{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1725 Esas<br>KARAR NO: 2024/905<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/06/2022<br>NUMARASI: 2019/55E, 2022/74K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 16/05/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde adına 22.02.2008 tarih ve ... no ile uluslararası 29. Ve 30. Sınıflara dahil emtialarda tescilli \"...\" 30.07.2012 tarih ve ... no ile uluslararası 29,30 ve 32 sınıflara dahil emtialarda tescilli \"...\", 01.12.2014 tarih ve ... no ile uluslararası 30. Sınıfa dahil emtialarda tescilli “...” ve 20.09.2017 tarih ve ... no ile uluslararası 29,30,35 ve 43. Sınıflara dahil emtia ve hizmetlerde tescilli “...”, 10.09.2012 tarih ve ... no ile uluslararası 29. Sınıfa dahil emtialarda tescilli \"...\" ve 23.08.2016 tarih ve ...  no ile uluslararası 30. Sınıfa dahil emtialarda tescilli \"... \" ibareli markaların maliki olduğunu, söz konusu ... ibaresi ve markaların gerçek hak sahibi olduğunu, sözkonusu ibareyi marka olarak 30. Sınıftaki emtialar açısından ilk olarak ihdas ve istimal ettiğini, Davalı ... Anonim Şirketi tarafından 30.sınıfta 15.11.2017 tarih ve ... no ile \"...\" ibareli marka usul ve yasaya aykırı olarak tescil ettirildiğini, davalı yanın “...\" ibareli markasının müvekkili şirketin \"...\" esas unsurlu markaları ile ayırt edilemeyecek kadar aynı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, benzerliğin tüketiciler nezdinde karışıklığa neden olduğunu, davalı tarafın sözkonusu ibareyi marka olarak davacının hakkı olduğunu bilerek kötüniyetle tescil ettirmiş olduğunu, bu nedenlerle Davalı ... Anonim Şirketi'nin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde uluslararası 30.sınıfta 15.11.2017 tarih ve ...  no ile tescili \"...  + şekil ibareli markasının 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 6/1 , 6/3 ve 6/9 maddeleri gereğince hükümsüzlüğüne, Türk Patent ve Markalar Kurumunun resmi markalar sicilinden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Müvekkilinin ... GRUBUNA dahil bir tüzel kişilik olmakla, özellikle un, puding, vanilya, kabartma tozu, nişasta, gibi genel olarak pastacılık ürün gruplarında maruf ... markalarının sahibi olduğunu, ... markaları TÜRK PATENT nezdinde ... sayı ile tanınmış marka statüsünde olduğunu, Davacının iş bu davanın mesnedi de olan markaları aleyhine Anadolu 2 Fshhm' nin 2019/55 Esas ve Anadolu 1FSHM'nin 2018/387 E Sayılı dosyaları İle Hükümsüzlük davaları açtığını, bu markaların dava konusu puding, muhallebiler için tanımlayıcı olduğu dolayısıyla marka olarak tescil edilme kabiliyetinin olmadığı hususu tartışılabilir nitelikte olduğunu, hükümsüzlük davalarının sonuçları, huzurdaki dava için belirleyici olduğundan, dosyaların beklenmesi talep edilmesi gerektiğini, Söz konusu ibarenin tüketiciler nezdinde, tıpkı, ..., ..., ..., ... gibi artık bir tür ... olarak bilindiği ve bu algı ile ürüne yönelindiği, ibarenin bir dönem marka ise şayet ( ki hak sahipliğinin davacıda olmadığı rahatlıkla ıspatlanabilir) kullanımlar ve tanıtımlar ile bu vasfını kaybederek artık jenerikleştiği, bir tür ürün adı, vasfı, türü olarak anıldığı tüketiciler, bu ürüne, başkasının markası sanıp aldanarak yönelmemekte, magnolia /manolya tatlısını elde etmek için yönelmekte olduklarını, ürün için belirleyici olan, üzerinde kullanılan asıl lider /çatı markasıdır = ... ibaresi olduğunu, hiç bir ortalama tüketici ...  markasında ... kelimesi marka olarak algılamayacak, ve başka birinin tescili ile karıştırmayacağını, Ayrıca iltibas değerlendirmesi açısından markaların mal listelerinin değerlendirilmesinde, dava konusu markasında hükümsüzlüğü talep edilen mallar 30. sınıftaki  puding ve muhallebiler' olup, davacının mesnet tüm markalarında ise bu mal gruplarının bulunmadığını, Davacının ... ve ... sayılı ... markasında da dava konusu mal grupları bulunmadığını, ... sayılı ... markasında da 29. sınıfa ilişkin mallar bulunmakta olup dava konusuna ilişkin olmadığını, davacının mesnet diğer markaları yönünden ise, hükümsüzlük isteminde zaten bulunulmuş olup, bu davanın bekletici mesele yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekli olduğunu, Dava konusu markada ayırt edici esas unsurun ... ibaresi olduğunu, ... ibaresinin son zamanlarda bilinirliği giderek artan bir tatlı olarak kullanıldığı ve puding çeşidine atıf yaptığı ortalama tüketici nezdinde marka olarak algılanmaktan ziyade ürün adı olarak algılanacağını, ... bir tür puding olduğunu ve bu markayı davacının yaratmadığını, davacının Amerika' da ... olarak ünlenmiş ve artık bu şekilde bir puding türü olarak anılmaya başlamış, ve ürün adı olmuş yani jenerikleşmiş pudingi, her nasılsa ve haksız biçimde kendi adına tescil almış ve yine bu tescile dayalı haklarını, ürün vasfını belirtmek için kullanan müvekkil gibi üçüncü kişilere karşı kullanmaya başlamış olduğunu, bu bağlamda davacı taraf ile davalı arasında Anadolu 1 FSHHM'nin 2018/342 E sayılı marka hakkına tecavüzün giderilmesi talepli davanın derdest olduğunu, dosya, davacı aleyhine açılan hükümsüzlük davalarının beklenmesine karar verdiğini, Ayrıca iltibas değerlendirmesi açısından markaların mal listelerinin değerlendirilmesinde, dava konusu markasında hükümsüzlüğü talep edilen mallar 30. sınıftaki  puding ve muhallebiler olup, davacının mesnet tüm markalarında ise bu mal gruplarının bulunmadığını, Davacı tarafın zayıf tescilin sağladığı hukuki korumaya katlanması gerektiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI \"... davacının ... numaralı ... markasının 29. Ve 30, ... numaralı ... markasının 29. 30 ve 32 ... numaralı  ... markasının 30/ç ve ... numaralı ...  markasının 30. Sınıfta tescilli olduğu, davalının ise davaya konu ... numaralı ...  + Şekil markasının 30. Sınıfta tescilli olduğu, taraf markaları karşılıklı olarak değerlendirildiğinde her iki markadaki ... ibarelerinin birebir aynı olduğu sadece davalının davaya konu markasında ... + ŞEKİL ibaresinin bulunduğu, içinde sektör bilirkişisinin de bulunduğu bilirkişi heyetince sunulan raporda ... ibaresinin pudingler bakımından tanımlayıcı mahiyette olduğu, bu bakımdan her ne kadar taraf markalarında ... ibaresi ortak olarak mevcut ise de ... ibaresinin başlangıç itibariyle bir tatlı ismi olarak ayırt ediciliğe sahip ise de uzun yıllar sonrası yapılan kullanımlar neticesi ... ibaresinin tatlı ve pudingler bakımından cins isim haline geldiği, bu sebeple ... ibaresinin davacı dışındaki başka kişilerce kullanılmasının dürüstlük kurallarına aykırı bir kullanım olarak kabul edilemeyeceği kaldı ki davalının davaya konu ... numaralı markasının tek başına ... ibaresinden oluşmayıp ... + ŞEKİL ibaresi ile birlikte kullanıldığı, davalı tarafından yapılan bu kullanımların davacıya ait ... ibareli markalara benzerlikten uzaklaştırdığı, ... ibaresinin tanımlayıcı mahiyette olması ya da en azından zayıf marka olması da dikkate alındığında, davalının davaya konu ... sayılı markasındaki esas unsurun ... + ŞEKİL ibaresi olduğu, bu yönüyle markaya ayırt edicilik kattığı, ortalama tüketici nezdinde markanın esas unsurunun ... olması sebebiyle iltibasa yol açmayacağı yine davamıza konu ... numaralı marka tescilinin iptaline ilişkin Ankara 3 FSHM' nin 2019/103 Esas sayılı dosyası ile görülen davada davaya konu markanın esas unsurunun ... ibaresi olduğu ve ... ibaresinin tatlı ve muhallebi bakımından cins isim olduğu yönünde hüküm kurulduğu, iş bu davalarda da alınan bilirkişi raporlarında da markalar arasında iltibas olmadığı yönünde görüş bildirilmesi karşısında da davanın SMK nın 6/1 ve 6/3 maddelerine dayanan hükümsüzlük taleplerinin reddine karar vermek gerekmiş, kötü niyetli tescil bakımından ise Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında da belirtildiği üzere kötü niyeti iddia edenin ispat etmesi gerekmekte olup davacı tarafından kötü niyet iddiasına ilişkin davalının davacı markalarından haberdar olduğu ve ... ibaresinin gerçek hak sahibinin davacı şirket olduğundan bahisle davaya konu marka tescilinin kötü niyetli olduğunu iddia etmiş ise de davalı marka tescilinin yukarıda belirtildiği üzere esas unsurunun ... + ŞEKİL olması, ... ibaresinin tatlı emtialarında cinsi isim haline gelmesi ve ayırt ediciliğinin kalmaması karşısında davalının ... + ŞEKİL ibaresi ile birlikte ... markasını bir bütün halinde tescilinin ticari kurallar içerisinde dürüst bir kullanım olduğu kanaatine varılmış davacı tarafından kötü niyet iddiasına ilişkin başkaca delil de sunulmadığından SMK ' nun 6/9 Maddesi uyarınca da davanın reddine karar vermek gerekmiş neticeten hükümsüzlük koşulları oluşmadığından davanın tümden reddine\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF Davacı vekili istinaf dilekçesinde ÖZETLE; ... kelimesinin cins ismi olmayıp müvekkilinin marka ismi olduğunu, ... markasının Türkiye'de New York menşeili ... firmasından bağımsız şekilde kendi şöhretini yarattığını, kelimenin menşei olan  ... yani ... Pastanesi'nin menüsünde ... isimli bir tatlı olmadığını, ...'nin ...  vb markalar gibi ürünle özdeşleşmiş bir marka ismi olduğunu, müvekkilinin marka tescillerinin daha eski tarihli olduğunu, markanın 2008 den beri tescili olup sektörde ve tüketicide maruf hale geldiğini, SMK 6/1, 6/3 ve 6/9 md gereğince hükümsüzlük kararı verilmesi gerektiğini, davalı ile müvekkili markasının aynı sınıfta tescilli olduğunu, 02.08.2021 Tarihli bilirkişi raporundaki tespitlerin değerlendirilmesi gerektiğini, raporda iltibas oluşabileceğine yer verildiğini, 30 sınıfta müvekkilinin tanınmış olduğu tatlı ürünleri ile tüketicinin bağlantı kurabileceğini, iltibas tehlikesinin oluştuğunu, EUİPO tarafından 02.10.2014'te yayınlanan ve Türkiye tarafından da kabul edilen Ortak Bildirge'de \"zayıf markalar\" ve karıstırılma olasılıgı konusunda uygulanan genel ilkeler düzenlenmiş olduğunu,  ... ibaresinin orta düzeyde tüketicinin fark edemeyeceği şekilde küçük olduğunu, davalının müvekkilinin bilinirliğinden yararlanmak için markayı tescil ettirdiğini, SMK 6/9 maddesi gereğince kötüniyetli olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İNCELEME: Ticaret sicil kayılarına göre; ... AŞ ,01.04.2021 Tarihli genel kurul kararı ile ... SANAYİ AŞ'ye devrolunmuştur. TPMK kayıtlarına göre; dava konusu hükümsüzlüğe konu; ... no ile (30) tescilli \" ... şekil\" ibareli marka 15.11.2017 tarihinden itibaren 30 sınıfta yer alan puding, muhallebi emtiasında davalı .... AŞ adına tescillidir. Bilirkişiler marka vekili ..., gıda mühendisi ...  raporda sonuç olarak; Davacının ... no ile ... markasının 29/30, ... no ile ... Markasının 29/30/32, ... no ile ... markasının 30.SINIFTA, ... no ile ... markasının 30. Sınıfta yer mallarda tescil edilmiş olduğu, Davacının markası ile davalının ... no ile (30) tescilli ... markasının karşılaştırılmasında bazı grafiksel ve şekil unsurları açısından farkların olduğu, ancak iltibasın Mevcudiyetinin tespitinde markaların yan yana konularak karşılaştırılmasının yapılmaması gerekti ...  ibaresinin ön planda olduğu, grafik tasarımdaki farkların markaları birbirinden uzaklaştırmaya yetmediği, davacı markaları ile davalının markası arasında görsel, fonetik ve kavramsal açıdan benzerlik olduğu, Davacı markalarının 30. Sınıfta yer alan emtialarda tescil edilmiş olduğu, davalının hükümsüzlüğü  talep edilen ... no ile (30) tescilli  ... Markasının aynı emtialar için tescil edilmiş olduğunu, sözkonusu malların orta düzeyde tüketici kitlesine hitap mallar olduğu, orta düzeyde tüketici kitlesinin bir malı veya hizmeti alırken dikkat düzeyi ve harcadığı zamanı, çabayı düşündüğümüzde, davalının sözkonusu  ... markasını 30. sınıfta yer alan mallarda kullanması halinde , tüketicilerin her iki mal veya hizmetin aynı kökenden geldiğini varsaymalarının yanında, her iki işletmenin farklı olduğunun bilincinde olmaları ancak iki işletmeyi idari/ekonomik açıdan bağlantılı görmeleri ve bu şekilde orta düzeydeki tüketici nezdinde iltibasa neden olabileceği, Davalının davacının markasından haberdar olduğu tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdi edilmiş ise de, nihai takdir hakkı Sayın mahkemenize ait olmak üzere, davalının dava konusu marka başvurusunu kötüniyetle yapmadığına dair raporunu sunmuşlardır.  20/12/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda sonuç olarak: Davacının ... no ile ... markasının 29/30, ... no ile ... markasının 29/30/32, ... no ile ... markasının 30., ... no ile ... markasının 30. Sınıfta yer mallarda tescil edilmiş olduğu, Davalı ....A.Ş. adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... no ile 30. Sınıfta yer alan “pudingler” için  ... markasının tescilli olduğu, “...” , Türkçe karşılığı “...” ibaresinin bir tatlı , pasta cinsi ismi olarak kullanıldığı, Çikolatalı, muzlu, çilekli çeşitlerinin olduğu, , gıda sektöründe yoğun yaygın ve eylemli kullanım sonucunda herkesin kullanımına açık bir ibare haline gelerek bir cins adı haline geldiği, söz konusu ibarenin 30. Sınıftaki “pudingler” için ayırt edici niteliğe sahip olmadığı, Hükümsüzlüğü talep edilmiş davalı adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde... no ile 30. Sınıfta yer alan “pudingler” için .... Markasının ... şekilt + ... ibaresinden oluştuğu, bütünsel bakış açısı ile markanın esas unsurunun ... ŞEKİL + ... ibaresi olduğu, markalar arasında görsel ve fonetik farklılığın olduğu, ... ibaresinin  adı olduğu kabul edildiğinde, ... ibaresinin markaya ayırt edicilik katmadığı, markanın kullanıldığı ürünü nitelediği, yani “puding” ürününü işaret ettiği, bu durumda markanın esas unsurunun ... şekil ibaresi olduğunun kabul edileceği, Davalının sözkonusu markasını taşıyan ürünün, ... markalı .... ürünü (pudingi) olarak algılanabileceği, ancak sözkonusu ürünü üreten firmanın yani malın menşeinin davalı firma yani ... markası olduğunu düşünecekleri, Dolayısıyla sözkonusu markayı taşıyan ürünün hitap ettiği orta düzeyde tüketici kesimi nezdinde iltibas ihtimalinin olmadığı, Buna göre davacı markaları ile davalı markası arasında benzerlik olmadığının tespit edildiği, davalının kullanımlarının SMK 7/5 (b) maddesine göre dürüst kullanım olarak nitelenebileceğine dair raporunu sunmuşlardır. Ankara 3 FSHHM 2019/103, 2020/17 K sayılı ilamında; davacının ...Şti, davalıların ... AŞ ve TPMK olduğu, ... nolu ... ŞEKİL ibareli marka yönünden YİDK kararını iptali ve hükümsüzlük davasının reddine karar verildiği, istinaf incelemesinde davalı itirazlarının esastan reddine karar verildiği, kararın Yargıtay aşamasında onandığı görülmüştür.<br>GEREKÇE Dava, davalının ... ŞEKİL ibareli markasının benzerlik, üstün hak ve kötüniyet iddiasına dayalı olarak hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davacının ... esas unsurlu en eskisi ... numaralı ... ibareli 30.sınıfta tescilli markası mevcut ise de; sektör bilirkişisinin yer aldığı raporda tespit edildiği üzere \"...\" ibaresinin bir tatlı ismi olarak kullanıldığı, gıda sektöründe yoğun ve yaygın kullanım ile herkesin kullanımına açık bir cins adı haline geldiği, 30.sınıftaki pudingler için ayırt edici niteliğe sahip olmadığı, davalı markasında \"...\" ibaresine \"...\"  tanınmış markasının şekil unsuru ile birlikte eklenmesiyle yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, davalı markasını taşıyan ürünün ... markasına ait ... ürününe işaret edeceği tespit edilmiş olmakla rapor yerinde olup davalının tescilde kötüniyetinden de söz edilemeyeceğinden davacının istinaf isteminin reddi gerekmiştir.Açıklanan nedenle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60-TL harçtan, peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,-Davalının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 13,50-TL istinaf masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ee5888b1c8878ffc","SID":"c3312bdceccc192f"}}