{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2021/2503 <br>KARAR NO: 2024/688<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 13/10/2021<br>NUMARASI: 2020/196 Esas - 2021/895 Karar<br>DAVA: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)<br>KARAR TARİHİ: 25/04/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili adına kayıtlı ve davalı şirkete kasko poliçesiyle sigortalı bulunan ... plakalı aracın 09/12/2019 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası yaptığını, aracın ön tekerinin patlayarak bariyerlere çarptığını ve tek taraflı bir kaza olduğunu, davalının araçta SRC belgesi eksikliğini neden göstererek ödeme yapmadığını, aracın tekeri patladığı için kaza yapıldığını ve o sırada yük taşımadığını, TTK 1427/3.maddesi gereği kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan 500,00 TL hasar, 100,00 TL araçtan mahrum kalma tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sürücünün kaza anında yeterli ehliyete sahip olmadığını, ehliyetsiz araç kullanıldığından hasarın teminat dışı olduğunu, olayda sürücü değişikliği bulunup, davacının doğru beyan yükümlülüğünü yerine getirmediğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kısmen kabulü ile 34.220,00 TL hasar bedelinden kaynaklı alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Mahrum kalınan kâr ile ilgili talebin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı  davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  söz konusu olayda sürücü değişikliği olduğunu, hukuki denetime elveren bir gerekçe oluşturulmaksızın karar verildiğini, denetlemeye uygun olmayan yetersiz bilirkişi raporları ile eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamayacağını, davacı sigortalı, doğru beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını, sigortalının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte sigortalının anlaşmasız ve yetkisiz serviste onarım yapması sebebiyle poliçede belirlenen servis muafiyetinin uygulanması gerektiği halde  poliçede yer alan muafiyetin uygulanmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen  Kasko Sigortası Genel Şartları 'nınA/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında  araca ani  ve harici etkiler  neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütününün sigortanın teminat kapsamındadır. Kasko Genel Şartları A.5.4.maddesinde aracın gerekli sürücü belgesine sahip olmayan kimseler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararlar;  A.5.5.Aracın, uyuşturucu madde veya Karayolları Trafik Yönetmeliğinde belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar;  A.5.10.Zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb) hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bentlerdeki ihlaller nedeniyle, sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılması teminat dışı hal olarak sayılmıştır. Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 1409/1 ve 1410. maddeleri uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Yasanın 1409/2. maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte, sigortalı Kasko Poliçesi Genel Şartlarının 1.5. maddesi ve 6102 sayılı TTK'nın 1446. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan rizikonun teminatı içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer. Sigortacı, rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde oluştuğunu ve bu oluş şeklinin sigorta teminatı dışında kaldığını soyut iddialarla değil somut delillerle kanıtlamak zorundadır. Bu ilkeler doğrultusunda somut olayda; uyuşmazlık, kazanın ihbar edilen şekilde meydana gelip gelmediği, hasarın teminat dışında kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır. Somut uyuşmazlıkta; aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi mercilerce düzenlenmiş kaza tespit tutanağında, sürücünün Kamil Dalan olduğunun belirtildiği, davalı sigorta şirketi tarafından, sürücü değişikliği yapıldığı gerçeğe uygun ihbar yapılmadığı iddia edilmiş ise de; ispat yükü kendisinde olan davalı sigorta şirketi tarafından soyut olan bu iddiaları destekleyen somut deliller ibraz edilip iddianın ispat edilemediği, sürücünün olay tarihinde aracı kullanmaya ehil ehliyet belgesinin bulunduğu, davaya konu hasarın teminat dışı olduğunu ispat yükü altında olan davalı sigortacının bu ispatı sağlayacak somut delil ortaya koyamadığı, sürücü değişikliği yapıldığı, aracı kullananın ihbar edilen kişiden farklı birinin olduğu ve kazanın  farklı şekilde olduğunu ispatlamayamadığı ve zararın teminat kapsamında olduğu dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesince  davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/15201 E. ve 2021/3717 K. sayılı ilamında \"... sigortalı aracı hasar gören davacının hasar onarımını davalının belirlediği anlaşmalı serviste yaptırma zorunluluğu bulunmadığından, sigorta sözleşmesindeki \"servis muafiyet uygulamaları\" başlıklı özel şarta göre zarar hesabı yapılmasına ilişkin temyiz itirazlarının yerinde görülmemesine, ... \" yönünde ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/24871 E.  ve 2023/2809 K. sayılı ilamında \"... Davalı ile anlaşmalı ya da yetkili servisleri arasında yapılan anlaşmalara göre iskonto uygulanması, davacı sigortalıyı bağlamaz. Dosya kapsamına göre, bilirkişi raporunda belirtilen %15 oranında iskonto yapılmadan, davacının gerçek zararının tespiti gerekir ...\" yönünde karar verilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen 24.1l.2017-2018 tarihleri arasında geçerli Genişletilmiş Kasko Poliçesinin, muafiyet uygulamalarına ilişkin maddesinde servis muafiyet uygulamaları düzenlenmiş ise de; aktarılan Yargıtay kararlarında da açıklandığı üzere, davacının hasar onarımını davalının belirlediği anlaşmalı serviste yaptırma zorunluluğu  bulunmadığından muafiyet kaydı  oranında tazminattan indirim yapılmaması ve hasar tutarının hesabında tedarik iskontosu da uygulanması gerektiğine yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun, dosyadaki bilgi ve belgelere uygun gerekçeli ve denetlenebilir olmasına  göre   bu rapora itibar edilerek yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 2.337,56 TL harcın peşin alınan (2.337,56 TL+59,30 TL)=2.396,86 TL harçtan mahsubu ile bakiye 59,30 TL harcın istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.25/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ff467b174f46e213","SID":"66c17f286a79d0cb"}}