{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>DİYARBAKIR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO: 2023/4296 <br>KARAR NO\t: 2024/700<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F    K A R A R I<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 28/03/2024<br><br><br>         Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmakla; dosya incelendi. Gereği düşünüldü.<br>A) DAVACI VEKİLİNİN İSTEMİNİN ÖZETİ :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin .... sulu tarım işiyle uğraştığını, ağırlıklı olarak pamuk ve buğday ekimi yaptığını, bu kapsamda sulama kuyusuna ihtiyaç duyduğunu, davalı tarafın ise sondaj kuyu işleriyle  uğraşan .... adlı işletmenin sahibi olduğunu, müvekkili ile davalının .... tarihinde bir araya gelerek sondaj kuyusuna yönelik bir anlaşma yaptıklarını, bu anlaşma kapsamında trafo, pano, dalgıç pompa, kablo, kuyu kazımı, kılıf, kolon borusu, montalama, işçilik ve vinç bulunduğunu, sözleşme gereği sondaj kuyusu vurma işleminin anahtar teslimi yapılacağının kararlaştırıldığını, işin bedelinin .... TL olduğunu, ancak müvekkilinin kendi adına keşide ettiği. .. Şubesinden verilme,.. keşide tarihli.... seri nolu ve ... TL bedelli bir adet çeki davalıya sözleşme aşamasında teslim ettiğini, ekte sunmuş oldukları belgede çekin teslim edildiğine dair ibare de bulunduğunu, yine sözleşmede davalının işi yapmaması halinde davaya konu çekin geçersiz olacağına dair ibare de bulunduğunu, işin teslim tarihinin ise sözleşmede ... tarihi olarak geçtiğini, davalı tarafın davaya konu çeki teslim almasına rağmen sözleşmeye aykırı davranarak taahhüt ettiği hiçbir işi yerine getirmediğini, işi yerine getirmediği gibi davaya konu çeki de haksız bir şekilde elinde tuttuğunu ileri sürerek davaya konu çekten dolayı borçlu olmadığının tespite karar verilmesini istemiştir. <br>B) DAVALI CEVAP DİLEKÇESİNİN ÖZETİ :<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili ile davacı arasında su kuyusu açılması ve işler halde teslim edilmesi amacıyla sözleşme imzalandığını, sözleşme bedeli ... TL olup, davacı tarafından sözleşmenin akdedilmesi sırasında müvekkili lehine .... TL çek keşide edildiğini, sözleşmenin müvekkilinin bakım onarım formu defterinin 420 numaralı yaprağına yazıldığını ve formun yapısı gereği 2 sayfa olduğunu, gölge nüsha ile ıslak imzalı nüshanın aynı olması gerektiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan ıslak imzalı nüshada teslim tarihi ....olarak yazılı iken müvekkilinde kalan gölge nüshada bu ibarenin yazılı olmadığını, teslim tarihinin sonradan eklendiğini ve müvekkilinin de herhangi bir paraf ya da imzasının bulunmadığını, davacı hakkında özel belgede sahtecilik suçundan Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, sözleşmede yer alan edimlerin müvekkili tarafından eksiksiz bir şekilde ifa edildiğini, işin teslim tarihinin pamuk bitkisinin sulanmaya başlanacağı tarih olarak belirlendiğini, müvekkili tarafından da pamuk bitkisinin ilk sulanacağı tarih olan Haziran ayının ikinci haftasından önce işin teslim edildiğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. <br><br>C) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarihli,  ....Karar sayılı kararıyla; 'Eldeki davada, tarafların esnaf mı yoksa tacir mi olduğunun tespiti amacıyla gerekli müzekkereler yazılmış olup, gelen cevabı yazılardan; tarafların ticaret sicilinde kaydının bulunmadığı, davacının zirai kazanç şeklinde vergilendirmeye tabi olduğu, davalının ise işletme esasına göre defter tuttuğu ve faaliyetinin esnaf işletme sınırının üzerinde olmadığı, bu haliyle davacı tacir olmadığı gibi, davalının gelirinin de VUK.'nun 177. maddesinde düzenlenen esnaf işletme sınırının üzerinde olduğuna ilişkin dosyaya yansıyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda davacı tacir olmadığı gibi uyuşmazlık da 6102 sayılı TTK.'nun 4. maddesinde düzenlenen mutlak ticari davalardan olmadığından uyuşmazlığın çözümünde Ticaret Mahkemeleri görevli değildir.<br>Öte yandan, davacı iş sahibi tarafından tarımsal sulamada kullanmak amacıyla su kuyusu yapımına ilişkin sözleşmenin imzalandığı gözetildiğinde, davacının 6502 sayılı TKHK m. 3(1)-k hükmü kapsamında tüketici sıfatına haiz olmadığının, dolayısıyla uyuşmazlığın 6502 sayılı TKHK kapsamında da kalmadığının kabulü gerekir.<br>Sonuç olarak, ticari dava olmayan ve tüketici işlemi bulunmayan malvarlığına ilişkin açılan davada görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir. Açıklanan nedenlerle Asliye Hukuk Mahkemelerine görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.' gerekçesiyle \"1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.'nun 114/1-c maddesi ve 115/2. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğuna, 3-6100 Sayılı HMK'nın 20.maddesi gereği kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya bulunulan yer mahkemesine başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dosyanın görevli DİYARBAKIR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, aksi takdirde dosyanın resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,\" karar verilmiştir.<br>D) İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Hükme karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalının istinaf başvurusunun olmadığı anlaşılmıştır. <br>Davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde; Yerel mahkemece davaya konu edilen çekin davalı tarafından su kuyusunun yapımı karşılığı davacı tarafından iş bedeli karşılığı verildiğini, uyuşmazlık kambiyo senedinden kaynaklanmadığından dava mutlak ticari dava niteliğinde olmadığından bahisle verilen görevsizlik kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu,  görevsizlik kararının ortadan kaldırılıp yerel mahkemenin görevli olduğuna dair karar verilerek, esas incelemeye geçilmesi için dosyanın yerel mahkemeye iadesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>E) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ  VE GEREKÇE: <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>Dava; Kambiyo senedine (çeke) dayalı borçlu olmadığının tespitine dair menfi tespit davasıdır. <br>Dosyanın incelenmesinde; Davacı sulu tarım işiyle uğraşmakta olup sulama kuyusu yapılması için davalı ile anlaştığı, işin bedeli ....-TL olup davacının ...TL için sözleşme aşamasında... çekini verdiği, çekin teslim alınmasına rağmen sözleşmeye konu işin yapılmadığı ve çekin de iade edilmediği iddia edilerek çekten dolayı borçlu olunmadığının tespitine dair işbu davayı açtığı, davalının ise davanın reddini talep ettiği, Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesince, çekin su kuyusu yapılması karşılığında davalıya verildiği, kambiyo senedinden kaynaklanmadığından mutlak ticari dava olmadığı, asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik dava şartından usulden red kararı verildiği ve kararı davacı vekilinin istinaf ettiği anlaşılmaktadır.  <br>Davacı taraf istinafında, TTK 5/1 TTK 4/1-a maddeleri uyarınca mutlak ticari dava niteliğinde olan davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini ileri sürmektedir.    <br>Konuya ilişkin emsal Yargıtay kararlarına baktığımızda; <br>\"....Dava, kıymetli evrakın (çek) iptali, ödeme yasağı konulması ve menfi tespit talebine istemine ilişkindir.<br>Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesince davanın eser sözleşmesinden kaynaklandığı ve davalının tacir olmadığı anlaşıldığından davaya bakma görevinin Antalya Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir. Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesince ise çek ve bono Ticaret Kanununda düzenlenmiş olup; çek, senet ve bonoya dayalı talep ve davaların Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.<br>    6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Diğer yandan, aynı Kanunun 780 ve devamı maddelerinde çek hakkında  düzenlemeler yapılmıştır. 30.06.2012 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve 6102 sayılı TTK'nın 4 ve 5. maddelerinde değişiklik öngören 6335 sayılı Kanun gereğince açıkça bu tür işlerde Ticaret Mahkemesi yetkili kılınmıştır.<br>Somut olayda, davacı vekili  özetle; taraflar arasında 26/04/2013 tarihinde 8 adet 316-L malzemeden, 42 mm çapında, 2,5 mm et kalınlığında malzemeden ahşap basamaklar ve montajı dahil denize iniş merdinevi ve 1 adet engelliler için 316-L malzemeden imal, koltuğu 360 derece dönebilen, şebeke suyu ile çalışan denize iniş platformu yapılması hususunda 25.000,00.-TL + KDV fiyatı üzerinden anlaşmaya varıldığını ve iş sözleşmesi akdedildiğini, akdedilen sözleşme karşılığında müvekkili şirket tarafından 26/04/2013 tarihinde Denizbank Manavgat şubesine ait C1-4214039 çek nolu 25/07/2013 tarihli 15.000,00 TL bedelli ileri vadeli çek ile 22/05/2013 tarihinde Denizbank Manavgat şubesine ait C1-4214042 çek nolu 15/09/2013 tarihli 8.500,00.-TL bedelli ileri vadeli çek keşide edildiğini, davalıya teslim edildiğini, davalının bu güne kadar işleri müvekkiline teslim etmediğini ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespiti ile teslim edilen çeklerin iptaline  karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında ise çek bedelleri ödendiğinden davaya istirdat davası olarak devam etmek istediklerini belirtmiştir. <br>Dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın kambiyo senedi olan çekten  kaynaklandığı,  uyuşmazlığın bu niteliği ile ticari dava  olduğu anlaşıldığından, davanın asliye ticaret mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir....\" (Yargıtay 20. HD. Esas no: 2016/14344, Karar no: 2017/410, 24/01/2017 Tarih) <br>\"....Taraflar arasındaki davada Konya 2. Asliye Ticaret ve Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü:<br>Dava, dolandırıldığını iddia ederek, bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.<br>Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince, \"Borçlar Kanununda düzenlenen ikrah nedenine dayalı olan davada asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu\" gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur. Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi ise, \"Uyuşmazlığın kambiyo senedinden kaynaklandığı ve ticari dava olduğu gerekçesiyle\" görevsizlik kararı vermiştir.<br>01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesi uyarınca, ticari davalara bakmak görevi, asliye ticaret mahkemesine aittir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılmaktadır. Nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinin ilk cümlesinde tarif edilen davalardır. Buna göre, her iki tarafın da \"ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan\" hukuk davaları, ticari dava sayılmıştır. Mutlak ticari davalar ise, tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın yasa gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır.<br>TTK'nın 4/1-a maddesinde, “TTK'da öngörülen” hususlardan kaynaklanan hukuk davaları, mutlak ticari davalar arasında sayılmıştır. Kambiyo senetleri, 6102 sayılı TTK'nın 670 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu nedenle, TTK'da düzenlenmiş olan kambiyo senedinden kaynaklanan hukuk davaları, mutlak ticari dava olup, aynı Kanunun 5/1. maddesi gereğince uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesinde çözümlenmesi gerekmektedir.<br>Somut olayda dava, kambiyo senedi özelliklerini taşıyan bonodan kaynaklanmakta olup, TTK'nın 4/1-a ve 5/1 maddeleri gereğince, mutlak ticari dava niteliğindeki uyuşmazlığın ticaret mahkemesi tarafından çözümlenmesi gerekmektedir.<br>SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 13/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....\" (Yargıtay 20. HD. 13.02.2020 tarih, 2019/6433 E.  2020/697 K. sayılı ilamı)<br>Görev hususu, kamu düzenine ilişkin olup, taraflarca ileri sürülmese dahi, mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözönünde tutulması gerekir.<br>Somut olayda, yerel mahkeme her ne kadar talebin kambiyo senedinden kaynaklanmadığını değerlendirmişse de davacının dava dilekçesinde çekin dökümünü yaparak çek bedeli kadar borçlu olunmadığının tespiti ile çekin ödenmesinin tedbiren durdurulmasını talep ettiği, taraflar arasındaki işin bedelinin ....-TL olduğunun dava ve cevap dilekçelerinde de kabul edildiği, taraflar arasında bu konuda uyuşmazlık bulunmadığı, davacının sözleşmeye dayalı olarak menfi tespit davası açmadığı ve sözleşmenin feshini de talep etmediği, iddianın kısmi ifaya ilişkin olmadığı, davacının kararlaştırılan işin davalı tarafından teslim edilmediği gerekçesiyle verilen çek yönünden borçlu olmadığının tespitini yani çekin bedelsiz kalması gerekçesiyle menfi tespit talebinde bulunduğu, bu nedenle davanın kambiyo senedine yani çeke dayalı olduğu Yargıtay 13, 15 ve 20. Hukuk Dairelerinin emsal kararlarında da bu durumda davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesinde olduğunun tespit edildiği, eldeki davada da Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olduğu ve kabulüne karar vermek gerektiği anlaşılmıştır. <br>Bu itibarla, davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.3 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın esasına girilerek yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M :  Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacının istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile, inceleme konusu ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-3. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, <br>2-Davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının istek halinde iadesine,<br>4-İstinaf eden davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>5-Dairemiz kararının taraflara tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-g maddesi uyarınca  28/03/2024 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği  ile karar verildi.  <br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9d5edc31b8cff3cb","SID":"0cee24fa111ec540"}}