{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>13. HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2024/680 <br>KARAR NO: 2024/800 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN DOSYANIN <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>NUMARASI: 2023/746 Esas - 2024/11 Karar <br>TARİH: 10/01/2024 <br>DAVA: Şirketin İhyası <br>KARAR TARİHİ : 09/05/2024 <br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, borçlusunun ihyası talep edilen şirketin ... Limited Şirketi olduğu İstanbul .... İcra Dairesi ... Esas sayılı (Eski No : ... E. - Eski No: ... E.)  dosyasını temlik eden alacaklı ...  A.Ş tarafından Beyoğlu .... Noterliği’nin 01.04.2014 tarih ve ... yevmiye nolu sözleşmesi ile ... A.Ş'ne temlik edildiği, ... A.Ş.'nin müvekkili şirket ... A.Ş ile birleşerek  müvekkili şirkete devrolunduğunu, söz konusu icra dosyası olan İstanbul .... İcra Dairesi ... Esas sayılı (Eski No : ... E. - Eski No: ... E.) dosyasından taşınmaz haciz ve satış işlemleri yürütüldüğü, her ne kadar anılan firmanın TTK geçici madde 7 uyarınca İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından 24.02.2015  tarihi itibariyle ticaret sicilinden re'sen silinse de anılan satış işlemlerinde  yapılması gereken tebligatlar nedeni ile bu dosyaya hasren firmanın ihyasını talep ettiklerini, ... Mah. ... Sok. ... No.... Maltepe/İstanbul adresinde bulunan, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarası ile ticaret siciline kayıtlı ... Limited Şirketi isimli firmanın İstanbul .... İcra Dairesi ...  Esas sayılı (Eski No : ... E. - Eski No: ...) ve bu dosyadan yapılacak satışa ilişkin bağlı talimat dosyalarının sonuçlandırılması ile sınırlı olarak TTK 547 Maddesi uyarınca ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar ihyasına, ilgili süreçlerin yürütülebilmesi için şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile,  ticaret Sicili Müdürlüğü'nün TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün Ticaret Sicili’ne tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiği ve sonuca bağladığı, yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verildiği, aksi halde tescil talebini gerekçe göstererek reddedeceği, müvekkilinin resen terkin işlemini “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi\" ve 30.12.2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. Maddesi” kapsamında olduğu, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, müvekkili Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne 458790 ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulunan ... Dış Ticaret Limited Şirketi'nin dosyasında yapılan incelemede, şirketlerin “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi” “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi ve Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi kapsamında; “Adresinin tespit edilemediği” hususunun belirlenmesinin ardından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7’nci maddesi ile “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi gereğince resen terkin kapsamına alındığı, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 18.02.2015 tarihinde sicil kaydının resen terkin edildiğinin anlaşıldığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Geçici 7’nci maddesi uyarınca, resen terkin kapsamına alınan şirketlerin, bu durumun kendilerine tebliğinden itibaren iki ay içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldırarak buna ilişkin ispat edici belgeleri Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne ibraz etmesi ya da şirketin faaliyetinin devamının mümkün olmaması halinde aynı süre içerisinde tasfiye memurunu bildirmesi, ayrıca şirketin davacı ya da davalı sıfatıyla sürmekte olan davasının bulunması halinde, (Müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü’nce bu hususun tespit edilmesinin mümkün olmadığı) buna ilişkin yazılı beyanın Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne verilmesi gerektiği, dava konusu şirketin ticaret sicilinden re'sen terkin edildiği sırada hakkında derdest bir davası bulunsa dahi bu hususun başlı başına müvekkili Müdürlüğün kusurlu olduğu ve davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahsedilmesine sebep teşkil etmediğini, dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması gerektiği, davanın kabulüne kanaat getirilmesi hâlinde dava konusu şirketin anılan icra takibi kapsamında ek tasfiyesine ve tasfiye memuru atanması ile müvekkili Müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 10/01/2024 tarih 2023/746 Esas 2024/11 Karar sayılı kararında; \" Dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun geçici 7. maddesi gereğince Ticaret Sicil Memurluğu'nca gayri faal olması sebebiyle re'sen terkin edilen şirketin faal olduğunun tespiti ile ihyası istemidir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 03/11/2023 günlü cevabi yazısıyla ihyası talep edilen şirketin son tescilini 18/02/2015 tarihinde yaptırdığı, 6102 sayılı Türk Ticaret kanunun geçici 7. Maddesi uyarınca 18/02/2015 tarihinde resen terkin edildiği bildirilmiştir. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 02/11/2023 tarihinde davacı tarafa şirketin ihyası davası açmak üzere yetki ve takip belgesi verildiği anlaşılmıştır. Davacının iş bu davada temlik alan takip alacaklısı olduğu, ihyası istenen şirketin takip borçlusu olduğu, davanın konusunun derdest olan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyası nedeni ile  şirketin ihyasına karar verilmesine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. İlgili dosya UYAP sisteminden celp edilerek incelenmiştir. İcra takibine 2010 yılında başlandığı, yenilemeler sonucu ... Esas numarası aldığı görülmüştür. 6102 Sayılı TTK'nın 26/06/2012 tarih ve 6335 sayılı yasanın 38. maddesi ile değişik geçici 7. maddesinde bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 2 yıl içinde kanunda yazılı halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde hükümlerine göre yapılacağı düzenlenmiş bulunmaktadır.Aynı maddenin 15. Fıkrasında \" Bu maddede düzenlenmeyen hususlarda ilgili kanun ve esas sözleşmelerde öngörülen usullere göre hareket edilir. Bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal eder. Hazine bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmaz. Tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun veya Kooperatifler Kanunu hükümleri uygulanır. Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.\" düzenlemesi getirilmiş, Aynı maddenin 2. Fıkrasında Davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket hakkında bu madde hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir.Yapılan incelemede ihyası istenen şirketin 18/02/2015 tarihinde TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca sicilden terkin edildiği anlaşılmıştır. İhyası istenen şirket hakkında derdest icra takibi  bulunmakta olup İstanbul ... Müdürlüğünün ... Esasında kayıtlıdır. İcra takibine de 2010 yılında başlandığı görülmüştür. Yapılan yargılamaya göre, ticaret sicilinden re'sen terkin edilen şirket hakkında ihyası talep edilen şirketin taraf olduğu derdest icra takibi bulunduğu, dolayısıyla faal olduğu, ancak bildirimle yapılan ilana rağmen Ticaret Sicil Müdürlüğünce başvurusu bulunmadığından tebligat ve ilan prosedüründen sonra  tasfiye edilmeksizin resen terkin edildiği anlaşılmıştır. Derdest olan icra takibinin sonucuna göre şirketin borcu ortaya çıkabileceği, tasfiyenin şirketin tüm borç ve alacakları tasfiye olunmaksızın tamamlanamayacağı, ticaret sicilinden terkin olunamayacağı sonucuna varıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır. İstanbul Bölge Adliye mahkemesi istinaf dairelerinden bazılarının son dönemlerde TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca sicilden terkinine karar verilen şirketlerin devam eden dava/icra takibi nedeni ile ihyası istemli dosyalarda 2021 yılında çıkan bir HGK kararı gereği tasfiye memuru atanması gerektiğini belirttikleri görülmüştür. Ancak konuya dair Yargıtay kararları tekrar detaylı şekilde incelenmiş  Yargıtay 11. Hukuk dairesinin ticaret sicilinden TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca terkin edilen şirketlerin devam eden dava/icra takipleri nedeni ile ihyası istemli davalarda tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığına dair verilen yerel mahkeme ve istinaf dairesi kararlarını onadığı, tasfiye memuru atanması gerektiği yolundaki temyiz istemlerini red ettiği görülmüştür.En güncel kararlar bu yöndedir. ( Bkz. Yargıtay 11. HD. 2023/5809 E, 2023/6668 K, 2023/5084 E, 2023/5991 K. 19.10.2023 T, 2023/4878 E, 2023/5951 K. Sayılı ilamları ) İhyası istenen şirketin ticaret sicil kayıtları incelendiğinde  \" adresinin tespit edilememesi \" nedenine dayalı olarak terkinine karar verildiği görülmüştür. İstanbul BAM 12. HD.  2022/2315 E.  2022/1747 K. Sayılı ilamında \"....şirketin terkin sebebinin kanunda düzenlenmeyen bir hal olan \"adresin tesbit edilememesi\" olduğuna göre tasfiye memuru atanmasına gerek bulunmadığı sonucuna varılmaktadır...\" belirtmiştir. İstanbul BAM 12. HD. 2023/1362 E, 2023/1045 K. Sayılı ilamında \"...Açıklanan nedenlerle, ihyası istenilen şirket hakkında başkaca münfesihlik sebebi ileri sürülmediği, \"terkin sebebinin \"adreste tesbit edilmeme\" olduğu , kanunda öngörülmeyen bir sebeble terkin yapıldığı anlaşılan münfesih olmayan şirkete tasfiye memuru atanması söz konusu olmayacağı gözetildiğinde davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiş istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir...\" belirtmiştir. İstanbul BAM 13. HD. 2022/2235 Esas , 2023/621 Karar sayılı ilamında \"....İhyası talep edilen her iki şirketin de terkin tarihinde tasfiye halinde olmadıkları, ayrıca terkin sebebinin adresin tespit edilememesi olduğu, bu nedenle münfesih de sayılamayacakları anlaşılmakla,  ihya talebi kabul edilen şirketler için tasfiye memuru atanmasına gerek görülmemiştir...\" belirtmiştir. İstanbul BAM 13. HD.  2019/1232 Esas, 2021/317 Karar sayılı ilamında \"....Davaya konu şirket TTK geçici 7. Maddesine göre resen ticaret sicilden silindiğinden ve tasfiye olmadığından, TTK geçici 7. Madde ile terkin edilen şirketin ihya edilmesi durumunda şirkete tasfiye memuru atanmasına gerek bulunmamaktadır. Davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir.\" belirtmiştir. İst BAM 14. HD.  2019/825 E, 2021/494 K. Sayılı ilamında \"...Ayrıca şirket, TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca terkin tasfiyesiz edilmiş olmakla; buna rağmen  ilk derece mahkemesince tasfiye memuru atanması hukuka aykırı olduğundan kararın buna ilişkin kısmının da HMK'nın 33 ve 355. maddeleri uyarınca resen düzeltilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, karradaki tasfiye memuru atanmasına dair kısım çıkarılmıştır.\" belirtmiştir.Netice itibarı ile şirketin TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca sicilden terkin edildiği, tasfiye edilmeksizin sicilden terkin edilen bir şirketin ihyası istemli davada tasfiye memuru atanmasına imkan olmadığı, keza şirketin terkin nedenine dayalı olarak da spesifik araştırma yapıldığı( adresin tespit edilememesi )  ve tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığına dair kararların yukarıda alıntılandığı, münfesih olmayan bir şirkete tasfiye memuru atanamayacağı  sonucuna varılmış, İhyası istenen şirket 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca sicilden tasfiye edilmeksizin terkin edildiğinden şirkete tasfiye memuru atanmamıştır.  Davacı yanca dava dilekçesinde davalıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığı bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin değerlendirilmesine göre, davanın kabulüne, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olması, davacının talebinin olmaması ve yukarıda açıklanan gerekçelerle  davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur...\"gerekçesi ile, 1-DAVANIN KABULÜNE, İstanbul Ticaret Sicil müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı bulunup 18.02.2015  tarihinde 6102 Sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi gereğince re'sen sicilden terkin edilen ... LİMİTED ŞİRKETİ'nin  6102 Sayılı TTK 547 maddesi gereğince İstanbul .... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere, terkin edilen şirket hakkında yürütülen icra takibinin sonuçlanması ve infazı bakımından sicilden terkinine ilişkin kararın kaldırılmak suretiyle İHYASINA, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yeniden TESCİLİNE, 2-Kararın ticaret sicil gazetesinde ilan edilmesine, 3-Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 4-Davalı yasal hasım olduğundan, davacının talebi bulunmadığından ve gerekçede açıklanan nedenlerden ötürü davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı yasal hasım olduğundan, davacının talebinin bulunmamasından ve gerekçede açıklanan nedenlerden ötürü davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, karar verilmiş ve karara karşı davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesi ile, sınırlı olarak ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanmamasının mevzuata aykırı olup yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, Müvekkili müdürlüğün yasal hasım kabul edilerek aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 24.03.2022 tarihli, E. 2022/1741 K. 2022/2360 sayılı ve 14.10.2020 tarihli, E. 2020/2299 K. 2020/4113 sayılı ilâmları Yerel mahkemece dava konusu şirketin ticaret sicil kaydının terkinine ilişkin işlemin iptal edilmesine karar verilmeksizin diğer bir ifadeyle, ticari faaliyetlerine devam edebilecek şekilde olmaksızın sınırlı olarak ek tasfiyesine karar verildiğini ancak terkin sebebi gerekçe gösterilerek tasfiye memuru atanmadığını, TTK m. 547/2 gereğince, sınırlı olarak ihyasına karar verilen şirketlerin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması Kanun'un bir gereği olduğunu, ilgili maddenin gerekçesinde de ifade edildiği üzere, ek tasfiyenin/sınırlı ihyanın sona ermesinden sonra kapanış bildirimi vb. işlemlerin yapılması da mümkün olmayacağını, TTK Geçici 7. madde kapsamında ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin, neredeyse tamamının gayrifaal olması karşısında da, ek tasfiyenin akabinde bu kapsamdaki şirketlerin ve huzurdaki davaya konu şirketin ticaret sicilinden tekrar terkin ettirilmesi TTK Geçici 7. maddenin düzenlenme amacına uygun olacağını,Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da 28.09.2021 tarihli kararıyla, huzurdaki dava konusu şirketle ilgili olarak benzer bir uyuşmazlıkta; \"re’sen terkin işlemi sonrasında ortaya çıkan hukukî ihtilafların çözümü ve sonlandırılması amacıyla şirketin ihyasının gerektiği bir durumda geçici 7. maddenin 15. fıkrasına dayalı olarak açılan ihya davasında, terkin edilen şirketle ilgili oluşan ihtilafın çözümüyle sınırlı olarak verilecek olan ihya kararı[nın], niteliği itibariyle ek tasfiye kapsamında verilen bir karar olduğundan TTK’nın 547/2. maddesi uyarınca ihya kararıyla birlikte ek tasfiye işlemlerini yürütmesi için tasfiye memuru atanması[nın] zorunlu\" olduğuna karar verdiğini, (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli, E. 2017/11-3184 K. 2021/1107 sayılı ilâmı.), (Oruç Hami ŞENER, Anonim Ortaklıkta Ek Tasfiye (İhya), Adalet Yayınevi, 2015, s. 245.) İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, dava konusu şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, TTK’nın geçici 7. maddesi gereğince resen ticaret sicil kayıtlarından terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.  Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dosya içerisinde bulunan İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen cevabi yazı ve ekleri incelendiğinde; İhyası istenen şirketin ticaret sicil kaydının 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca 18/02/2015 tarihinde resen terkin edildiği, eldeki davadan önce İhyası istenen şirket hakkında  İstanbul .... Müdürlüğünün  ...  (Eski No : ... E. - Eski No: ...) Esas Sayılı dosyası ile derdest icra takibi  bulunmakta olup icra takibine de 2010 yılında başlandığı,  davacı tarafından ihyası talep edilen şirketin ticaret sicilinden terkin edilmesi sebebiyle icra takip dosyasında taraf teşkilinin sağlanarak alacağın tahsil edilmesi için iş bu davayı açtığı ve bu sebeple terkin edilen şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararının mevcut olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekilinin mahkemece sınırlı olarak ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanmamasının mevzuata aykırı olduğuna yönelik istinaf sebepleri incelendiğinde, Dairemizin önceki yerleşik kararlarında,   6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi onbeşinci fıkrasına istinaden açılan ihya davaları, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinde düzenlenen ek tasfiye niteliğinde olmadığı gerekçesiyle  TTK geçici 7. Madde ile terkin edilen şirketin ihya edilmesi durumunda şirkete tasfiye memuru atanmasına gerek bulunmadığına karar verildiği halde Yargıtay 11 HD.'nin son dönemdeki yerleşik kararları doğrultusunda dairemizce görüş değişikliğine gidilmiştir.  6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ortakları veya yetkilisi dışında   üçüncü kişiler tarafından 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi onbeşinci fıkrasına istinaden açılan ihya davaları, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinde düzenlenen ek tasfiye niteliğinde olup, davacı tarafça sınırlı ihya kararı verilmesi ve tasfiye memuru atanması istenmese dahi 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin genel amacının gayri faal şirketleri sicilden temizleme olduğu hususu gözetildiğinde ticaret sicilinden terkin edilen şirketin sadece aleyhine açılan dava dosyası ile sınırlı ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi gerekmektedir. (Yargıtay 11 HD. Nin 2023/6897 Esas - 2024/98 Karar ,  Yargıtay 11 HD. Nin  2023/6662 Esas -2024/436 Karar, Yargıtay 11 HD. Nin 2023/6368 Esas - 2024/55  Karar, Yargıtay 11 HD. Nin 2023/6083 Esas - 2023/7021 Karar sayılı kararları emsal niteliktedir.) Davacı vekili dava dilekçesi ile; İstanbul 13. İcra Dairesi ... E.    (Eski No : 2017/13533 E. - Eski No: 2010/1822) Esas Sayılı Dosyası ve bu dosyadan yapılacak satışa ilişkin bağlı talimat dosyalarının sonuçlandırılması ile sınırlı olarak TTK 547 Maddesi uyarınca ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar ihyasına, ilgili süreçlerin yürütülebilmesi için şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi talep edilmiş olup Mahkemece davanın kabulü ile şirketin ihyasına (ek tasfiye) karar verilmesi durumunda 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin 2 nci fıkrası gereğince dava dilekçesinde belirtilen İstanbul ... İcra Dairesi ... E. (Eski No: ... E. - Eski No: ...) Esas Sayılı Dosyası ve bu dosyadan yapılacak satışa ilişkin bağlı talimat dosyalarının sonuçlandırılması ile sınırlı olmak üzere ihyasına, şirket  yetkilisi ...'ın tasfiye memuru atanmasına, keyfiyetin tescil ve ilanına karar verilmesi gerekirken tasfiye memuru atanmaması doğru görülmemiş, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yapılacak başkaca tahkikat işlemi kalmadığından, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, Dairemizce tasfiye memuru atanması yönünde   yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün istinaf başvurusunun  KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 10/01/2024 tarih ve 2023/746 Esas - 2024/11 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle; DAVANIN KABULÜNE, İstanbul Ticaret Sicil müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı bulunup 18.02.2015  tarihinde 6102 Sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi gereğince re'sen sicilden terkin edilen ... LİMİTED ŞİRKETİ'nin  6102 Sayılı TTK 547 maddesi gereğince İstanbul .... İcra Dairesinin ... E. (Eski No : ... E. - Eski No: ...) Esas Sayılı Dosyası ve bu dosyadan yapılacak satışa ilişkin bağlı talimat dosyalarının sonuçlandırılması ve infazı ile sınırlı olmak üzere İHYASINA, 2-Şirket yetkilisi ... T.C. kimlik numaralı ...  tasfiye memuru olarak ATANMASINA,  ücret takdirine yer olmadığına,3-İhya kararı kesinleştiğinde İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne TESCİLİNE ve Ticaret Sicil Gazetesinde İLANINA, ilan masraflarının davacı tarafından karşılanmasına, İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 4-Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 5-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı Ticaret Sicil Memurluğu yasal hasım konumunda olduğundan davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansı var ise karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, <br>İSTİNAF YÖNÜNDEN: 8-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 9-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 160,00 TL dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gidiş- dönüş gideri olmak üzere toplam: 1.329,4‬ TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Kullanılmayan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde ve talep  halinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 09/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a0d5bcdc4e20374a","SID":"dc250b3798f93311"}}