{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/716 <br>KARAR NO\t: 2024/933<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE \t\t: ...\t     ...<br>KATİP \t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK<br>\t\t MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/10/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/95 E.  -  2021/382 K.<br><br>DAVACI\t:\t  <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/10/2021 tarih ve 2021/95 E.-2021/382 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi  davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkili Şirket'in kısmen redde konu olan “... ...” ibaresinin tescili için 12/08/2020 tarihinde 2020/91457 başvuru numarası ile 16., 35. ve 41. sınıflarda marka tescil başvurusunda bulunduklarını ancak ... tarafından, ...Tic. San. Ltd. Şti.’nin 2005/32057 sayılı “...” ibareli markası sebebiyle SMK'nın 5/1-ç maddesi uyarınca kısmi ret kararı verildiğini, karara karşı yapılan itirazın da 2021-M-115 sayılı YİDK kararı ile reddedildiğini, markalar arasında şekil, renk, dizayn, yazı karakteri, biçim ve desen gibi farklılıkların bulunduğunu, markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını, redde mesnet markanın kelime+şekil kombinasyonu ile oluşturulduğunu, müvekkiline ait markanın ise sadece kelime markası olduğunu, markaların hedef tüketici kitlelerinin farklı olduğunu, davalı nezdinde tescilli “...” ibareli başka markaların da bulunduğunu ileri sürerek, 2021-M-115 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2020/91457 numaralı marka başvurusunun 16., 35. ve 41. sınıfta yer alan tüm faaliyet kollarını kapsayacak şekilde tescil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili,  2005/32057 sayılı markanın ve başvuru konusu markanın ayırt edici unsurunun “...” olduğunu, “...” ibaresinin başvuru konusu hizmetler bakımından ayırt edici nitelik taşımadığını, verilen kısmi ret kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu marka başvurusu ile redde mesnet  2005/32057 sayılı marka karşılaştırıldığında her iki markanın da esaslı unsurunun \"...\" ibaresi olduğu, başvuru markasında yer alan \"...\" ibaresinin davaya konu hizmetler bakımından somut ayırt edici niteliği bulunmayan tasviri bir sözcük olduğu, dava konusu marka başvurusu ile redde mesnet markayı oluşturan \"...\" ibareli esas unsurlar arasındaki farkın, büyük küçük harf ve kelimeleri oluşturan harf renklerine ilişkin olduğu, sözcüklerin büyük veya küçük, ya da farklı renklerle yazılmış olmasının, markaların aynı olma durumunu etkilemediği, iki kelime arasında boşluk bulunup bulunmaması olgusunun da markalar arasındaki ayniyeti veya ayırt edilemeyecek derecede benzerliği ortadan kaldırmadığı, zira redde mesnet markada \"...\" ve \"...\" kelimeleri farklı renklerle yazılarak ilgili tüketici nezdinde \"...\" şeklinde kavramsal algı oluşturmaya devam ettiği, bu hale göre; davaya konu hizmetlerin hitap ettiği ilgili tüketici kesimi nezdinde, dava konusu marka başvurusu ile redde mesnet markanın aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, bu hususun hemen ve ilk bakışta, başkaca bir araştırma yapılmasına gerek olmaksızın objektif bir şekilde anlaşıldığı, bu nedenle SMK m.5/1-ç hükmü uyarınca, davaya konu hizmetler bakımından, dava konusu marka başvurusunun tescil edilmesinin önünde mutlak tescil engeli bulunduğu, davalının SMK m.5/1-ç hükmü uyarınca yapmış olduğu değerlendirmenin hukuka uygun olduğu, redde mesnet alınan markanın tescilli olduğu mal veya hizmetler bakımından kullanılıp kullanılmadığının değerlendirilmesinin gerekmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkil şirkete ait “... ...” ile ...San. ve Tic. Ltd. Şti adına tescilli “...” ibaresini içerir marka arasında görsel, işitsel ve faaliyet bakımından herhangi bir benzerliğin ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, herhangi bir mutlak ret sebebinin olmadığını, başvurunun bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, \"...\" ibareli davalı Kurum nezdinde tescilli başkaca markaların da bulunduğunu, müvekkilinin başvurusuna yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını, markaların hedef tüketici kitlelerinin farklı olduğunu, \"...\" ibaresinin yaygın kullanıldığını, kimsenin tekeline bırakılamayacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br><br>GEREKÇE\t:  Dava, marka tescil başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali  istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesi hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmasının gerektiği, dava konusu 2020/91457 sayılı \"... ...\" ibareli başvuru ile redde mesnet 2005/32057 sayılı \"...\" ibareli marka arasında bu anlamda bir benzerliğin bulunduğu, zira markaların asli unsurlarının aynı olduğu ve büyük harfle yazılmış düz yazı şeklindeki başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/05/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/05/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1405e8a23b878abe","SID":"7125c8d722212356"}}