{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/289 <br>KARAR NO: 2024/744<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 31/10/2023<br>NUMARASI: 2023/752 E. - 2023/880 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/04/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; hulasaten 13.10.2003 tarihinde “... San. Tic. Ltd. Şti.” ticari unvanlı şirket bünyesinde yaya kurye olarak işe başladığını, işe başlarken “teminat senedi” adı altında tarafına boş senet imzalatıldığını ve şirket yetkililerinin bu senedi aldığını, 13.09.2019 tarihinde şirketten haklı fesih sebebiyle işten ayrıldığını,  işten ayrıldıktan sonra teminat senedine ilişkin olarak Bakırköy ... Noterliği'nin 10.10.2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile işverene ihtarname gönderdiğini,  Söz konusu ihtarnamede kendisinden alınan teminat senedinin tarafına iadesini talep ettiğini, ancak senetin hiçbir şekilde tarafıma iade edilmediğini, arabuluculuk toplantısında şirket yetkilileri ... ve ... “Bizden alacak talebinde bulunursan biz de imzaladığın senedi icraya koyarız” şeklinde ifadelerle kendisini tehdit ettiklerini, İstanbul 15. İş Mahkemesi'nin 2019/366 E. sayılı dosyası ile işçilik alacaklarının tahsili için ... isimli şirkete karşı dava açtığını ve bu davada DAVANIN KABULÜNE hükmedilerek tarafına yaklaşık 80.000,00 TL tazminat ödenmesine karar verildiğini, mahkeme kararının akabinde hakkında kambiyo senedine ilişkin icra takibi başlatıldığını, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ...  E. Sayılı dosyası ile evine ödeme emri ve icra takibine dayanak senet fotokopisi tebliğ edildiğini,  bu senedin kendisinin işten ayrıldıktan sonra ilgili şirket yetkilileri tarafından doldurulmuş ve şirket dışındaki üçüncü şahıslar alacaklı gibi gösterilerek icraya koyulmuş olduğunu, hakkında, sahle senet düzenlenmesi ile başlatılan icra takibinde mağdur edilmemesi adına tedbirin durdurulmasını, mahkeme aksi kanaate ise dosyaya yatırılacak paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı  verilmesini talep etmiştir.<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"Somut uyuşmuzlıkta davacı tanıkları davacıya boş kağıda imza attırıldığını, davalı ...'un davalı şirket sahibinin halasının oğlu olduğunu açıklamışlardır. Mahkemece senedin lehtarı olan ve icra takibi yapan davalı ...'un davalı şirket sahibi ile akrabalıkları olup olmadığı yönünde nüfus kayıt örnekleri de getirtilmek suretiyle ve davacı işçinin açtığı işçilik alacakları davası ile dava konusu icra takip dosyası da dosya arasına konularak işin esasına girilerek elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerektiği düşünülmeden görevsizlik kararı verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.\" şeklindeki açıklamalarının ışığı altında davacı asilin dava dilekçesindeki iddiaları, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı 2019/95257 esas ve 2019/48211 karar sayılı kovuşturma yapılmasına yer olmadığına ilişkin kararı, Bakırköy ... Noterliği'nin 10.10.2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname nazara alındığında işçi işveren  arasındaki ilişkilerde ispat  kuralları  daha  geniş  kapsamlı olması, işçi senedin geçersizliği yönündeki iddiasını  her  türlü  delille ispatlayabilmesi,  iş hukuku, işçi ve işveren ilişkisinde işverenin sosyal ve ekonomik bakımından güçlü olması, işçinin korunması ve işçi lehine yorum ilkeleri dikkate alınarak davanın çözümlenmesi gerektiği vicdani kanaatine varılarak mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 84.000,00 TL miktarlı 15/06/2021 Tanzim Tarihli,15/06/2021 Vade Tarihli Senetten doğan alacağı olduğunu, Müvekkilinin ilgili senetin hamili olup, davacı ...'in keşideci olup diğer davalı ...'nun ise lehtar olduğunu, ilgili senedin ... tarafından müvekkiline ciro edildiğini, müvekkili ile ... arasında borç ilişkisi mevcut olduğunu, Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün .. E. sayılı icra dosyası kapsamında 15/06/2021 vade tarihli 84.000,00 TL bedelli 1 adet bonoya ilişkin kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla yapılacak takip ile icra takibi başlatıldığını ve dosyanın kesinleştiğini, davacı-borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak ayrıca icra takibinden aylardır haberdar olmasına karşın işbu davayı açarak müvekkilinin alacağının tahsilini engellemeye çalıştığını, Davacı tarafından işbu senedin dava dışı iş yeri yetkilileri tarafından kendisine  boş senet olarak imzalatıldığını iddia ettiğini ancak bu anlatımların müvekkilinin  bilgisi dışındaki olaylara ilişkin olduğunu, müvekkilinin hiçbir bilgisi ve ilgisi olmadığını, Menfi tespit davasında genel görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olup, dava konusu senet olması sebebiyle görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, görevsizlik kararının kaldırılarak davanın görevli İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesine karar verilmesini  talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava İİK 72.maddeye dayalı icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece, borçlu olmadığının tespiti istenen kambiyo senedinin düzenlendiği tarihte taraflar arasında iş akdi bulunduğu ve tanık beyanlarına göre görevli mahkemenin İş Mahkemeleri olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.İstinaf incelemesinde uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında mı yoksa TTK kapsamında mı değerlendirileceği ve bu bağlamda görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi mi yoksa iş mahkemesi mi olduğu noktasında toplanmaktadır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun \"Görev\" başlıklı m.5/1-a'da iş mahkemelerinin 4857 sayılı İş Kanununa veya 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına ilişkin dava ve işlere bakacağı kabul edilmiştir. Öte yandan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.4/1-a'da da bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı; m.5'te ticari davalara asliye ticaret mahkemesinde bakılacağı ve m.776 ile devamı maddelerinde bono düzenlenmiştir. Taraflarca dava dosyasına sunulan bilgi ve belgeler, davacı tarafın iddiaları ve davaya konu bononun düzenlendiği sırada taraflar arasında işçi-işveren ilişkisinin bulunup bulunmadığı hususunun değerlendirilmesi hususu, davacı ... San. Tic. Ltd. Şti. ticari unvanlı şirket bünyesinde yaya kurye olarak işe başladığı, işe başlarken “teminat senedi” adı altında tarafına boş senet imzalatıldığına ilişkin beyanı, davacının sunduğu İş Mahkemesi karar tutanakları, dava dışı ...'ın benzer nitelikte dosyası bulunduğu ve tanık beyanlarında davalı ...'un davalı şirket sahibinin halasının oğlu olduğuna ilişkin beyanı ile tüm bu  hususların özel mahkeme niteliğindeki iş mahkemesi tarafından değerlendirilmesinin yapılması, işçi-işveren ilişkisi kapsamında verilen bonodan dolayı borçlu olup olmadığı hususunun ispatının iş hukukuna özgü kurallarla yapılması, iş hukukuna göre ispat hususunun Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre daha geniş olması ve bu hususun tarafların  lehine olmasından dolayı somut olayda bononun salt TTK'da düzenlendiğinden bahisle asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğundan bahsedilemeyeceğinden ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Sonuç olarak tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin, 6100 Sayılı HMK'nın m.353/1-b/1 gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/10/2023 tarih ve 2023/752 E. 2023/880 K. Sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75-TL  harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2824bfd15041d708","SID":"f79298a7e93b95fc"}}