{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/943 <br>KARAR NO: 2024/708<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 25/02/2021<br>NUMARASI: 2018/983 E. - 2021/149 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/04/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin kendi mülkiyeti üzerinde bir evi bulunduğunu, bu evin kredi ile alındığı için banka kredisini kullandığı banka tarafından rehini ve davalının ihtiyati haciz işlemi ile hacizli olduğunu,  ayrıca müvekkilinin ... plakalı aracının bulunduğunu, davalının ihtiyati haciz işlemi ile ve araç yakalama talepli olarak hacizli bulunduğunu,  davalının irade fesadı ile imzalatarak elde ettiği senet ile yapmış olduğu haciz ile müvekkilinin gerek evi ve arabası üzerinde hiçbir tasarruf hakkının bulunmadığını, müvekkilinin mağdur olduğunu, müvekkilinin kefil sıfatıyla imzalı, boşanmış olduğu eski eşi ile davalı şirket arasında 12/05/2018 düzenleme tarihli ve 14/5/2018 vade tarihli 500.000 TL bedelli senet mevcut olduğunu, iş bu senedin müvekkilinin maddi ve manevi baskı altında tehditle korkutularak kefil olarak imzalattırıldığını, müvekkilinin 17/05/2018 tarihinde Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına 2018/26306 soruşturma dosyası ile davalı şirket yetkilileri hakkında kendisine senede zorla kefil olması için imza attırılması hususunda senedin yağması ile ilgili suç duyurusunda bulunduğunu,  akabinde de müvekkilinin Bakırköy 9 Aile Mahkemesinin 2018/364 E, 2018/361 Karar sayılı kararı ile 22/05/2018 tarihinde eşinden anlaşmalı olarak boşandığını,    müvekkili tarafından baskı ve zor altında kefil olarak atılmış imzanın müvekkilini bağlamayacağını, 500.000 TL bedelli senette  vade tarihinin  düzenleme tarihinden 2 gün sonrası belirtildiğini, iki günlüğüne 500.000 TL borç nakit alınması hayatın gerçeklerine, normal akışına ters olduğunu bildirerek; öncelikle adli yardım taleplerinin kabulü ile davanın kabulüne, müvekkilinin tehdit ve korku ile imzalatılan senetten dolayı herhangi bir borcunun olmadığının tespiti ile düzenlenen senedin irade fesadı nedeni ile iptaline, İİK 72 maddesi gereğince davalı şirket haksız ve kötü niyetli olduğundan icra takip konusunun %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ... 'ın eşi ...'ın senette asıl borçlu olup, müvekkili şirket eski çalışanı olduğunu, müvekkili şirketin kurulduğu tarihten itibaren şirketin satın alma departmanında çalışan, güvendikleri ve deponun anahtarı dahi kendisine bulunan önemli ve kilit elemanlarından biri olduğunu, ancak ...'ın büyük bir meblağ ile şirketi dolandırdığını, ...'ın konu ile ilgili savunması alınmak ve dinlenilmek üzere şirkete davet edildiğinde suç ortağı eşi ... ile birlikte şirkete geldiğini, ...ın eşinin yaptıklarından haberdar olmadığını bildirdiğini, davacı ... 'ın davaya  konu edilen senedi  kendi isteği ile imzalamış olmasına rağmen  K.Çekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/26306 soruşturma dosyası ile suç duyurusunda bulunduğunu, soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, ... ve ... hakkında K.Çekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/27010 soruşturma numaralı dosyası ile şikayette bulunduklarını, soruşturmanın halen devam ettiğini,  dava konusu senedin ... tarafından düzenlendiğini, tüm el yazılarının ...'a ait olduğunu, ...'ın senedi imzaladığını bildirerek; davacının davasının reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; \" Davaya konu 12/05/2018  tanzim tarihli 14/05/2018  vade tarihli 500.000 TL bedelli senedin borçlusunun davacının eşi ..., kefilinin ise davacı ... olduğu, asıl borçlu ...'ın davalı şirkette satın alma departmanında çalıştığı sırada gerçekleşen usulsüzlük sebebi ile şirketin deposunda bulunan malzemelerin satıldığının öğrenildiğini,  faturalarda şirket yöneticilerinin imzaları taklit edilmek suretiyle bu usulsüz işlemlerinin ... tarafından gerçekleştirildiği iddiası ile ... hakkında C.Başsavcılığına şikayette bulunulduğu, yapılan soruşturma sonucunda ... hakkında emniyeti suistimal, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik suçundan  K.Çekmece Asliye Ceza   Mahkemesinde dava açıldığı, dava dışı ...'ın şirket yöneticileri ile yapmış olduğu görüşmeler sonucunda şirkete olan borçlarının ödenmesini temin etmek üzere dava konusu edilen senedin düzenlendiği, davacının da  kefil olarak imzasının alındığı, davacı tarafından senedin zorla tehditle imzalattırıldığı  iddiasında bulunulmuş ise de;  davacının K.Çekmece C.Başsavcılığına yapmış olduğu zorla bono imzalatmak ve yağma suçlarına ilişkin  şikayeti hakkında  kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın Sulh Ceza Mahkemesinin incelemesinden geçerek kesinleştiği, davalı  şirket yetkilileri tarafından davacıya zorla senet imzalattırıldığına ilişkin geçerli somut bir delilin dosyada bulunmadığı, davacı tanıklarının görgüye dayalı bilgileri olmadığı,  davalı tanıklarının da davacıya zorla senet imzalattırıldığına ilişkin herhangi bir beyanları bulunmadığı, İİK 72/4.maddesindeki şartların davalı alacaklı lehine gerçekleşmediği,\" gerekçeleriyle, davanın reddine,  davalıların tazminat talebinin reddine,  karar verilmiştir. <br>İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davanın konusu müvekkiline tehdit ve korku ile imzalatılan senetten kaynaklı herhangi bir borcun olmadığının tespiti ile düzenlenen senedin irade fesadı nedeni ile iptali davası olduğunu, davalı şirket yöneticilerinin Küçükçekmece Cumhuriyet başsavcılığı 2018/27100 soruşturma nolu dosya ile yaptıkları şikayetteki  beyanları ile yalan ve hayali iddialarının ısrarı ile  zorla ve kandırarak müvekkili ...’e de zorla imza attırdıklarını,  Küçükçekmece Cumhuriyet başsavcılığı 2018/27100 soruşturma dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, müvekkilinin davalıya borcu olmadığını, zorla ve kandırılarak mağdur edilip senede imza attırdıklarını, mahkemece   13.06.2019 tarihli celsede  tanık  ... beyanında da müvekkilinin tehdit ve korku ile senedi normal şartlar altında imzalamadığının ifade edildiğini, müvekkili ve eski eşinin davalı şirket binasına gittiklerindeki mahkeme dosyasında bulunan davalı tarafından sunulan görüntü çıktılarında da müvekkilinin o ortamda iken ve şirket yetkilisinin karşısındaki çaresiz ,ürkek davranışları vücut duruşu ve vücut  dilinden anlaşıldığını, görüntülerde şirket yetkilisinin sinirli hali ortada olduğunu, müvekkilinin şüpheli sıfatıyla bulunduğu Küçükçekmece Cumhuriyet Savcılığı 2018/27010 Sor. dosyasında diğer şüpheli ...  15.12.2018 tarihli Küçükçekmece Cumhuriyet Savcılığında savcı huzurunda verdiği ifadesinde : ‘’ …Ben kesinlikle kötü niyetli olarak  veya kendime menfaat sağlayacak şekilde hareket etmedim. … Bu şekilde  şikayette bulunma sebepleri kendilerinin  yapmış oldukları usulsüzlüklerle ilgili evrak topladığımı anladıkları içindir. Çünkü kendi yaptıkları usulsüzlüklere beni alet ediyorlardı. Bende kendimi kurtarmak için  belge topladım. Bunları hem vergi dairesine hem de savcılığa bildirebilirim. Suçlamaları kabul etmediğini.’’ belirttiğini, bu beyan doğrultusunda mahkeme 07.01.2021 tarihli Ara Kararı  vergi dairesinden 2017 -2018 yılı içinde  davalı şirket  aleyhine  yapılan İhbar üzerine  denetim yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise  tutulan tutanak ve raporların  istenmesine karar verdiğini, vergi dairesi cevabında inceleme yapıldığı, devamı ile  tamamlanmadığı için rapor gönderilmediğini, rapor sonucu beklenmeden mahkemece davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece bu vergi inceleme raporunu bekletici mesele yapılması gerektiğini,  müvekkilinin eski eşinin tanık olarak dinletilmesi taleplerinin mahkemece reddedildiğini, müvekkilin eski eşi ... Küçükçekmece Cumhuriyet Savcılığı 2018/27010 soruşturma dosyasında diğer şüpheli olduğunu,  soruşturma kapsamında Küçükçekmece 10. Asliye Ceza Mahkemesi 2019/227 E dosyasında  sanık konumunda olduğunu, davanın devam ettiğini,  dava sonucunu bekletici mesele yapılması gerektiğini, tüm bu nedenlerle adli yardım talebinin kabul edildiği davada müvekkiline tehdit ve korku ile imzalatılan senetten kaynaklı herhangi bir borcun olmadığının tespiti ve düzenlenen senedin irade fesadı nedeni ile iptali talebini mahkeme verilen kararının kaldırılmasını, davanın kabulünü talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı dava dilekçesi ile eski eşi ile davalı şirket arasındaki olaylardan habersiz bir şekilde davalı şirkete götürüldüğünü, şirkette uzun süre alı konulduklarını, şirket binasının alt katında davacının bekletildiği, eski eşin yukarı kattaki odaya alındığını, müvekkil ile kız kardeşi arasında watsapp mesajlarının bulunduğunu, bir süre sonra üst kattaki odaya alındığından eski eşine maddi manevi baskılar sonucunda 500.000 tl bedelli 3 adet senedin imzalatıldığını, eşinin ağlar vaziyette çaresiz başı öne eğik olduğunu, etrafına davalı şirket yetkililerinin sarmış olduğunu, davalı şirket yetkililerinin müvekkiline bağırarak çeşitli sözlerle etrafını sararak maddi ve manevi baskılarla eşini polise savcılığa vereceğiz üzerindeki evi ve arabayı ver bu senetlerden birini kefil olarak imzala bu odadan çıkın yoksa bu odadan çıkamazsınız gibi sözlerle bağırarak ve korkutarak cümleler sarf ettiklerini, müvekkilin tehdit ve korku ile imzalatılan senetten dolayı herhangi bir borcunun olmadığını, düzenlenen senedin irade fesadı nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İstanbul .. İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasında alacaklı tarafından borçlular aleyhine 12/05/2018 düzenleme tarihli 14/05/2018 vade tarihli 500.000 TL bedelli bonoda istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır.  Davacı takibe konu bonoda kefildir.  Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/26306 soruşturma sayılı dosyasında müştekinin  ... olduğu, senet vermeye mecbur edilmek suretiyle yağma suçundan dolayı 28/05/2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, görülmüştür. Küçükçekmece  10.Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/227 E.sayılı dosyasında müştekinin  ... ve ... olduğu, sanığın davacının boşandığı eşi ... olduğu, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik suçundan dava açıldığı görülmüştür. Tanık ... duruşmadaki beyanında; ben davacının kız kardeşiyim kız kardeşimin senedi imzaladığı gün benim doktorda randevum vardır kız kardeşim bana yakın oturmaktadır kız kardeşim bana telefondan mesaj attı çocuğunun evde yalnız olduğunu sabahtan beri bir şey yemediğini onunla ilgilenmem gerektiğini söyledi bu konuşmalarımız telefondan mevcuttur kız kardeşim kendisinin ve eşinin ... tarafından  eşinin çalıştığı şirkete zorla götürüldüğünü, kendisinin aşağıda bekletildiğini, eşinin de yukarı çıkartıldığını, eşine bir takım belgeler yazdırılmaya çalışıldığını kendisine de senet imzalatılmak istendiğini, bana mesajla bildirdi ben de kendisine hiçbir şey imzalamaması gerektiğini hak hukuk olduğunu gerekirse avukata danışabileceklerini söyledim mesajlar telefonda kayıtlıdır görgüye dayalı bir beyanım yoktur sadece telefon görüşmeleri mevcut olduğunu belirtmiştir.  Davacı tarafından icra takibine konu senedin davalı tarafından senet yağması sonucu imzalatıldığını, baskı kurulduğu ileri sürmüş ise de Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/26306 soruşturma nolu dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, davacı ile kız kardeşi arasındaki watsapp yazışmalarından senedin zorla imzalattırıldığının ispatlanamadığı, ayrıca davacı tarafından istinaf dilekçesinde K.Çekmece  10.Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/227 E.sayılı dosyasının sonucunun beklenilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de bu davanın davacının boşandığı eşi hakkında açıldığı suçun görevi su istimal olduğu, senet yağmasına ilişkin olmadığı da gözetildiğinde bu davanın sonucunun beklenmesine gerek bulunmamakta olup, davacı tarafından iddiası ispatlanamadığından mahkemece davanın reddine dair verilen karar dosya kapsamına uygundur. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/02/2021 tarih ve 2018/983 E., 2021/149 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-İstinaf aşamasında suç üstü ödeneğinden karşılanan 24,50 TL tebligat ücreti ve 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 186,60 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,4- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 18/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"96c788578c12c7fb","SID":"6c4da616abe30621"}}