{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/16 Esas <br>KARAR NO: 2024/784 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2016/625 Esas - 2019/1232 Karar<br>TARİH: 27/12/2019<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 09/05/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalı şirket aleyhine; İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 170.100,04-TL asıl alacak, 47.977,53-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 218.077,57-TL cari hesap alacağının tahsiline ilişkin olarak icra takibi başlatıldığını, işbu başlatılan icra takibine, borçlu şirket vekili tarafından itiraz edildiğini, takibin durduğunu, itirazın iptaline, haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz eden ve takibi durduran borçlu davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, borçlu davalının kötüniyetli olması ve mal kaçırma ihtimali bulunması nedeniyle menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerde ki hak ve alacakları üzerine öncelikle teminatsız, bunun mümkün olmaması halinde Mahkememize uygun görülecek bir oranda teminat belirlenmesi ve belirlenen teminatın yatırılması suretiyle ihtiyati haciz nevinden ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafa dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmiş ise de; davalı tarafça Mahkememize cevap dilekçesi ibraz edilmediği anlaşılmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 27/12/2019 tarih 2016/625 Esas 2019/1232 Karar sayılı kararında;\"....Dosya kapsamına alınan ve hüküm kurmaya elverişli bulunan 25.05.2017 tarihli bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere; Davacı şirkete ait 2012-2013 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırılmış olduğu, bu anlamda davacı yan ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı yanın kendi ticari defter kayıtları ile dosyaya sunulu cari hesap ekstresinde görüldüğü üzere, 01.06.2016 takip tarihi itibariyle davalı yandan 170.100,41-TL alacaklı olduğu, davacı yanın, taraflar arasındaki sözleşmenin 3/5 maddesi gereğince davalı şirket unvanına düzenlemiş olduğu faturaların, davalı muhataba teslim edildiğine dair dava dosyasında herhangi bir teslim belgesinin yer almadığı, faturaların anılan sözleşme hükmüne göre \"yansıtma faturası\" niteliğinde olmaları gerektiği de dikkate alındığında, davacı yanın keşide ederek takibe konu ettiği faturaların davalı yanın ticari defterlerini ibraz etmemiş olması nedeni ile aynı tarihlerde müşterilerine keşide ettiği faturalarla uyumlu olup olmadıkları hususunun tespit edilemediği anlaşılmıştır. Bu kapsamda davalı yanın ticari defter ve belgelerinin incelenmesi amacıyla dosya kapsamına alınan Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi kanalı ile düzenlenen ve hükme esas alınan 17.07.2019 havale tarihli bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere; Her iki tarafın yasal defter açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yapıldığı, ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu; ancak davalı şirketin 2012 yasal defter kapanış kaydının yapılmadığının tespit edildiği, davalı şirketin takip tarihi itibariyle davacı şirkete 170.458,27-TL borçlu göründüğü, bu kapsamda davacı tarafın alacak bakiyesinin davalı yan ticari defterlerinde de kayıtlı olması sebebiyle davacı yanın taraflar arasındaki sözleşme kapsamında takibe konu faturalara ilişkin edimini yerine getirdiği; ancak davalı yanca fatura tutarlarının ödenmediği belirlendiğinden; davacı yanın takip tarihi itibariyle davalı yandan 170.100,04-TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Davacı yan tarafından, davalı yana keşide edilen fesih ihtarnamesinde; davacı yanın alacak talebinde bulunmadığı ve yine davacı yanın davalı muhatabını temerrüde düşürdüğünü gösteren başkaca bir ihtarname de sunulmadığından davalı yanın takip tarihinden önce temerrüde düşürüldüğünün ispat edilemediği, bu sebeple davacı yanın takipte işlemiş faiz talep edemeyeceği anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı yan bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde; 31/10/2012 tarihli iş ve işyeri devir sözleşmesinde geri ödenmesi kararlaştırılan 345.000,00-TL'nin 245.000,00-TL'sinin ödenmediğini, bu kapsamda başlatılan icra takibine davacı yanın itirazı ile takibin durduğunu ve bu alacağın mahsubu gerektiğini iddia etmişse de; davalı tarafın takip konusu ettiği 245.000,00-TL'nin her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre teyit edilemediği, yine alacağa dayanak teşkil eden sözleşmenin davacı tarafından Beşiktaş ... Noterliği'nin 09.09.2013 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshedildiği, ayrıca davalı tarafından feshin geçersizliği yahut sözleşme kapsamında alacak talebi ile açılmış bir dava da bulunmadığından davalı yanın bu yöndeki talebinin eldeki davada değerlendirilemeyeceği açık olup davacı şirketinin takip tarihi itibariyle davalı şirketten 170.100,40-TL alacağı olduğu anlaşılmış, bu nedenle İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyasında davalı yanın itirazının kısmen iptali ile, takibin 170.100,04-TL asıl alacak yönünden devamına karar vermek gerekmiş, koşulları oluştuğundan davalı yan aleyhine asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen icra inkar tazminatına hükmedilerek buna ilişkin davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur...\"gerekçesi ile, 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE; İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyasında davalı yanın itirazının kısmen iptali ile, bu defa takibin 170.100,04-TL asıl alacak yönünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %10,50'yi geçmemek üzere değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına,Alacağın %20'si üzerinden hesap edilen icra inkar tazminatının davalı yandan alınarak davacı yana verilmesine, karar verilmiş ve karara karşı Davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesi ile,  yerel mahkemece kurulan hüküm, talimat yolu ile Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/89 Tal. sayılı dosyasından alınan 17.07.2019 tarihli bilirkişi raporuna dayandırılmış olup gerekçe ve kanaat kısmında da ekseriyetle bu rapora yer verildiğini ancak hatalı şekilde oluşturulan rapora karşı itirazların hüküm kurulurken dikkate alınmadığını, Davada; taraflar arasında 31.10.2012 tarihli \"İş ve İşyeri Devir Sözleşmesi\" imzalandığını, sözleşme gereğince, müvekkili şirkete ait \"...  .... Sk. No:... İvedik/ANKARA\" adresindeki mutfakta bulunan demirbaşlar ile 2 adet araç davacı şirkete devredilecek, bunun yanında davacı şirkete müşteri devri de yapılacağını, Söz konusu sözleşme ile davacı Limon Yemek, sözleşmede belirlenen tarihlerde müvekkili şirket ...'a toplamda 345.000,00 TL ödeyeceğini, müvekkili şirket, sözleşme ile üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini ve hem demirbaşlar ile araçların hem de müşterilerin devri davacı şirkete yapıldığını ancak davacı şirket, yapması gereken toplam 345.000,00 TL ödemenin yalnızca Kasım 2012'nin ilk haftasında ödenmesi kararlaştırılan ilk taksidi 100.000,00 TL'sini gerçekleştirmiş, kalan 245.000,00 TL bedel müvekkili şirkete ödenmediğini, üzerine düşen ödeme yükümlülüklerini yerine getirmeyen davacı şirket bununla birlikte bir de Beşiktaş .... Noterliğinin 09.09.2013 tarih ve ... Yevmiye Numaralı ihtarnamesi ile kötüniyetli bir biçimde anılan sözleşmeyi feshettiğini müvekkili şirkete bildirdiğini, Müvekkili şirket, davacı şirketten alacağı olan 245.000,00 TL'nin tahsili için Ankara ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile davacı şirket aleyhine icra takibi başlattığını ve davacı şirketin, böyle bir borçlarının bulunduğu her iki tarafça da bilinmekteyken takibe yapmış olduğu kötüniyetli itirazı ile söz konusu takibin durduğunu, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1037 E. - 2014/846 K. sayılı dosyası ile görülen itirazın iptali davasında sözleşmede tacirler arası yetki şartının bulunduğu ve yetkili icra müdürlüğünün İstanbul İcra Müdürlükleri olduğu belirtilerek davanın usulen reddedildiğini, Müvekkili şirketin söz konusu alacağı olan 245.000,00 TL eldeki davada da yerel mahkemeye bildirildiğini ve davacının açmış olduğu davanın reddi ile birlikte aksi kanaat halinde müvekkili şirketin alacağının da incelenerek mahsup edilmesi talep edilmiş olmakla bu talebin usul ve yasaya aykırı olarak reddedildiğini, Söz konusu kararın dayanağı olarak 17.07.2019 tarihli bilirkişi raporu gösterilmişse de, anılan bilirkişi raporunda tarafların ticari defterlerinin incelenmesinde böyle bir alacağın varlığına rastlanılmadığı belirtilmiş olup bu rapora dayanarak sözleşmeden kaynaklı bir alacağın bulunup bulunmadığı yönünde kanaat belirtmenin hatalı olduğunu, şöyle ki, öncelikle hukuk yargılamasında bilirkişilerin görevi belirli bir uzmanlık gerektiren konularda inceleme ve tespitlerde bulunarak değerlendirmelerini mahkemeye sunmak gerektiğini, özellikle belirtmek gerekir ki, belirli bir uzmanlık gerektiren konudan kasıt bir hukukçu olan hakimin bilemeyeceği veyahut bilmesinin beklenemeyeceği, hukuk dışı teknik konulardan ibaret olduğunu, bir hukuki metin olan söz konusu sözleşme hakimin bilemeyeceği bir inceleme gerektirmediğinden, incelemeyi bilirkişinin değil, kendi uzmanlık alanına giren hakimin yapması gerektiğini, bir sorunun ne zaman uzmanlığı ya da özel veya teknik bir bilgiyi gerektirip gerektirmediğine bilirkişi görevlendirmekle yetkili olan hakim karar vereceğini,Davacı şirketin sözleşme ile yükümlü olduğu ödemelerin varlığı kesin olduğundan yapılması gereken bu ödemelerin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin araştırılması gerektiğini, yerel mahkeme tarafından, böyle bir inceleme yapılmaksızın hüküm kurulmasının eksik incelemeyi açıkça ortaya koymuş olduğundan bu sebeple de yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, Sözleşmeye uygun olarak müvekkili şirket üzerine düşen tüm edimleri yerine getirdiğini, ilk olarak da 2 adet aracın ve mutfak demirbaşlarının devri davacı şirkete gerçekleştirildiğini, bunun yanında müşteri devri de yine sözleşmeye uygun olarak müvekkili şirket tarafından yapıldığını, yerine getirdiği bu edimler karşısında 345.000,00 TL bedelin ancak 100.000,00 TL'sini tahsil edebilen müvekkili şirket somut olayda mağdur olan taraf olduğunu, müvekkilin yerine getirdiği edimlerin değeri 100.000,00 TL'yi oldukça aştığını, dolayısıyla karşılıklı borç yükleyen sözleşmede borcunu daha büyük oranda ifa eden tarafın müvekkil şirket olduğunu ve bilindiği üzere bu durumda kendi edimlerini yerine getirmeyen davacı şirketin, müvekkilinden sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmesinin talep etmesi mümkün olmadığını, bilirkişinin incelemesi gereken husus da aslında tam olarak bu olduğunu, sözleşmeden kaynaklanan edimlerin ifa oranını ortaya koyarak bir değerlendirme sunması gereken bilirkişiden, yerel mahkeme tarafından hakimin yapması gereken başkaca tespit ve değerlendirmeler talep edildiğini, İtirazın iptali davası, davacı şirketin müvekkili şirket aleyhine başlatmış olduğu İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyaya ilişkin olup bu icra dosyası dava süreci devam ederken takipsizlik sebebi ile düşürüldüğünü ve yenilenerek İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... E. numarasını aldığını, yenilenen takip dosyasına davacı tarafından yerel mahkeme kararı sunularak müvekkili şirkete Örnek 4-5 icra emri gönderildiğini, usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme ilamına dayanarak devam edilen takip telafisi güç ve hatta imkansız sonuçlar doğuracağından söz konusu takibin istinaf incelemesi sonuna kadar geri bırakılmasının talep edildiğini, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, taraflar arasında imzalanan iş ve işyeri devir sözleşmesi başlıklı sözleşmenin 3.5. maddesinden kaynaklı cari hesap alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  Davacı Şirket ile Davalı şirket arasında 21.10.2012 Tarihli PROTOKOL ve 31.10.2012 Tarihli İŞ VE İŞYERİ DEVİR SÖZLEŞMESİ imzalandığı, imzalanan sözleşme ile \"... davalı  ... ait ... Sok. No:... İvedik-Ankara adresindeki mutfakta yer alan demirbaşların 2 araç (minibüs) ile birlikte ... devri ve mutfağın  ... tarafından kiralanması ile bu mutfaktan hizmet alan müşterilerin yine .../”e devri konusu... ” nun hüküm altına alındığı, İş bu sözleşmenin Sözleşmenin Şartlan Başlıklı 3. Maddesinin 5 Fıkrasında ise;“... tarafından hizmet verilen ek 2 de dökümü yer alan firmaların yemek hizmet sözleşmeleri 2012 Yılı sonuna kadar mümkün olduğu kadar  ... devredilecektir. Bu süreç içerisinde muhtelif nedenlerle devri gerçekleştirilemeyen firmalara, faturalar ... tarafından kesilmeye devam edilecek, bu fatura tutarları aynı tutarlarda ...  tarafından ...  e fatura edilecek ve ...  tahsil edilecektir....” hükmünün yer aldığı, sözleşmenin bu hükmü uyarınca davalı şirket tarafından henüz devri gerçekleşmeyen firmalara ilişkin olarak davalı ...  tarafından kesilmeye devam eden faturalar nedeniyle, Davacı Şirket tarafından aynı bedeller ... e fatura edilmeye başlandığı, İş bu Sözleşmenin Şartları Başlıklı 3. Maddesinin 7. Fıkrasında ise ”... Müşterilerin ... devri sırasında ... yemek sahiplerinden  ... 5 ay süre ile  ...”e danışmanlık yapacak, işlerin sağlıklı yürümesi ve devri sırasında sorun çıkmaması için yardım ve destek verecektir...” hükmüne, Aynı maddenin 8. Fıkrasında ise “... , KASIM ayı başı itibarı ile ...  ”e toplam günlük 1.600-1.800 müşteriyi devretmeyi kabul ve taahhüt eder, (Firmaların fiyatları ve ödeme vadeleri de ekli listede gösterilmiştir.) Devir işlemleri sırasında bu sayılardan eksik veya fazla çıkarsa satış bedelini yeniden görüşeceklerdir...” hükmünün yer aldığı, Sözleşmede var olan bu yükümlülükleri Davalı Şirketin yerine getirmediği iddiasıyla davacı şirket tarafından davalı muhataba Beşiktaş ... Noterliğinden gönderilen 09 Eylül 2013 Tarihli, ... Yevmiye Sayılı ihtarnamesi ile iş bu sözleşmenin Davacı Şirket tarafından fesih edildiği anlaşılmıştır. Davalı Şirket'in, Davacı Şirketle imzalanmış olduğu 31.10.2012 Tarihli İŞ VE İŞYERİ DEVİR SÖZLEŞMESİNİN SÖZLEŞME ŞARTLARI üst başlıklı 3. maddesinin 5. Fıkrası gereğince; Davacı Şirkete devri gerçekleştirilemeyen ve Davalı Şirket tarafından fatura düzenlenen firmalara ilişkin Davacı Şirket tarafından Davalı Şirkete düzenlenen fatura bedelleri ödenmediği iddiasıyla davacı şirket tarafından iş bu davaya konu icra takibinden önce Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz edilmesi üzerine Ankara 3 ATM. Nin  2014/1037 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığı, bu dosya ile birleşen Ankara 4 ATM. Nin 2014/1007 Esas sayılı dosyası ile de ...Şirketi tarafından ...Şirketine karşı iş yeri devir sözleşmeden kaynaklı bakiye devir alacağının tahsili talebiyle Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... Esas  karşılığında takibe konu olan meblağı borçlandığı, bu hususun tarafların ticari defter ve sayılı icra dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali davası açıldığı, Ankara 3 ATM. Nin  2014/1037 Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucu 10/12/2014 tarih ve 2014/1037 Esas - 2014/846 Karar sayılı kararı ile; Asıl ve birleşen davanın taraflar arasında imzalanan sözleşmeden kaynaklı itirazın iptali davası olduğu, sözleşmede İstanbul Mahkemeleri ve İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğu düzenlendiğinden, bu hali ile asıl ve birleşen davada yetkili icra dairesinde usulüne uygun başlatılmış bir icra takibi bulunmadığı  gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Ankara 3 ATM. Nin  2014/1037 Esas sayılı dosyasından verilen karardan sonra davacı tarafça Davalı Borçlu aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğünün  ... Esas Sayılı dosyası ile 26/09/2013 tarihli cari hesaptan kaynaklı 170.100,04 TL. Asıl alacak, 47.977, 53 TL. İşlemiş faiz olmak üzere toplam 218.977,57 TL. Alacağın tahsili talebiyle 21/03/2016  tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yetkiye,borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine istinafa konu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece davacının ticari defterlerinin inceletilmek suretiyle alınan bilirkişi raporunda,davacının kendi ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalıdan 170.100,41 TL. alacaklı olduğunun belirtildiği, davalı tarafın ticari defter ve kayıtları talimat mahkemesince inceletilmek suretiyle talimat mahkemesince alınan bilirkişi raporunda;  Davalı ...Tic. Ltd. Şti.'nin  kendi ticari defter ve kayıtlarına göre  davacıya  170.458,27 TL. Borçlu olduğu, davalı yan kayıtlarının da davacı yanın alacağını teyit ettiğini ancak davacının talebi davalı kayıtlarına göre daha düşük olması nedeniyle davacının talebi olan 170.100,40 TL'nin davacının alacak bakiyesi olduğu belirtilmiştir.Somut olayda, davacı ve davalının ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle mali müşavir  bilirkişi tarafından düzenlenen  rapor içeriğindeki tespitler de gözetildiğinde, davaya konu alacağın dayanağı olan faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 6100 Sayılı HMK.' nın 222 maddesi uyarınca kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhine delil sayıldığı, davalı cari hesaba konu faturalara süresi içerisinde itiraz ettiğini, faturaları iade ettiğini iddia ve ispat edememiştir. Davalı icra müdürlüğüne verdiği itiraz dilekçesi ve beyan dilekçeleri  ile, borcunun olmadığı iddiasında bulunmuş ise de bu iddiasının dosya kapsamı itibariyle ispatlanamadığı ve davalının kendi ticari defterlerine göre de davacıya 170.458,27 TL. borçlu gözüktüğü tesbit edilmiştir. Bu durumda ispat külfeti davalı tarafta olup tüm bu değerlendirmeler ışığında, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan borcun  ödendiğini kanıtlaması gerekmektedir. Davalı tarafından ödeme yapıldığına dair ödeme belgesinin  sunulmadığı ve tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde mahkemece asıl alacak yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde, yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, İlk Derece Mahkemesinin kabul ve  gerekçesine  göre davalı vekilinin aksi yöndeki tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle,  davalı  vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;  1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 11.619,53-TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 2.950,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 8.669,53‬-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 09/05/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"609de4ab5516834f","SID":"d6cfed8bb24538a8"}}