{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/731 <br>KARAR NO: 2024/675<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ: 14/02/2024<br>ESAS NO: 2023/415 Esas <br>DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 18/06/2023<br>KARAR TARİHİ: 15/05/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili ihtiyati haciz  talepli dava dilekçesinde, davalı ile yeminli mali müşavirlik denetim ve tasdik sözleşmesi imzalandığını, davalı ... nin denetim ve tasdik sözleşmesi kapsamındaki beklentileri müvekkil şirketçe karşılandığını, müvekkili şirketin her ay davalı şirkete faturalarını düzenleyerek gönderdiğini, işbu faturaların davalı şirket muhasebe kayıtlarına işlendiğini beyan ederek  davalının taşınmazları ve araçları üzerine ihtiyati haciz konulmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 22/06/2023 tarihli ara karar ile; İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için davanın tam olarak ispatlanması gerekmez, bir kısım deliller mevcudu durumunda, yaklaşık ispat halinde de ihtiyati haciz kararı verilebilir. Somut talep açısından yaklaşık ispat  koşulunun gerçekleştiği kanaatine varılmakla ihtiyati haciz talebinin kabulü ile davalı adına kayıtlı olan taşınır ve taşınmaz mallar ile üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacaklar üzerine dava konusu miktar ile sınırlı olmak üzere dava değeri üzerinden %15 teminat karşılığında ihtiyati haciz  konulmasına karar verilmiştir.Davalı vekilinin ihtiyati hacze itiraz ettiği cevap dilekçesinden özetle; davacı yanın ihtiyati haciz talebinin  haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı tarafın İstanbul .. İcra dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili adına icra takibi başlattığını, haksız olarak başlatılan icra takibine itiraz ettiklerini, davacı yanın müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığını, ticari defterlerin incelenmesi ile bu durumun ortaya çıkacağını, müvekkilinin icra takibinin başlama tarihinde sonra taşınır taşınmaz varlıklarında herhangi bir değişim olmadığını, banka hesaplarında rutin giriş  çıkışlar dışında olumsuz hareketliliğin olmadığını, müvekkilinin mal varlığının dava konusu tutarın çok üzerinde olduğunu, müvekkilinin mal varlığının aktif takip tarihine göre artış  gösterdiğini, davacı yanın ihtiyati haciz taleplerine ilişkin herhangi bir açıklamada bulunmadığını, belge sunulmamış olduğunu ve davacı yanın alacağı oluğunu yaklaşık ispatla dahi ispatlayamadığını, ihtiyati haciz için kanuni şartların oluşmadığını, bu nedenlerle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece 14/02/2024 tarihli ara karar ile \"İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için davanın tam olarak ispatlanması gerekmez, bir kısım deliller mevcudu durumunda, yaklaşık ispat halinde de ihtiyati haciz kararı verilebilir. Somut talep açısından yaklaşık ispat  koşulunun gerçekleştiği kanaatine varılmakla yaklaşık ispat koşulları gözetildiğinde ihtiyati haciz kararına itirazın reddine\" karar verilmiştir. Davalının itirazın red kararına karşı süresinde istinaf kanun yoluna başvurduğu görülmüştür. İİK 258 maddesinde ise \"İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.\"  düzenlemesine yer verilmiştir. Bu açıklamalar ışığında ihtiyati haciz, alacaklının para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır ve ihtiyati haciz kararı, geçici hukuki koruma tedbirlerinden olduğu için bazen karşı taraf dinlenmeden ve tüm deliller toplanmadan yaklaşık ispat şartı yeterli görüldüğünde mahkemece verilebilir. Yasal düzenleme gereğince ihtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır. Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl yargılamadan ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Somut dosya değerlendirildiğinde; taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında bir kısım hizmetlerin verildiği ve bu hizmetlere ilişkin fatura düzenlendiği iddiası ile ihtiyati haciz talep edilmiş ise de, faturanın davalı tarafa tebliğ edilip süresinde itiraz edilmediğine dair dosya kapsamında bir kayıt olmadığı gibi davacının varsa alacaklı olduğu miktar yargılama aşamasında taraflarca sunulacak kayıtların incelenmesi, sözleşme hükümlerinin ve delillerin değerlendirilmesi neticesinde tespit edilecek mahiyette olup tek başına fatura düzenlenmesi ise alacağın yaklaşık ispatına yeterli değildir. Bu itibarla ibraz edilen belgelerin niteliği ve dosya kapsamına göre,  İİK 258/1. maddesinde düzenlenen kanaat getirecek deliller kapsamında değerlendirilemeyeceğinden yaklaşık ispat koşulu ve İİK'nın 257.madde ön görülen koşullar oluşmadığından  ihtiyati haczin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde talebin kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.Açıklanan nedenlerle, ihtiyati haczin kabulü için İİK.'nın 258/1. maddesindeki yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, bu nedenle davalının ihtiyati haczin kabulü kararına karşı yapmış olduğu itirazının kabulü ile ihtiyati haczin kaldırılması gerekirken, itirazın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı bulunduğundan,   davalının istinaf başvurusunun kabulüne ve anılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ilk derece mahkemesi ara kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına ve itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.2 maddesi gereğince KABULÜ ile; istinaf incelemesine konu yerel mahkemenin 14/02/2024 tarihli ara kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, 2-Davalı vekilinin, ihtiyati haczin kabulüne dair ara karara yapmış olduğu İTİRAZININ KABULÜ İLE; 22/06/2023 tarihli ara kararla verilen ihtiyati haciz kararının  KALDIRILMASINA 3-İhtiyati haczin kaldırılmasına yönelik işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 4-Davalı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının hazineye irat kaydına,  427,60 TL istinaf karar harcının istemi halinde davalıya iadesine,5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin, ilk derece mahkemesince esasa ilişkin verilecek kararda dikkate alınmasına,6-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar.15/05/2024  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"064669011b99c276","SID":"72c9de46ef72012c"}}