{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/186 <br>KARAR NO: 2024/511<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2022/597 Esas<br>KARAR NO: 2022/774<br>KARAR TARİHİ: 06/12/2022<br>DAVA: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)<br>KARAR TARİHİ: 24/04/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi  ile; müvekkili  ... Ticaret A.Ş. nin Müflis ... Bankası A.Ş.'den 42.682,07-TL  alacağının tahsili için 24.05.2021 tarihinde İstanbul ... İflas Müdürlüğü ... Sayılı dosyasına alacak kaydı yaptırıldığını, müvekkil şirketin  Dış Ticaret Vergi Dairesi ... vergi numarası ile faaliyet göstermekte olduğu sırada ... Mahallesi .. Yolu N.... Büyükçekmece adresine taşınmış olduğunu, bu nakil sonrası Büyükmükellefler Vergi Dairesi ... vergi numarasını aldığını, müvekkili şirketin vergi numarasının zaman içerisinde değiştiğini, banka kayıtlarında yer alan her iki vergi numarasının da aynı şirkete ait olduğunu, 13.06.2022 tarihinde \"...@...” adresinden alacak kayıt işlemleri müdürlüğüne bildirildiğini, alacak kayıt talebinde belirtilen 42.682,07 TL alacağın tamamı (vergi numarası sonradan değişse de ) müvekkil şirkete ait olmasına rağmen mezkur alacağın 4.235,01 TL'si kabul edilip geriye kalan 38.447,06-TL tutarındaki bakiye alacağının reddine dair verilen karar hukuka aykırı olduğunu beyanla reddedilen 38.447,06-TL alacağın banka iflas tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde;  davacı taraf huzurdaki davayı İİK.m. 235'deki süreye uygun olarak hak düşürücü süre içinde açmak zorunda olduklarını, eğer bu süre içerisinde davasını açmamış ise  dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesini, davacı tarafından müvekkili banka nezdindeki hesabında 42.682,07 TL alacağı bulunmakta olduğu  iddiası ile tarafları aleyhine  işbu davanın ikame edildiğini, davacı tarafın alacak kayıt talebine konu alacağının yabancı para cinsinden bir alacak olduğunu, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fon Kurulunun birinci alacaklılar toplantısı yerine kaim olmak üzere verdiği yabancı para alacaklarının 22.07.2016 TCMB döviz alış kurundan TL'ye çevrilmesi yönündeki alınan kararı doğrultusunda alacak kayıt talebinin kabul edilmiş olduğunu,  davacının haksız davasının reddine karar verilmesini, davacının döviz cinsinden olan mevduat alacağının müflis bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı tarihteki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilmesi usul ve yasaya uygun olduğunu, bu nedenle İİK.m.235 gereği hak düşürücü sürede açılmamış ise dava şartı yokluğundan reddini, aksi halde davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına  karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı tarafın sıra cetvelinde değerlendirilen alacak kayıt başvurusu sırasında, verilecek kararın kendisine tebliği için avans yatırdığının anlaşılması, bu nedenle somut uyuşmazlıkta hak düşürücü sürenin, red kararının kendisine tebliği itibaren başlatılması gerektiği, hak düşürücü sürenin kayıt kabul davaları yönünden özel dava şartı niteliği taşıdığı anlaşılmakla, davanın hak düşürücü süre sona erdikten sonra açılması nedeniyle emsal Yargıtay ve BAM içtihatları doğrultusunda HMK md 114/2 ve 115/2 uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Düzenlenen sıra cetvelinde müvekkilinin alacaklı olduğu alacak tutarının cetvele eksik yazıldığından dolayı açık maddi hata yapıldığını, bu sebeple açık maddi hata nedeniyle hak düşürücü süre işlemeyeceği gibi ilan tarihinden itibaren yasal süre içerisinde de dava açıldığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını, esasa ilişkin inceleme yaparak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, İİK 235. maddesi gereğince açılmış olan iflas tasfiyesinde düzenlenen sıra cetveline yönelik kayıt kabul  istemine ilişkindir. İİK'nın 235/1. maddesi uyarınca iflas sıra cetveline yönelik itirazlar (kayıt kabul ve kayıt terkin davaları) kural olarak genel mahkemelerde (Asliye Ticaret Mahkemesinde) görülür. Şikayetçi sadece kendi sırasına yönelik itirazlarını, husumeti iflas idaresine yönelterek İİK'nın 235/son maddesi uyarınca icra mahkemesinde ileri sürmelidir. İflas sıra cetvelinde başka bir alacaklının kabul edilen miktar kadar alacağı bulunmadığına ya da sırasına yönelik itiraz, o alacağın sıradan terkin edilmesi talebini içerdiğinden, şikayet olarak icra mahkemesinde değil, İİK'nın 235/2. maddesi uyarınca sırasına itiraz edilen alacaklıya husumet yöneltilerek dava yolu ile genel mahkemede  (Asliye Ticaret Mahkemesinde) ileri sürülmelidir. Diğer anlatımla, iflas sıra cetvelinde yer alan bir alacaklı, kendi sırasına veya iflâs hukuku kurallarının yanlış uygulandığına (şikayet) değil, kendi alacağı hakkında verilen ve nedenleri gösterilerek verilen red veya kısmen red kararının esasına (kayıt ve kabul davası açarak) veya bir başka alacaklının alacağına veya onun sırasına  (kayıt terkin davası açarak) itiraz ediyorsa ticaret  mahkemesine dava  açmalıdır.  İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. M). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar.Dosya kapsamına göre ; davacı alacaklı şirket vekili tarafından  tarafından  6718 kayıt sıra numarası ile  42.682,07 TL alacak talebinde bulunulduğu, iflas masasınca alacağın  4.235,01 TL'lik kısmının mevduat alacağı olması nedeni ile 3/3. sıra kaydına, 38.447,06 TL'lik kısmının ise reddine  karar verildiği,  ek sıra cetvelinin Türkiye Ticaret Sicil Gazete'sinde 01/07/2022 tarihinde, ... Gazetesi'nde 30/06/2022  tarihinde ilan edildiği, davacı tarafça masaya kayıt esnasında tebligat masraf avansının yatırılması nedeniyle alacağa ilişkin kabul-red  kararı  elektronik tebligat yöntemiyle alacaklı vekilinin tebligat alanına (hesabına) 07/07/2022 tarihinde başarılı şekilde ulaştığı, \"elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır\" hükmü uyarınca belirlenen süre sonunda kararın 12/07/2022 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, davanın, İstanbul  Mahkemelerinin 2022/123683 nolu tevzi evrakı ile 23/08/2022 tarihinde, 15 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra  açıldığı anlaşılmakla özel dava şartı yokluğundan HMK md 114/2 ve 115/2 uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle  ilk derece mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacının  yatırdığı istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5- Gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.24/04/2024  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5f6d3370076546cf","SID":"be15d9f1eb4ec84f"}}