{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/74 - 2024/539<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/74 <br>KARAR NO\t: 2024/539<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/11/2022<br>NUMARASI\t\t: 2015/508 Esas - 2022/706 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVALI\t:   <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 17/04/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 29/04/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 08/10/2014 günü davalı ... idaresindeki ve diğer davalıya ZMMS ile sigortalı aracın sola dönüşü sırasında trafik kuralını ihlal ederek müvekkilinin motosikletine önden çarparak müvekkilinin yaralanmasına neden olduğunu, müvekkili hakkında yaralanması ile ilgili olarak her ne kadar BTM ile giderilebilir raporu verilmişse de iş bu kaza sonrası el bileğindeki ağrının geçmemesi üzerine 17/11/2014 tarihinde Dörtyol Devlet Hastanesine yeniden başvurduğunda el bileğinde kırık tespit edildiğini, bu kırık nedeniyle hastaneye yatışı sağlanarak 20/11/2014 tarihine kadar hastanede yattığını ve ameliyat geçirdiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 500TL maddi tazminatın (150TL geçici işgöremezlik, 140TL sürekli işgöremezlik, 100TL tedavi gideri ve 100TL bakıcı gideri olarak) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 10.000TL manevi tazminatın davalı ...’den olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 20.565.98.TL’ye yükseltmiş, yargılama sırasında manevi tazminat davasından feragat etmiştir.  <br>\tDavalı ... cevap dilekçesinde; 08/10/2014 idaresindeki araçla sola dönüşe geçtiği esnada karşı yönden davacının idaresindeki motosikletin hızla yaklaşık 350 metre mesafe ilerisinden gelen diğer bir aracı hızla solladığını, ancak kendisinin aracıyla diğer yöne geçmeye devam ettiğinden fark edebileceği açıklık ve mesafede olmasına rağmen hızını kesmeyerek yoluna devam ettiğini kendi aracına çarptığını, davacı ile karışmış oldukları maddi hasarlı trafik kazasında herhangi bir ciddi yaralanma olmadığını, kaza sonrası karşılıklı olarak anlaştıklarını ve birbirlerinden şikayetçi dahi olmadıklarını, davacının maddi ve manevi zararının olduğu iddialarını kabul etmediğini, davacının sigortalı bir işte çalışıyor olması durumunda sağlık yardımlarından ve ödeneklerinden yararlanacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı Sigorta Şirketi vekili beyan dilekçesinde; ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile teminat altına alındığını, müvekkili sigorta şirketinin ancak sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacının kaza esnasında kask takmadığını ve önlemlerini almadığını bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının geçici iş görmezlik, tedavi giderleri, bakıcı giderlerinin bulunması durumunda 6111 Sayılı Yasa gereği teminat dışı olduğundan reddinin gerekeceğini, davacının ceza dosyasında şikayetçi olup olmadığı hususunun tespiti gerektiğini, davacının şikayetçi olmaması durumunda dava açma hakkının ortadan kalkacağını, söz konusu kazanın iş kazası olup olmadığı, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya gelir bağlanıp bağlanmadığı hususunun araştırılması ve gelir bağlanması durumunda söz konusu miktarın hesaplanacak tazminat miktarından düşülmesi gerektiğini, dava tarihine kadar müvekkili şirkete herhangi bir başvuru yapılmadığını bu nedenle faiz başlangıç tarihinin dava tarihi itibariyle yasal faiz olması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; davacının %25, davalı-sürücünün %75 kusuru ile meydana gelen trafik kazasında, davacının maluliyetinin oluşmadığı, ancak 2 ayda iyileşebilecek şekilde yaralandığı, bakıcı ihtiyacının bulunmadığı, alınan bilirkişi raporuna göre davacının kusuru da nazara alınarak davacının 1.336,54.TL geçici iş göremezlik zararı tazminatı ile 495,00 TL ulaşım gideri tazminatı olmak üzere toplam 1.831,54 TL maddi tazminat talep edebileceği, kazaya sebep olan araç özel hususi araç olduğundan yasal faiz talep edilebileceği, davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile dava tarihi olan 25/03/2015 tarihinden itibaren, davalı ...'den haksız fiil-kaza tarihi olan 08/10/2014 tarihinden itibaren, işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınması gerektiği, manevi tazminat yönünden davadan feragat edildiği anlaşıldığından; “Davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, maddi tazminata yönelik dava ile ilgili olarak,<br>\ta) Davacı tarafın, sürekli iş görmezlik zarar tazminatı ile bakıcı gider tazminatının reddine,<br>\tb) Davacı tarafın 1.336,54 TL geçici iş göremezlik zararı tazminatı ile 495,00 TL ulaşım gideri tazminatı olmak üzere toplam 1.831,54 TL maddi tazminatın, davalı Sigorta Şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile  dava tarihi olan 25/03/2015 tarihinden itibaren, davalı ...'den haksız fiil-kaza tarihi olan 08/10/2014 tarihinden itibaren, işleyecek yasal faizi ile birlikte  davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,<br>\tManevi tazminata yönelik dava ile ilgili olarak, davacı tarafın davalı ...'ye karşı açtığı manevi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine” karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde; dosya kapsamında alınan maluliyet raporları arasında çelişki olduğunu, itirazları nazara alınmadan ve çelişki giderilmeden karar verilmesinin doğru olmadığını, el bileği kırıklarının olaydan yıllar sonra da tespit edilebileceğini, raporlarda el bileği kırıkları ile kaza arasında illiyet bulunmadığı tespitinin doğru olmadığını, ayrıca geçici işgöremezlik tazminatının bürüt ücret üzerinden hesaplanması gerekirken net ücret üzerinden hesaplanmasının da doğru olmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar  verilmesini talep etmiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tİstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, HMK’nın 355. maddesi kapsamında, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi istemine ilişkindir.<br>\tYerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tDosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; kaza tarihi olan, 08.10.2014 tarihli Genel Adli Muayene raporunda; hastanın trafik kazası nedeni ile başvurduğu, sağ el başparmakta, sol dirsekte, sol diz ve ayakta sıyrıklar olduğu, sol ayak kemiklerinde fraktür olduğunun tespit edildiği, kazadan yaklaşık 40 gün sonra 17.11.2014 yatış ve 20.11.2014 çıkış tarihli tıbbi evrakın fotokopisinde; hastanın her iki el skafoid kırığı nedeni ile yatırıldığı, kemik grefti alınması ve küçük kemik cerrahi tedavisi yapıldığının belirtildiği görülmüştür.<br>\tMahkemece Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından davacının muayenesi de yapılarak düzenlenen raporda, davacıdaki “her iki el bileği eklem hareket kısıtlılığı” nedeniyle maluliyetin tespit edildiği, rapora itiraz üzerine ATK 2. ihtisas Kurulu ve ATK Üst Kurul'dan alınan raporlarda ise olay tarihindeki grafilerin incelenmesi sonucunda davacıdaki el bileği kırıkları ile kaza arasındaki illiyetin tespit edilemediği, kaza sonucu kırılan ayak parmaklarının ise araz bırakmadan iyileştiği yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır.<br>\tATK Üst Kurulu tarafından dosyadaki raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek, itirazları karşılayacak şekilde ve kaza tarihinde uygulanması gereken “Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği” esas alınarak düzenlenen raporda “…Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmenliği ile bu Yönetmenlik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğundan; kişinin maluliyet oranının %0(yüzdesıfır) olduğu; İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 2 (iki) aya kadar uzayabileceği” yönünde görüş bildirildiği, bu raporun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.<br> \tBu durumda, kaza nedeniyle davacının el bileklerinin davaya konu kaza nedeniyle kırıldığının ispatlanamadığı, kaza nedeniyle oluşan kırıkların ise araz bırakmadan iyileştiği, davacıda sürekli maluliyetin oluşmadığı, usulüne uygun olarak iyileşme süresinin tespit edildiği ve bu süre için yerleşik içtihatlara uygun olarak geçici işgöremezlik tazminatı hesaplandığı, bu kapsamda mahkemece karar verildiği anlaşıldığından, davacının tüm istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir. <br>\tAçıklanan nedenlerle, usul ve yasaya uygun olarak verilen ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 346,90 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf talebinde bulunan tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\t4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran davalıya iadesine,<br>\t5-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine,<br>\tDair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 17/04/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"47b4cc5c04055708","SID":"5a4b09192dff69b6"}}