{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.                                                                                         <br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>18. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1794 <br>KARAR NO: 2024/831              <br>TÜRK  MİLLETİ  ADINA     <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/02/2021<br>NUMARASI: 2020/779 Esas, 2021/220 Karar <br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:  24/04/2024<br>Taraflar arasındaki menfi tespit davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen karara karşı davalı ... T.A.Ş. vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan,  dosya içeriğine göre incelemenin duruşmalı yapılmasına gerek görülmediğinden, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Üye Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; davalı ... İnşaat namına düzenlenen davacı ...'ın 30/03/2018 vade tarihli 46.000,00 TL bedelli senet, 30/09/2018 vade tarihli 46.000,00 TL bedelli senet, 30/03/2019 vade tarihli 44.900,00 TL bedelli senet, 30/03/2018 vade tarihli 55.000,00 bedelli senet, 30/09/2018 vade tarihli 55.000,00 bedelli senet, 30/03/2019 vade tarihli 54.000,00 bedelli senet, 30/03/2018 vade tarihli 61.000,00 bedelli senet, 30/09/2018 vade tarihli 61.000,00 vade tarihli senet, 30/03/2019 vade tarihli 60.000,00 bedelli senetlerin bedelsiz kaldığını, davacı ... ın burada yazılı senetler dolayısıyla borçlu olmadığını ve senetlerin iptaline karar verilmesini, senetlerin ihtiyati tedbir kararı verilmesini, Bakırköy ... Noterliğinin ..., ... ve ... yevmiye numaralı 03/04/2019 tarihli ödememe protestolarının kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin davalı ... ile aralarındaki 25/01/2015 tarihli 3 (üç) adet sözleşmeyi dava dilekçesine eklediğini, müvekkilin sözleşmeler gereği her bir konut için peşinat ödedikten sonra kalan ödemeleri taksitler halinde ödeyeceğini beyan ettiği ve ... yetkililerine senetleri imzalayarak tevdii ettiğini, sözleşmelere uygun olarak vadesi taşınmazların teslim tarihinden önce olan senetlerin bedellerinin tamamını ödediğini, davalı ... nın dava konusu 3 (üç) konutu da teslim etmeyerek borcun ifasında temerrüde düştüğünü, dava konusu konutların inşaasının hangi aşamada olduğuna dair Büyükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/32 D.İş sayılı dosyası ile keşife gidildiğini, keşifte haricen bulunan kişilerden davalı ... nın borca batık durumda olduğundan inşaat faaliyetine devam edilemediğini,  davalı ... T.A.Ş. Nin 15/01/2019 tarihli ihbar yazısında 159.300,00 TL bedelli ... adına 10 adet senedin ödenmesi gerektiğini bildirdiğini, bankaya cevap olarak inşaatın tamamlanmadığını bildirildiğini, bankanın cevabi yazısında müvekkil aleyhine 03/04/2019 tarihli ve Bakırköy ... Noterliğince düzenlenen 3 (üç) ayrı ödeme protestosunun gönderildiğini, sözleşmelere uygun şekilde konutların müvekkile teslim edilinceye kadar burada yazılı senetler doyasılıyla borçlu olmadığını ve senet bedellerinin ödenmesinin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... T.A.Ş. vekili; Huzurda bulunan davanın davalısı Banka olduğunu, T. Ticaret Kanunu’nun 4. ve 5. Maddesi kapsamında Bankalara karşı açılan davaların ticari dava sayılmasını ve ticaret mahkemesinin görevli olması karşısında, Sayın Mahkemenizin görevli olmadığını, bu nedenlerle, huzurda bulunan dava, Sayın Mahkemeniz görev alanına girmediğini, görev itirazında bulunduğunu. İtirazımız doğrultusunda; davanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir. Davalı ... İnşaat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi vekili; Kambiyo senetlerine dayalı menfi tespit davalarında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, görevsiz mahkemede açılan işbu dava dosyası hakkında görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, Bakırköy 6. Tüketici Mahkemesi 2019/641 E. Sayılı dava dosyamızda da kambiyo senedinden kaynaklı uyuşmazlık söz konusu olmakla 09.10.2019 tarihli duruşmasında \"...6502 sayılı yasa ve HMK.nın 114/1-c maddesi gereğince davacı tarafça açılan davanın dava şartı yokluğundan REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE...\" şeklinde hüküm tesis edildiğini,  bununla birlikte işbu dava tüketici mahkemesinde görülmekte ise de davacı tarafça 3 taşınmaz dava konusu edilmiş olup sözleşme başlıklarında da yatırım amaçlı alındıkları hususu düzenlendiğini. müvekkil ile davacı yan arasında akdedilen sözleşmeler yatırım amaçlı olduğunu, tüketici işlemi niteliği taşımadığını, bu nedenle  görev itirazımızın kabulü ile asliye ticaret mahkemesinin görevli olmasını, görevsizlik kararı verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; \"...1-Davanın KABULÜ İLE; ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi namına düzenlenen borçlusu davacı ...'ın olarak gözüken davaya konu;30.03.2018 Vade Tarihli 46.000,00 TL bedelli senet,30.09.2018 Vade Tarihli 46.000,00 TL bedelli senet,30.03.2019 Vade Tarihli 44.900,00 TL bedelli senet,30.03.2018 Vade Tarihli 55.000,00 TL bedelli senet,30.09.2018 Vade Tarihli 55.000,00 TL bedelli senet,30.03.2019 Vade Tarihli 54.000,00 TL bedelli senet,30.03.2018 Vade Tarihli 61.000,00 TL bedelli senet,30.09.2018 Vade Tarihli 61.000,00 TL bedelli senet,30.03.2019 Vade Tarihli 60.400,00 TL bedelli bonolardan dolayı davacının  davalılara borçlu olmadığının TESPİTİNE, ..\" karar verilmiş, bu karara karşı davalı ... T.A.Ş. Vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.  Davalı ... T.A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın gerekçesiz olduğunu, bedelsizliğe yönelik açılan davalarda, şahsi defi’nin kime karşı hangi şartlarda ileri sürülebileceğinin   TTK uyarınca çözümlenmesi gerektiğini, şahsi def’iler poliçeler için TTK m. 687/ f. 1, genel olarak emre yazılı senetler için TTK m. 825/ f. 2, hamiline yazılı senetler için m. 659/ f. 2’te düzenlenmiş ve def’inin ancak bile bile borçlunun zararına hareket eden hamile karşı ileri sürülebileceğinin belirtilmiş olduğunu, dolayısıyla kambiyo senedinin bedelsizliğine yönelik açılan davalarda, defi sistemi yönünden TTK hükümlerine başvurulması gerektiğini, kambiyo senetlerinin bedelsizliğine yönelik açılan menfi tespit davasının mutlak ticari dava sayılması gerektiğini, yetkili mahkemelerin \"İstanbul (Merkez Çağlayan)\" mahkemeleri olup, yetki yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, TTK'nun 778. maddesi göndermesiyle bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 687. maddesinde; “... kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun” hükmü bulunduğunu,  müvekkili bankanın  iyiniyetli hamil olduğunu, davacı tarafından iddia edilen hususların müvekkil bankaya karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, davacının müvekkili bankanın kötüniyetli olduğu iddia ve ispat edemediği gibi senet metninde de satım sözleşmesi sebebiyle verildiğine dair bir ibare bulunmadığını, bedelsizlik iddiasının Türk Ticaret Kanunu’nun 687. maddesi anlamında bir “doğrudan doğruya defi”, kişisel defi olduğunu,   davacı tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebileceğini, çünkü keşidecinin sadece lehtarla arasında bir temel borç ilişkisi bulunduğunu, davaya konu senetlerin müvekkili bankaya temlik cirosu ile devredildiğinden davacı ile diğer davalı ... arasındaki ilişkiden kaynaklı şahsi defileri müvekkili bankaya karşı ileri süremeyeceğini belirterek, istinaf taleplerinin kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının yetki itirazının haksız olduğunu, davalı ... şirketinin adresi itibariyle Bakırköy Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının gerçek kişi olması itibariyle de yetki sözleşmesinin geçersiz olduğunu, davalı banka vekilinin istinaf taleplerinin haksız olduğunu, kararın usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesinde ileri sürdüğü beyanlarına benzer mahiyetteki beyanlarını tekrar etmek suretiyle, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava,  İİK m. 72 uyarınca açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Yargıtay 15. H.D nin 2017/2276 Esas-2017/3832 Karar sayılı ilamında da belirtilmiş olduğu gibi,  iflasın açılması ile hukuk davalarının 194/1. maddesi uyarınca ikinci alacaklılar toplantısının 10 gün sonrasına kadar duracağı öngörülmüş, müflisin davalı olduğu hukuk davaları yönünden, iflas idaresi, alacaklıları tahkik ederken, bu alacağı davalı (çekişmeli) alacak olarak sıra cetveline geçirir. Bu alacağın, dolayısıyla davanın kabul edilip edilmeyeceği hakkındaki karar, ikinci alacaklılar toplantısında verilir. Bir hukuk davasının kayıt kabul davasına dönüşmesi için davalının iflas etmesi, iflas idaresinin de dava konusu alacağı iflas masasına kabul etmemesi gerekir. İkinci alacaklılar toplantısında, alacak iflas masasına kesin suretle kayıt ve kabul edilmiş ise dava konusuz kalacaktır. Alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise, davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilecektir.  Davalı ... İnş. San. Ve Tic. A.Ş. hakkında Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/917 Esas sayılı dosyasında 30/03/2021 tarih saat 14:24 itibari ile iflasına karar verilmiş olup iflas kararı verildiği, ayrıca Bakırköy ... İflas Dairesinin ... İflas dosyasına kaydedildiği ve tasfiye işlemlerine başlandığı, 24.08.2023 tarihinde  ikinci alacaklılar toplantısının yapıldığı anlaşılmaktadır.  Müflisin tasarruf yetkisinin kısıtlanmış olması (İİK.'nın m.191), müflisin iflas masasına giren mal ve haklarına ilişkin davaları takip etme yetkisini de etkiler. Müflis, nasıl iflasın açılması ile hak ehliyetini kaybetmiyorsa, dava ehliyetini de kaybetmez. Ancak müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlandığından, masa ile ilgili davalar hakkındaki dava takip yetkisi ve taraf sıfatı, artık müflise değil, iflas idaresine aittir. Adi tasfiyede İİK.'nın 226-229 maddeleri gereği iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına, şayet basit tasfiye (İİK.'nın m. 218) usulü benimsenmişse, bu temsil yetkisi İflas Dairesine aittir. İflastan önce açılmış olup da  devam eden, müflisin davacı ve davalı olarak taraf bulunduğu hukuk davaları, maddede yazılı istisnalar dışında iflasın açılması ile durur. Bu durma, ikinci alacaklılar toplantısından (md. 237) on gün sonraya kadar devam eder; ancak bundan sonra, duran hukuk davalarına devam edilebilir. (md. 194/1) Taraf ve dava ehliyeti İİK 114/1-d maddesi uyarınca dava şartı olduğundan resen gözetilmesi gerekmekte olup, yukarıda açıklanan nedenlerle, diğer istinaf nedenleri incelenmeksizin, davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile, ilk derece mahkemesince İİK 194.maddesi uyarınca gerekçe doğrultusunda gerekli işlemler yapılmak üzere HMK 353(1)a-4 uyarınca  kaldırılmasına dair karar vermek gerekmektedir.  (İstanbul BAM 19. Hukuk Dairesi'nin 2020/2016 Esas-2021/2296 Karar,  İstanbul BAM 18. Hukuk Dairesi'nin 2019/1701 Esas, 2021/2679 Karar sayılı ilamları)  Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6. maddeye göre  genel yetkili mahkeme, davalı gerçek ya da tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeridir. Davalı  ... İnş. San. Ve Tic. A.Ş.' nin ticaret sicil  adresi itibariyle Bakırköy adliyesi mahkemeleri yetkili mahkemelerdir. Davalı vekili bu yöndeki istinaf taleplerinde haklı değildir. Bu değerlendirmeler doğrultusunda; davalı ... T.A.Ş.'nin istinaf talebinin kabulüne, HMK m.353/1-a-6 uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, iflas idaresine karşı husumet yönlendirilip taraf teşkili sağlandıktan sonra tüm taraf delilleri toplandıktan sonra hüküm kurulmak üzere dosyanın  ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmesi sonuç ve kanaatine oybirliğiyle varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1.Davalı ... T.A.Ş.'nin istinaf başvurusunun KABULÜNE, HMK m. 353/1-a-6 uyarınca BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 25/02/2021 tarih,  2020/779 Esas, 2021/220 Karar  sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2.Yukarıda belirtilen gerekçe kapsamında yargılama yapılmak üzere dosyanın kararı veren BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NE gönderilmesine,3.İstinaf incelemesinin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle AAÜT 2/2 hükmü uyarınca davalı   ... T.A.Ş. lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,   4.Davalı ... T.A.Ş.'nin yatırmış olduğu istinaf karar harcının talep halinde davalı  ... T.A.Ş.'ye iadesine, gereğinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,  5.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin yerel mahkemece verilecek kararda değerlendirilmesine, 6.Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  24/04/2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0bb55abe6202187b","SID":"414cba5b65d4b209"}}