{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2024/712 - 2024/815<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2024/712 <br>KARAR NO\t: 2024/815<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/11/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/702 E.  -  2023/1192 K.<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09/11/2023 tarih ve 2022/702 Esas - 2023/1192 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı şirket vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında müvekkiline ait İstanbul’da iş yaptığı Atatürk Kültür Merkezi şantiyesinde montajlama işlemi yapılmak üzere bir kısım tezgah ve tezgah panellerinin Ankara’dan İstanbul’a taşınması konusunda nakliye anlaşması yapıldığını, nakliyesi yapılacak tüm ürünlerin müvekkili şirket operasyon yöneticisi ve yetkililer tarafından kamyon üzerinde paletlere sabitlendiğini ve streç film ile paketlendiğini, müvekkili şirketin yıllardır bu şekilde paketleme, istifleme işlemleri yaptığını, bu zamana kadar defalarca yapılan nakliye işlemleri esnasında ürünlerin hasara uğramadığını, davalının ... plakalı kamyon sürücüsü ...'ın ürünleri teslim alarak, İstanbul’a doğru yola çıktığını, ancak taşıma esnasında 9.632,35 USD değerinde 91 MT Akrilik tezgah cinsi ürünlerin hasar gördüğünü, teslimat adresinde, hasar gören ürünlere ilişkin müvekkili şirketin Atatürk Kültür Merkezi Şantiyesi sorumlusu ... tarafından tutanak tutulduğunu, 71 adet el yıkama lavabosundan bir kısmı kırık olan ürünlerin iade edildiğini, tutanağın nakliye aracının şoförü ... tarafından da imzalandığını, davalı firmaya gönderilen ihtarnameye rağmen emtiada meydana gelen hasarların bedelinin ödenmediğini, müvekkili şirkete ait ve taşıma esnasında emtiaların tam, eksiksiz ve hasarsız teslimi yükümlülüğü altında bulunan davalının, hasardan kaynaklanan zararları ödemekten kaçınınca Ankara Batı İcra Müdürlüğü 2021/18492 E. sayılı dosyası  ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin  devamına,  davalının  %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili, müvekkilinin taşımacılık işine ilişkin tüm sorumluluklarını eksiksiz yerine getirdiğini, ortaya çıkan zararların davacının kusurlu hareketi neticesinde meydana geldiğini, nakliyesi yapılacak malların, davacının da ikrar ettiği üzere davacı şirkete ait operasyon yöneticisi ve yetkililer tarafından yüklendiğini, akrilik tezgah ve tezgah panellerinin sabitlenmemesi, istiflemelerinin gelişigüzel yapılması, ahşap taşıma paletlerine yerleştirilmesi işleminin doğru bir paketleme ve ambalajlama sayılamayacağını, yükün ağırlığı ve büyüklüğüne göre hassas, kırılabilir parçaları varsa bunları muhafaza altına almanın davacının yükümlülüğünde olduğunu, zararın davacının kusurlu eylemi neticesinde ortaya çıktığını, müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkilinin sorumluluğu kabul edilecekse de, bu  sorumluluğun sınırlı sorumluluk ilkesine dayanması gerektiğini savunarak, davanın reddini, davacı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve  tüm dosya kapsamından; TTK 863/1.maddesine göre aksine bir hüküm ya da belge bulunmadığından yüklemenin davacı tarafından yapıldığı, davalının da 'işletme güvenliği' ilkesi uyarınca nezaret yükümlülüğünun bulunduğu, taşınan eşyaların akrilik tezgah olması, yüklemenin tahta paletlerle yapılması nedeniyle hasarın meydana geldiği, her ne kadar davalının trafik ihlali gibi bir kusuru dosyada sabit olmasa da davacının hatalı yükleme ve istiflemeyi yaptığının kabulü nedeniyle bu yüklemeye karşı nezaret yükümlülüğününü yerine getirmeyen davalının takdiren %50 müterafik kusurlu olduğu, oluşan hasarın ve ekspertiz raporunun piyasa rayiçlerine uygun olduğunun bilirkişilerce tespiti karşısında tarafların oluşan hasardan %50'şer kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2021/18492 esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın 4.816,18 USD yönünden iptaline, icra takibinin 4.816,18 USD üzerinden takip talebindeki şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, takip konusu alacak likit nitelikte bulunmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar vermiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde,  sevk irsaliyesinde taşıma konusu malların tamamının 147,81 m tezgah ve 98,37 m2 tezgah paneli olduğunun belirtildiğini, taşınan malzemelerden bir kısmının taşıma esnasında zarar görerek kullanılamaz hale geldiğini, eksper raporunun 3.sayfasında 91 m² akrilik tezgah ve lavabonun zayi olduğunun tespit edildiğini, hasara uğramayan bir kısım malın, varış adresinde teslim alındığını, geriye kalan hasara uğrayan malların ise müvekkili Şirketin adresine iade edildiğini, taşıma konusu hasara uğrayan kısmın eksper raporu ile sabit olduğunu, eksper raporunun 3. sayfasında zayi olan 91 M2 akrilik tezgahın değerinin 9.632,35 USD olarak tespit edildiğini, taşıma işi yapan davalının taşıma konusu malın uygun olarak yüklenip yüklenemediğini kontrol etmesi ve gerekirse düzeltmesi gerekirken herhangi bir ihtirazi kayıt olmadan taşıma işini yaptığını, bilirkişi raporlarında ambalajlama durumunun kusura yol açmadığının, taşınan malın yolda taşıma esnasında zarara uğradığının tespit edildiğini,  %100 kusurlu olan davalının 9.632,35 USD  bedelin tamamından sorumlu olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkiline ait firmanın nakliye işini yapan çalışanının malzemelerin kendisinden istenildiği şekilde nakliyesini gerçekleştirdiğini, malzemelerin hatalı yükleme ve eksik paketleme sebebiyle zarar gördüğünü, müvekkilinin taşımacılık işine ilişkin tüm sorumluluklarını eksiksiz yerine getirdiğini, nakliyesi yapılacak malların davacı şirkete ait operasyon yöneticisi ve yetkililer tarafından yüklendiğini, akrilik tezgah ve tezgah panellerinin sabitlenmediğini, istiflemelerinin gelişigüzel yapıldığını, ahşap  taşıma paletlerine yerleştirilmesinin yeterli ambalajlama sayılmayacağını, yükün ağırlığına ve büyüklüğüne göre hassas, kırılabilir parçaları varsa bunları muhafaza altına almanın davacının yükümlülüğünde olduğunu, ortaya çıkan tüm zarar ve ziyandan davacı şirketin sorumlu olduğunu, müvekkiline sorumluluk yüklenmesini kabul etmemekle birlikte, taşıyıcının sınırlı sorumlu olduğu gözetilerek malzemelerin net ağırlığının belirlenmesi gerektiğini, icra takibinin tüm malzeme bedeli üzerinden başlatıldığını ancak malzemelerin tamamının hasar görmediğini ve iade edilmediğini, dosya kapsamında zıya ve hasara uğrayan emtianın net ağırlığı hakkında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını, dava konusu araç şoförü ile davacı şirket yetkilisi arasında düzenlenen tutanakta 71 adet el lavabosunun bir kısmının kırık olduğunun görüldüğünün ve kırık olanların geri gönderildiğinin belirtildiğini, davacıya iade edilen malzemenin miktarının ve bedelinin tespit edilmediğini, mahkemece verilen kesin süre içerisinde davacı tarafından malzemelerin ağırlığı ve adedinin bildirilmediğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\t6102 sayılı TTK’nın 875/1. maddesi uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın ziyaından, hasarından veya teslimdeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Şayet ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, bu durumda taşıyıcı sorumluluktan kurtulacaktır. Yine aynı Kanun’un 878. maddesinde düzenlenen \"gönderen tarafından yapılan yetersiz ambalajlama\" gibi <br>koşullar nedeniyle ziya, hasar ya da gecikme meydana gelmişse taşıyıcının sorumluluğuna gidilemeyecektir. <br>\t6102 sayılı TTK'nın 882. maddesi uyarınca taşıyıcının sorumluluğu sınırlı olup, aynı Kanunun 886. maddesinde ise zarara kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcının, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı düzenlenmiştir. Kanun'un 886. maddesinde düzenlenen kast, hukuka aykırı bir sonucun elde edilmesi için bilerek, isteyerek yapılan hareketi ifade etmekte olup taşıyıcının kasten zarara neden olması halinde sınırlı sorumluluktan faydalanamayacağı açıktır. Maddede geçen pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiil veya ihmalden neyin anlaşılması gerektiği ise açık değildir. Bilindiği üzere pervasız sözcüğü, çekinmeden, sakınmadan, korkmadan anlamlarına gelmektedir. Kanun’un gerekçesinde de bu ibarenin kasta eşit kusuru ifade ettiği açıklanmıştır. TTK’nın 886. maddesine kaynak teşkil eden CMR Konvansiyonu’nun 29. maddesinde de yer alan kasta eş değer kusur ifadesinden dolaylı kastın anlaşılması gerektiği yönünde görüşler bulunmaktadır (Doç.Dr.Hakan Karan, CMR Şerhi, Ankara,2011, s:735 vd.). Buna karşılık Özel Daire, CMR’nin 29. maddesinde yer alan kasta eş değer kusur ifadesinin, 6762 sayılı TTK’nın 786. maddesinde geçen ağır kusur ve hile kavramlarını en yakın olarak karşılamakta olduğunun kabulü gerektiği görüşündedir(11.HD. 14.06.2012 tarih, 2011/3636 E.,2012/10599K). Özel Daire, 6102 sayılı TTK yürürlüğe girdikten sonra verilen bir başka kararda da aynı uygulamayı sürdürmüş ve taşıyıcının ağır kusurlu olması halinde TTK’nın 886. maddesinde düzenlenen sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağı açıklanmıştır (01.10.2014 tarih, 2014/7269-15022 E.K.). Tüm bu açıklamalar çerçevesinde Dairemizce, taşıyıcının, davranışı sonucunda zararın meydana gelmesi ihtimalini öngörebilecek durumda olmasına rağmen yine de sakınmadan, çekinmeden  böyle bir davranışta bulunması halinde TTK’nın 886. maddesi uyarınca sınırlı sorumluluktan faydalanamayacağı kanaatine varılmıştır.<br>\tYapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde; ambalajlama ve yüklemenin davacı tarafından yapıldığı sabit olup, ispat yükü üzerinde bulunan davacı yanca, davalının kasten veya pervasızca bir davranışla zarara sebebiyet verdiği ispat edilememiştir. Sırf, eşyanın hasara uğraması ya da ambalajın delinmesi de, davalının sınırlı sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır. O halde, davalının sorumluluğunun, TTK'nın 882. maddesi uyarınca sınırlı bulunduğu, TTK'nın 886. maddesi kapsamında davalının kasten veya pervasızca davrandığının da ispat edilemediği gözetilerek, tazminat hesabının anılan Kanun'un 882. maddesi uyarınca yapılması gerekmektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 01.07.2020 tarih, 2020/12-3403 E.K. sayılı ilamı da bu yöndedir.<br>\tDavacı ve davalının, davacıya ait tezgah ve tezgah panellerinin davalı tarafından Ankara’dan İstanbul’a taşınması konusunda anlaştıkları, davacının paketleyip yüklediği emtianın davalının sürücüsü ... tarafından ... plakalı kamyon ile kararlaştırılan adreste teslimi sırasında, araca yüklenen \"71 adet el yıkama lavabosundan bir kısmının\" zarar gördüğünün tespit edildiği ve bu hususun davacının şantiye sorumlusu tarafından tutulan 03/03/2021 tarihli tutanakla tespit edildiği, tutulan tutanakta kırık olan ürünlerin teslim alınmadığının da belirtildiği ve bu tutanakta sürücü ...'ın imzasının da bulunduğu anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında yer alan irsaliyede \"Tezgah 147,61 m², tezgah panel 96,37 m²\" olarak belirtilmiştir. Davacı tarafından tutulan zarar ziyan tutanağında \"91 MT\" üzerinden 105,85 USD/birim fiyatla hesaplama yapılarak 9.632,35 USD zarar miktarı belirlenmiş, bu miktar üzerinden dava konusu icra takibi başlatılmıştır.<br>\tİşbu dosyada bir kök ve iki ek bilirkişi raporu alınmışsa da hasarlanan emtianın miktarı tespit edilemediği gibi bilirkişiler davacı tarafından belirlenen 105,85 USD birim fiyatın rayice uygun olup olmadığı konusunda da kanaate varamadıklarını belirtmiştir. Bunun üzerine mahkemece, dava konusu taşıma için düzenlenen ancak davalının  gerçek kişi olması nedeniyle sigorta ödemesi yapılmayan hasar dosyasındaki davacının 9.632,35 USD'lik talebini uygun bulan ekspertiz raporunun rayiçle uyumlu olduğu kabul edilmiş, davacının yükleme ve istiflemeyi yaptığı, taşınan eşyaların akrilik tezgah olması ve yüklemenin tahta paletlerle yapılması nedeniyle hasarın meydana geldiği, buna karşılık davalının da yüklemeye nezaret yükümlülüğünü yerine getirmediği kabul edilerek, tarafların %50'şer müterafik kusurlu olduğu belirtilmiş ve 4.816,18 USD'den davalı sorumlu tutulmuştur. <br>\tBu durum karşısında mahkemece, davalının yüklemeye nezaret yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle tarafların %50'şer oranda müterafik kusurlu olduğunun kabul edilmesi yerinde ise de, mahkemenin gerçek zarar tespiti için görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda, hasarlanan emtianın miktarı ve birim fiyatı konusunda bir kanaate varamadıkları belirtildiği halde, ekspertiz raporundaki tespitlerle yetinilerek, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. <br>\tAyrıca TTK'nın 882. maddesi uyarınca taşıyıcı tarafından ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8.33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Maddenin son fıkrasına göre Özel Çekme Hakkı, eşyanın taşıma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki değerine göre Türk Lirasına çevrilecektir. <br>\tBuna göre ilk derece mahkemesince, alanında yetkin yeni bir bilirkişi heyetinden, dosyada yer alan hasara ilişkin fotoğraf ve tutanaklar da incelenmek suretiyle,  zarar gördüğü anlaşılan \"71 adet el yıkama lavabosundan bir kısmının\" net olmayan ağırlığının ve rayiç değerinin belirlenmesi, irsaliyede yük \"Tezgah 147,61 m², tezgah panel 96,37 m²\" olarak belirtildiğinden bu miktarın taşınan emtianın tamamı olduğu kabul edilerek davacı tarafından tutulan zarar ziyan tutanağında \"91 MT\" olarak belirtilen hasarın toplam yükün ne kadarlık kısmına tekabül ettiği ve net olmayan ağırlığı ile değerinin hesaplanması bakımından denetime elverişli bilirkişi raporu alınması, bundan sonra davacının gerçek zararı ile özel çekme hakkına göre belirlenen tutar karşılaştırılarak, özel çekme hakkının gerçek zararın altında kalması halinde özel çekme hakkına, fazla olması durumunda ise gerçek zarara hükmedilmesi, zararın dosya kapsamına göre kesin olarak tespiti mümkün değil ise TBK'nın 50. Maddesindeki \"Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.\" hükmünün göz önünde bulundurulması, bu şekilde tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.  \t<br>\tBu itibarla, somut uyuşmazlığın çözümünde esasa etkili delil niteliğinde olan yukarıdaki hususların değerlendirilmediği anlaşıldığından, davacı şirket vekili ve davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülebilmesi için mahkemesine iadesine, kararın niteliğine göre, davacı şirket vekilinin ve davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 09/11/2023 gün ve 2022/702 Esas - 2023/1192 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Davacı vekili ile davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacı  tarafça istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine,<br>\t5-Davalı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı ile 279,93-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının istek halinde anılan davalıya iadesine,\t<br>\t6-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t7-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t8-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile  26/04/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/04/2024\t<br><br>Başkan<br> <br><br>Üye<br> <br><br>Üye<br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f7546cce1f510b92","SID":"484685d9e60e1979"}}