{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1878 - 2024/1248<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t               T.C.<br>ADANA<br>\t BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>   3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1878<br>KARAR NO\t: 2024/1248<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ...<br>ÜYE\t: ...<br>ÜYE\t: ...<br>KATİP\t: ...<br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI\t: ... Esas, ... Karar<br><br>DAVACI \t: ... ...  <br>VEKİLİ\t: Av...<br>DAVALI \t: ... Sigorta A.Ş. <br>VEKİLİ\t: Av...<br>DAVA\t: Maddi tazminat (Değer kaybı nedeniyle) <br>KARAR TARİHİ\t: 16.05.2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 16.05.2024<br><br><br>İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.01.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mülkiyeti müvekkiline ait olan ... plaka sayılı aracın 02.04.2020 tarihinde E 91 karayolu üzerinden Pac istikametinden adliye istikametine seyir halinde iken ışıklı kavşağa geldiğinde ters istikametten ana yola çıkan ... plaka sayılı araç ile çarpışması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin aracında maddi hasar meydana geldiğini, kazada dava dışı ... plaka sayılı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, müvekkiline ait aracın kasko sigortası tarafından tamir ettirildiğini ancak meydana gelen değer kaybı bedelinin ... plaka sayılı aracın sigorta şirketi olan davalı sigortaca karşılanmadığından davalı sigorta şirketine bu konuda yazılı başvuru yapıldığını, ancak değer kaybının ödenmediğini beyan ederek davanın kabulü ile fazlaya dair hakları saklı kalmak  kaydıyla şimdilik 100,00 TL değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>ISLAH : Davacı vekili 11.12.2021 tarihli dilekçesi ile dava değerini 8.500,00 TL'ye ıslah etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın  müvekkili sigorta şirketine 20.11.2019 - 20.11.2020 tarihleri arasında ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacıya ait araç sürücüsünün kusursuz olduğu ileri sürülmüş ise de kusur incelemesi yapan rapor bulunmadığını, müvekkili sigortanın, ancak sigortalısının kusurlu olması halinde sorumluluğu bulunduğunu, kazada kusur raporunun alınmasını, aracın kaza öncesinde başka bir kazasının olması halinde dava öncesi yapılan kaza sebebi ile değer kaybı da söz konusu olacağından, davaya konu kazadan önce aracın kaza kaydının olup olmadığı ve parça değişimi bulunup bulunmadığının araştırılmasını talep ettiklerinin beyan etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının davasının kabulü ile, 8.500,00 TL değer kaybı tazminatının temerrüt tarihi olan 08/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği görüldü.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; davacının aracının yaşı, hasarlı parçaları ve hasarın oluştuğu dikkate alındığında bilirkişi tarafından belirlenen 8.500,00 TL değer kaybının fahiş olduğunu, bilirkişi raporunda değer tespitine yönelik somut kriter ve emsal araştırmaları bulunmadığını ve bu yönü ile karara dayanak alınan bilirkişi raporunun denetime müsait olmadığını, dosyada bulunan kusur bilirkişi raporu da hatalı olup, kazada müvekkili şirkete sigortalı aracın sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, davacının ıslah talebinin zaman aşımına uğramış olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle tazminat (araçta oluşan değer kaybı nedeniyle) davasıdır.<br>İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Kararı, davalı vekili istinaf etmiştir.<br>Davalı vekilinin alacağın zamanaşımına uğradığına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>2918 sayılı KTK.nin 109/1. maddesinde \"Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar.\" denilmektedir. Somut olayda, 02.04.2020 günü gerçekleşen kazada, davacı  vekili yani 2 yıllık zamanaşamı süresi içinde, 11.12.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile 8.500,00 TL alacağını talep ettiği anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br>Davalı vekilinin hükme esas alınan hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>Davacının aracının değer kaybı Anayasa Mahkemesinin 2019/40 E.2020 740 K. 17.07.2020 tarihli kararı sonrasında verilen Yargıtay 17. Hukuk dairesinin 2016/14600 E. 2019/6626 K. sayılı “… Dairemizce değer kaybının belirlenmesi hususunda aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş piyasa değeri ile onarılmış haldeki piyasa değeri arasındaki fark kriteri esas alınmaktadır. Hükme esas alınan raporlarda bu kritere göre hesaplama yapılmadığı anlaşılmakla, dosyadaki fotoğraflar, kaza tespit tutanağı ve tüm belgeler incelenerek, aracın modeli, yaşı, hasarın ağırlığı, boyanmış olan yerler ve hasarlı bölgelerin özelliği nazara alınıp, aracın kaza öncesi ikinci el piyasa rayiç değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farkın değer kaybını göstereceği ilkesine göre değer kaybının tespiti için yeniden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir…” içtihatına uygun olarak piyasa değerine ilişkin yetkili bayi, galericiler ve internet 2.el araç satış sitelerinde yapılan araştırmalar sonrasında, aracın, marka ve modeli, yaşı, kilometresi, kullanım amacı, donanımı, aracın hasar aldığı bölgeler, geçmiş hasar kayıtları, vs değer kaybına etki edecek faktörler dikkate alınarak belirlenmiştir.<br> Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararından sonra genel şartlar ile ekindeki formüllere göre yapılan tazminat hesabının yasal dayanağı kalmamıştır. Bu durumda Yargıtay yerleşik içtihatları dikkate alınarak kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre vasıtanın kazadan önceki rayici ile onarım sonrası değeri arasındaki farkın araç değer kaybı olarak belirlenmesi gerekmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararından sonra genel şartlar ile ekindeki formüllere göre yapılan tazminat hesabının yasal dayanağı kalmamıştır. Bu durumda Yargıtay yerleşik içtihatları dikkate alınarak kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre vasıtanın kazadan önceki rayici ile onarım sonrası değeri arasındaki farkın araç değer kaybı olarak belirlenmesi gerekmektedir. Buna göre; karar dayanak yapılan 28.10.2021 tarihli değer kaybı bilirkişi raporunun içeriğinden de anlaşılacağı üzeri; başvuranın aracının hasarsız haldeki ikinci el piyasa değeri ile aracın onarımından sonraki ikinci el piyasa değeri arasındaki fark nedeni ile araçta oluşan değer kaybının 8.500,00 TL olduğu belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunda bilirkişinin, başvuruna ait aracın değer kaybını, aracın marka ve modeli, yaşı, kilometresi, kullanım amacı, donanımı, aracın hasar aldığı bölgeler, geçmiş hasar kayıtları, vs değer kaybına etki edecek faktörler göz önüne alınarak hesaplamış olması, usul, yasa ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygundur. Bu şekilde hükme esas bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olduğundan davalı sigorta şirketi vekilinin bu yöndeki istinafın reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Davalı vekilinin hükme esas alınan kusur raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>Somut olayda, 02.04.2020 günü saat 10.53 sıralarında davacı sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ...  plaka sayılı otomobili ile Adliye istikametine seyir halinde iken kaza mahalli kavşağa yeşil ışıkta giriş yaptığı esnada otomobilinin ön kısımlarıyla, gidiş istikametine göre sağından ters yönden gelerek kavşağa giriş yapan sürücü İrfan Kirmit sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin sol yan kısımlarına  çarpması neticesi davaya konu  trafik kazası meydana gelmiştir. Tüm dosya kapsamı dava dilekçesi, kaza tespit tutanağı,kaza yeri krokisi,ceza dosyası kısmi evrakları, CD'de mevcut kaza anı görüntüsü ve tüm görüntüler ve tüm beyanlar incelendiğinde mevcut verilere göre davacı sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ...  plaka sayılı otomobili ile olay yeri kavşakta kendisine hitaben yanan yeşil ışığı dikkate alarak kavşağa giriş yaptığı esnada sağından ters yönden gelerek kavşağa giriş yapan otomobil ile çarpışmaları neticesi  meydana gelen kazada atfı kabil kusuru bulunmadığı, Sürücü İrfan Kirmit sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile gündüz vakti, meskun mahaldeki olay yeri kavşağa  kurallara aykırı şekilde ters yönden seyirle gelerek giriş yaptığı,solundan yeşil ışıkta kavşağa giren aracın seyir şeridini kapattığı, bu araca ilk geçiş hakkını vermediği anlaşılmakla meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br>HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 580,64 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 145,16 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 435,48 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 16.05.2024<br> <br><br>       Başkan                 Üye                   Üye                    Katip  <br><br>   <br><br><br><br><br><br>  İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eab3576fbaebbe7a","SID":"50d01e5b1af14a91"}}