{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2023/1107 <br>KARAR NO: 2024/598<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 02/06/2022<br>NUMARASI: 2019/733 Esas - 2022/400 Karar<br>DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ: 08/04/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;      <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  04/05/2012 günü, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı kamyon ile ... sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı taşıtın karıştığı trafik kazasında ... plakalı taşıtta anneannesinin kucağında yolcu olarak bulunan müvekkil ...'nin ağır şekilde yaralandığı, iyileşemeyerek felç kaldığı, ... Sigorta tarafından 03/10/2014 tarihinde 98.890 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ödemesi yapıldığını,  eksik kalan kısım için farklı tarihlerde 4 kez sigorta şirketine mail yoluyla başvuruda bulunulduğu ancak yanıt alınamadığını, 19/11/2014 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunu, komisyonun 20/03/2015 tarihinde 2014/894517 Esas ve 2015/2206 numaralı karar sayılı ilamı ile  101.110 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatına hükmettiğini, söz konusu ilamın Bursa ... İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyası ile takibe konu edildiğini,  ... Sigorta tarafından da  icra dosyasına ödeme yapıldığını, 23/10/2019 tarihinde sigorta şirketine sürekli bakıcı ihtiyacı tazminatı için başvuruda bulunulduğunu, zarar belirli hale geldikten sonra dava değerini artırmak kaydıyla, ... adına 10.000 TL sürekli bakıcı gideri kaza tarihinde itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi bakımından kaza tarihindeki sağlık gideri teminatı kapsamında kalmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen, 10.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen, davacı anne ... için 100.000 TL, baba ... için 100.000 TL ve küçük ... için 300.000 TL olmak üzere toplam 500.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ...'den müştereken ve müteselsileni tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ikamet adresinin İnegöl olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açılmış olması sebebiyle davanın reddi gerektiğini,  04/05/2012 tarihinde meydana gelen trafik kazasında  müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davacının tüm tazminat taleplerinin karşılandığını, tedavi ve bakım giderlerinin SGK tarafından karşılanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş cevap dilekçesinde özetle; Davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacı tarafın davaya konu kaza nedeniyle sigorta tahkim komisyonuna başvuruda bulunduğunu, derdestlik itirazlarının bulunduğunu,  müvekkili şirketin davaya konu kaza nedeniyle davacı yana 02/10/2014  tarihinde 98.890,00 TL, 16/04/2015 tarihinde 101.110,00 TL  ödeme yapıldığını, yapılan ödemeye istinaden davacı tarafın müvekkili şirketi ibra ettiğini, davacının dava açmasının hukuk ve yasaya aykırı olduğunu, kazaya karışan 16 KH 208  plakalı araç trafik sigorta poliçesi ile teminat kapsamına alındığını, trafik sigorta poliçesinin kişi başı teminat limitinin 225.000 TL olduğunu, tedavi ve bakım giderleri yönünden bir sorumluluklarının bulunmadığını  belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle;  davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetki, zamanaşımı ve husumet itirazlarının bulunduğunu, meydana gelen kazada davacıların kusurlarının da gözönüne alınması gerektiğini, davacı ...'nin kaza esnasında ön koltukta seyahat ettiğini, davacıların manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, müvekkilinin dava konusu edilen kazada bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın husumet yokluğu ve zamanaşımı ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın Kısmen Kabulüne, Sürekli İş Göremezlik tazminatı olan 992.451,10-TL nin  04/05/2012 kaza tarihinden tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar davalı ... ve ...den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...'ye verilmesine, Bakıcı Gideri Zararı olarak 1.750.124,31-TL nin (Davalı Sigorta Şirketi 225.000,00-TL den sorumlu olmak kaydıyla ) ... ve davalı ...nden kaza tarihi olan 04/05/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi , Sigorta Şirketi açısından 06/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek Avans Faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile ...'ye verilmesine, 4-Manevi Tazminat açısından ; 150.000-TL manevi tazminatın ...ye, 50.000 TL manevi tazminatın ...ye, 50.000-TL manevi tazminatın  ...ye  kaza tarihi olan 04/05/2012 tarihinden  itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Ve ...'den tahsil edilerek ödenmesine,  Fazlaya ilişkin taleplerin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar ..., ..., ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar ..., ..., ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı küçüğün sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı bakımından ebeveyn davranışları sebebiyle müterafik kusur indirimi uygulanmasının tazminat hukuku ilkelerine  uygun düşmemekte olduğunu, müterafik kusurun zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olduğunu, davalı ...'in %75 oranında ve asli, dava dışı sürücü ...'in ise %25 oranında ve tali kusurlu bulunmasına karşın fiil ehliyeti olmayan küçüğe herhangi bir kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, müterafik kusur indirimi hakimin takdir yetkisi kapsamında olduğu halde davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kendileri lehine hükmedilmesi gereken yargılama giderleri ve harcın hatalı hesaplandığını, müterafik kusuru kabul anlamına gelmemek kaydıyla müterafik kusur indirim yapılması sebebiyle davanın reddedilen kısmı için davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerekçeli kararın 8 numaralı bendinin kaldırılması gerektiğini, 6 numaralı bentte kendileri lehine hükmedilmesi gereken yargılama giderleri ve harcın hatalı hesaplanmış olduğunu, davalı taraflardan alınarak kendilerine verilmesine karar verilen harç ve yargılama giderleri, davanın kabul ve reddedilen kısımları arasındaki oransal ilişki ile uyuşmadığını, davacı küçüğün %100 oranında malul kaldığını ve ömrü boyunca başka birinin sürekli bakımına ihtiyacı olduğunu, manevi tazminat talebinin tamamının kabul edilmesi gerektiğini, kararın vekalet ücretine ilişkin 12. maddesinde davacılardan ...' nin adının hatalı yazılmış olup düzeltilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Meydana gelen kazada asli kusurlu olanın davacı ebeveynler olduğunu, bu nedenle davacı ebeveynlerin manevi tazminat istemlerinin reddi gerektiğini, manevi tazminat isteyen kişinin meydana gelen olayda kendisinin kusurunun olmaması gerektiğini, bilirkişi incelemesinin dosya üzerinden yapıldığını, olay yeri ve olayın meydana gelişine dair fiziki inceleme gerçekleştirilmemiş olduğunu, kazanın meydana gelmesindeki asli kusurun kimde olduğu ve özellikle ...'ın son durumundan kimin sorumlu olabileceğine dair detaylı bir inceleme yapılmamış olduğunu, bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini ancak ek raporla dahi incelenmediğini, zamanaşımı itirazlarının da dikkate alınmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... vekili de istinaf talep etmiş ise de; Mahkemece HMK'nın 344. maddesi gereğince istinaftan vazgeçmiş sayılarak istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin ek kararın verildiği, bu kararın davalı ... vekiline  usulüne uygun tebliğ edildiği ancak ek karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle  davalı ... vekilinin istinaf talebi incelemeye alınmamıştır. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. KTK'nın 109/2.maddesine göre \"Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.\" Dava konusu kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 89 ve 66 maddelerine göre, ceza dava zamanaşımı 8 yıldır. Kaza tarihi olan 04/05/2012 tarihi ile dava tarihi olan 31/12/2019 tarihi dikkate alındığında 8 yıllık ceza dava zamanaşımının dolmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, davalı tarafın zamanaşımına yönelik istinaf iddia ve itirazı yerinde değildir. Mahkemece alınan kusur bilirkişi raporuna göre ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'in  % 75, ... plakalı araç sürücüsü ...'in  %  25 oranında kusurlu olduğu, aynı olay nedeniyle ceza yargılamasının yapıldığı İnegöl 2. Asliye  Ceza Mahkemesinin 2012/1181 Esas sayılı dosyasına sunulan  bilirkişi raporuna göre sürücü ...'in asli derecede, sürücü Mehmet'in tali derecede kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmektedir. Bu durumda Mahkemece alınan kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında  kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Borçlar Kanunu'nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52. md.) düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Somut olayda kaza anında davacı küçük ... 1 yaşını tamamlamamış olup, kendi davranışlarının sonuçlarını idrak edecek ve üstlenecek yaşta bulunmadığından zararın meydana gelmesi veya artmasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabul edilemeyecektir. Bu nedenle davacı ... lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminattan müterafik kusur  indirimi yapılması doğru olmamıştır.  Dairemizin bu kabulü doğrultusunda İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda hesaplanan tazminatlardan müterafik kusur indirimi yapılmaksızın davalı tarafın %75 kusuru göz önüne alınarak 2.386.53,15 TL bakıcı gideri hesaplanan 1.793.510,86 TL sürekli iş göremezlik giderinden yapılan 322.790,19 TL nin mahsubu ile 1.470.720,67 TL iş göremezlik tazminatı için davanın kabulü gerektiğinden hüküm bu yönde düzeltilmiştir. Ancak davacı ...'ın anne ve babası olan davacılar ... ve ... yönünden 1 yaşından küçük çocukları davacı ...'ın oto koltuğu yerine ananesinin kucağında yolculuk etmesine müsaade etmiş olmaları nedeni ile mahkemece bu davacılar yönünden müterafik kusur indirimi yapılmış olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirilen miktar, yasal düzenlemelerden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirim mahiyetinde olduğundan davalılar lehine bu kısım üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderinin hesabında nazara alınması doğru olmamıştır. Bu yöndeki davacılar vekili istinaf talebi yerinde görülerek hüküm düzeltilmiştir. Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın \"manevi tazminat\" başlıklı 56/1.maddesinde, \"Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. \". Yine  56/2.maddesinde ise \"Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı). Bu açıklamalar çerçevesinde, dosyadaki deliller ve İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, davacılar ... ve ...'nin yukarıda açıklandığı üzere müterafik kusurları, olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacı ...'ın yaralanmasının niteliği, derecesi,  iyileşme süresi ve tarafların dosyaya yansıyan sosyal ve ekonomik durumları nazara alındığında TBK'nın 56/2. maddesi kapsamında davacı ...'ın anne ve kardeşi  olan diğer davacılar lehine verilen manevi tazminat miktarının, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine  varılmıştır. Davacı ... yönünden somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu,  davacının yaralanması, maluliyet oranı, iyileşme süresi, davacı ...'ın daimi bakıcıya ihtiyacı bulunacak şekilde yaralanmış olması, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, manevi tazminatın belirlenmesine hakim olan ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde,  İlk Derece Mahkemesince davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının bir miktar düşük olduğu, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete  uymadığı  250.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı kanaatine varıldığından bu yöne değinen davacı vekili istinaf talebi yerinde görülmüştür. Davacı vekilinin maddi hataya ilişkin istinaf talebinin mahkemece tavzih ek kararı ile düzeltilmiş olduğu görülmekle bu yöne değinen istinaf başvurusu yerinde değildir. Bu nedenle; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A- Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun  HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince REDDİNE, B-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: 1-Davanın Kısmen Kabulüne, 2-Sürekli İş Göremezlik tazminatı olan 1.470.720,67 -TL nin  04/05/2012 kaza tarihinden tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar davalı ... ve ...den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...'ye verilmesine, 3-Bakıcı Gideri Zararı olarak 2.386.533,15 TL nin (Davalı Sigorta Şirketi 225.000,00-TL den sorumlu olmak kaydıyla) ... ve davalı ...nden kaza tarihi olan 04/05/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, Sigorta Şirketi açısından 06/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek Avans Faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile ...'ye verilmesine, 4-Manevi Tazminat açısından ; 250.000-TL manevi tazminatın ...ye, 50.000-TL manevi tazminatın ...ye, 50.000-TL manevi tazminatın ...ye kaza tarihi olan 04/05/2012 tarihinden  itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Ve ...'den tahsil edilerek ödenmesine, Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 5-a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince maddi tazminat açısından  hesaplanan  263.489,00  TL  ilam harcından başlangıçta maddi tazminat talebi bakımından yatırılan 564,36 TL  peşin harç, 13.106,15  TL ıslah harcı toplamı olan 13.670,51 TL'nin mahsubu ile bakiye 249.818,85  TL karar ve ilam harcının davalılardan (davalı ... Sigorta A.Ş. 15.369,75 TL'den  sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, b-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince manevi tazminat açısından  hesaplanan  23.908,50  TL nispi ilam harcından başlangıçta  manevi tazminat talebi bakımından yatırılan 1.702,50 TL'nin mahsubu ile 22.206,00 TL ilam harcının davalılar ... ve ...'den  müştereken ve müteselsilen tahsili ile  hazineye gelir kaydına, 6-a-Davacı ... için açılan ve kabul edilen maddi tazminat davası bakımından peşin yatırılan 564,36 TL peşin harç ile 13.106,15 TL ıslah harcının toplamı olan 13.670,51 TL'nin davalılardan  müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye ödenmesine, (Davalı Sigorta Şirketi 3.842,43 TL den sorumlu olmak kaydıyla ) b-Davacılar tarafından açılan ve kabul edilen manevi tazminat davası bakımından peşin olarak yatırılan 1.211,70 TL peşin harcın  davalılar ... ve ...'den  müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, c-Davacılar tarafından yatırılan gider avansından harcanan 2.530,00  TL yargılama giderinden  davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen edilen kısma tekabül eden 1.720,40 TL sinin davalılardan  (davalı ... Sigorta A.Ş.,  137,63 TL den sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye  verilmesine, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, 7-Maddi tazminat açısından; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince davanın kabul edilen miktarı üzerinden hesaplanan 317.717,61  TL nispi vekalet ücretinin (9.055,30 TL den ... Sigorta A.Ş sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan  müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, 10- Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, manevi tazminat açısından, davanın kabul edilen kısmı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince  hesaplanan 39.500,00  TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ye ödenmesine, 11-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden,  manevi tazminat açısından, davanın kabul edilen kısmı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 7.300,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ye  ödenmesine, 12-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, manevi tazminat açısından, davanın kabul edilen kısmı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 7.300,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile ...'ye  ödenmesine, 13-Manevi tazminat açısından;  davalı ... ve ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın reddedilen kısmı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/2.maddesi uyarınca hesaplanan vekalet ücreti davacı taraf yararına belirlenen vekalet ücretini geçemeyeceğinden  18.200,00  TL  vekalet ücretinin davacı ...'den  açısından,  7.300,00 TL  vekalet ücretinin ...den,  7.300,00 TL  vekalet ücretinin ...'den tahsili ile bu davalılara verilmesine, 14-Davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, <br>C-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN; 1-a-)Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine, b-)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken (173.548,28 TL+80,70 TL)=173.628,98 TL harçtan peşin alınan (37.388,66 TL+80,70 TL+9.367,27 TL)=46.836,63 TL harcın mahsubu ile bakiye 126.792,35 TL harcın davalı ...'dan   tahsili ile Hazineye irat kaydına, 2-a-)Davacılar yönünden; İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan 276,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, b-)Davalı ... yönünden; İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4c135d210659019c","SID":"3bf06939bb5cbd70"}}