{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1231 <br>KARAR NO: 2024/275<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/03/2021<br>NUMARASI: 2019/413 Esas -  2021/230 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 01/03/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın İstanbul Küçükbakkalköy Şubesi ile davalı kredi lehtarı ... SAN. TİC. LTD. ŞTİ. arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşmeyi diğer davalı kefilinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduklarını, bahse konu sözleşmelere istinaden kredi lehtarı/borçlu lehine taksitli kredi, kredili mevduat hesabı kredisi, şirket kredi kartı ve çek taahhüt bedeli tazmin kredisi ile gayrinakdi çek taahhüt bedeli kredisi kullandırıldığını, ilgili kredilerin sözleşme hükümlerine aykırı kullanılması nedeniyle Kadıköy ... Noterliğinin 23.11.2018 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesinin keşide edildiğini, ihtarname ile verilen sürede borcun ödenmemesi sonucunda, İstanbul ...İcra Müd. ... Esas sayılı dosyası ile takip açıldığını, davalı/borçluların, yetkiye, asıl borca, işlemiş faize, faiz oranına ve ferilerine itirazı üzerine takibin durduğunu, TCMB bildirilen faiz oranına göre %75 oranında tem. faizi talep edilmesi gerekirken %40 oranında temerrüt faizi talep edildiğini, müvekkili bankanın defter ve kayıtlarının HMK 193 m. uyarınca münhasır delil teşkil edeceğini, işbu nedenlerle 692.915,99TL alacak üzerinden davalının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazının iptaline, takibin devamına, % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretini davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Taraflar arasında akdedilen sözleşmeler yasal değişiklik tarihi 28.03.2013'den sonra akdedilmiş olması nedeniyle, davalı gerçek kişi kefillerin şirket yöneticisi oldukları anlaşıldığından, eş muvafakati belgesine gerek olmadığı kanısına varılmıştır. GKS gereğince düzenlenen hesap kat ihtarlarından davalı kredi lehdarı şirkete çıkartılanın  26.11.2018  tarihinde bila tebliğ iade edildiği, davalı gerçek kişi kefillere çıkartılanların ise 26.11.2018 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu,  verilen 1 günlük sürenin sonu olan 28.11.2018 tarihi itibariyle de davalıların - davalı kredi lehdarı açısından İİK 68/1-b gereğince- temerrüde düştüğü anlaşılmıştır. GKS'de temerrüt faizin belirlenmesinde \"Banca'ca tespit edilmiş en yüksek faiz oranı\" baz alınmış olup bu sözleşme hükmünden TCMB'na bildirilen azami faiz oranlarının kast edildiği sonucunu çıkartmak mümkün olmayıp, bu hükümden kastın bankaca (fiilen) uygulanan en yüksek faiz anlaşılması gerektiği anlaşılmış ve bu seçeneğe göre yapılan bilirkişi hesaplaması hükme esas alınmıştır. Sözleşmedeki bu hükmün TCMB'na bildirilen en yüksek faiz olarak yorumlanmaması gerekliğinin, bu şekildeki bir düzenlemenin TTK 8. Maddesindeki izin kapsamında kalmadığı, sözleşmedeki bu şartın kişilik haklarına ve  ahlaka aykırılık teşkil ederek, Borçlar Kanunun 27 ve Anayasanın 12. Maddesini ihlal ettiği ve kesin hükümsüz olacağı -Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/19-1650 esas, 2019/507 karar sayılı-Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/19-1650 esas, 2019/507 karar sayılı- görüşünün de desteklediği sonucuna varılmıştır. Teknik ayrıntısı yukarıda özetlenmeye çalışıldığı ve  bilirkişi raporunda tam detayı olduğu üzere bilirkişi tarafından hesap kat tarihinde, takip tarihinde ve hukuki menfaatin tespiti açısından  dava tarihinde asıl alacak ve temerrüt tarihi ve temerrüt faiz oranına göre fer'ileri hesaplanmıştır. Kredi Garanti Fonu ödemesi nedeniyle bu miktarca takip ve dava konusu yapılamayacağı iddia edilse de; ... ile yapılan sözleşme ve “Kredi Garanti Kurumlarına Sağlanacak Hazine Desteğine ilişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki” 2009/15197; 2015/73317; 2016/9538 ve 2017/9969 sayılı Bakanlar Kurulu Kararlarında; özellikle, 31.10.2016 tarih ve 2016/9538 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 6/4. Maddesine göre “ Kanuni Takibe ilişkin işlemler kredi verenler tarafından yürütülür. Ve kredi verenlerin nakde çevrilen teminatlar ve takip neticesinde elde edecekleri tahsilatlar, tazmin edilen kefalet oranında kuruma aktarılır. Kanuni takip masrafları kredi veren ile kurum arasında sağlanan kefalet oranında paylaşılır.\" hükmü bulunmakta olup ... A.Ş. adına davacı bankanın bu bedeli davalılardan tahsil etmekle yetkili ve yükümlü olduğu anlaşıldığından bu savunma da yerinde görülmemiştir. İcra inkar tazminatı yönünden; dava konusu alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve davanın kısmen kabulüne\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava tarihinden önce ve sonra yapılan toplam 563.450,31 TL'nin alacak miktarından düşülmesi gerektiğini, mahkemenin kararının maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden yapılan ödemelerin takip tutarından düşülmeden karar verilmesinin hukuka ve Yasaya aykırı olduğunu, 23/11/2018 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamede belirtildiği üzere müvekkili ...'ın ... nolu kredi miktarından ve faizinden sorumlu olmadığını, buna rağmen tüm alacak yönünden müşterek ve müteselsil sorumlu tutulmasının usul ve Yasaya aykırı olduğunu, takibe konu edilen taksitli kredilerde muaccel hale gelmeyen taksitler yönünden davanın reddinin gerektiğini, müvekkillerinin ödeme noktasında iyi niyetli olmasına karşın davacı bankanın mükerrer alacaklarını davaya konu ederek davadaki kötü niyetinin bir göstergesi olduğunu, hiçbir alacağı kabul etmemekle birlikte kefillerinin sorumlu olduğu tutarın 625.000,00 TL olarak belirlenmiş iken bu tutar üzerinde kalan miktar yönünden de kefillerin sorumlu tutulmasının usul ve Yasaya aykırı olduğunu, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi davalılara tebliğ edilmiş olmasına rağmen davalılar tarafından iki haftalık süresi içinde yerel mahkeme dosyasına cevap dilekçesi sunmadıklarını, davalıların bu sebeple münkir addedilmesi gerektiğini, istinaf dilekçesinde münkir sıfatıyla savunma yapabileceğinin dikkate alındığında savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağına tabi tüm iddiaların reddini talep ettiklerini, davalılar tarafından iddia edildiğinin aksine taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin temerrüte ilişkin hükümleri incelendiğinde belirli ödeme planına bağlanmış taksitli kredilerde herhangi bir kredinin ödenmemesi halinde borcun muaccel olacağının açıkça kararlaştırıldığını, belirtilen sebepler neticesinde davalı tarafın istinaf başvurularının reddine karar verilmesini, yerel mahkeme kararının kabulüne ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklı başlatılan  ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemidir. İlk derece mahkemesince yukarıdaki gerekçelerle davanın kısmen kabulüne  karar verilmiş, davalılar vekili  tarafından yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; mahkemece hüküm altına alınan miktarın doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, takip ve dava tarihinden sonra yapılan ödemeler yönünden kurulan hükümde hata bulunup bulunmadığı, kefillerin sorumluluk limitinin aşılıp aşılmadığı noktalarında toplanmaktadır. Davacı tarafça davalılar hakkında İstanbul ...icra dairesinin ... esas dosyası ile  \"Genel kredi sözleşmesi-  ihtarname ve eki hesap özeti\" sebebine dayanılarak  ..., ... ve ... numaralı krediler için 629.065,81 TL asıl alacak, 60.809,69 TL işlemiş faiz, 3.040,48 TL BSMV olmak üzere toplam 692.915,99 TL alacağın tahsili istemiyle takip başlatıldığı, borçluların  yetkiye ve borca  itirazı üzerine takibin durduğu ve süresinde itirazın iptaline ilişkin iş bu davanın açıldığı görülmektedir. Takip talebinde ve dava dilekçesinde kullandırılan kredilerin ... kefaletiyle kullandırıldığına  dair herhangi bir açıklama ve belge ibraz edilmemiştir. Dosyada bulanan ödeme dekontlarında da davalı asıl borçlunun adı bulunduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar davacı vekilince istinafa cevap dilekçesinde bilirkişi raporunda kredinin ... kredisi oluğu, bu nedenle ödemelerin düşülemeyeceğini belirttiği idia edilmiş ise de bilirkişi raporunda bu yönde hiçbir açıklama ve tespit bulunmadığı, mahkemenin gerekçeli kararında ...'den bahsedildiği görülmektedir.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle 11/07/2019  tarihinde eldeki dava açılmıştır. Takipten sonra ve davadan önce 09/07/2017 tarihinde ve dava tarihinden sonra  31/07/2019 ve  17/12/2019  tarihinde ödemeler yapıldığı dekontlardan anlaşılmakla birlikte ödemenin ... tarafından yapıldığı dekontlardan anlaşılmamaktadır.İlk derece mahkemesince kurulan hükümde ödemenin ... tarafından yapıldığı kabulüyle hüküm kurulmuş, buradan hareketle takipten sonra ve davadan sonra yapılan ödemeler düşümemiş, ancak hükmün 4. Bendinde dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin mahsubu hususunun icra dairesinin takdirinde olduğu hüküm altına alınırken bunun davalıların yada ...'nin yaptığı ödemelerden hangisini kapsadığı konusunda bir belirleme de  yapılmamıştır.28/03/2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun geçici 20/1. Maddesinde, Finansman imkanlarını geliştirmek ve kredi sisteminin etkin işlemesine katkı sağlamak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler ile ticari işletmelere kredi garantisi veren kredi garanti kurumlarına 100 milyar Türk lirasına kadar nakit kaynak aktarmaya ilişkin düzenleme yapılmıştır. Anılan maddenin üçüncü fıkrasında da, bu madde kapsamında nakit kaynak ve/veya özel tertip Devlet iç borçlanma senedi aktarılacak kredi garanti kurumlarının belirlenmesine, aktarılacak kaynağın kullandırılmasına ve bu maddenin birinci fıkrasında belirlenen tutar dayanak gösterilerek söz konusu tutarın 10 katını aşmamak üzere bu kurumlarca verilebilecek kefaletin bakiye tutarına ilişkin usul ve esasların Bakanlar Kurulunca belirleneceği düzenlenmiştir.  4749 sayılı Kanunun geçici 20. maddesine dayanılarak çıkarılan Kredi Garanti Kurumlarına Sağlanan Hazine Desteğine İlişkin 2016/9538 sayılı Bakanlar Kurulu Karar ının 6/1. maddesi, temerrüt sonrası takip süreçleri kredi verenlerce yürütülür, şeklinde düzenlenmiştir. Ancak dosyada davacı banka ile ... arasında düzenlenmesi gereken protokol bulunmamaktadır. Dosyaya alınan bilirkişi raporunda sözlemenin 10. Maddesi gereği temerrüt faizinin uygulanan faizin %50 fazlası olacağı belirlenmişken 19.20x1,5 =38.40 şeklinde hatalı belirleme yapılmıştır. Davacı vekilince bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde bilirkişi tarafından yapılan aleyhe tespitlerin kabul edilmediği belirtilmesine rağmen bu hatalı oran üzerinden yapılan hesaplama hükme esas alınmıştır. Dosyada bulunan sözleşmede kefillerin kefalet limitinin 1.625.000,00 TL'ye yükseltildiği, yapılan ödemelerin bizzat davalılar tarafından yapılması halinde takipten sonra davadan önce yapılan ödemeler yönünden takip talebindeki talepler dikkate alınarak hesaplama yapılarak bu kısım yönünden davanın reddine, dava tarihinden sonra bizzat davalılar tarafından yapılan ödeme varsa infazda dikkate alınması gerektiği, sözleşmenin IV. maddesindeki düzenlemeler uyarınca vadesi gelmemmiş taksitlerin de temerrüt halinde muaccel hale gelebileceği anlaşılmakla davalıların bu yöne ilişkin istinaf istemler yerinde değildir. Ancak mahkemece kullandırılan kredilerin ... kefaletiyle kullandırıldığına ilişkin evraklar,  ... ile davacı arasında yapılan protokol dosyaya kazandırılmadan,  bilirkişiye banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılıp kredinin kimin tarafından ödendiği belirlenmeden, sözleşmenin 10.madesine aykırı şekilde hatalı belirlenen oran üzerinden temerrüt faizi belirlenerek hüküm kurulması isabetli olmadığından davalıların bu yöne ilişkin istinaf talepleri yerindedir.  HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Davalılar tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.28/02/2024\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aa6f827c9fdfe100","SID":"dfe2f320c01f8590"}}