{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>                     T.C.<br>                SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/410 <br>KARAR NO\t: 2024/840<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t(...)<br>ÜYE\t\t: ...\t(...)<br>ÜYE\t\t: ...\t(...)<br>KATİP\t\t: ...\t(...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 11/11/2022<br>NUMARASI\t: 2021/50 Esas - 2022/861 Karar<br><br>DAVACI\t: ... (T.C. NO: ...) - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br><br>DAVALI\t: SANDALYECİ DAYANIKLI TÜKETİM MALLARI MOBİLYA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br><br>DAVA\t: Menfi Tespit <br>DAVA TARİHİ\t: 25/01/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 15/05/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t: 15/05/2024<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Gebze 4.İcra Dairesi’ne ait 2020/731 Esas sayılı dosyasında alacaklı gözüken davalı Sandalyeci Dayanıklı Tüketim Malları Mobilya San. Ve Tic. A.ş.  tarafından müvekkil aleyhine Kambiyo senetlerine özgü  icra takibi yapıldığını, işbu icra takibinde ödeme emri usulsüz bir şekilde müvekkilinin mernis adresine tebliğ olduğunu, bu husustaki itirazlarımızı ve icra takibine konu senetlerdeki imza itirazlarımızı Gebze 1.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020-78 Esas  dosyası ile açtıkları davada mahkemeye sunduklarını, dosyanın esasına girilmesine rağmen, ödeme emrinin usulsüzlüğüne ilişkin itirazlarının reddi ile usulden (zamanaşımından) reddedildiğini, söz konusu mahkeme kararına taraflarınca süre tutum dilekçesi verilerek  istinaf edildiğini, alacaklı-Davalı  tarafından gönderilen Ödeme Emri müvekkile her ne kadar 29-01-2020 tarihinde tebliğ edilmiş gibi görünse de aslında Müvekkilce 10.02.2020 tarihinde muttali olunmuştur.İcra Hukuk mahkemesinin bu yönde vermiş olduğu hatalı karar tarafımızca istinaf edilmekle birlikte müvekkilinin olası hak kaybının önüne geçmek için işbu davayı süresi içerisinde (tebliğ tarihinden itibaren bir yıl) sayın mahkeme de ikame etme zorunluluğu doğduğunu, Gebze 4. İcra Müdürlüğü'nün 2020-731 Esas sayılı dosyasından  takibe konu kambiyo senetlerindeki imzalar müvekkiline ait olmadığını, Müvekkiline ait, ekte sundukları vekaletnamedeki imza sirküsünde de görüleceği üzere kambiyo senedi üzerindeki imza ile müvekkilinin imzası tamamen farklı olup birbirine dahi benzemediğini, Gebze 1.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020-78 Esas sayılı dosyası ile imza itirazında bulunulduğunu, müvekkilinin imza asılları mahkeme huzurunda alındığını, imza örnek asılları ilgili resmi kurumlardan getirtildiğini, alınan bilirkişi raporu neticesinde de icra takibine konu senetler üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığı bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, bu nedenlerle takibe konu bonodaki imzanın müvekkiline ait olmaması ve müvekkilinin karşı tarafa hiçbir borcu olmaması nedeniyle takibin iptaline ve müvekkilimin davalıya borcu olmadığının tespitine, kötü niyetli karşı tarafın dava konusu icra takibinin  %20’ından aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Davacının imza itirazında bulunmuş olsa da, dava konusu senetler; karşı yanın Han Mimarlık firmasının müvekkil şirkete olan borcuna istinaden müvekkil şirkete ciro edilerek ...’ın eşi ... tarafından, imzalı bir şekilde müvekkile teslim edildiğini, davacının imza itirazlarını kabul etmemekle birlikte; bir ihtimal, bu senetlerin davacı yanın eşi ile birlikte davacı adına imzalanmış olabileceğini, zira, davaya konu dört senet incelendiğinde; bu senetlerin dördünün “Han Mimarlık ...” adına imzalanmakla birlikte, bir tanesinin ... adı yazılarak imzalandığı, ancak sonrasında bu imzanın ve ... adının üzeri çizilerek tekrardan Han Mimarlık ...” yazılarak imzalandığını, burada önemli olan husus, ... adına atılan imza ile ... adına atılan imzanın birebir aynı olduğunu, bu durum, senetlerin davacı ... ve dava dışı eşi ... tarafından Han Mimarlık ... adına müvekkile ciro edildiği sonucunu ortaya koyduğunu, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"...Davanın KABULÜNE, Gebze İcra Müdürlüğünün 2020/731 Esas sayılı takip dosyasında 119.179,21.-TL miktar yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, Davacının kötüniyet tazminat talebinin reddine,...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; icra takibine ilişkin gönderilen ödeme emrinin usulüne uygun olarak yapılıp yapılmamasının işbu menfi tespit davasının konusu olmadığını, dava konusu senetler, davacı yanın firmasının davalıya olan borcuna istinaden davalı şirkete ciro edildiğini, davalının kambiyo senedini takibe koymakta ağır kusurlu veya kötü niyetli olmadığından davacı tarafın %20 kötü niyet taleplerinin de reddinin gerektiğini, davacı tarafın icra takibinin tedbiren durdurulmasını talep etmiş ise de, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğini, Mahkemece veznedeki paranın alacaklıya verilmemesi yönünde olası bir tedbir kararı vermesi durumunda davalının daha fazla mağdur duruma gelmemesi ve telafisi imkansız zararların doğmaması için dosya borcunun tamamını karşılar mahiyette teminat alınmasını talep ettiklerini, imza incelemesi ve bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeter karar vermeye uygun araştırma ve kesinlik taşımadığını, ancak buna rağmen Mahkemece eksik incelemeye dayalı hukuka aykırı bir karar verildiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davacı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. <br>DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/11/2022 tarih, 2021/50 Esas - 2022/861 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava menfi tespit talebine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; davacı hakkında davalı tarafından Gebze İcra Müdürlüğünün 2020/731 Esas sayılı takip dosyası ile 4 adet bonoya dayalı olarak takip başlatıldığı, anılan bonolarda davacının lehtar olarak yer aldığı, davalının ise hamil olarak yer aldığı, davacının bonolardaki imzaların davacıya ait olmadığından bahisle eldeki davanın açıldığı, davalı tarafından verilen savunma dilekçesinde senetlerin davacının eşi tarafından getirildiği, davacı adına eşi tarafından atıldığını, davacılar hakkında şikayette bulunduklarını, soruşturmanın devam ettiğini beyan ederek davanın reddini talep ettikleri, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği görülmüştür.<br>Uyuşmazlık; takip konusu bonolar nedeniyle davacının borçlu olup olmadığı noktasındadır.<br>2004 sayılı İİK’nın 72.maddesine göre; Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur. Kambiyo senetlerine dayalı olarak başlatılan takiplerde imzaya itiraz İİK.nın 170. maddesinde düzenlenmiş olup, bu maddenin üçüncü fıkrasında, icra mahkemesince imza incelemesinin aynı Kanunun 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapılması gerektiğine işaret edilmiştir. İİK.nun 68/a maddesinin dördüncü fıkrasında ise; “İmza tatbikinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun bilirkişiye ait hükümleri ile 309. maddesinin 2. 3. ve 4. fıkraları ve 310. 311. ve 312. maddeleri hükümleri uygulanır.” hükmü yer almaktadır.<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 447/2.maddesinde yer alan “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.” düzenlemesi nedeniyle uygulanması gereken aynı Kanunun 211.maddesinde ise imza incelemesinin yöntemi gösterilmiş olup, buna göre hakim bilirkişi incelemesine karar verir ise önce, mevcutsa, o tarafa ait olan karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzaları, ilgili yerlerden getirtir. Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapar. Bilirkişi, inceleme için gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir. Anılan belgelerin tamamlanması konusunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26/04/2006 gün ve 2006/12-259 E. 2006/231 sayılı kararında da açıklandığı üzere, eldeki davanın niteliği itibariyle \"imzanın borçluya ait olduğunu\" kanıtlama külfetinin alacaklıya ait olduğu gözardı edilmemeli ve ispat yükünü ters çevirecek bir uygulamaya da gidilmemelidir. (Hukuk Genel Kurulu'nun 06/02/2008 gün ve 2008/12-77 E. 2008/90 sayılı kararı)<br>Öte yandan, her hangi bir belgedeki imza veya yazının, atfedildiği kişiye ait olup olmadığı hususunda yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak; grafoloji ve grafometrik yöntemlerle yapılması; bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özellikleri tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Dairemizin denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması; gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. ( Hukuk Genel Kurulu'nun 06/06/2001 tarih ve 2001/12-466 E. - 2001/483 K. sayılı kararı).<br>Özetlemek gerekir ise, imza incelemesinde öncelikle senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin borçlunun uygulamaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişice mukayeseye esas alınmalıdır. Senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin belge bulunamazsa daha sonraki tarihli belgeler, uygulamaya elverişli imza örneği taşıyan herhangi bir belge temin edilemez ise, borçlunun duruşmada alınan medari tatbik imza ve yazı örnekleri üzerinden inceleme yapılmalıdır. Sıhhatli bir sonuç alınabilmesi için, inkar edilen imzanın atıldığı tarihten öncesinde veya mümkün olduğu kadar yakın tarihlerde düzenlenen belgelerde bulunan borçluya ait imzaların celbedilip ondan sonra bilirkişi incelemesi yapılması gerekir.<br>6098 sayılı TBK'nın 40. vd. maddelerinde temsil düzenlenmiştir. Yetkisiz temsil halinde hukuki işlemin temsil olunanı bağlayıp bağlamayacağı 46. maddede; \"Bir kimse yetkisi olmadığı halde temsilci olarak bir hukuki işlem yaparsa, bu işlem ancak onadığı takdirde temsil olunanı bağlar.<br>Yetkisiz temsilcinin kendisiyle işlem yaptığı diğer taraf, temsil olunandan, uygun bir süre içinde bu hukuki işlemi onayıp onamayacağını bildirmesini isteyebilir. Bu süre içinde işlemin onanmaması durumunda, diğer taraf bu işlemle bağlı olmaktan kurtulur.\" şeklinde düzenlenmiştir. Bu hüküm uyarınca, yetkisiz bir kimsenin yaptığı hukuki işlem temsil olunanın onaması halinde geçerlidir. Yargıtay 19. H.D. 26/04/2012 tarih, 2011/16272 E., 2012/7077 K. sayılı kararında; \" ... her ne kadar çekler üzerindeki imza davacı şirket yetkilisine ait değil ise de, yetkisiz temsilci ...’in Metropolis Turizm Şirketine daha öncede aynı şekilde çek imzalayarak vermesi ve bu çeklerin ödenmesi, davacı şirket yetkilisinin de duruşmada yetkisiz temsilcinin daha önce keşide ettiği bir kısım çeklerin ödendiği yönündeki beyanı dikkate alındığında davacı şirketin takibe konu çekten sorumlu olduğu ... \" şeklindeki kararı dikkate alındığında; yetkisiz temsilci tarafından yapılan hukuki işlemin onanması sonrasında ticari hayatta bu şekilde oluşturulan güven ve 4721 sayılı TMK'nın 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı gereği aynı nitelikteki sonraki işlemlerle de temsil olunanın bağlı olduğu kabul edilmelidir.<br>Eldeki davada; Davacının davaya konu edilen 4 adet bonodaki imzanın davacıya ait olmadığından bahisle davalıya borçlu olmadıklarının tespitini talep ettiği, davalının ise imzanın davacının eşine ait olduğunu, davacının eşi ile iş birliği içinde hareket ederek kendisini dolandırdığını, bonoların davacının eşi tarafından imzalı bir şekilde kendisine getirildiğini beyan ettiği, her ne kadara davacının imza asılları ilgili kurumlardan getirtilmiş, az yukarıda bahsedilen Hukuk Genel Kurulu'nun 06/06/2001 tarih ve 2001/12-466 E. - 2001/483 K. sayılı kararındaki hususlarda imza incelemesi yaptırılmıştır. Dosyaya sunulan 29.09.2022 tarihli ATK raporunun Hukuk Genel Kurulu'nun 06/06/2001 tarih ve 2001/12-466 E. - 2001/483 K. sayılı kararına uygun olarak düzenlendiği, incelemenin laboratuvar ortamında, optik aletlerle ve uygun teknik kullanılarak yapıldığının rapordan anlaşıldığı, buna göre çek üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olmadığı bildirilmiş, bu haliyle bonodaki imzanın davacıya ait olmadığı kanaatiyle ilk derece mahkemesince davanın kabulüne şeklinde karar verilmişse de verilen kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak verildiği, davalının eldeki davaya getirdiği savunmasında belirttiği davacıyı temsilen davacının eşinin imzaladığı iddiasının mahkemece araştırılmadığı ve sonuca bu eksiklikle gidildiği anlaşılmıştır.<br>Gerekçeli karar başlığında; davacı vekilinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Tüm bu açıklamalara göre, mahkemece yapılması gereken iş; davaya konu edilen  bonoların davacı tarafından eşine verilen vekaletname kapsamında keşide edilip edilmediğinin araştırılması, bonolar yetkisiz temsilci tarafından keşide edildi ise yukarıda açıklanan şekilde yetkisiz temsil hükümleri çerçevesinde davacının buna onay verip vermediği hususu araştırılmalı, yine dava konusu bonolar ile ilgili davalının davacı ve eşinden şikayetçi olduğu Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/17641 sayılı soruşturma dosyasının 6098 sayılı yasanın 74.maddesi kapsamında eldeki davayı etkileyip etkilemeyeceği de araştırılarak ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi olmalıdır.<br>Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalının; İstinaf Başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>2-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/11/2022 tarih, 2021/50 Esas - 2022/861 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) ve 355. maddesi uyarınca kamu düzeni gereğince KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,<br>5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından  yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,<br>6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.15/05/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye  ...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f35854bd5f7333f8","SID":"a831d12aa45ff01e"}}