{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/3814 <br>KARAR NO: 2024/1771<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 31/03/2022<br>NUMARASI: 2017/479 Esas -  2022/214 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/05/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin ... Gazetesi ve ... Gazetesinin yayın sahibi olup müvekkili ...'ın işbu gazetelerde imtiyaz sahibi olduğunu, diğer müvekkili ...'ın eski bir gazeteci ve müvekkili ...'ın babası olduğunu, 30/04/2016 tarihinde ...com ve ...com da yapılan \"...\" başlıklı hakaret haberinin yer aldığını, bununla birlikte birçok hakaret içerikli cümlelerin kurulduğunu ve giderek artan şiddetle hakaretlerine devam ettiklerini, davalı tarafından müvekkillerinin fetö ve pkk terör örgütlerinden olmakla, vergi kaçırmakla ve kutsal değerlere zarar vermekle itham edildiğini, başka şirketlerin de müvekkilinin gibi gösterildiğini, davalı tarafça sistemli, bilinçli belirli bir kasıt dahilinde yapılan, yinelenen ve müvekkillerinin itibar ve saygınlığına açıkca saldırı niteliğinde olan, terör örgütü ile aynı kefeye koyarak en ağır suçlamalarda bulunan mevzuat hükümlerini ihlal eden tümü yalan ve çirkin isnat barındıran haberler sebebiyle müvekkillerinin katlanmak zorunda kaldığı üzüntü, elem ve tüm manevi zararlar için ayrı ayrı 10.000,00'er TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL tazminatın yayın tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davaya konu edilen haberlerde yer alan iddiaların haber kaynaklarından alınan bilgiler çerçevesinde fetö paralel yapılanma ile ilgili iddialar olması sebebiyle kamuyu bilgilendirmek adına haberlere konu edildiğini, ayrıca davacı ...'ın fetö iltisakı sebebiyle aranmakta olup halen kaçak olduğu hususunun unutulmaması gerektiğini, sırf davacının beyanlarına dayanarak haberin gerçek dışı olduğu sonucuna varılamayacağını, haberin yayımlanmasının kişi ve kurumları mağdur etmek yerine olayların ve sorumluların açığa çıkmasına yetkili merciler tarafından gerekli dikkat ve özenin gösterilmesine vesile olmak amacı taşıdığını, haberde yer alan ifadelerin basın özgürlüğü kapsamında olduğunu, talep edilen manevi tazminatın şartlarının oluşmadığı gibi aksi kanaat hasıl olursa dahi talep edilen manevi tazminat miktarının Yargıtay kararları nezdinde fahiş sayılacağını, açıklanan ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle davanın reddini talep etmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesince; \"...Davacı ... tarafından açılan davanın KABULÜ İLE; 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,\"Davacı ... tarafından açılan davanın KABULÜ İLE; 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Muris ... tarafından açılan  davanın KABULÜ İLE; 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile miras payları oranında 4 pay kabul edilerek 3 payın davacı ...'a ve 1 payı davacı ...'a verilmesine...\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Haberin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu,  haber tarihindeki dönemin gerçeklerine ve koşullarına göre haberin değerlendirilmesi gerektiğini, tazminat koşullarının bulunmadığını, hükmolunan tazminatın yüksek olduğunu ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Basın yoluyla kişilik haklarının ihlalinden kaynaklanan tazminat davasıdır. Dava konusu 30.04.2016 tarihli yayında \"...\" şeklinde olduğu Yayın bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Esasen davacılara yönelik eleştirilerden ibaret olduğu, yazarın kişisel fikir ve  değer yargılarını ifade ettiği, güncel olan konuların gazetecilik tekniği gereği okuyucunun ilgisini çekmesi için çarpıcı başlıklara yer verilerek iddia kapsamında ve eleştiri sınırları içerisinde aktarıldığı, yayın tarihi itibari ile kamu yararının ve toplumsal ilginin bulunduğu, ifade özgürlüğünün, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10/2. fıkrasının sınırları içinde, sadece lehte olan veya muhalif sayılmayan veya ilgilenmeye değmez görülen \"haber\" veya \"fikirler\" için değil, aynı zamanda muhalif olan, çarpıcı gelen veya rahatsız eden, incitici, şoke edici ya da endişelendirici bilgi ve düşünceler için de geçerli olduğu, bu durumun demokratik toplumun gereği olduğu,  kamuya mal olmuş, toplumda tanınır kişilerin başkalarına göre daha fazla eleştirilere katlanma yükümlülüğün bulunduğu gözetildiğinde davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Yukarıda açıklanan hususlar gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, davacılar tarafından davalı aleyhine açılan manevi tazminat davasının reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  31/03/2022 tarih, 2017/479 Esas 2022/214 Karar sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bu kapsamda; 2- Davacılar tarafından davalı aleyhine açılan tazminat davasının REDDİNE, 3- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 3/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının, 512,33 TL'den mahsubu ile fazla yatırılan 84,73‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, 3/b-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 3/c-Davalı tarafça yapılan 24,30 TL yargılama giderinin davacılardan müteselsilen tahsiliyle, davalıya verilmesine, 3/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/(2). ve 13/(2). maddelerine göre reddedilen tazminat talebi yönünden 10.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'den tahsiliyle davalıya verilmesine, 3/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/(2). ve 13/(2). maddelerine göre reddedilen tazminat talebi yönünden 10.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'dan tahsiliyle davalıya verilmesine, 3/f-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/(2). ve 13/(2). maddelerine göre reddedilen tazminat talebi yönünden 10.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'dan tahsiliyle davalıya verilmesine, 4- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 4/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 77,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 297,00 TL yargılama giderinin davacılardan müteselsilen tahsiliyle davalıya verilmesine, 4/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 08/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b11bd17356dada42","SID":"354159f6915261ef"}}