{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2340 Esas <br>KARAR NO: 2024/682 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2018/144 Esas - 2020/598 Karar<br>TARİH: 21/10/2020<br>DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 25/04/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin davalı şirketten 30/11/2015 tarihinde 2015 model ... plakalı ... marka araba satın aldığını, aracı 3 yıl ve sınırsız km  garanti ile satın aldığını, müvekkilinin aracı satın aldıktan sonra en donanımlı olması gereken soğutucusunun bulunmadığını gördüğünü, davalı şirkete bildirmesine rağmen yapılabilecek bir şey yok cevabını aldığını, görünürde başka bir kusurun bulunmadığını, ancak araç üç aylık iken direksiyon derisinin soyulduğunu ve komple değiştirildiğini, daha sonra iki yan çıtaların tavan boyasının soyulduğunu ve götürüldüğü servis tarafından boyatıldığını, bilahare Temmuz 2017 tarihinde aracın davalı firmaya ait servise bırakıldığını, kendisine servis tarafından iki parçasının değiştirildiğinin söylendiğini, Ekim 2017 tarihinde ise aracın aynı arızayı tekrarlaması üzerine aynı servise çekildiğini, aracın iki aydan daha fazla süre serviste kaldığını ve motorunun tümüyle değiştirilerek aracın müvekkiline teslim edildiğini, ancak araçta olmaması gereken sesler çıkarması nedeniyle servise gittiğini, servis tarafından aracın serviste kalma süresinin en az 10 gün olacağının söylendiğini, müvekkilinin buna da katlandığını, arızanın tekrar etmeyeceğinin söylenmesine rağmen arızaların tekrar ettiğini ve araçtan müvekkilinin yararlanamama durumunun süreklilik kazandığını, araçta arka koltukta olması gereken ısıtma ve soğutma sisteminin  düğme olmasına rağmen bulunmadığını müvekkilinin yeni öğrendiğini, ayrıca aracın yakıt hortumunun motora bağlı yerindeki parçaların orijinal olmadığını, orjinal parçanın da araca uymadığından başka parça uydurulduğunun belirtildiğini, davalının müvekkiline ayıplı otomobil sattığını, araçtaki tamiratların aracın değerini düşürdüğünü, araçta meydana gelen tükenmez arızaların çekilmez hale geldiğini, davalıya aracın değiştirilmesi veya bedelinin ödenmesi hususunda çekilen ihtarnameden de sonuç alınamadığını ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 102.923,77 Euro ödeme bedelinin ödendiği tarihten itibaren avans faiziyle fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile,  ayıp iddialarına dayalı talebin zamanaşımına uğradığını, ayıp ihbar yükümlülüğüne uymadığından dava hakkının ortadan kalktığını, aracın onarılarak davacıya teslim edildiğini, davacının onarım seçim hakkını kullandığından  davanın reddi gerektiğini, aksi halde aracın iki yıldır kullanımda olması nedeniyle bedelden indirim yapılması gerektiğini, faiz talebinin reddi gerektiğini, Euro üzerinden talepte bulunulamayacağını, savunarak davanın reddini dilemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 21/10/2020 tarih 2018/144 Esas 2020/598 Karar sayılı kararında; \"...Somut olayda, dava konusu aracın ilk tescil tarihi 30/11/2015 olup, davacı tarafından sıfır olarak satın alındığı,  ... Tic. A.Ş. tarafından hazırlanmış Garanti Belgesi incelendiğinde garanti süresinin 2 yıl veya 60000 km (Hangisi önce dolarsa) şeklinde belirlendiği bu bağlamda davaya konu aracın garantisinin 01/12/2017 tarihinde veya 60000 km kullanım mesafesinin sonunda biteceği anlaşılmaktadır. Dava konusu aracın garanti süresi içinde çeşitli şikayetlerle sık sık servise götürülmüş olması ve bilirkişi heyetince yapılan teknik inceleme sonucunda aracın yaklaşık 76000 km kullanım neticesinde motor değişimini ve 85400 km kullanım mesafesi sonunda direksiyon kutusu değişimini gerektiren ayıplarının, periyodik bakımları eksiksiz biçimde yetkili servis eliyle gerçekleştirilen davaya konu araçta ortaya çıkmasının kullanımdan kaynaklanamayacağı, maldan yararlanmayı engelleyeceği ve davaya konu aracın ayıplı sayılmasını gerektirecek önemde arızalar olduğu, satın alınması esnasında makul gözlem ile anlaşılamayacak türden bu arızaların dava konusu aracın gizli ayıplı sayılmasını gerektireceği, aracın satış faturasında belirtilen soğutmalı torpido gözü fonksiyonunun araç üzerinde bulunmaması nedeniyle davaya konu aracın taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmadığı bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Bu nedenle davacının TBK. m. 227 hükmüdeki “satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme” hakkını kullanmakta haklı olduğu, dolayısıyla dava konusu araç bedelinin davacıya iade edilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Davacı tarafça 102.923,77 Euro ödeme bedelinin ödendiği tarihten itibaren avans faiziyle fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesini talep etmişse de; .... Tic. A.Ş. tarafından 01/12/2015 tarihinde hazırlanmış A seri ... sıra numaralı faturada, davacının aracı 318.466,73 TL karşılığında satın aldığı belirtilmiştir. Davacı dava konusu aracı belirli bur süre kullanmakla fayda sağlamış, bunun yanında davacı tarafından aracın elinde bulunduğu sürece kullanımından kaynaklı bakımlarının yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda dava konusu aracın bilirkişi heyetince tespit edilen ikinci el bedelinin iadesine ve aracın da mevcut hali ile satıcıya iadesine  karar vermek hakkaniyete daha uygundur. Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. ...\"gerekçesi ile, 1- Davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine;  255.000,00TL'in dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Ayıplı olduğu tespit edilen dava konusu Jaguar marka 2015 model 0 km ... Plaka sayılı aracın davacı tarafından davalıya iadesine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:  Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, kısmen red kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, Hem kök rapora hemde ek rapora itirazda bulunulmasına rağmen itiraz doğrultusunda bir değerlendirme yapılmadığını, itirazlarımızda, Bilirkişi Faturanın 318.466,73 TL olduğu belirtildiğini, satışların TL üzerinden değilde EURO üzerinden yapıldığını, fatura vergi usul kanunu gereğince düzenlenme şekliyle düzenlendiğini, fatura üzerinde ödeme günündeki EURO kuru 3,09420 Total rakam ise 102.923,77.-EURO olduğunu, müvekkile de aynı şekilde satış yapıldığını, fatura üzerinde bu açıkça yazıldığını, bilirkişi bu konuda ek rapordada  bir açıklama yapmadığını ancak sonuç kısmında açıkça davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini,   İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk dairesinin 07/03/2019 tarih Esas 2018/1075  Karar 2019/344 nolu karar da Faturanın mevzuat gereği TL cinsinden düzenlendiğini ve 27/07/2016 tarihli faturada kurun gösterildiği anlaşıldığını, davacının TL cinsinden yaptığı ödemelerin ödeme tarihindeki kur dikkate alındığınd  Döviz cinsinden yapılması kararı verildiğini, davalı taraf ile bu tip araçları satan diğer firmaların tümü dava konusu ithal araçlarının satışını döviz üzerinden yaptığını, Müvekkili,30/11/2015  tarihinde davalı ... den ... marka 2015 model 0 km ... Plaka sayılı bir araç satın aldığını, müvekkilin satın aldığı aracın bedeli 102.923.77 EURO olduğunu, kendisine   105.000.00.EURO ya mal olduğunu, müvekkiline bu araç satılırken Türkiye’deki  8 araç olduğu belirtildiğini ayrıca aracın garanti süresi 3 yıl ve sınırsız kilometre ile garantili olduğunu, araç teslim alındıktan sonra en donanımlı olması gerekirken soğutucusunun olmadığını görüldüğünü, müvekkili  aracı firmaya getirerek durumu bildirdiğini, davalı firma bunun için yapılabilecek herhangi bir şey yoktur diyerek müvekkili geri çevirdiğini,<br>Müvekkilinin aracı Temmuz 2017 tarihinde Mahmutbey bölgesinde arıza verince araç muhatap firmaya ait servise bıraktığını, kendisine iki parçanın değiştirildiğinin söylendiğini, bu onarımdan yaklaşık iki ay sonra 2017 Ekim ayında otomobil aynı arızayı tekrarlandığını ve aynı servise çekildiğini, araç bu defa iki aydan daha fazla bir süre serviste kalmış motor tümüyle değiştirilerek müvekkiline teslim edildiğini, müvekkili bir oldu bittiyle karşı karşıya kaldığını, müvekkili aracı aldıktan sonra araçtan gürültü çıkmakta, olmaması gereken sesler çıktığını, müvekkili bu durumu bildirince bu defa serviste kalma süresinin en az 10 gün olabileceği bildirildiğini, müvekkili tüm bunları istemediği halde bu sonuçla karşılaştığını, davalı yetkilileri sürekli olarak sonra arızanın tekrar etmeyeceğini belirtmelerine rağmen arızalar sürekli devam ettiğini, müvekkili otomobili, kullandığı zamanlarda ise sürekli tedirgin olarak otomobilini kullandığını ve otomobilden yararlanmama durumu süreklilik kazandığını,Müvekkili aracının Yakıt hortumunun motora bağlı yerinde orijinal parçaların olmadığını yeni fark ettiğini, bunu sorduğunda aracın orijinal  parçasının uymadığı belirtildiğini, tüm bu eksiklikler göz önüne alındığında aracın sergi ve gösteri amaçlı olduğu anlaşıldığını, müvekkilinin haricen  öğrendiğine göre aracın  dizilerde kullanılmak için Türkiye’ye getirildiğini, Müvekkilinin aracı sıfır kilometre almış olup söz konusu hata ve arızalar motor değişimleri aracın orijinalliğini bozmakta ve fiyatını düşürdüğünü, müvekkilinin bütün bu olaylardan ve yaşadığı sıkıntılardan mağdur olduğunu,  Yerel Mahkeme , dava konusu aracın ilk tescil tarihi 30/11/2015 olup, davacı tarafından sıfır olarak satın alındığını,  ... Tic. A.Ş. tarafından hazırlanmış Garanti Belgesi incelendiğinde garanti süresinin 2 yıl veya 60000 km (Hangisi önce dolarsa) şeklinde belirlendiği bu bağlamda davaya konu aracın garantisinin 01/12/2017 tarihinde veya 60000 km kullanım mesafesinin sonunda biteceği anlaşıldığını, dava konusu aracın garanti süresi içinde çeşitli şikayetlerle sık sık servise götürülmüş olması ve bilirkişi heyetince yapılan teknik inceleme sonucunda aracın yaklaşık 76000 km kullanım neticesinde motor değişimini ve 85400 km kullanım mesafesi sonunda direksiyon kutusu değişimini gerektiren ayıplarının, periyodik bakımları eksiksiz biçimde yetkili servis eliyle gerçekleştirilen davaya konu araçta ortaya çıkmasının kullanımdan kaynaklanamayacağını, maldan yararlanmayı engelleyeceği ve davaya konu aracın ayıplı sayılmasını gerektirecek önemde arızalar olduğunu, satın alınması esnasında makul gözlem ile anlaşılamayacak türden bu arızaların dava konusu aracın gizli ayıplı sayılmasını gerektireceğini, aracın satış faturasında belirtilen soğutmalı torpido gözü fonksiyonunun araç üzerinde bulunmaması nedeniyle davaya konu aracın taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmadığı bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, bu nedenle davacının TBK. m. 227 hükmüdeki “satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme” hakkını kullanmakta haklı olduğu, dolayısıyla dava konusu araç bedelinin davacıya iade edilmesi gerektiği kabul edildiğini,  Yerel mahkeme tarafımızca  102.923,77 Euro ödeme bedelinin ödendiği tarihten itibaren avans faiziyle fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesini talep edilmişse de; ... Tic. A.Ş. tarafından 01/12/2015 tarihinde hazırlanmış A seri ... sıra numaralı faturada, davacının aracı 318.466,73 TL karşılığında satın aldığı belirtildiğini, kararın bu yönüyle hukuka aykırı olduğunu,  Fatura vergi usul kanunu gereğince düzenlenme şekliyle düzenlendiğini, faturanın dosyada mevcut olduğunu, fatura üzerinde ödeme günündeki EURO kuru 3,09420 Total rakam ise 102.923,77.-EURO olduğunu, müvekkili de aynı şekilde satış yapıldığını, fatura üzerinde bu açıkça yazıldığını, davalı taraf satışlarını bu tip araçlar için  dövizle yaptığını, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın kabulüne, mümkün değil ise hükmün bozulmasına ve dosyanın talep gibi yeniden karar verilmesi için yerel mahkemeye iadesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DAVALI VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİ İLE, yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olup kaldırılması gerektiğini,Dava konusu ihtilafın ilgili yasa kapsamında zamanaşımına uğradığını, 6502 sayılı yasa gereğince, öngörülen zamanaşımı süresi malın teslimi tarihinden itibaren 2 yıl olduğunu,  “Bu madde ile ayıba karşı sorumlu tutulanlar, ayıba karşı daha uzun bir süre ile sorumluluk üstlenmemişlerse, ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile malın tüketiciye teslimi tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir.\"Kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı taraf yasanın öngördüğü ayıp ve ihbar yükümlülüğüne uygun davranmadığını bu nedenle dava hakkının ortadan kalktığını ancak yerel mahkemece ayıp ve ihbar yükümlülüğüne uyulmamasına rağmen esasa ilişkin inceleme yayarak yasaya aykırı davrandığını, Ayıp iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla birlikte davacının iddia ettiği hususların büyük bir çoğunluğu kullanım sonucu ortaya çıkabilecek nitelikte olmayıp basit bir muayene ile tespit edilebilecek hususlar olduğunu, davacının ihbar süresi aracın teslim edildiği 30.11.2015 tarihinde başlamakta olup süresi içinde yapılmış bir ihbar bulunmadığını,Kullanım sonucu ortaya çıktığı iddia edilen hususlar içinse davacı taraf ücretsiz onarım hakkını kullanılmış olup araç 14.12.2017 tarihinde sorunsuz şekilde davacıya teslim edildiğini, davacı tarafın iddiaları doğrultusunda araçta yaşanan sıkıntı aracın servisten alındıktan hemen sonraki süreçte meydana gelmesine karşın dava tarihi ile aracın servisten çıkış tarihi arasında 3 ay bulunduğunu,  bu yöndeki beyanların yargılama süresince iddia edilmesine karşın yerel mahkemece değerlendirilmediğini, davanın esasına girmek ve davayı kabul etmek, yasaya ve hukuka aykırılık taşıdığını,Dava konusu araç, yetkili servis nezdinde onarılarak müşteriye teslim edilmiş olup, ücretsiz onarım seçimlik hakkının kullanılmış olması sebebiyle davanın reddi gerekmekte iken kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olduğunu,  Davacı tarafın garanti belgesi kapsamında ve tüketici kanunu çerçevesinde sahip olduğu seçimlik haklar, yargıtay içtihatlarında da kabul edildiği üzere, bozucu nitelikli yenilik doğuran haklardan olup; bir kez kullanılmaları ile sonuç doğururlar ve geri alınamayacağını,  Yargıtay 13.Hukuk Dairesi, konuyla ilgili 29.06.2004 tarihli kararında şu ifadelere yer vermektedir;“Yasanın davacı tüketiciye tanıdığı seçimlik haklar inşai nitelikte olup ikinci fıkrada izah edilen bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi hakları bozucu nitelikli inşai haklardan olup kullanılmakla son bulduğundan bundan rücu edilemez.” (Yargıtay 13.HD.2004/8617 E.-2004/10239 K.ve T.:29.06.2004)DAva konusu araçta üretim hatasından kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmamakta olup teknik incelemeden yoksun bilirkişi raporlarının hükme esas alınmasının mümkün olmadığını,   Yargıtayın yerleşik içtihatları doğrultusunda otomotiv sektöründe uzman bilirkişiler tarafından oluşturulan üçlü bir heyetten rapor alınarak sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerekirken ilk derece mahkemesi tarafından bu yöndeki itirazları değerlendirmeden verilen kararın eksik ve hatalı olduğunu,  (Y 19. HD. 15.5.1996 Tarih, 1995/7508 E., 1996/4676 K. Sayılı Kararı)Davaya konu uyuşmazlık teknik ve kapsamlı mahiyette inceleme gerektirmekte olup dava konusu araç gibi yüksek segment araçların Otomotiv Ana Bilim Dalı öğretim üyelerinden oluşturulacak üçlü bilirkişi heyeti tarafından incelenmesi Yargıtayın yerleşik içtihadı olduğunu,  Dava konusu araç ve iddialar göz önüne alındığından Otomotiv Ana Bilim Dalı öğretim üyeleri tarafından yapılacak inceleme sonucunda esas hakkında hüküm verilmesinin usul, yasa ve hakkaniyete uygun olacağını,Sayın Başkanlığınızca da takdir edileceği üzere, mahkeme, çözümü özel ya da teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi görüşüne başvurur. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümü mümkün konularda bilirkişi dinlenemez ( HUMK. md. 275 )*. Hakim bilirkişi raporunda noksan ve müphem gördüğü hususların giderilmesi için ek rapor isteyebilir, gerekirse yeniden bilirkişi seçer, yeniden tetkikat yaptırabilir ( HUMK. md. 283 )**. Bilirkişi maddi vakalar hakkında görüşünü bildirir. Hukuki sorunlar hakkında görüş bildiremez, delilleri takdir yetkisi de yoktur. Bilirkişi raporunun hükme esas alınması belirtilen bu kurallara uygun olmasıyla mümkündür. Aksine tutum, Türk Milleti adına hüküm vermeye tek yetkili \"Hakim'in\" yerine \"bilirkişi\"nin konulması sonucunu doğurur. Sözleşmenin yorumu, yanlarca ileri sürülen hususların sabit kabul edilmesi bilirkişiye terkedilemez. Bu hususlar gözetilmediği için dosyadaki rapor yetersizdir. Yetersiz rapora dayanılarak hüküm verilemez.\" (YARGITAY 15. HUKUK DAİRESİ E. 1991/1695 K. 1991/5031)  Dava konusu araçta herhangi bir değer kaybı söz konusu olmayacağından bilirkişi raporundaki tespitlerin kabulü mümkün olmadığını,  Bilirkişi raporlarında aracın üretimden kaynaklı gizli ayıplı olduğu ve araçtaki onarım işlemleri nedeniyle araçta 10.000,00-TL değer kaybı meydana geleceği yönündeki görüşleri belirtilmişse de, söz konusu görüş ve tespitler haksız ve mesnetsiz olduğunu,  Dava konusu aracın onarım işlemler nedeniyle araçta bir değer kaybı meydana gelmediğini, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2018/3255 E., 2019/2751K. Sayılı kararında;\"... Aracın komple motor değişiminin değer kaybına da sebebiyet vermeyeceği dikkate alındığında değer kaybına yönelik istemin reddi yerine kabulüne yönelik karar verilmesi doğru görülmemiştir.\" şeklinde hükmü ile araçtaki parça değişiminin değer kaybına yol açmayacağı açıkça ortaya konulduğunu, Bilirkişi kök raporuna yönelik itirazların saklı kalmak kaydıyla bilirkişiler tarafından belirlenen değer kaybı oranı ile gerek araç bedeli gerekse de davacı uhdesindeki dava konusu araçla yapılan kaza neticesinde meydana gelen değer kaybı oranı birlikte değerlendirildiğinde misli ile değişim talebinin hakkaniyete aykırı olacağını, \"...ARACIN UĞRAMIŞ OLDUĞU MOTOR ARIZASININ TAMİR BEDELİNİN 80.000,00 TL OLDUĞU VE DEĞER KAYBINA UĞRAMAYACAĞI...\" (Ek, İstanbul Anadolu 7.Sulh Hukuk Mahkemesi 2017/103 D.İş, 2017/101 K. 16.10.2017 tarihli) \"... Mahkemece yapılması gereken ..., araçta tespit edilen arızanın onarımının mümkün olup olmadığını, başka bir deyişle durumun sözleşmenin feshini haklı kılıp kılmadığını, ayıp nedeni ile nisbi bir bedel indiriminin gerekli olup olmadığını, bu indirim bedelinin miktarının sözleşmenin feshini haklı kılacak nitelikte bulunup bulunmadığını belirleyen gerekçeli, Yargıtay denetimine elverişli bir bilirkişi ya da bilirkişi kurulu raporu alınarak sonucuna göre hüküm kurmaktan ibaret olmalıdır. Bu husus gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.\" (YARGITAY 19. HUKUK DAİRESİ E. 2018/1873 K. 2018/5193 T. 24.10.2018) “…Davacı, satın aldığı aracın ayıplı olması nedeniyle araç bedelinin tahsilini bu mümkün olmaz ise aracın yenisi ile değiştirilemesi isteminde bulunmuş, davalılar davanın reddini savunmuş, mahkemece, yaptırılan bilirkişi incelemesine göre jant kapaklarının değiştirilmesi gerektiğini ancak davacının talebinin bedel iadesine yönelik olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir. 4077 sayılı Yasanın 30. maddesine göre, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde genel hükümler uygulanır. B.K.202 maddesi ise hakim hal icabı satımın feshi ni muhik görmüyorsa semenin tenziline karar verileceğini hüküm altına almıştır. Öyle olunca araç değişimi veya bedel iadesi şartları oluşmamışsada, dosya kapsamından jantların ayıplı olduğu anlaşıldığı ve mahkemeninde kabulü bu yönde olduğuna göre çoğun içinde azda vardır kuralı gereğince ayıplı olan jant kapaklarının bedelinin tahsiline karar verilmesi gerekir…” (Y 13. HD E. 2010/8333, K. 2010/16575, T. 13.12.2010) Bilirkişi ek raporunda aracın motor değişimi sebebiyle 10.000,00-TL, davacı uhdesindeyken yaşadığı kaza sebebiyle ise 25.000,00-TL değer kaybına uğrayacağı belirtildiğini, davacının uhdesinde iken meydana gelen kaza sebebiyle oluşan değer kaybının bilirkişilerce belirlenen değerden çok daha yüksek olmasına yönelik itirazlar tekrarla bir an için belirlenen tutarın doğru olduğu düşünülse dahi aracın davacının uhdesinde iken uğradığı değer kaybının onarım sebebiyle uğranılan değer kaybının 2 katı olduğu tespit edildiğini, bu itibarla yapılacak değerlendirmede aracın misli ile değişimine karar verilmesinin taraflar arasındaki menfaat dengesini olumsuz etkileyeceğini,  Davacının kullanımında olan araca faiz işletilmesi hukuka aykırı olup işbu kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması gerektiğini,  Yerel mahkemece davanın kısmen kabulü ile 255.000,00TL'in dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiğini, Yargıtay uygulamasında, bedel iadesi talebi ile açılan davalarda araç iade edilmeden araç bedeline faiz işletilemeyeceği istikrarlı olarak öngörüldüğünü, somut olayda, dava konusu davacı tarafın da dava dilekçesinde belirttiği üzere davacının uhdesinde olup, halihazırda kullanılmaya devam edildiğinden, dava konusu araç iade edilmeden araç bedeline faiz işletilmesi yönündeki talebin reddi gerekirken kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olduğunu,   İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, satıma konu ... Marka aracın gizli ayıplı olması nedeniyle TBK'nın 227/1. maddesi uyarınca sözleşmeden dönme nedeniyle, satım bedelinin iadesi istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın  kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  Davacı taraf,  30/11/2015 tarihinde davalı şirketten ... marka, 2015 model, 0 km ... plakalı aracı satın aldığını, garantisinin 3 yıl ve sınırsız km olduğunun belirtildiğini, araçta soğutucu bulunmadığını, 3 aylıkken direksiyon derisinin soyulduğunu, daha sonra yan çıtaların tavan boyasının soyulduğunu, motorunun tümüyle değiştirildiğini, arka koltuklarda ısıtma/soğutma tesisatının bulunmadığını, yakıt hortumuna orijinal olmayan parça ile onarım yapıldığını, hata arıza ve motor değişiminin aracın orijinalliğini bozduğunu ve fiyatını düşürdüğünü, sürekli arıza vermesi nedeniyle açıkça ayıplı olan aracın bedelinin faiziyle birlikte ödenmesini talep etmiştir.Davalı taraf ise; Ayıp iddialarına dayalı talebin zamanaşımına uğradığını, süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, dava konusu aracın yetkili servis nezdinde onarılarak müşteriye teslim edildiğini, ücretsiz onarım seçimlik hakkının kullanılmış olması sebebiyle davanın reddi gerektiğini, aracın iadesi halinde hakkaniyet ilkeleri gereği makul bir tutarda bedel indirimine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Somut olayda,  ... Tic. A.Ş. tarafından 01/12/2015 tarihinde hazırlanmış A seri ... sıra numaralı irsaliye faturada,  ... marka, ...  2.0 d tipi, *...* şasi numaralı aracın  30/11/2015 tarihli fatura ile davacıya  3,09420 TL./EURO TOPLAM TUTAR 102.923,77 EURO karşılığı  318.466,73 TL bedelle satıdığı belirtilmiştir. Dava konusu araca ait ... Tic. A.Ş. tarafından hazırlanmış Garanti Belgesi incelendiğinde garanti süresinin 2 yıl veya 60000 km (Hangisi önce dolarsa) şeklinde belirlendiği, ayrıca ek olarak km sınırı olmaksızın 3 yıl süreli mekanik garantisi, km. Sınırı olmaksızın 2 yıl süreli parça garantisi, km. Sınırı olmaksızın 3 yıl süreli boya garantisi, paslanmaya karşı gövde garantisi ise yine km. Sınırı olmaksızın 6 süreli garanti verildiği, garanti şartlarının 6. Maddesinde;'' ...Malın garanti süresi içerisinde arızalanması durumunda, tamirde geçen sürenin garanti süresine ekleneceğinin,'' düzenlendiği, bu bağlamda davaya konu aracın garantisinin 01/12/2017 tarihinde veya 60000 km kullanım mesafesinin sonunda biteceğinin anlaşıldığı, davacı tarafça  davalı muhataba Beyoğlu ... Noterliğinden gönderilen 27/12/2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile; 30/11/2015 tarihinde 102.923,77 EURO'ya satılan aracın kendisine 105.000 EURO'ya mal olduğunu, araçtaki hata ve arızalar nedeniyle ihtarnamenin tebliğinden itibaren aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini veya bedelinin avans faizi ile birlikte ödenmesinin ihtaren bildirildiği, davacı tarafça 07/02/2018 tarihinde 102.923,77 EURO'nun tahsili talebiyle iş bu alacak davasının açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece 20/11/2019 tarihli duruşmanın 6 nolu ara kararı ile; Dava konusu araç kaydında  ... ait rehin şerhi bulunduğundan, bu bankadan araç bedelinin davacıya ödenmesine muvafakat verildiğine ilişkin belge sunması veya rehnin kaldırıldığının beyan edilmesi halinde trafik kaydının sunulması için davacı vekiline  gelecek duruşmaya kadar kesin süre verilmesine, aksi halde davanın usulden reddine karar verileceğinin ihtarına karar verildiği, ara karar uyarınca davacı vekili 26/11/2019 tarihli dilekçe ile beyanda bulunduğu, ...'ın rehnin kaldırıldığına dair evrakını sunduğunu beyan edip dilekçe ekinde,  ... A.Ş. Tarafından ilgili makama başlıklı 27/11/2019 tarihli yazı ile; Taşıt kredi müşterisi ... Tic. Ltd. Şti.'nin sahibi bulunduğu araç ile ilgili banka adına işlenmiş bulunan rehin şerhinin kaldırılması hususunda gereği rica olunur, şeklinde yazılan yazı örneğinin ibraz edildiği, davacı vekili 19/02/2020 tarihli duruşmada; mürtein kaydının kaldırıldığına ilişkin cevabi yazı dosyadadır, şeklinde beyanda bulunmuştur.  Türk Ticaret Kanunu'nun 23/1-c maddesi uyarınca ticari alım satımlarda satılanda bulunan ayıp, açık ayıp niteliğinde ise alıcının teslim tarihinden itibaren 2 ve 8 günlük süreler içerisinde satıcıya bildirimde bulunması, ancak ayıp gizli ayıp niteliğinde ise aynı maddenin atfı ile TBK'nın 223. maddesi uyarınca ortaya çıktığı tarihte derhal satıcıya bildirilmesi gerekmektedir. TBK'nın 227. maddesinde, satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcının, satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme seçimlik hakkına sahip olduğu hüküm altına alınmıştır. Aynı madde uyarınca alıcı genel hükümlere göre tazminat isteme hakkına sahiptir. Somut davada davacı taraf gizli ayıp iddiası ile TBK'nın 227/1. maddesi uyarınca satılanın iadesi ile sözleşmeden dönme ve satım bedelinin iadesini talep etmektedir. Bu kapsamda malın gizli ayıplı olduğunun, ayıbın süresi içerisinde davalıya bildirildiğinin davacı tarafından ispat edilmesi gerekir. Mahkemece bilirkişi heyetinden alınan kök raporda; ''....Davaya konu ... plakalı *...* şasi numaralı aracın 16/05/2019 tarihinde 136066 km'de iken Bakırköy Adliyesi otoparkında ve 30/05/2019 tarihinde 136885 km'de iken Yıldız Teknik Üniversitesi Yıldız kampüsünde incelenmesi sonucunda; 16/05/2019 tarihinde yapılan incelemede motor arıza ikazının yandığı ve araç bilgi ekranına“Motor yeniden çalıştırılamıyor, kalitesiz dizel egzoz sıvısı algılandı” uyarılarının yansıdığının görüldüğünü, 30/05/2019 tarihinde yapılan incelemede motor arızasının giderildiği, motor uyarı ikazının sürücü bilgi ekranına yansımadığının tespit edildiğini, 30/05/2019 tarihli incelemede araç kaportasında hasara rastlanmamakla birlikte tavan barlarında boya atmasının tespit edildiğini, sürücü tarafı kapı kolu üzerindeki sürücü camı açma düğmesinin ve arka sağ koltuk emniyet kemeri aparatının kırık olduğunun tespit edildiğini, ön yolcu emniyet kemeri bağlantı aparatının ise fonksiyonunu yerine getirmediği ve tokanın yerine oturtulmasına rağmen kilitlenmediğinin görüldüğünü, araç üzerinde torpido soğutma sistemi bulunmadığı ve arka koltuklarda ısıtma tertibatının mevcut olmadığı inceleme neticesinde anlaşıldığını, Teknik inceleme sonucunda, davacı ... Tic. Ltd. Şirketi'ne ait ... marka, ... 2.0 d tipi, *...* şasi numaralı aracın yaklaşık 76000 km kullanım neticesinde motor değişimini ve 85400 km kullanım mesafesi sonunda direksiyon kutusu değişimini gerektiren arızalarının, davacının periyodik bakımlarını eksiksiz biçimde yetkili servis eliyle gerçekleştirdiği davaya konu araçta ortaya çıkmasının kullanımdan kaynaklanamayacağı, maldan yararlanmayı engelleyeceği ve davaya konu aracın ayıplı sayılmasını gerektirecek önemde arızalar olduğu, satın alınması esnasında makul gözlem ile anlaşılamayacak türden bu arızaların dava konusu aracın gizli ayıplı sayılmasını gerektireceği, davacı yanın arka koltuklarda olması gerektiğini iddia ettiği donanımın satış esnasında araç üzerinde mevcut olmadığının satıcı tarafından evraka işlendiği ve davacı yanın iddiasını ispatlar nitelikte bir belgenin dava dosyasında bulunmadığı, bununla birlikte satış faturasında belirtilen soğutmalı torpido gözü fonksiyonunun araç üzerinde bulunmaması nedeniyle davaya konu aracın taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmadığı, aracın geçmiş hasar onarımları ve toplam kullanım mesafesi göz önüne alındığında serbest piyasa koşullarında ikinci el değerinin 255.000 TL mertebesinde olacağı, sonuç olarak; a) Dava konusu ürünün ayıplı bir ürün olduğu, ürünün garantili olarak satışının gerçekleştiği, garanti süresi içerisinde ayıp bildiriminin yapıldığı, ancak ayıpların bir süreklilik arzettiği,b) Bu nedenle davacının TBK. m. 227 hükmüdeki “satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme” hakkını kullanmakta haklı olduğu, c) Dolayısıyla dava konusu araç bedelinin davacıya iade edilmesi gerektiği, ancak davalı taraf temerrüde düşürülmediğinden dava tarihi itibariyle dava konusu bedele avans faizi uygulanması gerektiği,''  belirtilmiştir. Mahkemece, bilirkişi heyetinden alınan ek raporda; Kök raporda belirtildiği üzere aracın mevcut kullanım mesafesi ve aldığı hasar neticesinde gördüğü onarım göz önüne alındığında serbest piyasa şartlarında ikinci el fiyatının 255.000 TL mertebesinde olacağı, dava konusu araç ile eşdeğer kazasız araçların ortalama ikinci el fiyatlarının 275.000 TL mertebesinde olduğu, bu bağlamda kaza onarımı nedeniyle aracın ikinci el ederinde rapor tarihi itibariyle 20.000 TL değer kaybı yaşandığı belirtilmiştir.İlk derece mahkemesince hükme esas alınan gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre, dava konusu araçtaki ayıp gizli ayıp olduğu,  davacının dava konusu aracı yukarıda anılan çeşitli şikayetlerle sürekli olarak servise götürdüğü anlaşılmakla, bu hususlar dikkate alındığında, davalıya ayıp ihbarının öngörülen süre içerisinde yapıldığı anlaşılmıştır.Bu nedenle davacının TBK m. 227 hükmündeki \"satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme” hakkını kullanmakta haklı olduğu sonucuna varılmaktadır.Satım sözleşmesinden dönülmesi durumunda herkes aldığını aynen geri iade etmekle yükümlüdür.<br>Yabancı para birimi kullanılarak düzenlenen faturaların Türk Lirasına çevrilmesinde kullanılacak kur faturanın düzenlendiği tarihteki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuru olmalıdır. Faturalar bu kur üzerinden Türk Lirasına çevrilerek muhasebe kayıtlarına alınmalıdır. Gerek alıcı gerekse satıcı düzenlenen faturayı bu kur üzerinden hesaplanan TL karşılıkları ile muhasebe kayıtlarına almalıdır. Ancak ödeme faturalarda belirtilen döviz cinsinden yapılabileceği gibi, taraflar arasındaki anlaşmaya bağlı olarak ödeme gününde geçerli olan kur (döviz alış, döviz satış) üzerinden hesaplanan TL karşılığı olarak da yapılabilir. Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık irdelendiğinde; Dosyaya sunulan irsaliye fatura incelendiğinde, akdi ilişkinin yabancı para cinsinden olduğu ve faturanın mevzuat gereği TL cinsinden düzenlendiği ve nitekim  01/12/2015 tarihinde hazırlanmış A seri 080745 sıra numaralı irsaliye faturada, kurun gösterildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda  davaya konu ayıplı olduğu tespit edilen aracın davalıya ödenen bedelinin fatura üzerinde gösterilen hangi para cinsi ile hangi tarihte ödendiği hususu önem arzetmektedir. Mahkemece,bu durum araştırılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken bu husus araştırılmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir. (Bkz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2018/(13)3-846 Esas- 2021/1489  Karar sayılı kararı ile İstanbul BAM 14 HD.'nin   2018/1075 Esas - 2019/344 Karar sayılı   kararı.) Somut olayda davacı tarafça, ayıplı fatura konusu malın bedelinin faizsiz olarak iadesi istenebilir. Ancak mal iade edildiği tarihten itibaren malın bedeli ödenmediği takdirde faiz isteminde bulunulabilir. İlk derece mahkemesince bu husus gözetilmeksizin dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Tarafların istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  21/10/2020 tarih ve 2018/144 Esas - 2020/598 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep edenler tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/04/2024 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8d6ebd174d00fc6f","SID":"9fc772c286255c55"}}