{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/237 Esas<br>KARAR NO: 2024/857<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK  MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/07/2019<br>NUMARASI: 2017/495 Esas -  2019/202 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli)<br>DAVA TARİHİ: 27/03/2017<br>KARAR TARİHİ: 08/05/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 356. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma açılarak yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesiniduruşmada tekrarla; davacının Almanya'da kurulu bir şirket olduğunu ve ... numaralı \"...\" markasının maliki olduğunu, şirketin tüm Avrupa genelinde, Amerika ve Avustralya gibi ülkelerde aktif şekilde ticari faaliyet gösterdiğini, \"...\" markasının ... bünyesinde de tescilli olduğunu, davacının Alman kanunları uyarınca yapı malzemelerinin yalıtımı ve izolasyonların üretimi ve ticareti ile iştigal ettiğini, söz konusu \"...\" markasının davalı şirketle arada herhangi bir satış, acentelik, distribütörlük, bayilik sözleşmesi ya da hukuki bir ilişki bulunmamasına rağmen ... isimli web sitesi ve uzantılı sitelerinde davacının izni ve onayı olmaksızın kullanıldığını, buna ilişkin davalıya ihtarname gönderildiğini, ancak davalının haksız kullanıma son vermediğini, \"...\" markasını \"...\" şekline dönüştürerek ihlale devam ettiğini, davalının bu şekildeki kullanımının markalar arasında iltibas oluşturduğunu, davacı şirketin marka hakkına zarar verdiğini, davacı ile davalı şirketin faaliyet alanlarının birebir aynı olduğunu, bu sebeplerle davalının eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, tecavüzün men'ine, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamış, 25.06.2018 tarihli bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre;  \"davacı adına tescilli  ... numaralı \"...\" markasının 17,19 ve 27. sınıflarda tescilli olduğu, davalının davacı ile hiçbir ticari ikilşkisi ve markayı kullanmak için haklı bir nedeni olmaksızın  www...net isimli internet sitesinin içeriğinde 2014,2015 ve 2016 tarihlerinde davacıya ait markanın aynısını, 07/08/2016-30/12/2016 tarihleri arasında ise yalnızca bir harfi değiştirilmiş olarak \"...\" ibaresini markasal olarak kullandığı, davacının markasının tescilli olduğu yalıtım ve inşaat malzemeleri gibi ürünlerin benzerlerinin davalının internet sitesinde de tanıtım ve satışının yapıldığı, her iki tarafın hitap ettiği tüketici kesiminin ortalama tüketici grubu olduğu, kaldı ki bilinçli tüketici grubuna göre değerlendirme yapılsa bile, davalının davacıya ait ayırt ediciliği yüksek \"...\" markasının önce birebir aynısını, daha sonra ise yalnızca bir harfini değiştirerek görsel ve işitsel olarak ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullandığı, bu nedenle tüketiciler tarafından markaların karıştırılma ihtimali bulunduğu, davalının eyleminin davacının marka haklarına tecavüz niteliğinde olduğu\" gerekçeleriyle kısa kararda davacının marka tescil numarası maddi hata sonucu 2002 06140 olarak yazıldığından, bu maddi hata düzeltilerek, davanın kabulüne, davalının www...net alan adlı internet sitesinde davacıya ait ... tescil ... markasının aynısını ve ayrıt edilmeyecek kadar benzer olan \"...\" ibaresini markasal olarak kullanmak suretiyle davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, marka hakkına tecavüzün önlenmesine ve men'ine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar vermiş, davalı vekili tarafından bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvrulmuştur.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin gerek iktibas gerekse de iltibas yoluyla davacının marka hakkını ihlal etmediğini, ihlal yapıldığı iddia edilen internet sitesi incelendiğinde böyle bir durumun söz konusu olmadığının tespit edileceğini, bilirkişi raporunda davacıya ait markanın bir harfi değiştirilerek markasal olarak kullanıldığının tespit edildiğini ancak raporda bu markanın hangi firmaya ait olduğu hususunun açıklama kısmında müvekkili tarafından belirtildiğinin tespit edildiğini, raporda yer alan ....\"bu ürünlere ayrılmış sayfalardaki açıklamalar okunduğunda davalının \"...\" ve \"...\" markalarını kendi imalatı olan bir ses yalıtım malzemesinin markası olarak ZİKRETMEDİĞİ, fakat davacıya(...) ait \"...\" markalı ses yalıtım ürününü DAVACIYA(...) AİT OLDUĞUNA DEĞİNEREK TANITTIĞI... görülmektedir.\"  şeklindeki tespitin müvekkilinin haklılığını ve iyi niyetini ayrıca marka ihlali kastının bulunmadığını gösterdiğini, ayrıca Bilirkişi raporunda \"...  ise dava dışı ... firmasına ait bir ses yalıtım ürününün markası olarak sunduğu görülmektedir.\" denildiğini, devamında ise \"... adlı firma ve bu firmanın \"...\" markalı ürünü olup olmadığına dair fikir elde edinebilmek için Google arama motoruna başvurulmuştur. Yapılan araştırma sonucu bu firmanın ... diye bir markasının bulunmadığı kanaati edinilmiştir.\" denildiğini, buna göre uzman bilirkişiler tarafından teknik bilgi gerektirecek iş bu konuda bu kadar basit bir şekilde Google arama motorundan arama yapılıp bir sonuca varılması kabul edilemez bir durum olduğunu, ayrıca bu konuda kapsamlı bir araştırma yapılmadan sadece ... isimli firmanın internet sitesinden bir kanaat edinilmesinin görev ahlakına sığmadığını, kapsamlı veya gerçekçi bir araştırma yapıldığında müvekkilinin haklılığının ortaya çıkacağını kesinlikle markaya tecavüzün söz konusu olmadığını bildirmiştir. Davalıya ait ticaret sicil kaydının incelenmesinde, 11/01/2013 tarihinde tescil edildiği, her türlü inşaat işleri yapmak, satmak, her türlü dekorasyon işleri, tamirat ve boya işleri ... Ve tadilat işleri yapmak olarak çalışma konusunun gösterildiği görülmüştür.TPMK'dan celbedilen marka tescil belgesinin incelenmesinde ... tescil numaralı ... ibareli markanın 28/01/2002 tarihinde 17,19 ve 27.sınıflarda ... adına tescilli olduğu ve halen geçerliliğini koruduğu görülmüştür.04/06/2018 tarihli bilirkişi raporunda; Davalının www...net alan adlı İnternet sitesinin incelemesi; 31.12.2017 tarihinde internet üstünden yapılan incelemede; davalıya ait olduğu anlaşılan internet sitesinin güncel kontrolünde “...” ya da \"...” adı altında bir içeriğin/marka ibaresinin yer almadığı tespit edilmiştir. Davalının ... alan adlı İnternet sitesinit web.archive.org kullanılarak incelemesi; webarcbive,org kullanılarak yapılan incelemede toplam 59 adet arşiv kaydının tutulduğu bu kayıtların 2013 ve 2017 yılları arasında tutulduğu tespit edilmiştir. 2013 yılına ait arşiv görüntüleri aynı olduğundan sadece 16.07.2013 (Ses Yalıtım Süngerleri sayfasına gidildiğinde tarih 26.10.2013 olmaktadır) yılına ait ekran görüntüsü rapora eklenmiştir ve arşiv kaydında “...” ve “...” markasının yer almadığı tespit edilmiştir. 2014, 2015 ve 2016 yıllarına arşiv kayıtlarında davalının internet sitesinde “...\" markasının ve 07,08.2016'dan itibaren 30.12.2016'ya kadar “...” markasının yer aldığı tespit edilmiştir.  Davalının internet sitesinde “...” ve “...\" ibarelerini markasal olarak kullandığı ve kullanımının davacının ... sayı ile tescilli “...” markası ile iltibas yarattığı\" yolunda görüş bildirmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, markaya tecavüzün tespiti, men'i, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması taleplerine ilişkindir. Davacıya ait markanın 28/01/2002 tarihinden itibaren 17,19 ve 27.sınıflarda tescilli olduğu görülmüştür. Dosya kapsamı ve bilirkişi raporu içeriği birlikte değerlendirildiğinde davalının haklı bir sebebe dayanmaksızın www...net isimli internet sitesinde 2014,2015 ve 2016 yıllarında davacıya ait markayı sadece bir harfini değiştirmek suretiyle \"...\" şeklinde markasal olarak kullandığı, davacının markasının tescilli olduğu, yalıtım ve inşaat malzemeleri gibi ürünlerin benzerlerinin de davalının internet sitesinde tanıtım ve satışının yapıldığı, hitap edilen tüketici kitlesi dikkate alındığında bu durumun iltibasa yol açtığı buna göre davalının eylemlerinin davacının marka haklarını ihlal niteliğinde bulunduğu anlaşılmıştır. Açıklanan bu hususlar gözetildiğinde davalı vekilinin markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi ve men'ine yönelik hükme karşı yaptığı istinaf talepleri yerinde değildir. Ne var ki davacının talepleri arasında ref (ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması) talebi de bulunmakta olup, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu içeriğinden davalının internet sitesinin güncel kontrolünde söz konusu ibarenin kullanılmadığı, dolayısıyla bu konuda karar verilmesine yer olmadığı şeklinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bu yönden davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, bu talep yönünden davalının davadan önce internet sitesinden kaldırdığını ispatlayamadığını, dava açılmasına davalının sebebiyet verdiğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına dair Dairemizce verilen  karar Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 06/12/2023 tarih ve 2022/3400 E. - 2023/7108 K.sayılı ilamı ile bozulmuştur.Yargıtay Dairesi bozma ilamında;  \"... Ancak 6769 sayılı Kanun'un 149 ncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi \"muhtemel tecavüzün önlenmesi\" ni de talep edebilir. Bu durumda anılan Kanun hükmü ile birlikte  davalının her zaman internet sitesinde tecavüze konu markaları tekraren kullanabileceği ihtimali de gözetilerek tecavüzün sonuçlarının ortadan kaldırılması talebi hakkında da kabul kararı vermesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmemiştir.\" gerekçesine yer vermiştir. Dairemizce usul ve yasaya uygun olan Yargıtay bozma ilamına uyularak, bozma ilamında işaret edildiği şekilde yeniden değerlendirme yapılarak \"Davanın kabulüne, davalının ... adlı internet sitesinde davacıya ait 2002/01640 tescil numaralı ... markasının aynısını ve ayırt edilemeyecek kadar benzer olan ... ibaresini markasal olarak kullanmak suretiyle davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, marka hakkına tecavüzün önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına\" karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin ESASTAN REDDİNE,2-İstanbul Anadolu 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 09/07/2019 tarih,  2017/495 E- 2019/202 K. sayılı kararının HMK:353/1-b,2,3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Davanın KABULÜNE, 4-Davalının www...net alan adlı internet sitesinde davacıya ait ... tescil numaralı \"...\" markasının aynısını ve ayrıt edilmeyecek kadar benzer olan \"...\" ibaresini markasal olarak kullanmak suretiyle davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, 5-Marka hakkına tecavüzün önlenmesine ve men'ine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına,6-İlk derece yargılaması yönünden; a)Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 31,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 396,20 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, b)Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 62,80 TL harç, 191,70 TL tebligat ve müzekkere masrafları ile 2.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.254,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c)Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, ç)Davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-İstinaf yargılaması yönünden; a)Davalıdan alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 383,20 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, b)İstinaf ve temyiz aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, c)İstinaf ve temyiz aşamasında davacı avansından kullanıldığı anlaşılan 61,00 TL posta ve tebligat masrafı ile 397,80 TL temyiz yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 458,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ç)İstinaf incelemesi duruşmalı yapıldığından ve bir duruşma icra edildiğinden davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 10.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzünde davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Temyiz Yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.08/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"12b648daa6c13770","SID":"75cca9630b24f2b2"}}