{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/79 <br>KARAR NO: 2024/639<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/06/2020<br>NUMARASI: 2019/250 Esas 2020/318 Karar <br>DAVA: Tazminat<br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkili ve arkadaşlarının, Phuket'te 4 adet cep telefonu ile 1 adet powerbank-şarj cihazı satın aldıklarını, tüm telefonların bir adet fatura ile arkadaşı ... adına düzenlendiğini, 02.09.2017 tarihinde dönüş yolculuğunda cep telefonlarının müvekkiline ait valize konulduğunu, Phuket’te uçuş öncesi, valizdeki powerbank-şarj cihazının valizden çıkartıldığını, İstanbul’a gelindiğinde ise valizde bulunan telefonların kutularından çıkarılarak çalındığının, kutuların boş bir şekilde valizde olduğunun tespit edildiğini, davalının cep telefonlarının valizde olduğunu kabul etmeyerek tazminat ödemediğini, havayolu ile taşıma sırasında valizlerinin açılarak içinden telefonların çalınmasından davalının sorumlu olduğunu, zararı davalının tazmin etmesi gerektiğini belirterek toplamda 10.000-TL tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili; davacının bagajını taşıma kurallarına aykırı bir şekilde hazırladığını, bu konuda beyan vermediğini, özel menfaat bildirmediğini, kayıp olduğu bildirilen emtianın bagaj olarak valizde bulundurulmasının uygun olmadığını, bavul içinde bulunması \"olağan eşya” değilse, bunun davacı yanca ispati gerektiğini, yolcunun 8 kg miktarına kadar kabin bagajı hakkı olduğunu, dava konusu eşyaların kabinde taşınması gerektiğini, telefon kaplarına dair fotoğraflar ve satın alma faturasının tek başına bagaj içeriğinde bu telefonların bulunduğu şeklinde değerlendirilemeyeceğini, kg başına 20-USD veya 17-SDR ile sınırlı sorumluluk söz konusu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; tanık anlatımlarının birbiriyle tam olarak örtüşmediği, valiz içerisinde üç adet ... ve bir adet ... telefon cihazının bulunduğu iddialarının tartışmadan uzak bir şekilde tanıklarca teyit edilmiş olmadığı, kaldı ki beyanlardan da anlaşıldığı üzere söz konusu cihazların bir kısmının da tanıklara ait olması nedeniyle tanık beyanlarına üstünlük tanınamayacağı, dosya kapsamı itibariyle davacının söz konusu valizde dört ayrı kişiye ait dört adet cep telefonunun bulunduğunu ispatlayamadığı, cep telefonu gibi cihazların yolcu yanında kabin bagajında olmasının hayat deneyimlerine uygun olduğu, valiz içinde taşınmasının hayat deneyimlerine uygun olmadığı, bu durumda söz konusu telefonları taşıma süresi içerisinde zayi olduğunun davacı tarafça yeterli delil ile kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere bahsi geçen cep telefonlarının müvekkilinin bagajında bulunduğunun ispatlandığını, tanıkların açık beyanlarına rağmen mahkemece aksi yönde verilen kararın doğru olmadığını, iki kişiden oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporun gerekçesiz olduğunu, rapora karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, müvekkilinin ve arkadaşlarının el çantası taşımamaları nedeniyle kabin bagajlarının mevcut olmadığını, erkeklerin çanta taşımamaları gerçeği karşısında cep telefonlarının yolcu valizine konulmasının hayatın olağan akışına uygun olduğunu, bu nedenle mahkemenin gerekçesinin yerinde olmadığını, birden fazla elektronik cihazın valizde taşınamayacağına ilişkin yazılı ve sözlü bir kural bulunmadığını, davalı şirketin müvekkilinin kaybından sorumlu olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, havayolu taşıması sırasında bagajdan cep telefonlarının alınması sonucunda oluşan maddi zararın tazmini istemine ilişkindir. Somut olayda davacı taraf 12/09/2017 tarihinde davalı şirket tarafından gerçekleştirilen Phuket Havaalanından İstanbul Havalimanına uçuş için bagajlarını davalı firma yetkililerine teslim ettiğini, varma yerinde valizin içerisinde bulunan dava konusu dört adet cep telefonunun bulunmadığını  belirterek maddi zararının tazminini talep etmektedir. Mahkemece, bahsi geçen cep telefonlarının valizde bulunduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Uyuşmazlık; davacıya ait valiz içerisinde cep telefonunun bulunduğu hususunun ispatı noktasında toplanmaktadır. Davacı bahsi geçen cep telefonlarının kendisi ile birlikte seyahat eden arkadaşları ile kendisine ait olduğunu iddia etmekte olup, uçuştan önce yurt dışında iken cep telefonlarını satın aldıklarına dair alışveriş slibi ve fatura ibraz etmiştir. Yargılama sırasında bilgisine başvurulan davacının birlikte seyahat ettikleri arkadaşı olan tanıklar, bahsi geçen cep telefonlarının yurt dışında alındığını, valizin içerisinde konulduğunu beyan etmişlerdir. Ancak, bahsi geçen cep telefonlarından bir kısmının tanıklara ait olduğunun iddia edilmesi karşısında tanık beyanlarının başkaca delillerle desteklenmeden hükme esas alınması mümkün görülmemiştir. Cep telefonunun bagajda taşımaya elverişli olmayan eşya hükmünde olduğu yargı kararlarında da kabul edilmektedir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 17/05/2016 tarih  2015/11249 E. 2016/6852 K.; 26/10/2020 tarih 2020/631 E. 2020/4444 K.). Seyahat sırasında valizde taşınması hayatın olağan akışına uygun olan giyim veya şahsi bakım eşyaları gibi malların aksine cep telefonları bagajda taşınması muhtemel eşya niteliğinde olmadığından cep telefonunun bagajda yer aldığının davacı tarafça ispatlanması gerekmektedir. Davacı tarafından davalıya bu eşyalar için özel değer bildiriminde bulunulmadığı dikkate alındığında mahkemece davanın reddine dair kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:  Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 54,40‬-TL harcın mahsubu ile kalan 373,20-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b671b618f3c0566c","SID":"7725013639d5b1eb"}}