{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/883 - 2024/576<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/883 <br>KARAR NO\t: 2024/576<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/01/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/61 Esas 2022/44 Karar<br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 19/04/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 30/04/2024<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03.10.2020 tarihinde, davacının idaresindeki ... plakalı araç ile davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı, dava dışı ...’ın yönetimindeki 06 MM 724 plakalı aracın kavşakta çarpıştıklarını, kusurun tamamının davalıya sigortalı araç sürücüsünde olduğunu, kaza nedeniyle davacının aracında 18.880,00 TL miktarında oluşan hasar için davalı tarafından 4.000,00 TL ödendiğini, kalan kısmın sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen ödenmediğini, araçta oluşan değer kaybı ve kaza sonucu oluşan hasar bedelinin ödenmesi için 10.11.2020 tarihinde başvurulduğunu, değer kaybı ve kaza sonucu oluşan masrafların ödenmesi için davalıya 08.01.2021 de tekrar başvurulduğunu, davalının sadece 1.368,92 TL ödeme yaptığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 TL hasar bedeli ve 50,00 TL değer kaybı tazminatının reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile hasar bedeli talebini 13.491,02 TL’ye yükseltmiştir.  <br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava tarihinden önce uyuşmazlık  konusunun davacı tarafça açıkça belirlendiğinden kısmi dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, kusur tespiti yapılması gerektiğini, davacı tarafın aracı tamir ettirirken iskontodan faydalandığını, davacı tarafından aracın servisten eksiksiz teslim alındığını, aracın onarımının anahtar teslim yapıldığını, bu aşamadan sonra yapılacak ödemelerin sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını, değer kaybı taleplerinin maddi teminat limitlerinin en fazla %15ine kadar olduğunu, ekspertiz ücretinin TTK'nın 1426 madde kapsamında değerlendirilemeyeceğini, kaza tarihinden itibaren faiz talebinin ve avans faizi talebinin reddi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanan araç sürücüsünün %100 kusurlu olarak davacının aracına çarpmak sureti ile maddi hasara sebebiyet verdiği, davacının aracının daha önce karıştığı trafik kazasında aynı bölgeden hasarlandığı, aynı parçaların daha önceki kazada değişmiş olduğu anlaşıldığından davacıya ait araçta bir değer kaybından bahsedilemeyeceğinin tespit edildiği, bu nedenle değer kaybı talebinin reddi gerektiği, diğer taraftan davacıya ait aracın kaza nedeniyle oluşan hasarı, araçta değişen parça bedelleri, hasara ilişkin kayıt ve resimler dikkate alındığında aracın hasar onarım bedelinin işçilik dahil olmak üzere 18.860,00 TL olarak tespit edildiği, yargısal denetime elverişli ve somut hadiseye uygun düşen bilirkişi raporuna itibar edildiği, davalı sigorta şirketi tarafından davacı tarafa ödenen toplam 5.368,92 TL’nin mahsup edildiğinde davacının zararının 13.491,02 TL olarak hesap edildiği gerekçesi ile  davacının değer kaybı talebinin reddine, hasar bedeli talebinin kabulü ile 13.491,02 TL hasar bedelinin 26.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının kavşakta sağdan gelen araca geçiş önceliği verme kuralını ihlal etmesi nedeniyle tamamen kusurlu olduğunu,  davacının davadan önce aracın tamir bedeli olarak 16.000,00 TL’yi kabul ettiğini, mutabakat yapıldığını, bunun dikkate alınmadığını, davacının aracını tamir ettirerek teslim aldığını, bu nedenle uygulanan iskontonun ve KDV’nin talep edilemeyeceğini, arabuluculuk ücretinde KDV ve stopajın dikkate alınmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>\t6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>\tDavacı vekili, davacının idaresindeki araca davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın çarpması sonucu davacının aracının hasarlandığını belirterek hasar bedeli ve araç değer kaybının tazminini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekilinin, mahkemece hükme esas alınan kusur raporuna yönelik istinaf itirazı bulunmaktadır. Bu kapsamda dava konusu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağının incelenmesinde, kazanın meskun mahal içerisinde kontrolsüz kavşak alanında meydana geldiği, kavşağı oluşturan kavşak kollarının her ikisinin de orta ayırıcı ile bölünmüş, gidişe ayrılmış bölümlerinin tek yönlü olduğu, davalı şirkete sigortalı ... plakalı aracın 1296. cadde istikametinden kavşağa giriş yaptığı ve davacının sürücüsü olduğu, M. Zahit Kotku Caddesinde seyir halinde olan araca ilk geçiş hakkını vermemesi sonucu kavşak içerisinde kazanın meydana geldiğinin belirlendiği görülmüştür. Mahkemece, kaza mahallinde keşif icra edilmiş ve makine mühendisi bilirkişiden rapor alınmıştır. Hükme esas alınan bu raporda, olay mahallinde yapılan incelemede, kavşak kollarının trafik işaretleri ile işaretlenmediği, M. Zahit Kotku Caddesinin trafik yoğunluğunun fazla olduğu, 1296. caddede trafik yoğunluğunun seyrek olduğu, dolayısıyla 1296. caddenin tali yol konumunda olduğu, buna göre tali yol niteliğindeki 1296. caddede seyir halinde olan davalı şirkete sigortalı aracın, kavşağa yaklaştığında anayolda seyreden davacının sürücüsü olduğu araca geçiş önceliğini vermesi gerektiği belirtilerek kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete sigortalı araç sürücüsü ...’ın %100 oranında kusurlu olduğunun mütalaa edildiği görülmüştür. Mahkemece yapılan keşif ve bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere araçların seyir halinde olduğu caddelerden hangisinin anayol, hangisinin tali yol olduğu hususunda olay yerinde bir işaretleme veya levhanın bulunmadığı, ayrıca davalı şirkete sigortalı aracın kavşağa giriş yönünde  “dur” veya “yolver” şeklinde bir uyarı levhasının da bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi tarafından salt olay mahallinde yapılan keşifte gözlemlenen trafik yoğunluğu esas alınarak anayol/tali yol ayrımının yapılması ve buna göre tarafların kusur oranlarının belirlenmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda mahkemece, kazanın meydana geldiği kavşaktaki yol kollarının hangisinin anayol hangisinin tali yol olduğu hususunun ilgili belediyeden sorularak gelen yazı cevabına göre, araçların seyir durumu, kavşakta kat ettikleri mesafe, çarpma noktaları gözetilerek kusur durumunun belirlenmesi için bilirkişiden ek rapor alınıp  sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,<br>\tDavanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, <br>\t2-Kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t3-Davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının talebi halinde davalıya iadesine,<br>\t4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine,<br>\t5-Ankara 24. İcra Müdürlüğünün 2022/3636 Esas sayılı dosyasına yatırılan 30.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine, <br>\t6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 19.04.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye<br>Katip <br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1362124922e1653b","SID":"a690dc9c5af12d0c"}}