{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1936 <br>KARAR NO: 2024/538<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/07/2021<br>NUMARASI: 2014/469 Esas - 2021/533 Karar<br>DAVA: Alacak <br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; davalının müvekkilinin bayisi olduğunu, tapuda \"Kocaeli İli, Derince İlçesi ... Köyü ...  Pafta ... Ada, ... Parselde kayıtlı\" gayrimenkulde 04/07/2007 ve 28/06/2007 tarihli sözleşme kapsamında müvekkili şirkete 13/07/2027 tarihine kadar intifa hakkı verildiğini ve tapuya tescil ettiğini, Rekabet Kurumu'nun 12/03/2009 tarihli duyurusu ile bayilik ilişkisinin sona erdiğini ve intifa terkini için müvekkili şirket tarafından davalıya vekâletname verildiğini, intifa hakkının sona ereceği süre sonuna kadar intifa hakkı bedelinin davalıya ödendiğini ve intifa hakkı tesisi edilen gayrimenkulde kalıcı yatırımların müvekkili şirket tarafından yapıldığını, ancak intifa hakkının Rekabet Kurumu düzenlemeleri çerçevesinde sona ermesi sebebiyle müvekkili şirketin ödediği intifa ve kalıcı teknik yatırım bedellerinin davalılar açısından, sözleşmenin geçersiz kılındığı süre sonrası dönem için sebepsiz zenginleşmeye yol açtığını, bu durumda müvekkili şirketin ödediği meblağların sözleşmenin geçersiz kılındığı süre olan 11.07.2012 ila 13.07.2027 tarihleri arasındaki dönem için sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre müvekkiline iade edilmesi gerektiğini, güncellenmiş değerin de sebepsiz zenginleşme kapsamında olduğunu, bu nedenle intifa hakkına karşılık meblağların ve yapılan kalıcı yatırımların, intifa sözleşmesinin geçersiz kılındığı 11.07.2012 ila 13.07.2027 tarihleri arasındaki döneme karşılık gelen değerinin güncellenmiş hali ile ödenmesi gerektiğini, intifa hakkının kalan süreye isabet eden kısmının güncellenen değerinin 201.070-TL, teknik yatırımlar için güncellenmiş değerin 39.948-TL olmak üzere toplam 241.017-TL olduğunu belirterek 241.017-TL'nin 12.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; 12.03.2009 tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, müvekkili şirketin ikametgâhının bulunduğu ve intifa şerhine konu taşınmazın bulunduğu Kocaeli Mahkemelerinin yetkili olduğunu, Rekabet Kurulu kararına göre bayilik faaliyetinin yürütüldüğü taşınmazda mevcut intifanın 18.09.2010 tarihinde geçersiz olduğunu, intifanın fekki talep edilmesine rağmen edilmediğinden Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/486 Esasa sayılı dosyası ile intifa hakkının fekki davası açıldığını, davanın derdest olduğunu ve işbu dava dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, diğer yandan sözleşmenin davaya konu 13.07.2007 tarihli intifa sözleşmesinin yapıldığı tarih itibariyle kamu düzenine ilişkin hükümlere göre 5 yıl süreli yapılması gerekirken 5 yılı aşkın olarak yapılması sebebiyle kuruluşundan itibaren geçersiz olduğunu, taşınmaz üzerinde bulunan tüm makine, tesisat, idari bina ve müştemilatın müvekkili şirkete ait olduğunu,ödenen intifa bedelinin istenemeyeceğini, talep edilen tazminat miktarının fahiş ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı tarafından davanın en erken açılabileceği 18.09.2010 tarihinden önceki dönem için faiz ya da uyarlama talep edilmesinin ya da temerrüde düşürmenin mümkün olmadığı ve buna göre davacının talep edebileceği intifa bedelinin 181.500,61-TL olduğu, ayrıca davacı yanca her ne kadar kalıcı yatırım bedeli talep edilmiş ise de; talimat yoluyla alınan 06/03/2018 tarihli bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere, 28/06/2007 tarihli sözleşmede yatırım detaylarının dava konusu petrol istasyonunda bulunmadığının anlaşıldığı ve ayrıca teknik yatırım bedeli ve bunlarla sınırlı olmamak üzere benzeri mütemmim cüz niteliğinde yapılan ödeme kalemlerinden bakiye süreye isabet eden kısmının süresine bakılmaksızın bayilik faaliyetinin gereği olarak yapılması gereken yatırımlar olarak değerlendirilmesi gerektiği ve bu nedenle de davacı yanın sabit yatırım bedeli talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 181.500,01-TL'nin, dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: 1-Davacı vekili; kalıcı teknik yatırım bedeli yönünden 04/12/2019 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınması gerekirken 23/01/2014 tarihili bilirkişi raporuna dayalı olarak talebin reddinin doğru olmadığını, müvekkili ile davalı arasındaki imzalan bayilik sözleşmesi kapsamında müvekkiline tanınan 20 yıl süreli intifa nedeniyle müvekkilinin 20 yıl süre ile kullanılmaya elverişli olacak şekilde kalıcı teknik yatırım yaptığını, ancak müvekkilinin bunun karşılığını alamadığını, müvekkilinin sözleşmenin 5 yıl süre sonunda biteceğini öngörmüş olması halinde yapılacak yatırımların farklı olacağını, 04/10/2019 tarihli bilrikişi raporunda dava konusu teknik yatırımların tamamının istasyonda bulunduğunun ve değerinin tespit edildiğini, ayrıca müvekkili tarafından yapılan teknik yatırımların üzerinde sonradan giydirme yapıldığının da belirlendiğini, söz konusu bedele istasyon yazılımı kaleminin de eklenmesi ve dava konusu intifa bedeli bakımından güncellenmiş değerin esas alınması gerektiğini, raporda intifanın güncellenmiş bedellerinin tespit edildiğini, ayrıca temerrüdün Rekabet Kurulu'nun 12.03.2009 tarihinde yayınlanan kararı ile meydana geldiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2-Davalı vekili; davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerekirken kısmen kabulünün hatalı olduğunu, davacının geri isteme hakkını Rekabet Kurumu'nun 12/02/2009 tarihli duyurusu ile öğrendiğini, 2 yıllık zamanaşımı süresinin de bu tarihten itibaren başlaması gerektiğini, İstanbul mahkemelerinin davaya bakmaya yetkili olmadığını, davanın sözleşmenin ifa yeri olan Kocaeli mahkemelerinde görülmesi gerektiğini,  intifa hakkının fekki davası sırasında ipoteğin fekkedildiğini, 13.07.2007 tarihli intifa sözleşmesinin yapıldığı tarih itibariyle kamu düzenine ilişkin hükümlere göre 5 yıl olarak yapılması gerekirken 5 yılı aşkın yapılması sebebiyle kuruluşundan itibaren geçersiz olduğunu, intifa sözleşmesinin Rekabet Kurumu kararı ve tebliğ ile sona erdiğinden haklı bir sebep olmaksızın zenginleşmenin söz konusu olamayacağını, müvekkilinin mal varlığında herhangi bir zenginleşmenin söz konusu olmadığını,kamu hukukunun emredici kaidelerine aykırılık, BK. 19. ve 29. maddelerindeki fiili ve hukuki imkansızlık nedeniyle hukuka aykırı sonuç doğuracağını bildiği halde hukuka aykırı sonucun gerçekleşmesi amacıyla ödenen intifa bedelinin istenemeyeceğini, talep edilen tazminat miktarının fahiş ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi kapsamında davalı tarafından davacıya tanınan intifa hakkının Rekabet Kurulu kararı gereğince süresinden önce sona ermesi nedeniyle, davacı tarafından davalıya peşin ödenen intifa hakkı ve sabit yatırım bedellerinin bakiye süreye isabet eden kısımlarının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili istemine ilişkindir.  Rekabet Kurulunun 14.07.2002 tarihli Dikey Anlaşmalara İlişkin 2002/2 Numaralı Tebliğinin 5. maddesinde, alıcıya getirilen rekabet etmeme yükümlülüğünün 5 yıldan uzun olamayacağı, taraflar arasındaki bayilik, intifa hakkı, kira, emanet, kredi ve benzeri sözleşmelerin 5 yıllık süreyi aşan kısımların geçersiz hale geleceği  düzenlenmiştir. Somut olayda; davacı ile davalı arasında 28/06/2007 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 2. maddesi gereğince davalı adına kayıtlı bulunan  taşınmaz üzerine 13/07/2007 tarihinde 20 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiği, bayilik sözleşmesi kapsamında davacı tarafından davalıya 242.000-TL intifa bedeli ödendiği ve sabit yatırım bedeli harcaması yapıldığı, Rekabet Kurulu kararı nedeniyle davacı şirket tarafından davalı aleyhinde 10/03/2010 tarihinde ikame edilen İstanbul 3. ATM'nin 2010/186-532 sayılı davanın erken açılması nedeniyle reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, davacı tarafından keşide edilen 16/08/2012 tarihli ihtarname ile intifa hakkının terkini amacıyla dava dışı ... adına düzenlenen 14/08/2012 tarihli vekaletnamenin davalıya gönderildiği, Rekabet Kurulu kararı gereğince taraflar arasındaki 5 yıllık sözleşme süresinin 13/07/2012 tarihinde sonra erdiği, intifa hakkının davanın açıldığı tarihten önce 19/09/2012 tarihinde terkin edildiği anlaşılmaktadır. Sözleşmenin 16. maddesinde uyuşmazlık halinde İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğu kararlaştırıldığından davalı vekilinin yetkiye yönelik istinaf nedeni yerinde değildir. Davalı tarafça davanın zamanaşımına uğradığı ileri sürülmüş ise de talepler sözleşmeye dayalı  olup TBK'nın 146.maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımına tabidir.İntifanın terkin edildiği tarihden itibaren 10 yıllık süre dolmadığından zamanaşımına yönelik istinaf nedeni de  yerinde değildir.  Taraflar arasında 28/06/2007 tarihli sözleşme ile başlayan bayilik ilişkisinin Rekabet Kurulu’nun 2009 tarihli kararlarına istinaden 28/06/2012 tarihi itibariyle sona erdiği açık olup, bu durumda davacının bayilik ilişkisinin intifa süresi sonuna kadar devam edeceğine inanarak ödediği intifa ödemelerinin intifadan yararlanamayacağı süreye karşılık gelen kısmının iadesi gerekir. Somut olayda davacının intifa hakkından faydalanamadığı süreye karşılık tutar 181.500-TL olarak hesaplanmış olup mahkemece de bu bedele hükmedilmiştir.Davalı bayiinin iyiniyetli olarak sözleşme süresinin sonuna kadar devam edeceği düşüncesiyle iktisap ettiği intifa bedelinin kendi dahilinde olmayan nedenlerle sözleşmenin süresinden evvel geçersiz hale gelmesi nedeniyle iyiniyetle elinde kalanı vermekle sorumlu olduğu, bu sebeple kıstelyevm usulünce kullanılmayan süreye göre hesaplama yapılarak kalanı iade ile yükümlüdür. Her ne kadar davacı tarafından güncellenmiş tutara hükmedilmesi talep edilmiş ise de davalının sebepsiz zenginleşmede kötüniyetli olmadığı,sözleşme devam ettiği sürece intifa hakkından yararlandığından güncellenmesi talebi yerinde değildir.Taraflar arasındaki anlaşmanın öngörüldüğü tarihten önce sonlanması nedeniyle, davacı tarafından yapılmış ve davalı yan uhdesine geçmiş sabit yatırımların anlaşmanın geçersiz kalan süresine ilişkin kısmına isabet eden tutarının iadesi, halen davalı bayinin kullanımında olması ve taşınmazına değer katması koşuluyla mümkündür. Her ne kadar mahkemece, davacı tarafça yapılan kalıcı teknik yatırımların işletme sözleşmesinin bir gereği olarak sözleşmenin süresine bakılmaksızın yapılması gereken yatırımlar olduğu, sözleşmenin ifa edilebilmesi için her halükarda bu kalıcı teknik yatırımların  davacı tarafça yapılması gerektiği belirtilmiş ise de, taşınmaza değer katacak nitelikte sabit yatırımların bulunması halinde sözleşmenin feshine rağmen bu şekildeki yatırımların davalı tarafından kullanılmaya devam edilmesi halinde taşınmazın değerine katkı yapan yatırımlar nedeniyle davacının sebepsiz zenginleşeceği kuşkusuzdur. Davacı tarafından dava dilekçesinde kalıcı yatırımların neler olduğu açıklanmamış ise de aşamalardaki beyanlarda talep Kanopi altına neon, İstasyon yazılımı, Elektrik panosu, Tonoz yönünden somutlaştırılmış, bunlara ilişkin bedel talep edilmiştir. Bilirkişi tarafından yerinde yapılan incelemede tonoz, elektrik panosu ve kanopi alt  ve çevresindeki aydınlatmanın mevcut olduğu tespit edilmiştir. Davacının talep ettiği sabit yatırım giderlerinden elektrik panosunun 11.640-TL üzerinden, tonozun ise 20.719,20-TL üzerinden 10/12/2007 tarihinde davacı adına fatura edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının elektrik panosu ve tonoz için ödenen 32.259,20-TL sözleşmenin geçersiz kısmına isabet eden 24.194-TL'sinin davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, bu talep yönünden davanın reddi doğru olmamıştır.  Açıklanan nedenlerle; mahkemece sabit yatırımların anlaşmanın geçersiz kalan süresine ilişkin kısmına isabet eden tutarın tahsiline karar verilmesi gerekirken bu kısım talebin tümüyle reddine karar verilmesi doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından davanın kısmen kabulü ile, 181.500-TL intifa bedeli, 24.194-TL kalıcı yatırım bedeli olmak üzere toplam 205.694-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/07/2021 Tarih 2014/469 Esas  2021/533  Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; \"Davanın kısmen kabulü ile, 181.500-TL intifa bedeli, 24.194-TL kalıcı yatırım bedeli olmak üzere toplam 205.694-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine\" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; \"Alınması gereken 14.050,95-TL karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 4.116-TL harcın mahsubu ile kalan 9.934,95‬-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 4.140,30-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine Davacı tarafından yapılan 314-TL keşif harcı, 2.600-TL bilirkişi ücreti ve 561,95-TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.475,95-TL'nin davanın kabulü oranında hesaplanan 2.970-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 100-TL yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 15-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine takdir olunan 32.854,10-TLnispi  vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı lehine takdir olunan 17.900-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,\" Alınması gereken 12.398,26-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 3.104-TL harcın mahsubu ile kalan 9.294,26‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafça yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya  iadesine, Davacı tarafından yapılan 72-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 60-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanınüzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d88d648c23158831","SID":"39d5f4f94c29d444"}}