{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/266 <br>KARAR NO: 2024/520<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2022/430 <br>KARAR NO: 2022/950<br>KARAR TARİHİ: 17/11/2022<br>DAVA: Konkordato  (İİK 285 İla 308/h)<br>KARAR TARİHİ: 24/04/2024<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının tek ortaklı 6.000.000,00 TL sermayeli süt ve süt ürünleri imalatı konusunda faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, konkordato başvurusuna dayanak nedenlerin açıklanması suretiyle şirketin borca batık olmadığını, borçlarının konkordatonun tasdiki tarihinden itibaren 6 ay ödemesiz, 24 ay vade ile ödeyecek şekilde vade konkordatosu talep ettiğini, İİK. 285. maddesi ve devamı maddeleri uyarınca 3 aylık geçici mühlet verilmesini, takiplerin tedbir yoluyla durdurulmasına, geçici komiser tayinine, İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasından ihtiyati haciz ve yakalama şerhi konularak trafikten men edilen şirket işlerinin devamı için önem arzeden satış ve dağıtım ağında kullanılan ... plaka sayılı araçların müvekkili şirkete yediemin olarak teslimine ve diğer araçlarda bulunan yakalama şerhlerinin kaldırılmasına, banka hesaplarına blokaj koyulmamasına, alacağa mahsup edilmemesine, bankalara gelen tedbir haciz ve blokaj taleplerinin geri çevrilmesine, geçici mühlet sonrası kesin mühlet verilmesine ve konkordatonun onaylanmasına ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''... Konkordato komiser heyeti tarafından ibraz edilen rapora karşı beyanda bulunmak üzere davacı tarafa 2 haftalık süre verilmiş, mühletin sona ermesi sebebi ile tedbirlerin ve mühlet kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş, tasdik koşullarının varlığı halinde makul bir süre için ertelenen duruşmada tasdik kararı verilmesi mümkün görüldüğünden tasdik yargılamasına ilişkin duruşmanın mühletin bittiği tarihten sonraki bir tarihe ertelenmesi gerekmiştir. Borçlunun konkordato projesiyle teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olup olmadığı değerlendirilirken varlıklara değil, borç ödemede kullanılabilecek kaynaklara bakılması gerektiğinden borçlu şirketin komiser heyetince düzenlenen rapor içeriğine itirazı yerinde görülmemiş ve İİK 305.maddesinde sayılan tasdik şartlarından \"Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması\" şartı mevcut olmadığından komiser heyetinin 13/10/2022 tarihli raporuna itibar edilerek Susurluk Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasına kayıtlı olan davacı ... Limited Şirketi'nin konkordatonun tasdiki talebinin reddine\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; salt komiser heyet raporuyla yetinmemesi gerektiği, tasdik talebinin kabulü halinde ise banka ve kredi kuruluşlarının davacı şirket yetkililerinden aldığı kefaletler, kambiyo senetleri ve takip dosyalarında faiz işletimi yönündeki taleplerin bir bütün olarak değerlendirildiğinde eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğinin açık olduğu, projenin kanunen aranan yeterli çoğunluk ile kabul edildiği, konkordato kapsamında yapılan teklifin iflas halindeki duruma göre daha dezavantajlı olacağını kabul etmenin doğru olmadığı, komiser heyeti incelemesinin davacı şirketin mevcudu ile yapıldığı, ancak incelemenin kaynaklarına göre değerlendirmesi gerektiğini izahtan vareste olduğu, borçlu mallarının paraya çevrilmesindeki kolaylık veya zorluğu göz önünde bulundurulmadığı, BAM kaldırma gerekçesinde belirtildiği şekilde bilirkişi heyeti ve komiser heyeti raporu arasındaki çelişkinin giderilmeden hüküm tesis edildiği, tasdik harcının 07.03.2021 tarihli makbuzda da görüleceği üzere ödendiği, İİK 304/2 maddesine aykırı davranıldığı, zira 24.10.2022 tarihli celsede duruşmanın 18.11.2022 tarihine talik edilmiş olmasına rağmen bu aşamaya kadar mühlet hükümlerinin devamına karar verileceği yerde mühlet kararı ve mühlete bağlı tedbirlerin kaldırıldığı, bu haliyle İİK'nin 304/1 hükmünden sapıldığı, şirket hissedarı ... hakkında yüzlerce hukuk ceza ve takip dosyalarının bulunduğu ve birçok adli yardım kabul kararlarının yer aldığı, açılan iş bu davalarda ağır masraf ve mesai harcandığı belirtilerek öncelikle adli yardım talebi ve şirketin konkordatoya tabi alacaklar ve rehinli malların satışının engellenmesi konusunda ihtiyati tedbir karar verilmesi ve akabinde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin 17.11.2022 tarihli ilamının kaldırılması talep edilmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Talep, İİK'nin 285. ve devamındaki maddeler uyarınca konkordato istemine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 18.03.2021 tarih ve 2018/927 E. 2021/187 K. sayılı ilam ile davacı şirketin konkordato projesinin İİK'nin 305 hükmü uyarınca tasdikine dair karar verilmiş ve iş bu karara yönelik bir kısım alacaklı tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması nedeniyle tarihinde yapılan inceleme sonucunda 22.12.2021 gün ve 2021/1447 E., 2021/1346 K. sayılı ilamı ile istinaf yoluna başvuran alacaklı ... A.Ş.'nin istinaf yasa yoluna başvurma harcı ile karar harcının yatırılmadığı belirtilerek bu eksikliğin tamamlanmasına yönelik HMK'nin 352. maddesi gereğince dosyanın mahkemesine geri çevrilmesine dair karar verilmiştir. Bu eksikliğin tamamlanmasından sonra dairemizce yapılan inceleme sonucunda 20.04.2022 gün ve 2022/528 Esas 2022/477 Karar sayılı ilamı ile \"Davaya konu somut olayda; yukarıda belirtilen değerlendirmeler ve Yargıtay içtihatları uyarınca İİK 305 maddesindeki konkordato tasdik için gerekli şartların oluşup oluşmadığını mahkemece ayrı ayrı resen dikkate alınması gerekmektedir. Komiser heyetince düzenlenen rapor ve bilirkişi heyetince düzenlenen raporlar arasında çelişki giderilmeden hüküm tesisi yoluna gidilmiştir. Komiser heyet raporlarında alınan veriler üzerinde yapılan hesaplamalar neticesinde davacı borçlu şirketin teklif ettiği konkordato tasdik talebinin İİK'nun 305 maddesi nazara alındığında her ne kadar kabulüne dair karar verilmiş ise de; İİK 305 maddesinde öngörülen tasdiki şartların kümülatif olup mahkemece içerik kontrolü yapılmak suretiyle konkordatonun tasdikine veya tasdik talebinin reddine karar verilmesi gerektiği unutulmamalıdır. Nitekim 7101 sy K. Hükümet Tasarısı 32. maddesinin gerekçesinde de bu husus belirtilmiştir.İş bu nedenle, İstinaf yoluna başvuran alacaklıların istinaf başvurularının kabulü ve davacı şirket yetkilisince ve diğer alacaklılar tarafından sunulan sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmeksizin kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353-(1).a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine\" dair karar verilmiştir.Konkordato, tacir yahut gerçek veya tüzel kişi bir borçlunun, borçlarını ödeme şekliyle ilgili yaptığı teklifin, kanunda öngörülen çoğunlukla alacaklılar tarafından kabul edilmesi ve yetkili mahkeme tarafından tasdik edilmesi sonucunda, borçlunun tüm adi borçlarını ödeyebileceği koşullar göz önüne alınarak, kararlaştırılan sürede ve/veya miktarda ödemesini mümkün kılan bir hukuki müessesedir. 2004 sayılı İİK'nin 285/3 fıkrası uyarınca konkordato talebinde iflasa tabi olan borçlu için İİK 154. maddesinin birinci veya ikinci fıkradaki yazılı yerlerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi, iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesi yetkilidir. Somut olayda; konkordato talep eden borçlu şirket iflasa tabi olduğu için yetkili mahkeme İİK'nin 285/3 fıkrasının göndermesi ile İİK 154. maddesi gereğince muamele merkezinin bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesi olup, dava görevli ve yetkili mahkemece açılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 74. maddesi, 114/1.f bendi ve 6098 sayılı TBK'nin 504/3 bendi uyarınca müvekkili adına dava açıp konkordato teklifinde bulunan vekilin, vekaletnamesinde özel olarak yetkilendirilmiş olması zorunludur. Sunulan vekaletname ile borçlu şirket vekilinin yasal düzenlemelere uygun olarak konkordato yönünden özel olarak yetkilendirildiği anlaşılmıştır.Davacı şirket ön projesinde, borçlu şirket sermayesi 6.000.000,00 TL olup bu sermayenin tamamının ödendiği, şirketin yetkilisinin ...'ın şirketin aynı zamanda tek ortağı olduğu, şirketin gıda sektöründe ticari faaliyet sürdürdüğü, Susurluk/Balıkesir adresinde üretim tesisi kurduğu, bu tesislerde modern süt işleme ve üretim tesislerinin kurulduğunu, ancak finansal sıkıntıya düşüldüğünü, nakit sıkıntısı yaşamasının en önemli nedeninin bölgede yaşanan süt sıkıntısı olduğu ve iflas halinde alacakların eline geçecek miktarın konkordato projesine göre çok az seviyede olduğu, konkordatoya tabi alacakların kesin mühletten sonra 6 ay ödemesiz 24 ay içinde eşit taksitler halinde ve alacaklar arasında eşitlik ilkesine uygun bir şekilde borcun ödeneceği belirtilmiştir. Konkordato ön projesinde yer alan finansal analiz raporunda ise; şirket merkezinin Eyüp/İstanbul olup ana faaliyet konusu her türlü süt ve süt mamulleri üretimi, zeytin üretimi ile toptan alım satımını ilişkin olup İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ... sicil numarasıyla tescilli olduğu, firmanın sıkıntısının en büyük nedeni Aralık 2017 - Şubat 2018 tarihleri arasında üretmiş olduğu ve üretim tarihi itibariyle piyasa rayici üzerinden yapılan hesaplama ile yaklaşık 10.000.000,00 TL değerindeki ürünün hatalı olması sebebine dayandığı, aynı zamanda firmanın yapmış olduğu Susurluk/Balıkesir'deki üretim tesisinin piyasa değeri yaklaşık 7.000.000,00 TL bedelli olduğu, yaşanan finansal sıkıntılar da eklenince mali sıkıntıya düşüldüğü belirtilmektedir. Şirket yetkilisi tarafından sunulan ayrıntılı bilançoda 01.01.2020-30.06.2020 dönemlerine ilişkin duran varlıklar toplamı 64.450.018,05 TL, aktif varlıklar toplamı 69.876.152,40 TL, pasif kaynaklar toplamı 69.876.152,40 TL, ayrıntılı bilançoda ise aktif varlıklar toplamı 84.426.415,30 TL, duran varlıklar toplamı 79.000.280,95 TL pasif kaynaklar toplamı 84.426.415,30 TL olarak olarak belirtilmiştir. Revize proje:Davacı şirket yetkilisince sunulan revize projede; konkordatoya tabi alacaklara, konkordato kararının tasdikinin kesinleşmesinden sonra 12 ay ödemesiz dönemden sonra 60 ay içerisinde eşit taksitler halinde ve alacaklar arasında eşitlik ilkesine uygun olarak adi alacaklarının ödeneceği, rehinli alacaklar yönünden ise söz konusu projeden ayrı olarak özel olarak görüşüp taksitlendirme yapılacağı ve rehinli alacaklar için teklifin 6 ay ödemesiz 48 ay eşit taksitler halinde olduğu, rehin alacaklarının her biri ayrı ayrı sözleşme yapmak konusunda mutabakat sağlanmasının hedeflendiği belirtilmiştir. Çekişmeli alacaklarla ilgili olarak bilirkişi ... tarafından düzenlenen 06.01.2020 tarihli raporunda; alacakları ihtilaflı olan alacak beyanlarının bir kısmı kabul ve bir kısmı reddedilen veya alacak beyanı tamamen reddedilen 22 firmaya ait sunulan bilgi ve belgeler incelenerek kabul edilmesi gereken ilave miktarlar ve kabul edilmesi gereken toplam miktarlar tespit edilmiştir.Makine Y. Mühendisi ... tarafından düzenlenen raporda; tesis, makine ve cihazının rayiç değerinin 5.113.104,70 TL, demirbaşların rayiç değerinin ise 35.271,29 TL olarak tespit edildiği anlaşılmaktadır. Komiser heyetince alacaklara ilişkin düzenlenen raporda özetle, alacaklı şirketler tarafından bildirilen 103.000,00 TL'lik kısmın rehin kapsamı içerisinde kaldığı, borçlu tarafından kabul edilen 135.073.00 TL'den 103.000,00 TL'nin tenzili ile 32.073,00 TL'nin adi alacak olarak İİK 302 maddesi gereğince nisaba dahil edilmesi gerektiği, yapılan incelemeler sonucunda alacaklı şirket ve bankalar lehine rehinli olan taşınır ve taşınmaz varlıklar ilgili alınan bilirkişi raporlarında takdir edilen tespitler uyarınca rehin kapsamında kalan alacaklar ve rehin kapsamı dışında kalan ve İİK 302 maddesi gereğince adi alacak olarak hesaba dahil edilmesi gereken alacakların her bir alacaklı ve şirket için ayrı ayrı tespit edildiği ve toplamda rehinli alacakların 3.677.522,74 TL'lik kısmının rehin kapsamı dışında adi alacak olarak değerlendirildiği belirtilmektedir.İİK 302 maddesi uyarınca düzenlenen komiser raporunda, alacaklar toplamının 79, kabul eden alacaklı sayısı 54, reddeden alacaklı sayısının 25 (red 7, oy kullanmayan 18 olmak üzere) olduğu ve bu haliyle kabul eden alacaklı sayısının %68,35 olduğu, alacak miktarı uyarınca yapılan incelemede ise toplam alacak miktarının 16.686.567,97 TL olup konkordatoya tabi alacaklardan kabul eden alacaklıların toplam alacak oranının %50.77 olduğu ve bu haliyle İİK 302 maddesinde belirtilen çoğunluğa da ulaşıldığı tespit edilmiştir. 27.08.2020 havale tarihli nihai gerekçeli raporda özetle; şirketin 30.06.2020 tarihi itibari ile borcu batık durumda olduğu, rayiç değerlere göre yapılan hesaplamada işletme sermayesinin (-) 27.117.047,74 TL olarak göründüğü, konkordato teklifinin İİK'nin 305 maddesi uyarınca alacaklar tarafından kabul edildiği, borçlu şirketin iflas etmesi halinde hesaplanan varlık değeri 42.880.846,54 TL ve iflas halinde alacakların eline geçebilecek tutarın borçlu şirketin ödeme teklifinin 16.577.477,97 TL üstünde olduğu, iflas halinde konkordatonun alacaklarının %100'ünü karşılandığı, İİK 305. maddesi çerçevesinde işçi alacakları için 57.046,14 TL teminat gösterilmesi yanında 161.614,67 TL tasdik karşılığı yatırması gerektiği ve rehin alacaklarının ödeme teklifine olumlu cevap vermemesi nazara alınarak sadece konkordatonun adi alacaklar bakımından uygulanabileceği görüşü tespitinde bulunmuştur. 17.09.2020 tarihli komiser heyeti raporunda özetle: borçlu şirkete ait taşınmazların ... A.Ş.'ye sağlayacağı rehin hakkının 1.700.000,00 TL ile sınırlı olduğu, ancak komiser heyetince hazırlanan rehinli alacaklılar listesinde, ... A.Ş.'nin rehin kapsamındaki alacağının 2.407.035,00 TL olarak gösterildiği, ... A.Ş.'nin rehin kapsamında kalan alacağının belirlenmesiyle ilgili olarak yapılan hatanın düzeltilmesi neticesinde, konkordato nisabına mesnet teşkil eden borçların toplamının 17.284.512,97 TL olarak hesaplandığı, dosya kapsamı incelendiğinde, ... A.Ş.'nin konkordatoyu kabul ettiğine dair bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı, bu durumda, konkordatoyu kabul edenlerin alacak toplamına eklenmesi gereken bir tutar olmadığı, Komiser Heyetince yapılan hesaplamalara göre, konkordatoyu kabul edenlerin alacakları toplamının 8.470.990,09 TL olduğu, İİK m. 302'de öngörülen nisapların sağlanabilmesi için, teklifi kabul edenlerin alacaklarının toplamının 8.642.256,49 TL'den fazla olması gerektiği, Komiser Heyeti'nce hazırlanan gerekçeli raporda konkordatoyu kabul edenlerin alacaklarının toplamı 8.470.990,09 TL olarak belirtildiğine göre, somut olayda konkordato teklifinin kabulü için gerekli çoğunluğun sağlanamadığı ve dolayısıyla konkordatonun tasdiki koşullarının oluşmadığı belirtilmektedir.Tasdike ilişkin komiser heyeti raporu ile bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi hakkında komiser heyet raporunda özetle; Borçlu şirketin İİK 302 gereğince Adi alacakları toplamının 16.577.477,97 TL ve Konkordatoya tabi alacaklı sayısının 79 olduğu, İİK.302/1II (a) göre: 16.577.477,97 / 2 = 8.288.985,00 TL ve 79/2 = 39,50 her iki şart yönünden: Proje Oylamasına katılıp (18) kabul veren veya iltihak süresi içinde (36) kabul yönünde beyanlarda bulunan alacaklı sayısının 54 alacaklı olduğu, işbu kabul beyanında bulunan alacaklıların alacak miktarları toplamının 8.470.990,09 TL olduğu, konkordatoya tabi olduğu tespit edilen toplam 79 alacaklı ve bu alacaklıların toplam 16.577.477,97 TL alacağı esas alınarak borçlu şirket lehine kabul beyanında bulunan 54 alacaklı ve bu alacaklıların toplam alacak meblağı 8.470.990,09 TL itibariyle, asgari alacaklı sayısı TL alacak tutarı bakımından, 16.577.477,97/2= 8.288.738,98 TL bakımından, İİK m. 302/III a bendi ve 305/c. bendi çerçevesinde, borçlu Şirketin konkordato teklifinin alacaklılar tarafından kabul edildiği; 2020 yılı Yargı Harçları tarifesi uyarınca, B.II.2.b.aa bendi uyarınca, alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden binde 2.27 harç ödeneceği kararlaştırılmıştır. Tarife doğrudan para alacaklılarına işaret ettiğinden 16.577.477,97 TL üzerinden hesaplanan harç meblağının 37.630,87 TL olduğu yönünde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.Mahkemece, davacı şirketin rehinli malların muhtemel satış süresi içerisinde konkordato kaynağı oluşturup/oluşturmayacağının ve nihai projenin uygulanma ihtimalinin bulunup bulunmadığının net bir şekilde ortaya konularak rapor tanzim edilmesi istenilmiş, komiser heyeti 10/02/2021 tarihli raporunda; Konkordatonun adi alacaklılar tarafından kanunda öngörülen çoğunluk tarafından kabul edildiği, borçlunun konkordato revize projesinde, projenin tasdik kararının kesinleşmesinden itibaren 12 aylık ödemesiz dönem öngörüldüğü, daha sonra ise aylık taksitler halinde 60 ay içinde ödeme yapılacağı, 2020 yılında salgın hastalık sebebiyle tüm dünyada ekonomik daralmanın olduğu, ancak aşının bulunması ve uygulanmaya başlamasıyla tüm sektörlerde iyileşmenin başladığı, davacının da bundan olumlu faydalanarak daha fazla fon yaratabileceği, şirketin faaliyet alanı itibariyle daha avantajlı konumda olduğu ve kârlılık oranını artırabileceği, konkordato nihai raporlarda görüldüğü üzere; şirketin hem kaydi değerle ve rayiç değer finansal tablolarında her ikisinin de şirket borca batık olmadığı, özvarlığının yeterli düzeyde olduğu, şirket devlete olan tüm borçlarını 7256 sayılı Af Yasası kapsamında 36 ay vadeli olarak yapılandırdığı, bu nedenle kamu borçlarının ödenmesinde de bir avantaj elde edildiği, ayrıca şirketin Gemlik'teki zeytin işletmesi daha aktif faaliyete geçerek daha yüksek seviyede satış sağlanmak suretiyle, konkordato projesinin başarılı bir şekilde uygulanabilmesi için fon oluşturulabileceği, konkordatonun alacaklılar çoğunluğunca kabul edilmesi ve konkordatonun amacı dikkate alındığında konkordatonun tasdikinin uygun olacağı\" belirtmiştir.16.03.2021 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle: komiser heyetinin hesaplamalarına göre borçlu şirketin konkordato tutarına tabi borçların ödenmesini ayırabileceği kaynakların 71.195.888,98 TL olduğu, şayet borçlunun konkordatoya tabi borçların ödenmesini ayırabileceği kaynağı var ise borçlunun bu kaynaklarla toplam 16.686.567,97 TL tutarındaki alacağı bulunan konkordatoya tabi alacaklara faiz ödeyebileceği halde borçlu şirketin alacaklara faizsiz ödemeyi teklif ettiği, komiser heyetince belirlenen kaynak tutarına itibar edilirse borçlu şirketin konkordatonun tasdiki için aranan orantılılık şartını sağlamadığının kabul edilmesi gerektiği, komiser heyetince borçlunun 84.426.415,30 TL değerindeki aktiflerinin tamamının kaynak gibi değerlendirildiği halbuki borçlunun mevcudu ile değil kaynakları ile teklif edilen tutarın orantılı olmasının arandığı, nitekim ticari faaliyette devam eden borçlu şirketin aktifindeki malın tamamını satarak satıştan elde edilecek geliri borç ödemelerinde kullanmasının mümkün olmadığı, borçlu şirketin konkordato teklifinin alacaklarının ve alacaklarının yarısını aşan bir çoğunluk tarafından kabul edildiği, aynı zamanda borçlu şirketin 87.046,14 TL mahkeme veznesine teminat olarak yatırılması için süre verilmiş ise de, sadece 30.000,00 TL teminat yatırdığı, komiser heyetince Bayındır Hayvancılık şirketinin alacağının hatalı olarak dikkate alındığı ve konkordato nisabında 109.090,00 TL'lik fark oluştuğu ve oluşan bu fark nedeniyle 247,63 TL daha tasdik harcı yatırması gerektiği, aynı zamanda konkordato teklifinin tasdikinde alacakların tahsil kararının kesinleşmesi müteakip 12 ay ödemesiz dönem sonrasında başlamak üzere 60 ayda eşit taksitler halinde ödenmesinin belirtildiği, konkordato tasdik kararının kesinleşmesinin 3 yıldan az olamayacağı nazara alındığında dosya kapsamında ödemesiz dönemin tasdik kararının verilmesine müteakip mi yoksa tasdik kararının kesinleşmesine müteakip mi başlayacağı konusunda da çelişki olduğu ve bu çelişkinin alacakların lehine yorumlanarak ödemesiz dönemin konkordatonun tasdiki kararının verilmesi ile birlikte başlatılmasında uygun olacağı belirtilmiştir.Mahkemece davacı şirketin borca batık olup /olmadığı, rehinli malların paraya çevrilmesi halinde projenin uygulanma ihtimali, alacak miktarı nazara alınarak denetime elverişli rapor tanzim edilmesi amacıyla komiser heyetinden rapor tanzim edilmesi istenilmiş ve düzenlenen 20.11.2021 tarihli nihai 2. ek raporda özetle; borçlu şirketin 30.06.2020 itibariyle kaydi değerlere göre düzenlenmiş bilançosunda işletme sermayesinin (-)27.117.047,74TL, özkaynağının ise; (+) 39.498.412,03 TL olduğu, böylece, şirketin kaydi değerlere göre; özkaynak itibariyle borca batık durumda olmadığı, borçlu şirketin 30.06.2020 tarihi itibariyle 27.151.346,75 TL borcu bulunduğu, iflas halinde ödeme tutarının 42.880.846,54 TL olduğu, böylece; borçlu şirketin borçlarının tamamını karşıladığı, Konkordatoya tabi olduğu tespit edilen toplam 79 alacaklı ve bu alacakların toplam 16.577.477,97 TL alacağı esas alınarak borçlu şirket lehine kabul beyanında bulunan 54 alacaklı ve bu alacaklıların toplam alacak meblağı 8.470.990,09 TL itibariyle, asgari alacaklı sayısı ve alacak tutarı bakımından, 16.577.477,97 / 2 = 8.288.738,98 TL bakımından, (sayı itibari ile; kabul eden alacaklıların oranının %68,35; tutar itibariyle kabul eden alacaklıların alacak miktarının %51,09 olduğu) İİK m. 302/III a bendi ve 305/1 c. bendi çerçevesinde, borçlu şirketin konkordato teklifinin alacaklılar tarafından kabul edildiği, borçlu şirketin iflas etmesi halinde hesaplanan varlıklarının değeri 42.880.846,54 TL olduğu; bu bağlamda, iflas halinde alacaklıların eline geçebilecek bu tutarın, borçlu şirketin ödeme teklifinin 16.577.477,97 TL'nin üstünde olduğu, iflas halinde konkordatoya tabi alacaklıların %100'ünü karşıladığı, İİK m. 305/I a. bendi çerçevesinde, adi konkordatoda teklif edilen tutarın borçlusu iflası halinde alacaklıların alacağını fazlası ile karşıladığı, borçlu şirketin para borçlarına dair ödeme teklifinin toplam 16.577.477,97 TL olduğu, borçlunun, nihai kaynaklarının ise malvarlığı, olası faaliyet geliri ve beklenen haklar toplamı 84.426.415,30 TL'den konkordatoya tabi olmayan devlet alacakları, rehinli alacaklar, işçi alacakları, ödenmesine izin verilen küçük alacaklar toplamı 13.230.526,32 TL'nin indirilmesi ile 71.195.888,98 TL bulunduğu, ancak; rehinli alacaklılarla yapılan müzakerede rehinli alacaklılar borçlunun ödeme teklifini kabul etmediği için, rehinli alacaklılar açısından konkordatonun uygulanamayacağı, bu durumda, İ.İ.K. 307. maddede öngörülen rehinli malların satışının 1 yıl süre ile ertelenmesi şartlarının da oluşmaması sebebiyle, rehinli malların satışının yapılması durumunda, konkordatonun uygulanma imkanının kalmayacağı, borçlu şirket yetkilisinin sözlü olarak bildirdiği müşteri çekleri ile rehinli alacaklıların faiz alacağının ödendiği konusundaki iddiasına ilişkin somut bir belge sunulmadığı, bu hususun mahkemenin takdirinde olduğu, borçlu şirketin İİK m. 305/1-d bendi çerçevesinde, işçi alacakları için 57.046,14 TL teminat göstermesi gerektiği; borçlu şirketin doğrudan komiser onayıyla mühlet içinde doğmuş devam eden bir para borcu bulunmadığı,borçlu şirketin diğer yargılama giderleri yanında 37.630,87 TL konkordato tasdik harcı yatırması gerektiği belirtilmiştir.Mahkemece davacıya ait taşınır ve taşınmaz malların paraya çevrilmesi yoluyla takiple karşı karşıya gelmesi durumunda satış isteme süresi düşünülerek satış süresine kadar kadar faaliyetini devam edip edemeyeceği faaliyetine devam etmesi durumunda ise konkordato kaynağı oluşturup oluşturulamayacağı ve projenin uygulanma ihtimali nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılması konusunda komiser heyetinden raporu tazmin etmesi istenilmiş olup komiser heyetince düzenlenen 29.01.2021 tarihli raporda özetle: Takip ve takip sonrası açılması muhtemel davalar nedeniyle; kanunda öngörülen bu süreçlerin rehinli taşınır malların satış süreci asgari bir yıldan önce, taşınmaz malların satış sürecinin de asgari iki yıldan önce sonuçlanması (üretim yapılan tesisler için üç yıl gibi) ve borçlunun rehinli mallarının (taşınır, taşınmaz niteliğine ve talebe göre) asgari bir yıl ile üç yıldan önce satışının yapılması ihtimali oldukça düşük olduğu, taşınır veya taşınmazların yasal takip süreci, sonuçlanıncaya kadar söz konusu rehinli mallar borçlunun elinde olacağından genel anlamda faaliyetine devam etmesine yasal bir engel bulunmadığı, ancak rehinli bir kısım taşınırların yasal takip süresi içinde borçlunun elinden alınıp, yedi emine teslimi ile satış süresinin sonlandırılması (kıymet takdiri, satış ilanı ve akabinde satış vb.) şeklinde gelişebilecek süreçte, fiilen üretimde kullanılan bu taşınırlar borçlu elinde olmayacağından üretim faaliyetini doğrudan etkilemesi söz konusu olacağı mütalaa edilmiştir.Dairemizce verilen kaldırma kararından sonra düzenlenen 17.10.2022 tarihli komiser heyeti raporunda özetle: konkordato borçlusu şirketin 31.08.2022 tarihi itibariyle rayiç değerle özkaynaklarının 43.859.205,36 TL olduğu ve şirketin borca batık olmadığı, konkordatonun tasdiki halinde alacaklıların eline geçebilecek miktarın iflas halinkinden fazla olmadığı, daha önce görevlendirilen komiser heyeti tarafından sunulan rapor ile tahsil koşullarının oluşup oluşmadığını denetlenmesi amacıyla dosyanın tevdi edildiği bilirkişi heyetince tanzim edilen bilirkişi heyeti raporu arasındaki çelişkinin konkordato projesi ile teklif edilen tutarım borçlunun kaynakları ile orantılı olmadığı şeklinde çözülmesi gerektiği, 31.08.2022 tarihi itibariyle şirketin varlıklarının temsil ettiği 43.589.517,92 TL ödeme imkanının konkordato projesinde yapılan teklifle (faizsiz -toplam 72 ayda -16.322.814,53 TL) orantılı olmadığı, konkordato projesi ile teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olma şartı sağlanmadığı, teminata bağlanması gereken cari borcun bulunmadığı, ödenmesi gereken harç tutarında eksiklik bulunduğu ve 247,63 TL ilave harç tutarının ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair karar verilmiş olup, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. -İİK 305. maddesinde belirtilen orantılılık şartının sağlanıp/sağlanmadığının incelenmesi: Konkordato bir borçlunun alacaklılarının kanunda öngörülen çoğunluğunun kabulüyle borçlarını belirli bir oranda ve/veya vadelerle ödemesini öngören, borçların yapılandırılmasını sağlayan bir cebri icra türüdür. Borçlu ile alacaklılar arasındaki bir çeşit sulh sözleşmesi niteliğinde olan konkordato, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen ve mali durumu bozulmuş olan, dürüst borçluları korumak amacıyla getirilmiş bir müessesedir. Bu durumdaki bir borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olur. Borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu vade verilmek veya indirim yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran veya vadeyle ödeme imkanı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Alacaklılar arasında eşitlik esasına dayalı bir ödeme sağlanır ve borçlu iktisadi faaliyetlerine devam eder. Böylece borçlu piyasadaki varlığını sürdürürken, piyasadaki istikrar ve istihdam imkanları da korunmuş olur (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 21/01/2020 tarih, 2019/3021 E. 2020/292 K.).Konkordato talebinde bulunan borçlu mahkemeye sunmuş olduğu projesinde; alacaklıların alacaklarının ne kadarından feragat edeceklerini, hangi vadede ödeme yapılacağını, borçların ödenmesi için kaynağın ne şekilde sağlanacağını kesin bir şekilde göstermesi gerekmektedir. Borçlu tarafından sunulan projenin oylanması neticesinde İİK'nin 305. maddesinde yer alan koşulların sağlandığı kanaatine varılması durumda, konkordato tasdik edilecektir.Alacaklılar toplantısı ve projenin kabulü için gerekli çoğunluk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 302. maddesinde, konkordatonun tasdiki şartları ise aynı kanunun 305. maddesinde düzenlenmiştir.İİK 302/son konkordato komiserinin alacaklılar toplantısını izleyen 7 günlük katılma süresinin bitmesinden itibaren en geç 7 gün içinde gerekçeli raporuyla birlikte oluşturduğu konkordato işlemlerini kapsayan dosyaları, mühlet bitmeden önce ticaret mahkemesine sunacağını öngörmektedir. Prosedürün bunu izleyen kesiti, konkordatonun son aşamasını oluşturmakta ve ticaret mahkemesinin konkordatonun tasdik edilip edilmeyeceği bakımından yapacağı yargılama ile bunun sonucunda vereceği karara ilişkin bulunmaktadır. Konkordatonun tasdikine ilişkin yargılama, maddi hukuk yargılaması olmayıp, kendine özgü bir tasdik işlemi niteliğindedir. Tasdik yargılaması sonucunda oluşturulacak karar, daha çok konkordato prosedürünün yasal koşullara uygun yürütülüp yürütülmediğinin ve konkordatonun unsurlarının kanunun öngördüğü anlamda oluşup oluşmadığının saptanmasına ilişkin belirleyici nitelik taşıyan, tasdik faaliyetinin yürütüldüğü bir yargı işlevi özelliğini taşımaktadır. Bu nedenle tasdik yargılaması, özellikle komiserlik tarafından yapılan işlemlerin yasanın öngördüğü doğrultuda gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin denetlenmesini de içerir (Altay, Sümer / Eskiocak, Ali, Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku, 5. Bası, İstanbul 2019, s.334). İİK'nin 305. maddesinde hükme bağlanan konkordato koşullarının kümülatif olarak bir arada bulunması halinde mahkeme konkordatoyu tasdik edecektir. Mahkemenin bu aşamada geniş bir takdir yetkisi bulunmaktadır ve tasdik yargılamasında re'sen araştırma ilkesi geçerlidir. Mahkeme, tasdik yargılamasında konkordato projesini kontrol edecek, konkordato sürecinde yapılması gereken işlemlerin zamanında ve kanuna uygun olarak yapılıp yapılmadığını denetleyecektir. Şekli inceleme kapsamında yapacağı en önemli tespit, komiserin süresi içinde dosyayı kendisine teslim edip etmediğidir. İçerik olarak dikkatle araştırması gereken husus ise borçlunun alacaklılar arasında dengeyi koruyup korumadığıdır (Öztek S./Budak A.C./Yücel M.T./Kale S./Yeşilova B., Yeni Konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019, s. 539). Konkordatonun tasdiki için aranan şartlar İİK’nin 305 inci maddesinde belirtilmiş olup, buna göre; konkordato projesinin İİK’nin 302. maddesinde öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş olması (kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını veya kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini aşan çoğunluk) ile birlikte teklif edilen tutarın borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması, konkordatoda teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması, İİK’nin 206. maddesinin birinci fıkrasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması ve konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın tasdik kararından önce mahkeme veznesine depo edilmesi gerekir. Borca batıklık ise, borçlunun malvarlığındaki aktif değerler toplamının, pasif değerler toplamını karşılayamaması durumudur. Şirketin borca batık durumda olup olmadığı TTK’nin 376. maddesi uyarınca rayiç değerlere göre tespit edilmelidir. Mahallinde keşif yapılarak, uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilebilen niteliklerine göre kayıtlardaki malvarlığının (örn; araçlar, model ve yaş gibi diğer özelliklerine göre) rayiç tespitinin yapılması mümkündür. Rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce yeniden oluşturulacak şirket bilançosu (borca batıklık bilançosu) da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir. Dava teorisindeki genel ilkeden farklı olarak konkordato bir dava olmadığından borca batıklık sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir. (bkz: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2022/5312 E. 2023/557 K. sayılı ilam)Davaya konu somut olayda; davacı şirketin merkezi Eyüp/İstanbul iken, 08.02.2022 tarih ve 10512 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde belirtildiği üzere şirket merkezinin Susurluk /Balıkesir adresine taşındığı ve kaldırma öncesi tespit edilen rayiç değer bilançosuna göre 31.08.2022 tarihine göre (+) 43.859.205,36 TL öz kaynağına, kaydi değer bilançosunda da (+) 40.296.280,45 TL pozitif öz kaynağa sahip olan davacı şirketin, teklif edilen proje ile davacı şirketin anapara borçlarını (faizsiz) hali ile 12 ay ödemesiz, 60 ay ödemeli toplam 72 ay süre ayda ödemesine karar verilmesi talep edilmiştir. İbraz edilen komiser heyeti raporları dikkate alındığında, tasdik edilen proje borçlunun aktif değerlerine göre düşük seviyede kalmıştır. Nitekim İİK'de ''Alacaklıların Hakları Üzerine İflasın Tesirleri'' başlığı adı altında 196. madde de anapara ödendikten sonra bakiye miktar kalması halinde, faiz ödemesi yapılacağını öngörmektedir. Buna ilişkin olarak, davacı şirketin güncel rayiç değer bilançosu ile iflas halindeki muhtemel satış değerleri karşılaştırıldığında ise, iflas halinde adi alacaklıların ödenmesine ayrılacak tutar 33.544.848,89 TL, iflas adi alacak tutarı 16.322.814,53 TL, iflas halinde adi alacaklıların tahsil edebileceği tutar 16.322.814,53 TL, iflas halinde adi alacaklıların tahsil edebileceği oran %205,51, konkordato teklifinin ise %100,00 olduğu tespit edilmiştir. Gerek teklif edilen tutar ve gerekse borçlunun rayiç özvarlık değeri nazara alındığında, projede faizde tenzilat öngörülmüş ve ödemeler uzun vadeye yayıldığı ve teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartının gerçekleşmediği anlaşılmıştır. -İİK m 304/2 maddesine aykırı davranıldığı iddiası: İİK 304/2 maddesinde, mahkemenin konkordato hakkında yapılan yargılamada kesin mühlet içinde bir karar verilemeyeceği anlaşılması halinde mahkeme, gerekli görürse komiserden gerekçeli bir rapor da alarak, karar verilinceye kadar mühlet hükümlerinin devamına karar verebileceği ve bu süre altı aydan fazla olamayacağı düzenlenmiş ve bu hususta Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin emsal kararlarında, kesin mühletin hitamından sonraki bir tarihe duruşma günü tayin edilmesi suretiyle 304/2 madde kapsamında verilmiş olan 6 aylık uzatma yetkisinin zımnen kullanıldığının kabul edilmesi gerektiği ifade edilmiş ise de konkordato komiseri nihai raporunun kesin mühlet içerisinde sunulması gerekmektedir. Uyuşmazlığa konu davada, mahkemece yapılan yargılama aşamalarının incelenmesi önem arz etmektedir. Zira, İİK'nin 304/2 maddesinin ihlali oluştuğu iddiası karşısında mahkemece kanunun iş bu amir hükmüne aykırı işlem tesis edip/etmediğinin incelenmesi gerekmektedir.Dairemizce verilen ve yukarıda belirtilen kaldırma kararından sonra mahkemece düzenlenen 10.10.2022 tarihli tensip tutanağının 1. maddesinde ''İİK. 304. maddesi kapsamında tasdik kararının kesin mühlet içerisinde verilmesi zorunlu olduğundan ve buna karşılık İİK m. 304 kapsamında KESİN MÜHLET KAPSAMINDA GEÇMEYEN (18/03/2021-02/04/2021 TARİHLERİ ARASI) 15 GÜNLÜK SÜRE BULUNDUĞU DİKKATE ALINARAK 1-İİK 289. maddesi uyarınca İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... nosunda kayıtlı ... LİMİTED ŞİRKETİ hakkında 10/10/2022 TARİHİNDEN İTİBAREN 15 GÜN SÜRE İLE KESİN MÜHLET VERİLMESİNE,\" dair karar tesis edilmiştir. Mahkemenin 24.10.2022 tarihli celsesinde ise \"Davacı borçlu şirket hakkında verilen tüm tedbir kararlarının ve tüm mühlet kararlarının 24/10/2022 günü saat 14:30 itibariyle kaldırılmasına,Konkordato komiserlerinin görevlerine 24/10/2022 günü saat 14:30 itibariyle son verilmesine, hak edilen ücretin komiserlere görev süresi ile orantılı olarak ödenmesine,Konkordato komiserlerinin görevine son verildiğinin İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığına bildirilmesine, Kararın İİK 166 ve İİK 288 maddesi gereği ilanına ve ilgili yerlere bildirilmesine, Geçici ve kesin mühletlerin tümünün kaldırıldığının, konkordato komiserlerinin görevlerine son verildiğinin daha önce ilan yapılan ticaret sicil gazetesi ile Basın İlan Kurumu resmi ilan portalında ilan olunmasına ve daha önce bildirimde bulunulan ilgili yerlere derhal bildirimde bulunulmasına,\"dair karar verilmiş ve duruşma günü talik edilen 18.11.2022 tarihli celsede de \"Susurluk Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasına kayıtlı olan davacı ... LİMİTED ŞİRKETİ'nin konkordatonun tasdiki talebinin REDDİNE,\" dair karar verilmiştir. UYAP siteminde kayıtlı konkordato ilanları incelendiğinde, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... nosunda kayıtlı davacı şirket hakkında İİK. 288. maddesi yollamasıyla İİK. 287. maddesi gereğince 17.10.2018 tarihi saat 16:00'dan itibaren 3 ay süreyle geçici mühlet, 07.01.2019 tarihinden itibaren 1 yıl kesin mühlet, 06.01.2020 tarihinden itibaren 6 ay ilave kesin mühlet, 30.09.2020 tarihinden itibaren 1 ay ilave mühlet, 30.10.2020 tarihinden itibaren 1 ay ilave mühlet, 30.11.2020 tarihinden itibaren3 ay ilave mühlet, 03.02.2020 tarihinden itibaren 1 ay ilave mühlet kararı verilmiştir. Mahkemenin yargılama aşamasında yukarıda belirtilen ara kararları ve İİK. 304. maddesi kapsamında değerlendirilerek inceleme yapıldığında; kesin mühlet kapsamında geçmeyen (18/03/2021-02/04/2021 dönemine ilişkin) 15 günlük süre bulunması dikkate alınarak 15 gün süre ile kesin mühlet kararı verildiği belirtilmiştir.İsv. İİK‘de, konkordato mühletinin amaçlarından biri olarak açıkça, 'borçlunun iyileşmesi' kavramına yer verildiği, buna göre, geçici mühletin, açıkça iyileşme ümidi görülmüyorsa, yani iyileşme yahut konkordato tasdik ihtimali yoksa sürenin kaldırılacağı, İİK‘de ise, m.287’deki borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimalinin\" konkordatonun başarı şansı\" kavramı altında ifade edildiğine yer verilmiştir.Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir. (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku Av. Sümer ALTAY, sayfa 112, 1. Cilt). İİK‘nin 289/3. fıkrasında, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde bir yıllık kesin mühlet verileceği belirtilmiştir.Güçlük arz eden özel durumlarda kesin mühlet, komiserin bu durumu açıklayan gerekçeli raporu ve talebi üzerine mahkemece altı aya kadar uzatılabilir. Borçlu da bu fıkra uyarınca uzatma talebinde bulunabilir, bu taktirde komiserin de görüşü alınır. Her iki halde de uzatma talebi kesin mühletin sona ermesinden önce yapılır ve uzatma kararı vermeden önce, varsa alacaklılar kurulunun da görüşü alınır (İİK m. 289/f .5)Dosya kapsamında yer alan ilan kararları incelendiğinde, davacı şirket yönünden gerek geçici mühlet ve gerekse kesin mühlet süreleri nazara alındığında, kesin mühlet hükümlerinin 06.01.2020 tarihinden itibaren 6 ay ilave süre verilerek uzatılmasına dair karar verildiği açıktır. İİK'nin 304/2 maddesinde kesin mühlet içerisinde tasdik kararının verilemeyeceğinin belli olması durumunda mahkemenin kesin mühleti uzatacağı, fakat bu sürenin her halükarda altı ayı geçemeyeceği açıkça hükme bağlanmıştır. Bu nedenle, istinaf yasa yolu başvuru dilekçesinde belirtildiği üzere 24.12.2022 ile 18.11.2022 tarihleri arasında İİK'nin 304/2 maddesi uyarınca kesin mühlet hükümlerinin devamına karar verilmesi yönündeki istinaf talebinin yerinde olmadığı anlaşılmaktadır. Tüm dosya kapsamı yukarıda yer alan bilgiler ışığında birlikte değerlendirildiğinde; HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan başvuru harcının hazineye GELİR KAYDINA,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75‬ TL'nin istinaf eden davacıdan tahsili ile hazineye GELİR KAYDINA,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, İİK'nin 308/a maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 24.04.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e3448b7f539226d5","SID":"c0659bb27479d8cc"}}