{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2020/606 - 2024/752<br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                          \t\t\t          \t\t\t          <br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br>                    \t\t\t           <br>ESAS NO\t: 2020/606 <br>KARAR NO\t: 2024/752<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t: Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t: 20.12.2019<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2018/944 E., 2019/1207 K.<br>DAVACI\t\t\t:  <br>VEKİLİ\t\t\t:<br>DAVALILAR\t\t:<br><br>\tDavalılar vekilleri tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>\tDavacı vekili, ...'nün hizmet binası ile işletmekte olduğu havalimanlarındaki güvenlik hizmetlerinin ihale yoluyla yaptırıldığını, bu kapsamda ihalenin davalı şirketlere verildiğini, davalı şirketin çalıştırdığı işçilerin iş akdinin feshi üzerine açılan davada dava konusu işçilik alacaklarının üst işveren sıfatıyla müvekkili idareye yöneltildiğini, dava dışı işçinin 01.01.2014-31.12.2016 tarihleri arası ....A.Ş.'de, 01.01.2017-30.10.2018 tarihleri arasında ....Ltd. Şti.'nde çalıştığını, dava dışı işçi ...'in 28.02.2014 tarihinde Kapadokya Havalimanı bünyesinde özel güvenlik görevlisi olarak işe başladığını, 30.10.2018 tarihinde yaptığı başvuru ile evlilik nedeniyle işten ayrılacağını bildirerek kıdem tazminatı talebinde bulunduğunu, müvekkili idare tarafından 30.11.2018 tarihinde brüt 18.343,52-TL ve 139,23-TL'de damga vergisi ödendiğini, müvekkili idare ile davalılar arasında imzalanan sözleşme, ekleri teknik şartname ve özel şartnamelerde, \"Yüklenicinin istihdam ettiği personelin, İş Kanunu, SSK mevzuatı ve diğer kanun ve mevzuatlarla belirlenen uygulamalar, tüm hak ve alacaklar bakımından muhatabı da sorumlusunun da yüklenicidir. Yüklenici tarafından istihdam edilen personele ilişkin herhangi bir sorumluluk ...’ne yüklenemez\" şeklinde düzenleme bulunduğunu belirterek dava dışı işçiye ödenen 18.343,52-TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı şirketlerden sorumlu oldukları dönemler itibariyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ....Ltd. Şti. vekili, müvekkili şirketin merkezinin Eyüp/İstanbul olduğunu, bu nedenle davaya bakmaya yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davaya konu edilen dava dışı işçinin kıdem tazminatı talebinin, Kamu İhale Kanunu ve Kamu İhale Genel Tebliği'nin hükümlerine aykırı olduğunu, dava dışı işçilerin kıdem tazminatının davacı tarafından yapılan ihaleye ilişkin teklif fiyata dahil olmadığını, sözleşme bedeli içinde yer almayan kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücretinin rücu yolu ile talep edilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin söz konusu kıdem tazminatından doğan sorumluluğunun kanun ve emsal nitelikteki Yargıtay kararları uyarınca davacıyı istihdam ettiği tarihteki brüt ücret tutarının yarısı ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ....A.Ş. vekili, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, dava dışı işçinin 28.02.2014-31.12.2016 tarihleri arasında müvekkili şirket bünyesinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, davacı ile imzalanan sözleşme ve ihale dokümanı kapsamında talep edilen kıdem tazminatı ile ilgili bir fiyatlandırma tanımlanmadığını, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesinde 6552 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik gereğince kıdem tazminatından dava dışı işçinin çalıştığı kamu kurumunun sorumlu olduğunu, ödenen kıdem tazminatının rücu davasına konu edilemeyeceğini, davacı ile akdedilen sözleşme ve eki şartnamelere bakıldığında, personelin seçilmesinden, işin düzenlenmesine, emir ve talimat yetkisinden, denetime kadar tüm sorumluluğun davacı kuruma tanındığını, davacı ile müvekkili şirket arasındaki ilişkinin açıkça işçi temini ilişkisi olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin, dava dışı işçiyi çalıştırdığı süre ve çalıştırdığı ücret tutarından sorumlu tutulabileceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİlk derece mahkemesince \"...Dosya kapsamına alınan 28/11/2019 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; davalıların sorumlu oldukları talep edilebilir alacak miktarlarının; -Kök raporda yapılan hesaplamaya göre; ... Güv.Hiz.AŞ için 8.070,03 TL, ... ve Güv.Ltd.Şti için 8.367,06 TL hesaplandığı, dava dışı ...’e ödenen 18.204.30 TL kıdem tazminatının dava dışı isçinin davalılar nezdinde çalışmış olduğu dönemler (Son brüt ücret üzerinden davalı nezdindeki hizmet süresi) gözönünde bulundurularak tahsili yönünde hüküm kurulması ihtimalinde; ... Güv. Hiz.AŞ için  11.172,14 TL, ... ve Güv.Ltd.Şti için 7.236,40 TL olarak  hesaplandığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>\t...<br>\tDava dışı işçi ...'in 30/10/2018 tarihli dilekçesi ile ...'ne başvurarak 23/10/2018 tarihinde evlenmesi nedeniyle işten ayrılmak istediğini beyan etmesi üzerine, davacı kuruluş tarafından, işçinin hesabına 18.204,29 TL yatırıldığı, ayrıca 139,23 TL damga vergisi ödendiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 22.maddesinde; \"Yüklenicinin konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve genel şartnamenin altıncı bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür,\" hükmünün yer aldığı, sözleşmelerin eki niteliğindeki \"Teknik Şartname\"nin yüklenici işçilerinin durumuna ilişkin 10.20.maddesinde, \"yüklenicinin istihdam ettiği personelin, İş Kanunu,SGK mevzuatı ve diğer kanun ve mevzuatlarla belirlenen uygulamalar, tüm hak ve alacaklar bakımından muhatabı da sorumlusu da yüklenicidir. Yüklenici tarafından istihdam edilen personele ilişkin herhangi bir sorumluluk ...'ne yüklenemez\" hükmüne yer verildiği görülmüştür. Somut davada taraflar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi mevcut olduğundan, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözülmesi gerekmekte olup, davacının dava dışı işçiye ödediği kıdem tazminatına ilişkin olarak, yukarıda açıklanan sözleşme hükümleri doğrultusunda davalılara rücu hakkı bulunduğu kanaatine varılmıştır. Dosya kapsamına alınan kök ve ek bilirkişi raporu ile, davalıların işçiyi çalıştırdıkları dönem ve devir esnasında işçinin aldığı ücret seviyesiyle sorumlu oldukları tutar belirlenmiş, davalı ......A.Ş'den 11.048,19 TL, davalı .....Ltd.Şti.'den 7.156,11 TL olmak üzere 18.204,30 TL talep edilebileceği belirlenmiş ise de, damga vergisinin hesaplamaya dahil edilmediği görülmekle, bu hususta ek rapor alınmaya gerek görülmeyerek, davalıların işçiyi çalıştırdıkları dönem dikkate alınarak re'sen hesaplama yapılmış olup, neticede damga vergisinin de dahil edilmesi suretiyle; ... ... A.Ş'den 11.132,68 TL, davalı Pars... Ltd. Şti'den 7.210,84 TL alacağı bulunduğu belirlenmiş olup, ödeme tarihi olan 30/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine...\" karar verilmiştir.<br>\tİstinaf yasa yoluna başvuran davalı .....A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle:<br>\tDavacının rücuen tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını;<br>\tDava dışı işçi her ne kadar evlilik nedeniyle iş akdini feshettiğini bildirmiş ise de evlilik nedeniyle iş akdinin feshinde kıdem tazminatına hak kazanabilmenin koşullarının sağlanmadığını, dava dışı işçinin kıdem tazminatına hak kazanmadığını, buna rağmen davacı tarafından dava dışı işçiye ödeme yapıldığını, ayıca dava dışı işçinin başvurusu sonrası veya ödeme esnasında müvekkili şirkete herhangi bir bildirim de yapmadığını;<br>\tDavacı ile müvekkili şirket arasında imzalanan sözleşme ve ihale dokümanı kapsamında talep edilen bedelle ilgili bir fiyatlandırma tanımlanmadığını;<br>\tTüm giderleri detaylı olarak düzenleyen tebliğin kıdem ve ihbar tazminatı gibi iş ilişkisi kesildikten sonra önem arz eden giderleri teklif edilen birim fiyata dahil etmemesinin bilinçli bir tercih olduğunu;<br>\t6552 sayılı Kanun gereği kıdem tazminatı alacağından işçinin çalıştığı kurumun sorumlu olduğunu;<br>\tMüvekkili şirketin, dava dışı işçilerin iş akitlerinin feshinde iştiraki veya etkisi olmadığını, bu haliyle müvekkili şirketin dava dışı işçilerin açmış olduğu dava ve icra takibine ilişkin yargılama gideri ve masraflardan sorumlu tutulmasının hakkaniyete uygun olmadığını;<br>\tİhale dokümanının niteliği değerlendirildiğinde, davacı ile müvekkili şirket arasındaki işin hizmet alım işi olmadığını, kavram olarak bir hizmet alımından bahsedilebilmesi için gereken hiçbir unsurun müvekkili şirkette bulunmadığını, personelin seçiminde, yürütülmesinde ve iş ilişkisinin sona erdirilmesinde tek söz sahibi olan davacı ile müvekkil şirketin ilişkisi incelendiğinde bu ilişkinin açıkça işçi temini ilişkisi olduğunun görüldüğünü beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tİstinaf yasa yoluna başvuran davalı ....Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle:<br>\tKamuda 11.09.2014 tarihinden sonra akdedilen personel çalıştırılması esasına dayalı alt işveren sözleşmelerinde, alt işverenin işçilerine kamu tarafından ödenen kıdem tazminatları için alt işverenlere rücu edilemeyeceğini;<br>\tKıdem tazminatının sözleşme bedeline dahil olan bir gider olmadığını, sözleşme bedeli içerisinde yer almayan, diğer bir deyişle müvekkili şirketin ödemeyi taahhüt etmediği dava dışı işçinin kıdem tazminatının rücu yolu ile müvekkili şirketten talebinin sözleşmeye aykırı olduğunu, hal böyleyken davacının müvekkili şirket ile sözleşme imzaladığı tarihte ihale teklif fiyatının içerisinde olmayan kıdem tazminat payını, dava dışı işçiye ödeme yaptıktan sonra müvekkili şirketten talep etmesinin Kamu İhale Kanunu ve Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun uygulanmasına ilişkin Kamu İhale Genel Tebliği'ne aykırı olduğunu;<br>\tDavacının işe alınmasına ve çıkarılmasına karar veren ve çalışma esaslarını belirleyen mercinin ... olduğunu, bu nedenle davanın müvekkili şirket açısından husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini;<br>\tAleyhe beyan teşkil etmemesi kaydıyla müvekkili şirketlerin davacıya ödenecek kıdem tazminatı ve tali nitelikte işçilik alacaklarında sorumlu olacağı düşünülse dahi yasal mevzuat gereği bu sorumluluğun ... ile müteselsil olarak ve yarı yarıya hesaplanması gerektiğini beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Dava, taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesine istinaden dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.<br>\tDosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalılar vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar vermek gerekmiştir. \t<br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:\t<br>\t1-Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/944 E., 2019/1207 K. sayılı dava dosyasında verdiği 20.12.2019 tarihli kararına yönelik davalılar vekillerinin İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE. <br>\t2-Alınması gereken 760,47-TL istinaf karar harcından, peşin alınan 235,00-TL harcın düşümü ile kalan 525,47-TL harcın  davalı ....A,Ş.'den; alınması gereken 492,57-TL istinaf karar harcından, peşin alınan 235,00-TL harcın düşümü ile kalan 257,57-TL harcın  davalı ....Ltd. Şti.'den alınıp Hazine'ye gelir kaydına.<br>\t3-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.<br>\t4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına.<br>\t15.05.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\tHMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri  üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  16.05.2024<br>\t\t\t\t<br>       Başkan                       Üye                  Üye                  Katip<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c153998067adc004","SID":"a9631fe98dbb592e"}}