{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>                   T.C.<br>              SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2023/394 <br>KARAR NO\t\t: 2024/817<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t(...)<br>ÜYE\t\t: ...\t(...)<br>ÜYE\t\t: ...\t(...)<br>KATİP\t\t: ...                   (...)<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/746 Esas - 2022/1545 Karar<br><br>DAVACI\t\t: ...  (T.C. NO: ...) - ...<br>VEKİLİ\t\t: Av. ...- ...<br>DAVALI\t\t: ... (T.C. NO: ...) - ...<br>VEKİLİ\t\t: Av. ... - ...<br><br>DAVA TÜRÜ\t\t: İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ  \t: 16/08/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 14/05/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t: 17/05/2024<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında 18/03/2017 tarihli ... Seri numaralı 25.000,00-TL Bedelli, keşide yeri Sakarya olan Denizbank 5840 Adapazarı Atatürk Bulvarı / Sakarya şubesine ait 1 adet çekten kaynaklanan alacağa ilişkin davalı aleyhine Akyazı İcra Müdürlüğü'nün 2021/979 Esas sayılı dosyası kapsamında icra takibinin  başlatılmış olduğunu, ödeme emrini tebellüğ eden davalının, hiçbir hukuki dayanağı olmadığı halde, salt icra takibini durdurmak maksadıyla icra takibine itiraz etmiş olduğunu, söz konusu itirazın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup, iptalinin gerekmekte olduğunu, davalı tarafından davacıya tacir sıfatıyla 18/03/2017 tarihli,  ... seri nolu 25.000,00-TL bedelli, keşide Yeri Sakarya olan Denizbank 5840 Adapazarı Atatürk Bulvarı / Sakarya şubesine ait 1 adet tacirin çeki verilmiş ve söz konusu çekin 18/03/2017 tarihinde davacı tarafından Denizbank Anonim Şirketi'ne ibraz edilmiş olduğunu, ancak davacı tarafından çekin gününde ibraz edilmiş olmasına rağmen karşılıksız olduğu için davacıya ödeme yapılamamış olduğunu,  söz konusu çeke ilişkin davalı tarafından yapılmayan ödemenin tahsili amacyıla 23/12/2021 tarihinde Akyazı İcra Müdürlğü'nün 2021/979 Esas sayılı dosyası kapsamında 45.577,40-TL tutarında icra takibinin başlatılmış olduğunu, anılan takibe davalı tarafından 20/01/2022 tarihinde itiraz edilmiş olduğunu, davalı tarafın yapmış olduğu itirazın haksız ve hukiki dayanaktan yoksun olduğu, tüm bu nedenlerle; davalının Akyazı İcra Müdürlüğü'ünn 2021/979 Esas sayılı dosyasına vaki mesnetsiz ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesi istemiyle dava açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, tüm bu nedenlerle; davanın kabulü ile davalı borçlunun yapmış olduğu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamını, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeni ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı, 16.08.2022 tarihinde davalıya karşı Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nde itirazın iptali davasını açmış, dava dilekçesinin usulsüz bir şekilde davalıya tebliğ edilmiş olduğunu, davanın görevsiz mahkemede açılmış olduğunu, davacı tarafın davayı kanuna aykırı bir şekilde Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açmış olduğunu, iş bu davada dava konusu çekin kambiyo vasfını yitirmiş olması ve tarafların tacir olmaması nedeniyle işbu davanın Sakarya Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılması gerekirken, davacının iş bu davayı kanuna aykırı bir şekilde Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açmış olduğunu, bu yüzden görevsiz mahkemede açılan davanın reddi gerekmekte olduğunu, davalıya yapılan tebligat usulsüz olduğunu, davalının mernis adresine ilk çıkarılan tebligatın normal tebligat olarak gönderilmesi gerekirken, 21/2 şerhli olarak gönderilmiştir. 21/2 şerhli tebligat çıkarmak için gerekli şartların oluşmamasına rağmen davalıya yapılan tebligatın 21/2 şerhli olarak çıkarılması kanuna aykırı olduğunu, bu yüzden davalıya yapılan tebligat usulsüz olduğunu, davalı tarafın işbu davayı belirsiz alacak davası olarak açmasının yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın dava değerini \"fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla\" şeklinde yazmasının, açıkça davanın açıkça belirsiz alacak davası olarak açıldığını göstermekte olduğunu, belirsiz alacak davalarının ancak tarafların dava değerini belirleyemediği ve belirlemesinin mümkün olmadığı durumlarda açılabilen davalar olduğunu, iş bu davada dava konusu icra takibinde dava değerinin belirli olduğunu, bu yüzden davacı tarafın davayı belirsiz alacak davası olarak açmasının kanuna aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle; haksız ve dayanaktan yoksuz işbu davanın reddine, davacı tarafın söz konusu icra takibini kötü niyetle açmış olması sebebiyle davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; \" ... 1-Davanın REDDİNE,<br>2-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine ... \" karar verilmiştir. <br>Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takibe konu çek davalının sahibi olduğu fabrikası için müvekkil ile gerçekleştirdiği bir alışveriş karşılığında verilmiş olup bu haliyle taraflar arasındaki borç ilişkisinin ticari niteliğe haiz olduğu aşikar olduğunu; HMK'nın md.31 uyarınca hakimin bu hususta uyuşmazlığı aydınlatması gerekirken hiçbir şekilde taraflara açıklama yaptırmadan veya herhangi bir soru sormadan salt çekin kambiyo özelliğini yitirdiğinden bahisle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar vermesinde hukuki isabet bulunmadığını beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf dava dilekçesinde davacı ile davalı arasında ticari ilişki olup olmadığıyla ilgili herhangi bir iddiada bulunmadığını; davalının, davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını; taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki olduğu iddiası doğru olmadığını beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.<br>   DELİLLER: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/12/2022 Tarih - 2022/746 Esas - 2022/1545 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>DAVA; çekten kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. <br> Dosyanın incelemesinde; davacının, Denizbank 5840 Adapazarı Atatürk Bulvarı / Sakarya şubesinden verilme, düzenleme yeri ve tarihi Sakarya 18/03/2017, düzenleyeni takip borçlularından Ersa İlçi Mühendislik İnş. Taah. ... Ltd. Şti., lehtarı davalı ... seri numarası ... olan 25.000,00-TL bedeli çekten kaynaklanan alacağının tahsili için Akyazı İcra Dairesi'nin 2021/979 E. sayılı ilamsız icra takibi başlattığı, davalının ödeme emrine süresinde itiraz etmesi üzerine eldeki davayı açtığı, davalının çekin zamanaşımına uğraması nedeniyle kambiyo senedi vasfını yitirdiğini, davacının takipte temel ilişkiye dayanmadığını belirterek davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.<br>Uyuşmazlık, davacının zamanaşımına uğrayan takip konusu çek nedeni ile alacaklı olup olmadığı, davacının temel ilişkiye dayanıp dayanmadığı noktasındadır.<br>6102 sayılı TTK'nın 814-(1) maddesi uyarınca hamilin, cirantalarla düzenleyene ve diğer çek borçlularına karşı sahip olduğu başvurma hakları, ibraz süresinin bitiminden itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Eldeki uyuşmazlıkta çekin ibraz tarihinin 1803/2017 olduğu ve icra takip tarihi olan 24/12/2021 tarihi itibari ile üç yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmaktadır. Taraflar çekte lehtar ve hamil olduğundan 6102 sayılı TTK'nın 732. maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerinin eldeki davada uygulanma imkanı yoktur.<br>Diğer yandan; bonoya ilişkin zamanaşımı süresinin geçmesiyle birlikte bonoya dayalı talep hakkı kendiliğinden sona ermez. Hamil, bonoya ilişkin zamanaşımı süresinin geçmesi halinde dahi, bonoya dayanarak borçluya karşı takip yapabilir veya borçluya karşı genel mahkemelerde alacak davası açabilir. Ancak borçlunun zamanaşımı definde bulunması halinde, alacaklı kambiyo hukukundan kaynaklanan haklarını yitirecektir. Bu durum, bonoya ilişkin zamanaşımı süresinin geçmesiyle değil, borçlunun zamanaşımı definde bulunmasıyla ortaya çıkmaktadır. Borçlu süresi içinde zamanaşımı definde bulunmazsa bono, hamile, zamanaşımına uğramamış bir bononun sağladığı tüm imkanları sağlayacaktır. (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu, E 2019/1, K 2019/8, 25.12.2019 (RG. 14.07.2020, S. 31185))<br>Eldeki uyuşmazlıkta, davalının süresinde cevap dilekçesi sunduğu ve davaya konu çeke ilişkin zamanaşımı definde bulunduğu görülmüştür. Yukarıda açıklandığı üzere, 6102 sayılı TTK'nın 814. Maddesinde düzenlenen 3 yıllık zamanaşımı dolduğundan davacı artık kambiyo hukukuna dayanarak alacak talebinde bulunamayacaktır.<br>Bilindiği üzere itirazın iptali davaları icra takibi ile sıkı sıkıya bağlı olup icra takibinde alacağın dayanağı olarak gösterilmeyen bir maddi vakıanın itirazın iptali davasında dinlenme olanağı bulunmamaktadır. Davacı vekili her ne kadar istinaf dilekçesinde 6100 sayılı HMK'nın 31 ve 33. Maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince davacıdan temel ilişkiyi açıklamasını istemesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, icra takibinde alacak temel ilişkiye dayandırılmadığından eldeki uyuşmazlıkta anılan hükümlerin uygulanmasına yer yoktur. Bu nedenle davacı vekilinin tüm istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir. <br>Ancak arabuluculuk ücretine hükmedilmediğinden kararın kaldırılarak yeni hüküm verilmesi gerekmiştir.<br>Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle esastan reddine, yerel mahkemenin kararının kamu düzeni gereğince kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE;<br>1-)Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/12/2022 Tarih - 2022/746 Esas - 2022/1545 Karar sayılı kararının HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince kamu düzeni gereğince KALDIRILMASINA,<br>YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,<br>a-Davanın REDDİNE,<br>b-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,<br>c-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 80,70-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 469,76-TL'nin yatıran tarafa iadesine,<br>ç-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T göre hesaplanan 9.200,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>d-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>e-Dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine yönelik, 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin 6183 sayılı Kanuna göre ve davalı aleyhine açılan davanın reddedilmesi nedeniyle davacıdan tahsili için hazineye müzekkere yazılmasına,<br>f-Artan gider avansının karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra ve kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine, <br><br>2-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;<br><br>a-Bakiye 247,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,  <br>b-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,<br>c-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davacı taraf üzerinde bırakılmasına,<br>ç-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davacıya iadesine,<br>d-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>e-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>f-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.<br>14/05/2024<br>\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br>¸e-imzalıdır. <br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>     ...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır. <br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2e4ff02ceed655d1","SID":"910760fb37178202"}}