{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/160 Esas<br>KARAR NO: 2024/488<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/07/2020<br>NUMARASI: 2018/960 Esas, 2020/314 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 25/04/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sigortalısı olan dava dışı ...’ın mülk sahibi olduğu binada 23/01/2017 tarihinde davalı ...’ın sorumluluğunda ve bodrum katında bulunan ana elektrik/enerji kablolarında meydana gelen yangın nedeniyle sigortalı işyerinde hasar meydana geldiğini, hasar neticesinde ortaya çıkan 5.935,29-TL'nin müvekkili şirket tarafından tazmin edildiğini, TTK ve poliçe hükümleri gereğince halefiyet ve temlik esasına göre sigortalısının haklarını devralan müvekkilinin TTK.’nun 1472 vd. maddeleri uyarınca davalıya rücu hakkının doğduğunu, davalıya borcunu ödemesi için müvekkili şirket tarafından yazılı başvuru yapıldığını, ancak olumlu bir sonuç alınamadığını, bunun üzerine davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi yapıldığını, borçlunun itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek, davalının itirazlarının iptali ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında yapılan takibin devamına, ayrıca davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından talep edilen tazminat alacağının zamanaşımına uğradığını, davanın öncelikle zamanaşımı ve husumet nedeniyle reddinin gerektiğini, ayrıca davanın görevli mahkemede de açılmadığını, müvekkili şirketin ve karşı tarafın tacir olduklarını, bu nedenle davanın İstanbul Ticaret Mahkemeleri’nde açılması gerektiğini, ilgili yazının İşletme Müdürlüğü tarafından incelendiğini, herhangi bir voltaj dalgalanması ve ani elektrik verilmesinin söz konusu olmadığını, davacının kablolarının yanmasında müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, mevzuat gereğince tüm sorumluluğun abonede olduğunu, 08/05/2017 tarihinde müvekkili şirket tarafından yapılan herhangi bir çalışmanın da söz konusu olmadığını, davacı tarafın tüm taleplerinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; dava dışı sigortalıya ait binada bulunan ve ticari amaçla konfeksiyon atölyesi olarak dava dışı firmalara kiraya verildiği anlaşılan işyerlerinde 23/01/2017 tarihinde meydana gelen yangın neticesinde binadaki işyerlerinde maddi hasar meydana geldiği, davaya konu yangının kofre ile elektrik sayacı arasındaki kolon kablosunda oluşan kısa devre nedeniyle çıktığı, oluşan hasarla davalının sorumlusu olduğu yangın arasında uygun illiyet bağının bulunduğu, dolayısıyla davalı şirketin yangının meydana gelmesinde tamamen kusurlu ve neticelerinden de sorumlu olduğu,  davalı tarafın husumet itirazının yerinde olmadığı, dava dışı sigortalı ... ile davacı arasında akdedilen Ticari Paket Sigorta Poliçesi’nin başlangıç tarihinin 11/01/2017, bitiş tarihinin ise 11/01/2018 olduğu, davaya konu yangının 23/01/2017 tarihinde meydana geldiği ve olay (yangın) tarihi itibariyle dava ve takip konusu hasarın anılan sigorta poliçesinin sağladığı teminat kapsamında kaldığı, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalı ...’a 12/05/2017 tarihinde 5.935,29-TL. tutarında hasar ödemesi yapıldığı, davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödemiş olduğu ve davalıdan icra takibi ile talep ettiği 5.935,29-TL. tutarındaki hasar bedelinin (asıl alacak tutarının) hasar dosyasındaki belgelere uygun ve kadri maruf olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında davalı şirketin 5.935,29-TL. rücu asıl alacağı, 251,72-TL. işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.187,01-TL.'ye ilişkin itirazın iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin talepnamedeki diğer kayıt ve şartlarda aynen devamına,Alacak likit ve belirlenebilir olmayıp yargılamaya gerektirdiğinden davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; bilirkişi tarafından tanzim edilen raporun herhangi bir veriye dayanmadığını, müvekkili şirket tarafından tüm kayıtların sunulduğunu ancak voltaj dalgalanmasının söz konusu olmadığını, davalı tarafından voltaj dalgalanması sebepli makinelerinin arızalandığını ispatlamakla yükümlü olduğunu, müvekkili şirketin oluştuğu iddia edilen zararla ilgili olarak herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, bir zarar var ise de bu husus ana taşınmaz ve daire içi elektrik tesisatı ve gerekli koruma önlemlerinin alınmamasıyla birlikte kartın; malzeme, işçilik montaj vs ile ilgili olduğunu, yine malı üreten firmanın hatasından kaynaklanan ayıplı bir mal olma ihtimali bulunduğunu, mevzuata uygun olamayan yapıdan kaynaklı oluşan zarardan dolayı müvekkili şirkete yöneltilecek tazmin taleplerinin hukuki bir dayanağı bulunmadığını, Elektrik iç tesisat yönetmeliği 18. maddesine göre elektrik panolarında toprak hattı üzerinde oluşan kaçak akınlara karşı can ve mal güvenliği açısından kaçak akım koruma rölesinin bulunması gerektiğini, müvekkil Şirketin ilgi birimleri tarafından yapılan incelemelerde gerilim değerlerinin standart değerlerde olduğu (Faz-Nötr 230- Faz-l'az arası değer 400V. Nominal etkin gerilim değeri en fazla *44010- 415 aralığında olarak belirlenmiştir) bu sınırlar içerisinde kalan gerilim düşmesi veya yükselmesi nedeni ile cihazlarının arızalanmasından elektrik dağıtım şirketinin sorumlu tutulamayacağını, tesisatın usul ve yasaya uygun olarak kurulu olmadığını, tesisat da incelemeler yaparken ve elinde herhangi bir gerilim değeri bulunmamasına rağmen cihazlardaki arızanın nedeninin yüksek gerilim kaynaklı olmasına ilişkin servis raporu sunmasının bilimsel olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, dava dışı sigortalıya ödenen sigorta tazminatının hasar sorumlusu olduğu ileri sürülen davalıdan rücuen tazmini istemiyle başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.  İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra takip dosyasında; davacı sigorta şirketi tarafından davalı şirket aleyhine 31/10/2017 tarihinde 5.935,29-TL. rücu (asıl) alacağı, 251,72-TL. işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.187,01-TL. üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı örnek-7 nolu ödeme emrinin davalı şirkete 07/11/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalı şirket vekili tarafından yasal süresi içerisinde 14/11/2017 tarihinde borca ve fer’ilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu, sonrasında ise 1 (bir) yıllık hak düşürücü süre içerisinde 17/04/2018 tarihinde huzurdaki itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür. Dosya kapsamından; davacı sigorta şirketine \"Ticari Paket Sigorta Poliçesi\" ile sigortalı işyerinde bulunan işyerinin bodrum katında bulunan ana elektrik/enerji kablolarında 23/01/2017 tarihinde meydana gelen yangın nedeniyle hasar meydana geldiği, davacının hasar nedeniyle dava dışı sigortalıya 5.935,29-TL hasar tazminatı ödediği ve ödenen bedelin hasar sorumlusu olduğu ileri sürülen davalıdan rücuen tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmiştir. İstinafa konu edilen uyuşmazlık; hasarın meydana gelmesinde davalı ...'ın kusurlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı İtfaiye Daire Başkanlığı - Avrupa Yakası İtfaiye Müdürlüğü görevlilerince düzenlenen 25/01/2017 tarihli Yangın Raporu’nda; yangının çıkış sebebinin iş merkezinin 2. bodrum kat merdiven boşluğundaki elektrik tesisatındaki herhangi bir elektriksel arıza sonucu oluşan ısının kablo izolasyonlarını tutuşturması olduğu, yangın başlangıç olayının bu nedenle meydana geldiği ve gelişerek 2. bodrum kat merdiven boşluğunda istiflenmiş olan ...’a ait yan mamullere sirayet ettiği belirtilerek, 2. bodrum kat merdiven boşluğundaki ayakkabı üretiminde kullanılan yarı mamul malzemeler ve 2 adet kompresörün kavrulmak, merdiven boşluğunun islenmek ve ıslanmak, 1. bodrum kat merdiven boşluğundaki enerji panoları ve tesisatın kavrulmak, tüm katların ise islenmek suretiyle zarar görmüş olduğu tespit edilmiştir. 09.05.2017 tarihli eksper raporunda; yangının Bedaş'a ait elektrik kablosundaki kısa devreye bağlı meydana geldiği belirtilmiştir.İlk derece mahkemesince alınan 05/02/2020 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; yangının kofre ile elektrik sayacı arasındaki kolon kablosunda oluşan bir kısa devre nedeniyle çıktığı, kofreden başlayıp sayaca kadar giden ana hatta kolon ismi verildiği, kolonların aboneler tarafından Elektrik İç Tesisleri Yönetmeliği’ne uygun olarak tesis edildikleri ve dağıtım şirketinin muayenesi sonucunda kullanılmaya başlandıkları, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 26. maddesinde; gerçek veya tüzel kişinin yapı bina giriş noktasından sayaca kadar olan tesisata müdahale etmesinin memnu (yasak) işlerden sayıldığı, dağıtım şirketinin bilgisi dışında kolona abone tarafından müdahale edilemeyeceği, kofrede bulunan sigortaların olası bir kısa devre esnasında kolon kablosunun ve elektrik tesisatının zarar görmemesi ve yangın çıkmaması için elektrik enerjisini keserek kolonu ve tesisatı koruduğu, davaya konu binadaki kofrede bulunan sigortaların ise nizami olmadıkları için kolonu ve tesisatı koruyamadığı, bu nedenle yangının başlamasına sebep oldukları, kofredeki sigortaların dağıtım şirketi olan davalı ... A.Ş. tarafından tesis edildiği, davacı şirket sigortalısının ise kofredeki sigortalara müdahale ederek nizami hale getirme yetkisinin bulunmadığı, hatta kofrenin kapağını dahi açmasının yasak olduğu, somut olayda kolonun korunması için gerekli olan kofredeki sigortaların nizami şekilde tesis edilmemiş olması nedeniyle davalı ... A.Ş.’nin kusurlu ve sorumlu olduğu, kofredeki sigortaları nizami şekilde tesis etmeyerek oluşan kısa devrede kolon kablosunu koruyamayarak yangının başlamasına ve arkasından yayılarak binada ve emtiada zarara neden olması nedenleriyle kusurlu olduğu belirlenen davalı şirketin davacı tarafça sigortalısına ödenen tutar yönünden sorumluluğu olduğu ve davacı sigorta şirketinin oluşan 5.935,29-TL. sigorta zararını davalı ... A.Ş.’den rücuen talep edebileceği belirtilmiştir. Bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, yeterli ve gerekçelidir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 1472. maddesinde halefiyet düzenlenmiştir.1472/1. fıkrasında, sigortacının, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya geçeceğine yer verilmiştir. Halefiyete dayalı rücu davası, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Bu nedenle sigortacı tarafından açılan rücu davası aslında bir tazminat davasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Somut davada, davacı ile dava dışı sigortalısı arasında düzenlenen Ticari Paket Sigorta Poliçesi’nin başlangıç tarihinin 11/01/2017, bitiş tarihinin ise 11/01/2018 olduğu, dava konusu olayın 23/01/2017 tarihinde meydana geldiği,  olay tarihi dikkate alındığında dava konusu hasarın sigorta teminatı kapsamında bulunduğu, meydana gelen yangın olayı sonucunda dava konusu hasarın meydana geldiği ve davacı şirket tarafından dava dışı sigortalısına 5.935,29-TL. ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davaya konu binadaki kofrede bulunan sigortaların nizami olmadıkları için kolonu ve tesisatı koruyamadığı, bu nedenle yangının başlamasına sebep oldukları, kofredeki sigortaların dağıtım şirketi olan davalı ... A.Ş. tarafından tesis edildiği, davacı şirket sigortalısının ise kofredeki sigortalara müdahale ederek nizami hale getirme yetkisinin bulunmadığı, hatta kofrenin kapağını dahi açmasının yasak olduğu, somut olayda kolonun korunması için gerekli olan kofredeki sigortaların nizami şekilde tesis edilmemiş olması nedeniyle davalı ... A.Ş.’nin kusurlu ve sorumlu olduğu tespit edilmiştir. Buna göre bilirkişi heyeti raporu ve dosya kapsamından, sigortalının işyerinde hasara neden olan yangının davalının kusurundan kaynaklandığı anlaşıldığından mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırı bir yön görülmemiş, davalı vekilinin istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle ve özellikle TTK 1472. madde gereğince, davacı sigorta şirketi tarafından, davalının kusuru ve hasar miktarı ispat edildiğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/960 Esas, 2020/314 Karar sayılı ve 08/07/2020 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan  davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan 105,66 TL harcın mahsubu ile bakiye 321,94 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.25/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"02219e85ffc60895","SID":"c4bb5c017dc21d76"}}