{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/591 - 2024/878<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2022/591 <br>KARAR NO\t: 2024/878<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                      \t    K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/347 E.  -  2021/422 K.<br><br>DAVACI-KARŞI DAVALI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI-KARŞI DAVACI\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Marka Tecavüzü, Marka İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/12/2021 tarih ve 2020/347 E. - 2021/422 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin “... ...” markası altında bilinen Türkiye’nin lider ... ve bakliyat üreticisi olduğunu, “...” markasının yanı sıra “...” markasının da tanıtımı için yatırımlar yaptığını, kendi özel üretim yöntemi ile üretip piyasaya sürdüğü ürüne fantezi ve özgün bir marka olarak “...” adını verdiğini, 2006 25956 sayılı “...” markasının da 5, 29 ve 30. Sınıflarda tescilli olduğunu, markanın 2013 yılından beri uluslararası alanda da tescilli olduğu, yaptığı yatırımlarla markayı tanınır hale getirdiğini, markanın ... ya da benzer herhangi bir ürün için tür ya da ürün adı olmadığını, vasıf belirtmediğini, müvekkilinin “...” markasını verdiği ... türünün Türk Gıda Kodeksine göre cins adının “tane ...” olduğunu, Türk Gıda Kodeksinde belirtilen ... türleri arasında “...”nın bulunmadığını, davalı tarafın ürünlerinde “...” markalarının yanı sıra “...” markasını da kullanıldığını, davalının kullanımlara devam edilmeyeceğini belirtmesine rağmen beyan tarihinden sonraki dönemde üretilerek piyasaya sürülen kullanımlarına rastlandığını, davalının ayrıca 2020/53189 sayılı “... ...”, 2020/53204 sayılı “... ... ...” ve 2020/85339 sayılı “... ...” markaları için başvuruda bulunduğunu, yapılan uyarılara rağmen davalının eylemlerine devam etmesinin müvekkilinin marka tescilinden doğan hakları ihlal ettiğini, davalının kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz ve aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek davanın kabulüne  karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.  <br>Davalı şirket vekili, asıl davacının 2006 25956 sayılı “...” markasının davadan geriye doğru beş yıldan uzun süredir tescilli olduğunu, bu nedenle 6769 sayılı SMK’nın 29/2 maddesi kapsamında marka için kullanılmama def’inde bulunduklarını, müvekkilinin bu ürünleri “... ...” markası altında satışa sunduğunu, “...” ibaresinin bir ... türü olduğunu, “...” ibaresinin “..., buğday vb. ürünlerin kalburladığında kalburun üzerinde kalan kısım” anlamına geldiğini, müvekkilinin ... ürünleri üzerinde “...” ibaresini kullanımının markasal nitelikte olmayıp cins bildirmek amacıyla kullanılan tanımlayıcı nitelikteki kullanımlar olduğunu, davacının (karşı davalının) da paketlerinde kullanılan asıl markasının “...” olduğunu, “...” ibaresinin ise tür bildirir şekilde kullanıldığını, sektörde faaliyet gösteren diğer firmalar tarafından da “...” ibaresinin bulgurun niteliğini belirtmek amacıyla sıkça kullanıldığını, sosyal medya ve “....com” gibi internet sitelerinde de yemek tarifleri arasında da “... ...” şeklinde birçok tarif bulunduğunu, bu tariflerin içeriğinde de “...” ibaresinin cins bildirir şekilde kullanıldığını, “...” ibaresinin “...” ürünü için ayırt ediciliğinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.<br>Karşı davacı şirket vekili, karşı davalının 2006 25956 sayılı “...” markasının “...” ürünleri için vasıf bildirdiğini, ayrıca dava tarihinden geriye doğru beş yıldan uzun süredir tescil kapsamındaki ürünler için ciddi biçimde kullanılmadığını, sektörde faaliyet gösteren diğer firmalar tarafından da “...” ibaresinin bulgurun niteliğini belirtmek amacıyla sıkça kullanıldığını, “...” ibaresinin “...” ürünü için ayırt ediciliğinin bulunmadığını ileri sürerek 2006/25956 sayılı markanın 6769 sayılı SMK’nın 25. ve 5/1(c) maddeleri gereğince hükümsüz kılınmasını, 9. madde gereğince de iptal edilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Karşı davalı şirket vekili, “...” markasının müvekkili tarafından aktif şekilde kullanıldığını, marka için geniş bütçeli reklam harcamaları yapıldığını, ibarenin kullanımlarının markasal nitelikte olduğunu, müvekkilinin “...” markasının iri taneli ... ürünü için kullandığını, bu iri taneli bulgurun literatürdeki karşılığının “tane ...” olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı karşı davalının dava tarihinden geriye doğru beş yıllık süre içerisinde, markanın “...” ürünü için Türkiye’de ciddi biçimde kullanıldığının tespit edildiği, davalı karşı davacının kullanım şeklinin ortalama tüketici üzerinde, “...” ve “...” ibareleri “...” markasının arkasındaki grup ve işletmeye işaret eden ana/çatı markalar iken “...” ibaresinin doğrudan ilgili ürüne işaret eden alt marka olduğu algısı yarattığı,  “...” ibaresinin  “...” ürünü için doğrudan tanımlayıcı bir ibare olmadığının belirlendiği, “... ... ...” ibarelerinin “...” emtiası üzerinde davalıya ait olduğu belirtilen kullanımlarının davacı adına tescilli olan 2006 25956 sayılı “...” markası ile karıştırılma ihtimali bulunan kullanımlardan olduğu, sunulan bahse konu deliller kapsamında, iptali talep edilen 2006 25956 sayılı ve “...” ibareli markanın “...” emtiası bakımından, dava tarihinden geriye doğru beş yıllık süre içerisinde ve 6769 sayılı SMK’nın 9. maddesinde belirtildiği şekilde kullanıldığı, markanın kapsamındaki diğer mallar bakımından ise kullanımın ispatlanamadığı gerekçeleri ile asıl davanın kabulüne, davalı taraf eyleminin davacıya ait 2006/25956 tescil sayılı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, davalı eylemlerinin men ve ref 'ine, davalı tarafın ürünlerinde, her türlü tanıtımlarında ve kullanımlarında  ''...'' ibaresinin ortadan kaldırılmasına, bu şekilde kullanımının engellenmesine, bu tür ürünler ve tanıtım malzemeleri tespit edildiğinde el konulmasına, imha edilmesine, kararın hüküm özetinin Türkiye genelinde yayınlanan ve trajı 100,000 üzerinde olan bir gazete de 1 kez ilan edilmesine, karşı davada hükümsüzlük yönünde açılan davanın reddine, karşı davada kullanmamaya dayalı iptal iddiasına yönelik açılan davada ise, ... emtiası yönünden davanın reddine, 2006/25956 sayılı markanın kapsamında yer alan ''...'' emtiaları dışındaki tüm mallar açısından markanın kullanılmaması nedeniyle iptaline fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı karşı davacı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin ... ürünlerinin ambalajında ... ibaresini kullanımının markasal nitelikte olmayıp, tanımlayıcı nitelikte olduğunu, ''...'' ibaresinin bir ... türü olduğunu, ... ibaresinin ayrı ya da bitişik yazılabilen bir kelime olmakla birlikte; ..., buğday ve benzerleri ürünler kalburlandığında kalburun üstünde kalan kısım' anlamına geldiğini, ... ürünleriyle ilgili olarak bu kullanımı gören ve duyan ortalama alıcı kitlesinin tamamının ürünlerin ambalajında ... ibaresini gördüğünde ve duyduğunda derhal ve hiç düşünmeden anılan bu ibarenin tanımlayıcı veya vasıf bildirici olduğunu, bulgurun bir türü olduğunu anlayabilecek durumda olduğunu, kullanımın markasal nitelikte bulunmadığını, davaya konu ürünlerin ortalama tüketici nezdinde satın alınan ürünler olması sebebiyle, ortalama tüketici nezdinde uyandırdığı algı göz önünde bulundurularak karar verilmesi gerektiğini, ''...'' ibaresinin cins-tür bildirir nitelikte kullanıldığının belgelerle de ispatlandığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br>Davacı karşı davalı vekili katılma yolu ile istinaf başvuru dilekçesinde, dosya kapsamında yoğun kullanım olduğu belirlenen ‘...’ emtiasına yönelik tespit sebebi ile marka iptalinin, bu emtia grubu ile aynı alt satırda yer alan Pirinç, ..., keşkek, yarmalar, gıdalar için malt... ile 29 . sınıftaki, bu emtianın yakın ilişki içinde olduğu, iç içe geçtiği, Kuru bakliyat, yani fasulye, bezelye, nohut , mercimek, soya için de iptal edilmemesi gerektiğini, kullanım belirlenen ... emtiası ile yakın ilişki içinde olan ve iç içe geçmiş, her biri, bakliyat üst başlığı içinde yer alan bu ürünler için de verilen iptal kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kısmen kaldırılmasını, pirinç, ..., keşkek, yarmalar, gıdalar için malt ile 29. Sınıfta kuru bakliyat yani fasulye, bezelye, nohut, mercimek, soya için de markasal kullanım kabul edilerek, karşı davanın bu emtia için de reddini istemiştir.    <br><br>GEREKÇE\t: Asıl dava markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, karşı dava ise marka ihtali ve hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı karşı davacı tarafından 6769 sayılı SMK’nın 29/2. maddesi kapsamında davacının 2006 25956 sayılı “...” ibareli markasının kullanılmadığı yönünde def’ide bulunulduğu, ancak dava tarihinden geriye doğru beş yıllık süre içerisinde, markanın “...” ürünü için Türkiye’de ciddi biçimde kullanıldığının dosya kapsamında tespit edildiği, davalı karşı davacı kullanımlarının “...”, “...” ve “...” ibarelerinin birlikte kullanımı şeklinde olduğu, ancak “...” ve “...” ibarelerinin “...” ibaresinden  ayrıştırılarak yazıldığı, “...” ibaresinin doğrudan ilgili ürüne işaret eden alt marka olduğu algısı yarattığı, davalının kullanımlarının davacı markası ile ilişkilendirilme ve bu  suretle karıştırılma ihtimali bulunan kullanımlardan olduğu, “...” ibaresinin “...” ürünü için doğrudan tanımlayıcı bir ibare olmadığının dosya kapsamında yapılan bilirkişi incelemesi ile belirlendiği, dava konusu 2006/25956 sayılı markanın \"...\" ibareli 05, 29 ve 30. Sınıfta 31.05.2006 tarihinde başvurusu yapılan,  25.04.2007 tarihinde tescil edilen markanın kullanma hak ve yetkisinin bu tarih itibariyle başladığı, karşı davanın açıldığı 13/01/2021 tarihinden itibaren geriye yönelik son 5 yıl içerisinde bu markanın Türkiye sınırları içinde ciddi şekilde kullanılıp  kullanılmadığı konusunda  kullanım ispatı karşı davalı tarafa ait olup, dosyaya sunulan delil ve belgeler çerçevesinde \"...\" ve “...” ibarelerinin ayrıştırılarak ürün paketlerinde ve tanıtım araçlarında  birbirinden bağımsız markalar olarak konumlandırıldığı, bu kullanımlar ortalama tüketici üzerinde, “...” markası “...” markasının arkasındaki işletmeye işaret eden ana/çatı marka iken “...” markası doğrudan ilgili ürüne işaret eden alt marka algısı yarattığı, “...” ibaresinin “...” markasından bağımsız bir marka algısına sahip olduğu ve 6769 sayılı SMK’nın 9/2(a) bendi çerçevesinde, “markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması” kapsamına girdiği, sunulan bahse konu deliller kapsamında, iptali talep edilen 2006 25956 sayılı ve “...” ibareli markanın “...” emtiası bakımından, dava tarihinden geriye  doğru beş yıllık süre içerisinde ve 6769 sayılı SMK’nın 9. maddesinde belirtildiği şekilde  kullanıldığı, markanın kapsamındaki diğer mallar bakımından ise kullanımın ispatlanamadığı, davacı karşı davalı vekili dosya kapsamında yoğun kullanım olduğu belirlenen ‘...’ emtiasına yönelik tespitin bu emtia grubu ile aynı alt satırda yer alan pirinç, ..., keşkek, yarmalar, gıdalar için malt ile 29 . sınıftaki, bu emtianın yakın ilişki içinde olduğu, iç içe geçtiği, kuru bakliyat, yani fasulye, bezelye, nohut, mercimek, soya için de iptal edilmemesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, davacı karşı davalının sadece ... emtiası üzerindeki kullanımının sayılan diğer emtia bakımından da yapıldığının kabulüne imkan bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60' TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı karşı davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70.TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0 TL'nin davacı karşı davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t3-Harçlar Kanunu uyarınca davalı karşı davacı tarafından alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının davalı karşı davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t4-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar uhdesinde bırakılmasına,<br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 03/05/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/05/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br>Üye<br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2509a75c786714b5","SID":"0f56022801c3d300"}}