{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2404 Esas<br>KARAR NO: 2024/741 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2020/750 Esas - 2021/686 Karar<br>TARİHİ: 30/09/2021<br>DAVA: Sözleşmenin İptali<br>KARAR TARİHİ: 02/05/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı ....’nin 20.12.2019 tarihli faturası ile ... plakalı, ... ... marka tipi, ... motor ve ... şase numaralı otomobilin davacı ... Tic. Ltd. Şti.’ye satıldığını, ilk olarak 17.06.2020 tarihinde aracın seyir halindeyken arızalandığını, davacı şirket tarafından arızanın derhal dava dışı üretici firma ve davalı satıcı firmaya bildirildiğini, üretici firma tarafından dava konusu araç teslim alınarak davacı şirkete ikame araç teslim edildiğini, 08.07.2020 tarihinde aracın hala serviste işlemlerinin devam ettiği bildirilerek davacı şirketten test işlemlerine onay vermesinin istendiğini ve mesaj ile onay verildiğini, aracın onarım işlemlerinin 10.07.2020 tarihinde tamamlanarak davacı şirkete teslim edildiğini, dava konusu aracın servisten teslim alındığı gün 10.07.2020 tarihinde seyrederken ikinci defa arızalanarak yolda kaldığını, dava dışı üretici firma ve <br>davalı satıcı firmaya derhal bildirildiğni, yetkili servis tarafından aracın teslim alındığını, üretici firma tarafından davacıya 10.07.2020 tarihli mesaj ile teknisyenin yola çıktığının bildirildiğini, 17.07.2020 tarihinde davacıya araçta parça değişikliği yapıldığının ve test için onay istendiğinin mesaj ile bildirildiğini, sonrasında aracın 21.07.2020 tarihinde davacıya teslim edildiğini, dava konusu aracın servisten teslim alındığı 21.07.2020 tarihinde seyrederken üçüncü defa tekrar arızalandığını, arızanın derhal dava dışı üretici firmaya ve davalı satıcı firmaya bildirildiğini, yetkili servisin aracın onarımını yaptığını ve aynı gün davacı şirkete teslim ettiğini, davacıya araçta yapılan işlemleri gösteren belge verildiğini, dava konusu aracın seyrederken 23.07.2020 tarihinde dördüncü defa arızalandığını, arızanın derhal dava dışı üretici firmaya ve davalı satıcı firmaya bildirildiğini, ... tarafından dava konusu aracın çekici ile servise alındığını, üretici firma ...  A.Ş. tarafından müvekkili davacı şirkete teknisyenlerin yola çıktığını bildiren mesaj gönderildiğini, aracın 28.07.2020 tarihinde davacıya teslim edildiğini ve araçta yapılan işlemlere ilişkin belge Düzenlendiğini, dava konusu aracın 04.08.2020 tarihinde otoparktayken beşinci defa arızalandığını, arızanın derhal dava dışı üretici firmaya ve davalı satıcı firmaya bildirildiğini, üretici firma tarafından yetkili servis yönlendirildiğini ve aracın onarıma alındığını, 04.08.2020 tarihinde yol yardım tarafından araçta yapılan inceleme sırasında fotoğraflarının çekildiğini ve aracın 08.08.2020 tarihinde davacıya teslim edildiğini, dava konusu aracın servisten teslim alındığı 08.08.2020 tarihinde seyrederken altıncı defa arızalandığını, arızanın dava dışı üretici firmaya ve davalı satıcıya bildirildiğini, üretici firma tarafından mesaj ile çekici yönlendirildiğinin bildirildiğini, aracın çekici üzerinde servise götürüldüğünü, 02.09.2020 tarihinde aracın davacıya teslim edildiğini, 20.12.2019 tarihinde satın alınan aracın salgın döneminde 3 - 4 ay dahi kullanılamadığını ve sürekli arızalı olduğunu, aracın arızaları, serviste kalış süreleri ve servisten çıktığı günlerde tekrar arızalandığı dikkate alındığında ayıplı olduğunun ve araçtan beklenin faydanın sağlanamadığının anlaşıldığını, aracın sürekli yolda kalması nedeniyle araçla yola çıkmanın oldukça riskli hale geldiğini, davacı elemanlarının defalarca kaza yapmaktan son anda kurtulduğunu, dava konusu aracın servise her gittiğinde davacının aracın ayıplı olduğunu bildirerek ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep etmesine rağmen davalı şirket tarafından bu talebin dikkate alınmadığını, aracın son servise gidişinde yaklaşık bir ay serviste kaldığını, davacının aracın onarılmasını istemediğini ve onay vermediğini, aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi talep edildiği halde üretici firma ...A.Ş. tarafından aracın tekrar onarıldığını, davacının onarılmış aracı teslim almak istememesi üzerine aracın serviste beklediği süre boyunca otopark ücreti işletileceğinin söylendiğini, davacı şirket yetkilisinin aracı ihtirazi kayıtla teslim aldığını, üretici firma müşteri hizmetleri ile yapılan tüm görüşmelerde aracın ayıpsız misli ile değişiminin talep edildiğini, dava konusu aracın son servis kaydında da görüleceği üzere onarıma kesinlikle onay verilmediğini, davacının aracın onarımına onay vermediğini ve ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep ettiğini 14.08.2020 tarihinde davalı şirkete ve dava dışı üretici firmaya  Bakırköy ... Noterliği ... yevmiye numarası ile ihtarnamesi ile bildirilmesine rağmen aracın onarıldığını beyanla dava konusu ... plakalı aracın ayıplı olması nedeniyle ayıpsız misli ile değiştirilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; dava konusu aracın ayıplı olmadığını, ayıp ihbar sürelerine uyulmadığını, aracın alındıktan sonra 6 ay boyunca sorunsuz kullanılmasından ayıpsız olduğunun  anlaşıldığını, aracın 17.06.2020, 21.07.2020, 23.07.2020 ve 04.08.2020 tarihlerinde \"sözde\" arıza nedeniyle servise götürüldüğünü ancak araca ilişkin ayıp ihbarının 14.08.2020 tarihinde yapıldığını, özellikle 2. el olarak satılan araca ilişkin herhangi bir garanti verilmediğini, davacının seçimlik hakkını onarımdan yana kullandığını beyanla davanın bayilik anlaşması kapsamında ... A.Ş.’ye ihbar Edilmesine ve reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 30/09/2021 tarih ve 2020/750 Esas - 2021/686 Karar  sayılı kararında; \"Dava; ayıplı mal nedeni ile  misli ile değiştirilmesi talebine ilişkindir. Taraflar arasında 20.12.2019 tarihinde araç satışı yapıldığı, araçta ayıp olup olmadığı var ise ayıbın niteliği, davacının ayıp ihbarını süresinde yerine getirip getirmediği, ayıplı malın misli ile değiştirilmesinin mümkün olup olmadığı hususlarında uyuşmazlık olduğu anlaşılmaktadır.Davacının davalıdan 20.12.2019 tarihli faturası ile ... plakalı, ... marka tipi, ... motor ve ... şase numaralı otomobili 169.402,50-TL ye satın aldığı anlaşılmıştır. Davacı; aracın ilk olarak 17.06.2020 tarihinde araç seyir halindeyken arızalandığı, sonra 10.07.2020 tarihinde seyrederken ikinci defa arızalandığı,01.07.2020 tarihinde seyrederken üçüncü defa tekrar arızalandığı, üretici firma tarafından yetkili servis yönlendirildiği ve aracın onarıma alındığı, 04.08.2020 tarihinde yol yardım tarafından araçta yapılan inceleme sırasında fotoğraflar çekildiği ve aracın 08.08.2020 tarihinde davacıya teslim edildiği,Dava konusu aracın servisten teslim alındığı 08.08.2020 tarihinde seyrederken  altıncı defa arızalandığı; arızanın dava dışı üretici firmaya ve davalı satıcıya bildirildiği; üretici firma tarafından mesaj ile çekici yönlendirildiğinin mesaj ile bildirildiği; aracın çekici üzerinde servise götürüldüğü; 02.09.2020 tarihinde aracın davacıya teslim edildiği; 20.12.2019 tarihinde satın alınan aracın salgın döneminde 3 - 4 ay dahi kullanılamadığı ve sürekli arızalı olduğu; aracın arızaları, serviste kalış süreleri ve servisten çıktığı günlerde tekrar arızalandığı dikkate alındığında ayıplı olduğundan bahisle davalıdan ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır.Davacının aracın onarımına onay vermediğinin ve ayıpsız misli ile değiştirilmesinin <br>talep edildiğinin 14.08.2020 tarihinde davalı şirkete ve dava dışı üretici firmaya Bakırköy ... Noterliği ... yevmiye numarası ile ihtarnamesi ile bildirdiği görülmektedir. Davalı dava konusu aracın ayıplı olmadığı; ayıp ihbar sürelerine uyulmadığı; aracın alındıktan sonra 6 ay boyunca sorunsuz kullanılmasından ayıpsız olduğunun anlaşıldığı; aracın 17.06.2020, 21.07.2020, 23.07.2020 ve 04.08.2020 tarihlerinde \"sözde\" arıza nedeniyle servise götürüldüğü; ancak araca ilişkin ayıp ihbarının 14.08.2020 tarihinde yapıldığı; özellikle 2. el olarak satılan araca ilişkin herhangi bir garanti verilmediği; davacının seçimlik hakkını onarımdan yana kullandığı; davanın bayilik anlaşması kapsamında ... A.Ş.’ye ihbar edilmesi ve reddi talep etmiştir. Araç üzerinde Makine Yüksek Mühendis  ... tarafından inceleme yapılmış bilirkişi raporunda; Davalı ....’nin 20.12.2019 tarihli faturası ile ... plakalı, ... marka tipi, ... motor ve ... şase numaralı otomobilin davacı ... Tic. Ltd. Şti.’ye yeni 0km olarak satıldığı, Garanti el kitabında, otomobilin satıştan itibaren 3 yıl ve 100.000 km kullanımına kadar hangisi önce dolarsa garanti teminatı altında olduğunun belirtildiği ve garantisinin devam ettiği,Otomobilin vites sistemi ile elektronik kontrol sisteminin senkronize çalışmaması nedeniyle vites sisteminin sürekli arızalandığı; otomobil defalarca servise götürüldüğü halde onarılamadığı; arızanın sürekli tekrarladığı ve devam  ettiği; otomobilin üretimden kaynaklı gizli ayıplı olduğu ve ayıbın devam  ettiği,Otomobilin mevcut haliyle kullanılmasının tehlikeli olduğu, Dikkate alındığında teknik yönden davalı satıcı ... A.Ş. tarafından ... plakalı otomobilin iade alınması gerektiği; yönünde görüş ve kanaati ile rapor düzenlenmiştir. Davacının davalıdan satın aldığı aracın defalarca servise götürüldüğü halde onarılmadığı, arızanın sürekli tekrarlandığı, otomobilin üretimden kaynaklanan gizli ayıplı olduğu ve ayıbın devam ettiği, davacının değişim talebini noter ihtarı ile davalıya bildirmesi ile ayıpsız misli ile değişim seçimlik hakkını  kullandığı anlaşılmaktadır. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunun 246 kıyas ve 227 maddelerinde ayıp halinde alıcının seçimlik hakları açıkça düzenlenmiştir. Davacının  6098 Sayılı yasa gereği ayıpsız misli ile değişim hakkı mevcut olup araçtaki arıza nedeni ile aracın mevcut hali ile kullanılmasının tehlike arz ettiği, ve ayıbın esasa etkili nitelikte olduğundan misli değişim talebinin kabul edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.\" gerekçesi ile \"Davanın Kabulüne\" karar verilmiş ve verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; söz konusu karara karşı istinaf yoluna başvurma ve  işbu kararın yargılama sonuna kadar tehiri icrasına karar verilmesini talep etme gereğinin hasıl olduğunu, dava konusu araç ayıplı olmamakla birlikte, davacı tarafın TTK'da belirtilen ve hak düşürücü niteliğindeki ayıp ihbar sürelerine uymadığından bahisle davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın, taraflar arasındaki ticarî alım - satım sözleşmesindeki sözde ayıba dayanarak huzurdaki davayı ikame ettiğini, dava konusu araç üzerinde herhangi bir açık / gizli ayıbın söz konusu olmadığını, TTK'nın ayıbı düzenleyen 23. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde ticarî alım - satım sözleşmelerinde açık ayıp için 2 günlük, gizli ayıplar için ise 8 günlük ayıp ihbar süresinin düzenlendiğini, kanunda düzenlenen ayıp ihbar sürelerinin, hak düşürücü süre niteliğinde olduğunu, TTK 18. mad. 3. fıkrasında ise tacirler arasında yapılan ihbarın ve ihtarların noter aracılığıyla yapılması gerektiğinin belirtildiğini; Somut olayda davacının, ayıplı olduğunu iddia ettiği dava konusu aracı 20.12.2019 tarihinde satın aldığını ikrar ettiğini ancak araca ilişkin ayıp ihbarının aracın satın alındığı tarihten yaklaşık 8 ay sonra, araç birkaç defa servise götürüldükten sonra Bakırköy ... Noterliği'nin 14.08.2020 tarih ve ... yev. no'lu ihtarnamesi ile müvekkili şirkete bildirildiğini, yukarıda yer alan kanun hükümlerinde ayıp ihbar sürelerinin hiçbir tereddüte mahal bırakılmayacak şekilde açıkça belirtildiğini, davacının da tacir olmasına karşın, TTK m.18/2'de belirtildiği üzere basiretli bir iş adamı gibi hareket etmeyip TTK'da düzenlenen ayıp ihbar sürelerine riayet etmediğini, TTK'da yer alan ayıp ihbar süreleri, hak düşürücü süre olup süresi içinde ihtar yapılmaması hâlinde, ayıp ihtarına bağlanan hakların kullanılmasının söz konusu olmayacağını, hak düşürücü süre niteliğindeki ayıp ihbar sürelerine uyulup uyulmadığı hususunun Mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiğini;  Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/4144 Esas - 2016/9321 Karar ve 24.05.2015 tarihli ilâmında açık ayıplar için 2, gizli ayıplar için 8 günlük hak düşürücü ayıp ihbar sürelerinin olduğu ve söz konusu ihbar sürelerine uyulup uyulmadığının Mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiğinin açıkça belirtildiğini, dava konusu aracın alındığı tarihten itibaren 6 ay boyunca davacı tarafça kullanıldığını, aracın ilk defa 17.06.2020 tarihinde arıza sebebiyle servise götürüldüğünü, aksini kabul anlamına gelmemek kaydıyla somut olaya TBK hükümleri uygulanacaksa dahi ayıp ihbarına ilişkin gerekçeli kararda atıf yapılan TBK hükümlerinin; \"Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır\" şeklinde olduğunu; Söz konusu hükümde satılan malda sonradan ortaya çıkan gizli ayıbın hemen satıcıya bildirilmesi gerektiğinin açıkça belirtildiğini, davacı tarafça aracın alındığı tarihten itibaren 6 ay boyunca kullanıldığını, 17.06.2020, 21.07.2020, 23.07.2020 ve 04.08.2020 tarihlerinde sözde arıza nedeniyle servise götürüldüğünü ancak araca ilişkin ayıp ihbarının aracın servise götürüldüğü tarihten tam 2 ay sonra 14.08.2020 tarihinde gerçekleştirildiğini, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2015/16380 Esas - 2016/9129 Karar sayılı ve 23.05.2016 tarihli ilâmında araçta gizli ayıbın varlığı kabul edilse dahi, gizli ayıp öğrenilmesine rağmen derhal ayıp ihbarında bulunulmamasının \"aracın alıcı tarafından ayıplı olarak kabulü\" sonucunu doğuracağının açıkça belirtildiğini; Dava konusu aracın ayıplı olmadığını, aksini kabul anlamına gelmemek kaydıyla, aracın bir an için ayıplı olduğu düşünülse dahi aracın satın alındığı 20.12.2019 yahut servise götürüldüğü 17.06.2020 tarihinden itibaren davacı tarafça ayıp ihbar sürelerine riayet edilmediğinin açık olduğunu, aracın davacı tarafça olduğu şekliyle kabul edilmiş sayıldığını, Yerel Mahkeme tarafından yukarıda belirtilen hususların hiçbirinin dikkate alınmadığını, gerekçeli kararda bilirkişi raporundaki yanılgılı hukukî değerlendirmelerin olduğu gibi kabul edilerek davanın kabulüne karar verildiğini, HMK m.33 uyarınca hukukî değerlendirmenin, bir başka deyişle ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığının hâkim tarafından yapılması gerektiğini, uyuşmazlığa konu somut olayda hukukî değerlendirmeyi bilirkişinin yaptığını, Yerel mahkemenin bilirkişiyi adeta hâkim addederek bilirkişi raporunun sonuç kısmını gerekçeli karara kopyaladığını;Davacı tarafın seçimlik haklarından ücretsiz onarım hakkını kullanmış olduğundan bahisle misli ile değişim hakkını kullanamayacağını, ayıp ihbar sürelerine bir an için riayet edildiği düşünülse dahi, davacının ücretsiz onarım hakkını kullanmış olduğundan bahisle aracın misli ile değişimini talep edemeyeceğini, davacı tarafın TBK m.227'de sayılan seçimlik haklarından ücretsiz onarım hakkını halihazırda kullanmış olup, bu kapsamda işlem yapılarak aracın ücretsiz onarımının tamamlandığını, davacının aynı arızalarla ilgili olarak dava dilekçesinde misli ile değişim hakkını kullanmak istemesinin, yasaya ve içtihatlara aykırılık teşkil ettiğini, davacı tarafın 4 adet seçimlik hakkından birisini kullanmasına rağmen bu hakkını tüketmemiş gibi dava dilekçesinde ikinci seçimlik hakkını kullanmayı da talep ettiğini ve kanunda 4 adet sayılan seçimlik hakkından 1 tanesini kullanmış ve tüketmiş olmasına rağmen 2. seçimlik hakkını kullanmak istediğini, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre de yasanın alıcıya tanıdığı seçimlik hakların bozucu nitelikli inşai haklardan olup kullanılmakla son bulduğundan bundan rücu edilemeyeceğini, seçimlik hakkının bir tanesinin seçilmesi anlamına geldiğini ve seçimlik haklardan birisi kullanılınca diğer seçimlik haklarının kullanılamayacağını;Yargıtay 3. HD 2020/7336 E.-2020/6337 K. sayılı ve 10.11.2020 tarihli ilâmında TBK m. 227'de yer alan seçimlik haklarının kullanımla biten inşai haklardan olduğu hiçbir tereddüte yer bırakmayacak şekilde açık, net ve anlaşılır bir şekilde izah edildiğini, 4 adet seçimlik haktan birisinin talep edilip kullanılmasından sonra ikinci hakkın da kullanılmasının hukuken mümkün olmadığının açık olduğunu, bu husus Mahkemece dikkate alınmadan karar verilmesinin tek başına bozma sebebi olduğunu, dava konusu araç üzerinde müvekkili şirketin sorumlu tutulabileceği açık veya gizli herhangi bir ayıbın söz konusu olmadığını,  ... plakalı otomobilin satış işlemi 20.12.2019 tarihinde gerçekleştirilmiş olup, davacı tarafın aracı bu tarihten sonra tam 6 ay boyunca sorunsuz olarak kullandığını, müvekkili şirketin kayıtlarında da aracın ilk olarak servise getirildiği 17.06.2020 tarihine kadar dava konusu otomobile ilişkin olarak herhangi bir arıza kaydı bulunmadığını, bu durumun otomobilde ortaya çıktığı iddia edilen arızanın davacı tarafın kullanımından kaynaklı olarak ortaya çıkmış olabileceğini gösterdiğini, aracın 6 ay boyunca sorunsuz kullanılmasından sonra bir anda üst üste arızalar vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu; Müvekkili şirket ... A.Ş, ... ve ... markalı otomobillerin yetkili bayisi olarak faaliyet göstermekte olup, bu kapsamda 0 Km ve 2. el otomobil satışı, kiralaması, servisi, sigorta işlemleri, yedek parça ve aksesuar satışları işlemlerini gerçekleştirdiğini, müvekkili şirket hizmet kalitesini ve müşteri memnuniyetini her zaman ön planda tutmakta olup, yasal mevzuattan kaynaklanan her türlü yükümlülüğünü titizlikle yerine getirdiğini, müvekkili şirket satışını yaptığı otomobillerin üretim ve imalat aşamalarında yer almamakta olup, bayilik anlaşması kapsamında dava dışı ... A.Ş. den tedarik edilen otomobillerin satışını gerçekleştirdiğini;Müvekkili şirketin satışını yaptığı otomobillerde karşılaşabilecek üretim veya imalat hatalarına herhangi bir dahilinin bulunmadığını, huzurdaki davanın ... A.Ş'ye ihbar edilmesi taraflarınca talep edilmisşe de Yerel mahkemece bu talebe ilişkin herhangi bir ara karar dahi kurulmaksızın davanın kabulüne karar verildiğini beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.  Dava, alım satım sözleşmesine konu aracın ayıplı olduğundan bahisle misli ile değiştirilmesi talebine ilişkindir.Davacı taraf, davalıdan 20.12.2019 tarihinde satın aldığı ... plakalı, ... marka aracın alındığı tarihten kısa bir süre sonra seyir halinde iken arızalandığını, derhal servise götürüldüğünü, servis tarafından onarım yapılması ve aracın kendisine tesliminden sonra aynı arızanın defalarca tekrar ettiğini ve yapılan onarımlar ile giderilemediğini, son olarak davalı tarafa aracın onarılmasına onay verilmediği ve misli ile değiştirilmesinin talep edildiğinin bildirildiğini, buna rağmen davalı tarafça aracın onarımının yapıldığını, aracın ayıplı olduğunu, kendisinden beklenen faydanın sağlanamadığını beyan ederek misli ile değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf araçta herhangi bir ayıp bulunmadığını, davacının ayıp ihbar süresi içerisinde bildirimde bulunmadığını, aksi halde ise onarım hakkını kullanması sebebiyle bu hakkından vazgeçerek aracın misli ile değiştirilmesini talep edemeyeceğini beyan ederek davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulü ile davalı tarafından aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; dava konusu aracın ayıplı olmadığı, davacı tarafından ayıp ihbar sürelerine uyulmadığı, bu nedenle aracın mevcut hali ile kabul edildiği, davacının ücretsiz onarım hakkını kullanmış olması sebebiyle misli ile değişim hakkını kullanamayacağı, aracın davacı tarafından 6 ay boyunca sorunsuz bir şekilde kullanıldığı, bu nedenle araçta ortaya çıktığı iddia edilen arızanın davacının kullanımından kaynaklanmış olabileceği, Mahkemece davanın ... A.Ş.'ye ihbar edilmesi talepleri hakkında herhangi bir karar verilmemesinin usule aykırı olduğuna ilişkindir. Türk Ticaret Kanunu'nun 23/1-c maddesi uyarınca ticari alım satımlarda satılanda bulunan ayıp açık ayıp niteliğinde ise, alıcının teslim tarihinden itibaren 2 ve 8 günlük süreler içerisinde satıcıya bildirimde bulunması gereklidir. TTK'nın 23. maddesinin atfı ile uygulanan ve ayıptan doğan haklara dair zamanaşımının düzenlendiği TBK'nın 231. maddesi hükmü uyarınca satıcı, daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz. Ayrıca satıcının ağır kusurlu olması ya da satıcılığı meslek edinmiş olması sebebiyle bilmesi gereken bir ayıbın bulunması halinde, TBK'nın 225. maddesi uyarınca, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulması mümkün değildir. Somut olayda davacı taraf gizli ayıp iddiası ile aracın misli ile değiştirilmesini talep etmektedir. Bu kapsamda malın gizli ayıplı olduğunun, ayıbın süresi içerisinde davalıya bildirildiğinin davacı tarafından ispat edilmesi gerekir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda; dava konusu aracın vites sisteminin ayıplı olduğu ve ayıbın kök nedeninin elektronik sisteminin (beyni) ayıplı olmasından kaynaklandığı, bu sebeple aracın servis tarafından onarımı sırasında vites sistemi ile birlikte elektronik kontrol sistemine de müdahale edildiği, aracın elektronik kontrol sistemi ile vites sisteminin senkronize şekilde çalışmadığı için vites geçişlerinde sorun olduğu veya viteslerin devre dışı kaldığı, her ne kadar keşif sırasında araçta arıza yok ise de, aynı arızanın defalarca ortaya çıktığı ve onarıma rağmen kısa süre içerisinde tekrar ettiği, aracın viteslerinin geçmemesi, viteslerin boşa çıkmasının ve aracın mevcut hali ile kullanılmasının çok tehlikeli olduğu, aracın 3 yıllık garanti süresinin devam ettiği ve gizli ayıplı olduğu tespit edilmiş olup, raporda arızanın davacının kullanımından kaynaklandığına dair bir tespitin olmadığı, raporun sunulan servis kayıtları nazara alınarak düzenlendiği, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalı tarafça rapora teknik bir açıklama veya iddia ileri sürülerek itirazda bulunulmadığı, bu şekilde davacı tarafından aracın gizli ayıplı olduğunun ispat edildiği, aracın ilk ve sonraki arızalarında derhal servise götürüldüğü, sunulan servis kayıtlarına göre davalı tarafa süresi içerisinde ayıp bildiriminde bulunulduğu, onarım üzerine aynı arızanın devam ettiği ve bu kez davacının 14.08.2020 tarihli Noter ihtarnamesi ile davalıya aracın gizli ayıplı olduğunu ve misli ile değiştirilmesini talep ettiğini bildirdiği, davanın garanti ve zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı,  davalı vekilinin aracın ayıplı olmadığı, arızanın davacıdan kaynaklanmış olabileceği ve ayıp ihbarının süresi içerisinde yapılmadığına dair istinaf sebeplerinin isabetsiz olduğu anlaşılmıştır.Davacı taraf aracı ilk arızasından itibaren servise götürmüş ve araçta yapılan onarımlardan sonra aynı arıza tekrar etmiş olup bu şekilde davacı tarafından, araçtaki arızanın/ayıbın onarım ile giderilemediği, aracın gizli ayıplı olduğu ve araçtan beklenen faydanın sağlanamayacağı anlaşılmıştır. Davacı araçtaki ayıbın onarımla giderilemediğini ve gizli ayıp niteliğinde olduğunu öğrendiği anda davalıya gönderdiği Noter ihtarnamesi ile seçimlik hakkını aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi yönünde kullandığını bildirmiş olup bundan önce aracın garanti süresi ve kapsamı dahilinde onarılmış olması ayıptan doğan hakların kullanıldığı ve tüketildiği anlamına gelmemektedir. Davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri isabetsizdir.Her ne kadar davalı taraf cevap dilekçesi ile davanın  ... A.Ş.'ye ihbar edilmesini talep etmiş ve Mahkemece davanın adı geçen şirkete ihbar edilmemiş olması usule aykırı olmuş ise de, bu aykırılığın davanın sonucuna bir etkisi bulunmadığından Dairemizce kaldırma sebebi olarak görülmemiştir. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;  1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 11.571,88 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 2.99‬0,67 TL (59,30 TL+97,70 TL+2.833,67 TL) harcın mahsubu ile bakiye 8.581,21‬ TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/05/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7a84445f11d8a519","SID":"314c349e992e69fc"}}