{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/1075 <br>KARAR NO: 2024/683 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 11/02/2021<br>NUMARASI: 2016/475 Esas - 2021/127 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Maddi tazminat<br>KARAR TARİHİ: 07/05/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta şirketi tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası bulunan ... plakalı aracın, 16/04/2015 tarihinde, yaya olan davacılara çarparak yaraladığını, belirterek fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkillerinin her biri için ayrı ayrı 20.000 TL olmak üzere toplamda 40.000 TL tazminatın olay tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu trafik kazasının zamanaşımı süreleri geçtikten çok sonra açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın ... yönünden sulh nedeniyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davanın ... yönünden kısmen kabul kısmen reddi ile, 402,99 TL geçici iş göremezlik tazminatının dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davacı ... vekili,  hükme esas alınan maluliyet raporunun yanlış yönetmeliğe göre alınmış olması sebebiyle hukuka aykırılık teşkil ettiğini,  kaza sonucu müvekkili ...'in  boynu kırıldığından  boynunda hareket kısıtlığı ve kollarında ciddi güç kaybı bulunduğunu, buna  rağmen hükme esas alınan maluliyet raporunda bu hususlar dikkate alınmadığını, nitekim müvekkilin İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nden alınan 21/07/2017 tarihli, %21 maluliyet oranlı engelli sağlık kurulu raporu mevcut olup, raporlar arasında çelişki bulunduğunu, maluliyet raporuna itiraz edilmişse de itirazların değerlendirilmediğini, raporlar arasındaki çelişki giderilmediğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:  Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ile bir talepte bulunulması halinde zararın kapsamının belirlenmesi açısından malûliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi esaslı unsurdur. Bu belirlemenin ise; Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlardan, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, uygun yönetmelik hükümleri dikkate alınarak düzenlenmiş raporla yapılmış olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulundan alınan 11/05/2018 tarihli  Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri esas alınarak hazırlanan raporda,  davacının meslekte kazanma gücünü kaybetmediği ve geçirdiği kaza nedeniyle 4 aya kadar geçici iş göremez hale geldiği tespit edilmiştir. Davacı ...'in kaza sonrası İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan engelli sağlık kurulu raporu sunması üzerine, ATK Üst Kurulundan alınan 23/12/2019 tarihli raporda; davacının sunduğu rapor ile ATK tarafından hazırlanan raporlar aralarında bağlantı bulunmadığı gibi çelişkiden bahsedilemeyeceği açıkça belirtilmiştir. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun davacının maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazının reddine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince  esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda,  HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"78e303e6af36129a","SID":"aeeacaed2a33d7c4"}}