir kimsenin vergi mükellefi olması, TTK yönünden de tacir kabul edilmesini gerektirmez. Ticaret siciline ya da Oda'ya kayıtlı olmamak da tacir olmamanın kesin bir kanıtı olmadığı gibi, vergi mükellefi olup olmamak da tacir ve esnaf ayrımında kesin bir ölçüt olarak kabul edilemez. Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1463. maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 18.06.2007 tarihinde kararlaştırılıp, 21.07.2007 tarih ve 26589 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında esnaf - tacir ayırımının nasıl yapılacağı belirlenmiştir. <br>\t6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10. maddesinde ticari işletmeler hakkında 6102 sayılı TTK'nın 11/2 madde ve fıkrasında öngörülen Bakanlar Kurulu kararı çıkarılıncaya kadar yürürlükte bulunan düzenlemelerin uygulanacağı belirtildiğinden Bakanlar Kurulu kararının uygulanmasına devam edilerek esnaf ve tacir ayrımının anılan kararda belirtilen kıstasların değerlendirilmesi suretiyle  yapılması gerekecektir.(Y 11.H.D nin 16/10/2017 tarih ve  2017/3898E- 2017/5384 K).<br>\tSomut olayda- davacının iddiasına göre- taraflar arasındaki uyuşmazlık TTK'nın 4. maddesinde sayılan sözleşmeler arasında bulunmayan TBK'da düzenlenen satım sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, bu haliyle dava mutlak ticari dava niteliğinde bulunmamaktadır. Davada ticaret mahkemesinin görevli olup olmadığının belirlenebilmesi bakımından davanın nispi ticari dava olup olmadığının da tespiti gerekecektir. Bu durumda uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması halinde  davada ticaret mahkemesi görevli olacaktır. Davalı şirket tacir  olup, davacı gerçek kişinin tacir olup olmadığı görevli mahkemenin tayininde önem arz etmektedir. İlk derece mahkemesince yapılan araştırmaya göre davalının tacir, işletmesinin de ticari işletme olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda eldeki uyuşmazlığın nispi ticari dava olmadığı olmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesince görevsizlik kararının verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.\t<br>Gerekçeli karar başlığında; davacının T.C. numarasının yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde; usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davalının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,<br>3-Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/05/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır<br> <br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c6272a82096de34c","SID":"5a4a468ac32623c3"}}