{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/927 <br>KARAR NO: 2024/643<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/04/2021<br>NUMARASI: 2019/906 E. - 2021/323 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Simsarlık sözleşmesinden kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ... adı altında emlak, gayrimenkul danışmanlık, tellallık ve komisyonculuk işleriyle iştigal etmekte olduğu, davalı firmaya İstanbul Deri Organize San. Bölgesi Gelişme Alanı ... Cad. Y. ..., No: ... Tuzla/İstanbul adresinde bulunan taşınmazın kiralanması işinde komisyoncu ve simsar olarak yer gösterdiğini, taşınmazın kiralanmasında yer gösterme yapılarak aracılık yaptığını, davalının temsilcisiyle tanzim edilen 23.2.2018 tarihli sözleşme uyarınca müvekkil yıllık kira bedelinin %12'si oranında bir simsarlık ücreti alacağı hak kazandığını, davalının sözleşmeye konu olan ve müvekkilinin bulup gösterdiği taşınmazı, sonradan müvekkilinin saf dışı bırakılarak malikle doğrudan irtibata geçmek suretiyle taşınmazı kiralamasına rağmen simsarlık ücretini ödemediğini, bunun üzerine icra takibi başlattıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, icra takibine yönelik itirazın haksız olduğunu iddia  ederek, itirazın iptali ile  %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle;  davaya konu sözleşmeyi imzalayan ...'nın şirketin yetkili temsilcisi olmadığını ve yetkilendirilmediğini, müvekkili ile mal sahibi arasında sözleşmeden yaklaşık 9 ay sonra kira sözleşmesinin gerçekleştiğini savunarak, davanın reddi ve davacının % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini  talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Eldeki davada dava dışı ... her ne kadar şirket temsilcisi değilse de şirket çalışanı olup imzayı da yine şirket adına atmıştır. Kaldı ki bir an için ...'nın yetkisiz temsilci olduğu farz edilse dahi davalı şirket sözleşme tarihi 23/02/2018 tarihinden sonra 01/10/2018 tarihli kira sözleşmesi ile  simsarlığa konu olan \"... Mahallesi ... Caddesi No:... Sancaktepe/İSTANBUL\" adresinde kira sözleşmesi imzalayarak eylemli bir şekilde dava dışı çalışanın yapmış olduğu bu işlemi kabul ederek icazet vermiştir. Keza tanık beyanlarına göre de davacının simsarlık sözleşmesi kapsamında davalı yana hizmet verdiği de açıktır. Bu noktadan sonra yetkisiz temsil iddiasında bulunulması da TMK'nın 2. maddesi uyarınca dürüstlük kuralına  aykırılık teşkil edecektir. Her ne kadar davalı kiraladığı yerin sahibi ile kurduğu sözleşmeyle yeri kiraladığını öne sürse de; hayatın olağan akışı ve tecrübeleri karşısında davacı ve dava dışı ... arasında kurulan sözleşme kapsamında belirlenen kiralık yerin sözleşmeden bağımsız  kiralandığı savunması kabul edilebilir görülmemiştir. Çalışanına işyeri bulması için temsil yetkisi verdiği onun aracılığıyla imzaladığı sözleşmede çalışanı aracılığıyla kendisine gösterilmiş sayılması gereken, davacı ile kiraya veren  arasında bir sözleşme bulunması gerekmediğinden, davacının hizmet verdiği gayrımenkulü  davacı emlakçıyı aradan çıkartarak  kiralamış olduğu için davacının ücret alacağını hak ettiği kabul edilmiş olup davaya konu  23/02/2018  tarihli yer gösterme sözleşmesi uyarınca yıllık kira bedelinin %12'si  simsarlık bedeli olarak kararlaştırılmış olup, bu ücrete KDV'nin dahil olmadığı belirlenmiştir. Davacının hak kazandığı ücret basit matematik hesabı gerektirdiğinden usul ekonomisi gereğince mahkememizce re'sen bu bedel hesaplanarak KDV'si de çıkartılarak bulunan 95.000,00 TL - bu bedelin %18 KDV'si 17.100,00 TL= 77.900,00 TL bedel hak kazandığı anlaşılmış ise de davacı taraf takibi 77.000,00 TL üzerinden başlatmış olup itirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlı dava olup taleple bağlı kalınmak suretiyle aşağıdaki şekilde davanın  kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. (Emsal Nitelikte İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2017/556 Esas, 2018/101 Karar sayılı kararı). Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiş ...\" gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına itirazının iptaline, asıl alacağa  takip tarihinden itibaren avans faiz yürütülmesine, alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine  karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Hatalı değerlendirme ile deliller değerlendirilmeksizin genel ve soyut kabuller doğrultusunda mahkemenin kabul kararı verdiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, 23.02.2018 tarihli yer gösterme hammaliye sözleşmesini müvekkili şirketi temsil ve ilzama yetkili kimse tarafından imzalanmadığını, sözleşmeyi imzaladığı iddia edilen dava dışı ...'nın müvekkili şirket yetkilisi ortağı ya da işveren vekili olmadığını, mahkemenin ...'yı dosyada hiçbir delil bulunmaması rağmen bölge müdürü olarak kabul ettiğini ve sözleşmeyi müvekkili adına imzalamış olduğu kanaatine vardığını, dosyaya ibraz edilen Ticaret Sicil Gazetesine istinaden ...'nın sadece Acısu/Ümraniye şubesi ile bu şubenin işleriyle ilgili olmak üzere yetkili kılındığını, gazetede açıkça şubenin işlerine özgü açıklamasına yer verildiğini, somut olayda müvekkilinin sözleşmeye konu taşınmazı, davacının hiçbir katkısı ve aracılığı olmaksızın kendisinin kiraladığını, taşınmaz simsarlığında sözleşmenin esas unsurunun aracılık edilmesi olduğunu, müvekkilinin dava konusu taşınmazı 01.10.2018 tanzim 01.11.2018 tarihinden itibaren geçerli olacak kira sözleşmesi ile kiraladığını, dava konusu sözleşme tarihinin ise 23.02.2018 olduğunu, taşınmazın kiralanmasının sözleşmeden tam 8 ay sonra gibi uzun bir süre olduğunu, dava konusu taşınmazın sözleşmenin imzalandığı tarihte taşınmazın sahibi olan şirket tarafından kullanıldığını, kiraya verilmek üzere herhangi bir ilan verilmediğini,  kiraya verilmesi düşünülmeyen ve malikin kullanımında olan bir yerin müvekkiline gösterilmesinin hayatın olağan akışına aykırı  olduğunu, dava dışı şirkete müzekkere yazıldığını ve 18.12.2020 tarihli cevapta davacı ile herhangi bir sözleşme bulunmadığının beyan edildiğini, simsarlık sözleşmesi yapılabilmesi için taşınmazın maliki tarafından yetkili kılınması ve görevlendirilmesinin gerektiğini, mahkeme tarafından tanık beyanlarına göre de simsarlık sözleşmesi kapsamında davalı yana hizmet verildiğinin açık olduğu belirtilmiş ise de tanık beyanlarının davacının sözleşmeden doğan edimini yerine getirdiğini ve müvekkiline hizmet verdiğini göstermediğini, tanığın tamamen soyut beyanlarda bulunduğunu, müvekkili şirkete kiralama işlerini imzalamakta olanın tanığın kendisi olduğunu, davacının imzalandığını iddia ettiği sözleşme tarihi itibariyle de tanığın müvekkili şirkette bu görevde çalıştığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava konusu alacağın yargılamayı gerektirdiğini ve belirsiz olduğunu, icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TBK'nın 520 vd maddeleri gereğince taşınmaz simsarlığı sözleşmesinden doğan alacağı tahsili amacı   ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, davacı emlak komisyoncusu ile müşteri ... arasında yer gösterme, hammaliye sözleşmesinin imzalanmış olduğu, yer gösterilen yerlerden Sancaktepe İstanbul ili No: ...'da yer alan  iş yerinin davalı şirket tarafından dava dışı şirketten kira sözleşmesi ile kiralanmış olduğu konularında herhangi  bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, sözleşmeyi imzalayan ...'nın davalı şirketi temsil yetkisinin olup olmadığı, yapılan sözleşmenin davalı şirketi bağlayıp bağlamadığı, davacının sözleşmede yer alan taşınmaza ait taşınmaz malikinin rızası veya onayı olmaksızın ve sözleşmede yer almaksızın düzenlenmiş olan bu sözleşmenin tarafları bağlayıp bağlamadığı, ayrıca davacının takip konusu alacağının sübuta erip ermediği ile kabul edilen alacak miktarı yönünden icra inkar tazminat kararının usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Mahkemece, taraf delilleri dosyaya celp ve ibra edildikten sonra taraf tanıkları dinlenilerek hüküm tesis edilmiştir. Dosya kapsamından, 23.02.2018 tarihinde davacı ile dava dışı ... adı ile birlikte davalı ... San. Tic. AŞ (...) yazılı yer gösterme hammaliye sözleşmesinin imzalandığı, yer gösterme sözleşmesinde 2 adet adresin mevcutolduğu, kira sözleşmesine konu olan İstanbul ili Sancaktepe ilçesi No:...'da yer alan taşınmaz ve diğer taşınmazların maliklerinin sözleşmede yer almadığı, sözleşmenin üst kısmında taraflar olarak emlak komisyoncusu, alıcının kiracı adayı olarak gösterildiği, ... ile birlikte davalı şirket unvanına yer verildiği, sözleşmenin alt bölümündeki müşteri kısmındaki imzanın ... adı altına atılmış olduğu, sözleşme konusunun emlak komisyoncusunun bulup müşteriye gösterdiği adresleri yazılı taşınmazlara ilişkin olarak müşteri ile taşınmaz sahibi arasında imzalanacak sözleşme imkanının hazırlanması konusunda görevlendirme şeklinde belirtildiği, sözleşme şartlarının düzenlendiği bentte ise emlak komisyoncusu tarafından kendisine gösterilen adresler ve adresler karşısında müşterinin imzalarının bulunduğu taşınmazların sözleşmenin imzalanmasından itibaren bir yıl içinde her ne suretle olursa olsun müşteri adına ve üçüncü dereceye kadar akrabalarının adına paydaşı olduğu veya temsil ettiği şirket ve kuruluşlar adına veya sair ilişkiler içinde bulunduğu kurum, eş, dost gibi üçüncü şahıslar adına satın alınması &kiralanması halinde satılık mülklerde satış bedelinin %3, kiralık mülklerde ise yıllık kira bedelinin %12 kadar  tellaliye/hamaliye ücreti ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, ilgili bedellere KDV'nin dahil olmadığı, devamında ise yukarıda belirtilen şartların emlak komisyoncusu devre dışı bırakılmak suretiyle gerçekleşmesi halinde müşterinin kendisine ve taşınmazın mal sahibine ait tellaliye bedelinin tamamının ödemekle yükümlü olduğu, müşterinin emlak komisyoncusunun sözleşme süresi içinde görevi yerine getirmediği, taşınmaz sahibi ile irtibata geçip anlaşma zemini sağlamadığı iddiasını ileri sürmesi halinde yazılı delil ile ispatlamakla yükümlü olduğu, sözleşmenin satın alma ya da kiralama yapılması halinde geçerli olduğu ve bir yıl süreli olduğunun belirtildiği, davalı şirket in  ticaret sicil kayıtlarında sözleşmeyi imzalayan ...'nın şirket yetkilileri arasında yer almadığı, Ticaret Sicil Gazetesinin 09.09.2016 tarihli sayısında davalı şirketin Ümraniye/Acısu Şubesine dair olduğu ,adresin İstanbul Ümraniye'de yer aldığı, ...'nın şube müdürü olarak belirlendiği, yetki şeklinin münferiden temsil ve ilzama yetkili olduğu hususuna yer verildiği, devamında şubenin işlerine özgü olarak yetkilendirildiği, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının Esenyurt Sosyal Güvenlik Merkezinin 22.06.2020 tarihli cevabı yazısında ... isimli kişinin davalı şirkette 01.07.2013 tarihinden itibaren çalışmaya devam ettiğinin belirtildiği ve buna ilişkin olarak SGK hizmet dökümünün ibraz edildiği, sözleşmede yer alan İstanbul Sancaktepe'deki ... nolu iş yerinin davalı şirket tarafından dava dışı ... AŞ Şirketinden 01.10.2018 tanzim tarihli kira sözleşmesi ile kiralanmış olduğu, kira süresinin 4 yıl + 4 yıl olmak üzere toplam 8 yıl süreli belirlendiği, kira başlangıç tarihinin 01.11.2018 olarak tespit edildiği, aylık kira bedelinin ilk yıl için 79.500,00 TL olarak KDV dahil belirlendiği, taraflar arasındaki 23.02.2018 tarihli sözleşmeden yaklaşık  8-9 ay sonra kira sözleşmesinin gerçekleştirildiği, ancak simsarlık sözleşmenin bir yıl süreli olarak belirlenmiş olması nedeniyle sözleşme süresi içerisinde davacı emlak komisyoncusunun kendisinin devre dışı bırakılarak kira sözleşmesinin gerçekleştirilmiş olduğu iddiası ile yıllık kira bedelinin %12 tutarı oranında 77.000,00 TL asıl alacağın tahsili amacıyla davalı şirket hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 14.05.2019 tarihinde 23.02.2018 tarihli yer gösterme hammaliye sözleşmesi gereğince hak kazanılan emlak komisyon/tellaliye ücret alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalı borçlu şirket tarafından borca ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz dilekçesinde sözleşmedeki imzanın müvekkili şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığı hususuna yer verildiği, davacı şirket tarafından İİK 67 maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde iş bu itirazın iptali davasını açmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece taraf delilleri dosyaya celp ve ibraz edildikten sonra, taraflarca gösterilen tanıklar dinlenilerek ,resen yapılan hesaplama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiştir. 05.11.2020 tarihli duruşmada dinlenen tanık ... zapta geçen beyanında; lojistik danışmanlık işi yaptığını, dava dışı şirketin söz konusu taşınmazı kiraya verilmesi için kendisi ile iletişime geçtiğini, kendisinin daha önceden tanıdığı davacı ile söz konusu yerin kiralanması için aracılık ettiğini ve davacıya yönlendirdiğini, taşınmazın kiralanması için görüşmeye başladığını, kime kiraya verildiğini bilmediğini, kendisinin mal sahibi ile birlikte oturduklarını, başka kişilerinde olduğunu, kiralamaya konu depoda ... olarak bilinen marketin çalışanı ve yetkilisi olduğunu bildiği birilerinin bulunduğunu  beyan etmiştir. 11.02.2021 tarihli duruşmada dinlenen tanık ... beyanında; 2018 yılı Mayıs ayına kadar davalı şirkette yatırım müdürü olarak çalıştığını, davacıyı simsarlık sözleşmesinin imzalanmasından önce tanıdığını, ...'nın şirketin şube müdürü olarak çalıştığını, sözleşmenin imzalandığı tarihte kendisinin davalı şirkette kiralama işlerini imzalamakla görevli olduğunu, ... ile davacı arasındaki sözleşmenin kendisinin haberi olmadan imzalandığını, işten çıktıktan 5 ay sonra kiralandığını, nasıl kiralandığı hususu bilmediğini, davacıyı marketleri kiralamak için daha önceki işlerden tanıdığını, şirkete market yerini önerdiğini, ... Beyin davacının daha önceden yer kiralamak için Tuzla'daki taşınmaza baktığını, ancak yer kiralama için uygulamada son noktayı koyanın kendisi olduğunu, kendisinin çalıştığı dönemde şirketin depoya ihtiyacı olduğunu, çeşitli yerlerde depo arayışında bulunduklarını ,kendisi ayrıldıktan sonra dava dışı şirkete ait yerin kiralandığını beyan etmiştir. Mahkemece, dava dışı ...'nın yetkisiz temsilci olarak kabul edileceği, TBK'nın 46 maddesi gereğince yetkisi olmadığı halde bir hukuki işlemi yapan kişinin yaptığı işlemin onandığı takdirde temsil olunanı bağlayacağı belirtilerek resen yapılan hesaplama neticesinde davacının sözleşme kapsamında simsarlık bedelini hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve alacağın likit olması nedeniyle alacak miktarı üzerinden icra inkâr tazminatının tahsiline karar verilmiştir. TBK'nın 520/son maddesi uyarınca, taşınmazlar hakkındaki simsarlık sözleşmelerinin yazılı yapılması geçerlilik koşuludur. Tarafların sözleşmeye ne ad verdiklerinin önemi yoktur.  TBK'nın 521/1.maddesi uyarınca simsar, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır. Simsarlık sözleşmesi, simsar ile bu sözleşmeyi imzalayan kişi arasında hak ve borç doğuran bir sözleşmedir. Davalı, şartların gerçekleşmesi halinde, davacıya karşı sözleşme ile yükümlendiği ücretten sorumludur (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi  2015/36598 E 2015/35239 K. 02/12/2015 T.). TBK'nın 521/1. maddesi uyarınca; simsar, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır. Ancak taraflar sözleşmede bunun aksini kararlaştırabilirler (Yargıtay HGK'nun 2014/1 E- 2015/1539 K sayılı, 10.06.2015 tarihli kararı). Simsar ile gayrimenkul sahibi arasında sözleşme bulunmasına veya gayrimenkul malikinin rıza göstermesine, simsara yetki vermesine de gerek yoktur (Yargıtay 13.HD'nin 2013/25697 E- 2013/26145 K. sayılı, 28.10.2013 tarihli kararı) Sözleşmede  satıcı imzasının  bulunmadığı, davacı simsar ile davalı şirketin şube müdürü yetkisiz temsilci tarafından imzalandığı anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklandığı üzere, TBK'nın 520/son maddesi uyarınca, taşınmazlar hakkındaki simsarlık sözleşmelerinin yazılı yapılması yeterli olup simsarlık sözleşmesinin geçerli olması için, sözleşmenin ayrıca kiraya veren tarafından da imzalanmış olmasına gerek yoktur. Bu sebeple davalı vekilinin kiraya veren dava dışı şirketin sözleşmede yer almadığına yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Davalı tarafın diğer bir istinaf nedeni ise sözleşmeyi imzalayan ...'nın davalı şirketin temsil yetkisinin olmadığı ve sözleşmenin davalı şirket yönünden bağlayıcılığı bulunmadığına ilişkindir. Yukarıda yer verildiği üzere sözleşmeyi imzalayan gerçek kişinin davalı şirketin şube müdürü olduğu, şirkette çalıştığı tartışmasızdır. Dosya kapsamından, yer kiralama konusunda şirket adına hareket ettiği anlaşılmaktadır. Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nın 46. maddesinde yetkisiz  temsil üst başlığı altında yer alan düzenlemenin ilk fıkrasında, bir kimsenin yetkisi olmadığı hâlde temsilci olarak bir hukuki işlemi yaparsa bu işlemin ancak onandığı takdirde temsil olunanı bağlayacağı  ifade edilmiştir. Somut olayda, imza sahibi gerçek kişinin, davalı şirket çalışanı ve şube müdürü olması, olayların gelişimi ile sonucu da dikkate alındığında yetkisiz temsilci olarak işlem yapan dava dışı gerçek kişinin yapmış olduğu işlemin davalı şirket tarafından onandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda adı geçen kişinin imzalamış olduğu sözleşmeden dolayı davalı şirketin sorumlu kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Dava, İİK'nın 67 maddesi gereğince açılmış bir itirazın iptali davasıdır. Anılan maddede, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi halinde borçlunun icra inkâr tazminatına mahkum edileceği düzenlemesi mevcut olup bu maddenin uygulanabilmesi için alacağın likit, taraflarca bilinebilir olması gerekmektedir. Somut olayda, sözleşmede bedeller taraflarca belirlenmiş ve bilinmekte olup takibe ve davaya konu alacağın likit olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle mahkemece kabul edilen miktar üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı  tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 3.944,87 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, 3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 25.04.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.<br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre  karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ee1c035fcb649a78","SID":"50920c7894e804a6"}}