{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/805 <br>KARAR NO: 2024/759<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/01/2024<br>NUMARASI: 2023/689 Esas - 2024/97 Karar<br>DAVA: Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/05/2024<br>Görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, Davalının 01.05.2003 ile  09.01.2023 tarihleri arasında müvek.2019 tarihli iş sözleşmesinin 4. Maddesinde iş sözleşmesi’nin sona erme tarihinden itibaren 2 (iki) yıl müddetle Marmara Bölgesinde işveren’in iştigal mevzuuna giren ve asıl işi sayılan konularda faaliyet gösteren resmi ya da özel  işyerlerinde çalışmamayı, kendisi ya da başkası hesabına yürütmemeyi kabul ve taahhüt etmektedir....” denildiğini ve iş sözleşmesinin 5. maddesinde“Personel,..yükümlülüklerinden herhangi birini bir şekilde ihlal etmesi halinde, ihlal tarihinde geçerli olan ücreti esas alınmak kaydıyla belirlenecek 1 (bir) yıllık ücreti tutarında tazminatı ödeyeceğini kabul ve beyan etmektedir. İşveren’in, aşan zararlarını talep hakları ile kanunlardan doğan diğer hakları saklıdır. ..tazminat hesabına esas alınacak ücret Personel’in son ücretidir.” denildiğini, davalının iş sözleşmesinin, 09.01.2023 tarihinde müvekkili şirkete ait metal malzemelerinin yetkisiz bir şekilde alması nedeniyle haklı nedenle derhal feshedildiğini,olayın ardından suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı hakkında nitelikli hırsızlık suçundan  İstanbul Anadolu 25. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2023/150 Esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığını,sözleşmenin feshinden itibaren iki yıl geçmeden, Marmara Bölgesi’nde bulunan ve iştigal mevzuu müvekkil şirketle büyük oranda aynı olan bir şirkette çalışmaya başladığını, bu durumun  TBK ’nın 444-447. maddeleri arasında düzenlenen rekabet yasağı hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini beyanla,davalının 1 yıllık ücreti toplamı karşılığı olan 259.416- TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili, müvekkilinin davalı şirket nezdinde vardiya amiri olarak çalıştığını ancak çalıştığı sürede iş sırrı kapsamında değerlendirilebilecek bilgilere sahip olan, özel üretim tekniklerini, sadece bu işyerinde tasarlanan programları öğrenen bir işçi statüsünde çalışmadığını, işverenin işçiyi eğitmesinin, ona iş konusunda mesleki bilgi vermesi ve tecrübe kazandırmasının işçinin iş sırlarını öğrendiği şeklinde değerlendirilemeyeceğini, müvekkilinin çalıştığı işyeri ... San Ve Tic. Ltd. Şti.nde paketleme elemanı olarak çalıştığını, asgari ücret aldığını, müvekkilinin çalıştığı iş yerinin rakip olmadığını, ayrıca faaliyet alanlarının birbiriyle örtüşmediği gibi çalıştığı pozisyon itibariyle rekabet yasağını ihlal eder bir durum olmadığını beyanla haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, uyuşmazlığın kaynağı iş sözleşmesi olduğundan TBK nın 444 vd maddelerine dayalı olarak İş Kanunu kapsamında işçi sayılan kişinin, rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali nedeniyle açılan tespit ve men ile cezai şart, maddi ve manevi tazminatın tahsiline ilişkin davalarda mahkemenin görevli olmadığını, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshine ilişkin değerlendirmenin de iş mahkemelerinin görevinde olduğu kanaatine ile benzer nitelikteki Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin güncel 01/06/2021 tarih,2020/3076 Esas, 2020/9789 Karar sayılı ilamı ile sözleşmenin sona ermesinden sonraki dönem için de iş mahkemelerinin görevli olacağı hususu belirtildiğinden mahkemenin görevli olmadığı gerekçesiyle  davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; Mahkemenin görevsizlik kararı, Yargıtay 11. HD’nin 03.12.2021 tarihli BAM Hukuk Dairelerinin kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine yönelik kararına aykırı olduğunu,davalının feshin geçersizliği iddiasıyla herhangi bir işe iade davası açmadığı gibi kıdem tazminatı alacağı davası da açamadığını, 09.02.2023 tarihi itibariyle müvekkili şirket tarafından yapılan feshin haklı olduğu hususunun kesinleştiğini, işbu davanın feshin haklı olduğu hususunun kesinleştiği tarihten yaklaşık 8 ay sonra açıldığını, davanın açıldığı tarihte, feshin geçerli veya haklı olup olmadığı noktasında tartışma olmadığını, mahkemenin feshin haklı olup olmadığını değerlendirme görevinin iş mahkemesi görevinde olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, taraflar arasında mevcut hizmet  sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle, iş sözleşmesinde yer alan rekabet yasağına ilişkin hükümlerin ihlal edildiğinden bahisle cezai şartın davalıdan tahsiline ilişkindir.7036 sayılı kanunun 5.maddesinde, \"(1) İş Mahkemeleri;.... 6098 sayılı TBKnın ikinci kısım altıncı bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,.. ilişkin dava ve işlere bakar.\" denilmiştir.Anılan düzenleme ile mülga 5521 sayılı kanun'un 1. maddesinden farklı olarak, iş kanunu kapsamında kalmayan ve sadece TBK'nın hizmet sözleşmesi hükümlerine tabi çalışanlara ait uyuşmazlıklar da iş mahkemelerinin görev alanına alınmıştır. Gerek 5521, gerekse 7036 sayılı kanunun iş mahkemelerinin görev alanını düzenleyen hükümlerde işçi ve işveren arasındaki uyuşmazlıklara bakma görevini iş mahkemelerine vermiştir. Fark ,BK'nın hizmet sözleşmesine tabii olanlara ilişkin sözleşmelerden kaynaklı uyuşmazlıkların iş mahkemesinin görev alanına alınmasından ibarettir. Yargıtay 11. HD'nin, 3 Aralık 2021 tarihli ve 2021/1534 esas, 2021/6811 karar  sayılı İstanbul BAM Daireleri arasındaki  uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin kararıyla “TBK’nın 444-447 maddelerinden doğan rekabet yasağının ihlaline dair uyuşmazlıklara bakma görevinin TTK’nın 4/1–c maddesi gereğince aynı kanunun 5. maddesi uyarınca asliye ticaret mahkemelerine ait olduğu karara bağlanmış olup, bu karar mahkemeler bakımından  bağlayıcıdır. Mutlak ticari dava niteliğinde olan uyuşmazlığı çözüme bağlamaya  asliye ticaret mahkemesi görevli iken, göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır. Açıklanan nedenlerle,davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ,kararın kaldırılmasına davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/01/2024 Tarih 2023/689 Esas - 2024/97 Karar sayılı kararın  HMK.'nın 353(1)a-3 gereği KALDIRILMASINA; \"Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine\" Yatırılan 4.430,18-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"248a3de56039d2cc","SID":"41111b13567af488"}}