{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t:<br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/11/2023<br>NUMARASI\t\t:  Esas  Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br><br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: S<br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t\t: Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 17/04/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 17/04/2024<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile açılan kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali davasında 30/11/2023 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...... Konut Yapı Koop. unvanlı kooperatifin bir üyesi olduğunu, davalı kooperatifin 6 Şubat 2007 tarihli Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilanla kurulduğunu, müvekkilinin 2007 yılında, kooperatif yönetimi tarafından kendisine verilen belge ve tarihsiz \"Üye Kayıt Sözleşmesi\" ile kooperatife ortak olduğunu, davacının ödediği miktarın 77.000,00 TL'ye ulaştığını, müvekkilinin dairesinin bulunduğu blokun en son bittiğini, kooperatifin yönetiminin sürekli olarak müvekkilinden para istemek için bir bahane ürettiğini, son olarak sigorta parası diyerek 4.826,00 TL, bundan önce ek maliyet denilerek 5.000,00 TL alındığını, yine ek maliyet denilerek 30.000,00 TL para alındığını, müvekkilinin tahsis edilen daireye de kooperatif yönetimi bir kiracı bulduğunu ve 3 yıl boyunca bu dairenin kirası da yönetim tarafından tahsil edildiğini, dairede kiracı olarak ikamet eden .....'in 36 ay boyunca müvekkili nam ve hesabına, kooperatif yönetimine bu paraları ödediğini, müvekkilinin 06.03.2019 tarihli karar üzerine yönetimden dairenin anahtarını aldığını, daireye 22.05.2019 tarihinde elektrik, su vs. abonelikleri yaptırdığını, Temmuz 2022 itibarı ile kiracı tarafından kira ödemelerinin müvekkiline yapılacağını, müvekkilinin tapusu müvekkiline verilecekken yönetim tarafından bu hakkın gaspı için önce genel kurulda müvekkilinin ihraç edilmesi için yetki alındığını, müvekkiline tahsis edilen \"Konya ili, Karatay ilçesi, .....mahallesi ....ada, .. parsel, C blok, zemin kat, 4 bağımsız bölüm numaralı mesken\" niteliğindeki taşınmazın, kooperatif yönetimi tarafından kendileri ile işbirliği içerisinde hareket eden sözde müteahhit .....'e 06.07.2022 tarihinde satıldığını, sonrasında birlikte hareket ettikleri.....'e satışın gösterildiğini, ardından 28.07.2022 tarihinde apar topar .... isimli şahısa devir yapıldığını, 22 gün içerisinde suça konu taşınmazın 3 kez el değiştirmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu konuda Konya CBS .... soruşturma sayılı dosyası ile tüm ilgililerden şikayetçi olduklarını, müvekkilinin kooperatife yaptığı ödemenin tarihsel olarak ele alındığında, kendine isabet eden dairenin fiyatını kat be kat aştığını, müvekkiline tapusunun teslim edilmesi gerektiğini, şeklen zaten ihraç kararı usul ve yasaya aykırı olduğunu, ancak şeklen iptali gerektiği halde esasa da girilecek olursa bu konuda bilirkişi raporu alındığında müvekkilinden talep edilen bu ödemenin hiçbir şekilde haklı olmadığı ve dayanağının bulunmadığının anlaşılacağını, yönetim tarafından, Konya.. Noterliği 01.07.2022 tarih ... yevmiye no ile müvekkiline ihtar çekildiğini, akabinde yine Konya .. Noterliği 13.07.2022 tarih ... yevmiye no ile müvekkiline ikinci ihtar gönderildiğini, bu ihtarlara karşılık Konya .. Noterliği 20.07.2022 tarih ... yevmiye no ile ihtarları kabul etmediklerini, dairenin tapusunun taraflarına verilmesi için ihtar keşide edildiğini, kooperatif yöneticilerinin 155.000,00 TL'yi ödediği sabit olan müvekkilinden ilaveten 200.000,00 TL daha istemesi tamamıyla usulsüz olduğunu, Konya ... Noterliği 18.08.2022 tarihli .... yevmiye no'lu ihtarname ile müvekkiline kooperatif üyeliğinden çıkarıldığını ihtar edildiğini, müvekkilinin bu ihtarı 22.08.2022 günü tebliğ aldığını bu sebeplerle davalarının kabulüne, müvekkilinin kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep  ve dava etmiş, duruşmada da bu beyanlarını tekrar etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ....'nın kooperatif üyesi olup borçlarını ödememesi üzerine kendisine kooperatife olan birikmiş borçlarını ve her ay ödemesi gereken aidatını ödemesi için kendisine ihtarlar çekildiğini, fakat davacının bu zamana kadar birikmiş borçlarını ve ödemesi gereken kooperatif üyeliğinden kaynaklı aidatlarını ödemediğini, .... Konut Yapı Koop. Genel Kurul Toplantısı 26/06/2022 tarihinde yapıldığını ve Genel Kurul Toplantı tutanağının Gündem Maddesinin 6. Maddesinde \" Borcu olan koop üyelerinin ihracının görüşülmesi maddesinde Kooperatif Ana sözleşmesinin -Ortaklıktan çıkarama- başlığının 14. Maddesine istinaden ....,... ..., ...., ....., ....., ... .....ve ... ...' in kooperatif üyeliğinden çıkarılması için yönetim kuruluna yetki verilmesinin teklif edildiğini, yapılan oylamada 29 üyenin davacının üyelikten  çıkarılması için oy kullandığını, 1 üyenin çıkarılmaması için oy kullandığını  ve oy çokluğu ile yönetime yetki verildiğini, yönetim kurulunun Genel Kuruldan almış olduğu yetkiye istinaden davacıya kooperatife olan borçlarını ödemesi için 1. İhtar ve 2. İhtar gönderdiğini fakat davacının bu ihtarları tebliğ almasına rağmen borçlarını ödemediğini, bunun üzerine kooperatif yönetim kurulu kararı ile davacının kooperatif üyeliğine son verildiğini,  ilgili dairenin davacıya özgülenmiş bir daire olmadığını, kooperatif tarafından herhangi bir kura çekilişi olmadığını, dava konusu dairenin kooperatif üzerine kayıtlı olduğunu, kooperatifin hala devam ettiğini, 4 blokun yapılmadığını, kooperatif üyelerinin aidatlarını ödemeleri sonucu para toplanamamasından kaynaklı inşaat faaliyetinin durduğunu, yönetimin özverili çalışmaları sonucu inşaat faaliyetine başlanıldığını, bu sebeplerle açılmış olan işbu davanın reddini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince \"...Yukarıda belirtilen kanuni düzenlemeler ve emsal içtihatlar çerçevesinde Mahkememizce yapılan yargılama  neticesinde dosya kül halinde değerlendirildiğinde; açılan dava ile davacının davalı Kooperatiften ihracına ilişkin olarak davalı kooperatif yönetim kurulunun  30.06.2022 tarih ve 8 nolu ihraç kararlarının iptalinin talep edildiği, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalı kooperatife peşin ödemeli üye olduğunun  Mahkememizce kabul edildiği,  06.03.2019 tarihli yönetim kurulu kararına göre davacının ödemesi gereken tutarı ödediğinin hatta bu tutardan yaklaşık 35.000 TL civarında daha fazla ödeme yaptığının, 06.03.2019 tarihli yönetim kurulu kararına göre, davacıdan 36 aylık kira ve sigorta giderleri talep edileceğinin, davacı tarafından 1. İhtarname tarihi itibariyle 34.630,46 TL ve 2. İhtarname tarihi itibariyle 35.580,46 TL fazla ödeme yapılmış olması göz önünde bulundurularak davacının ödemesi gereken kira ve sigorta giderlerinin bu tutarları aşması durumunda bir alacağın söz konusu olabileceği hususlarının bilirkişi raporu ile sabit olduğu, davacıya gönderilen ihtarnamelerin hukuken sonuç doğurabilmesi için ihtarnamelerde <br>yer verilen borç miktarlarıyla davacının kooperatife olan borç miktarlarının ve dayanaklarının aynı olmasının  gerektiği, davacıya gönderilen ihtarlarda aidat borcunun istendiğinin görüldüğü, oysaki davacıdan talep edilebilecek ödemelerin sadece kira ve sigorta giderlerine ilişkin olabileceği,  kaldı ki ihtarlarda aidat borçlarının hangi aylara ait olduğunun belirtilmediği gibi hesap tablolarının da ekine eklenmediği, ikinci ihtarda davacıya 1 aylık süre verilmesi gerekirken 30 günlük süre verildiği, tüm bu sebeplerle davacıya gönderilen ihtarların usulüne uygun olarak düzenlenmediği ve böylelikle ihraç prosedürünün yasaya uygun olmadığı anlaşılmakla; davacının davalı Kooperatiften ihracına  ilişkin olarak davalı kooperatif yönetim kurulunun 30/06/2022 tarih ve 8 nolu ihraç kararının  iptaline...\" gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davalı kooperatiften ihracına ilişkin olarak davalı kooperatif yönetim kurulunun 30/06/2022 tarih ve 8 nolu ihraç kararının iptaline karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının eksik ve kısmi bir ödeme yaparak borcunu tam ve eksiksiz olarak ifa etmemiş olduğunu, müvekkilinin yapılan ödemeyi kabul etmeyerek hem ana sözleşmede hem de haklı sebeplerle davacıyı ortaklıktan çıkardığını, davacının TMK 2 uyarınca aidat borcunu takip etmemiş, kooperatife uğramamış ve sonucunda üyelikten çıkarılmış olduğunu, davacının eşitlik ilkesini ihlal etmiş ve mahkemenin de kararıyla diğer üyelerin haklarına zarar vermiş olduğunu,  hem kooperatifin varlığının korunması hem de diğer üyelerin hakları için üyelikten çıkarma kararının hakkaniyete uygun olup, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:  <br>Dava; kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali talebine  ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Davacı taraf,  davacının davalı kooperatife herhangi bir borcu olmadığını, davalı kooperatif tarafından gönderilen ihtarnamelerin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek  ihraç kararının iptalini talep etmekte, davalı taraf ise davacının borcunu ödemediğini, davacıya gönderilen ihtarnamelerin usulüne uygun olduğunu, davanın hakdüşürücü süre geçtikten sonra açıldığını savunarak davanın reddini talep etmektedir.   <br>Kooperatifle Kanunu'nun 16. Maddesinde; <br>\"Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler anasözleşmede açıkça gösterilir. Ortaklar anasözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamazlar.<br>Ortaklıktan çıkarılmaya yönetim kurulunun teklifi ile genel kurulca karar verilir. Anasözleşme,çıkarılanın genel kurula başvurma hakkı saklı kalmak üzere, bu hususta yönetim kurulunu da yetkili kılabilir.<br>Çıkarılma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirileceği gibi, ortaklar defterine de yazılır. <br>Kararın onaylı örneği,çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere, on gün içinde notere tevdi edilir.<br>Bu ortak tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde itiraz davası açabilir. Tebliğ edilen karar, yönetim kurulunca verilmiş ise ortak, üç aylık süre içinde genel kurula da itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkı saklıdır.<br>Üç aylık süre içinde,genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmiyen çıkarılma kararları kesinleşir.<br>Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam eder\" düzenlemesi bulunmaktadır.<br>Kooperatif ortağının, parasal yükümlülüklere uymaması nedeniyle ihracını düzenleyen 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27.maddesinde; \" Ortakların yüklendikleri paylar için ödiyebilecekleri para tutarını anasözleşme belirtir. Kooperatif, sermaye yüklemlerinde borçlu veya sair ödemelerle yükümlü bulunan ortaklarından elden yazılı olarak veya taahhütlü mektupla, bu husus mümkün olmazsa ilanla ve münasip bir süre belirterek yükümlerini yerine getirmelerini ister. İlk isteğe uymıyan ve ikinci istemeden sonra da bir ay içinde yükümlerini yerine getirmiyenlerin ortaklığı kendiliğinden düşer. Ortaklığın düşmesi alakalının, anasözleşme veya diğer suretlerle doğmuş borçlarının yok olmasını gerektirmez.\" düzenlemesi bulunmaktadır.  Buna göre, borcu olan ortağa ihraç ihtarını da içerir iki ihtar gönderilmesi verilen sürelerde  borcun ödenmemesi ve ihtarlarda istenilen borcun muaccel olması gereklidir.  Yapı kooperatifleri tip ana sözleşmesinin 14/2 maddesinde de parasal yükümlülüklerini 30 gün geciktiren ortaklara ihtarname gönderilmesi gerektiği öngörülmüştür. Buna göre ortağa gönderilen ikinci ihtarnamede ortağa en az 1 aylık günlük süre tanınmalıdır. <br>Dava konusu somut olayda davalı kooperatifçe davacıya gönderilen 1. ihtarnamede aidat borcu olarak 200.000,00 TL'nin 10 günlük süre içerisinde ödenmesinin, 2.ihtarnamede 200.000,00 aidat borcunun 30 günlük süre içerisinde ödenmesinin talep edildiği, mahkemece alınan 11.04.2013 tarihli bilirkişi raporunun davalı kooperatif defter ve kayıtlarının da incelendiği, raporda, 2.ihtarname ve ihraç kararı tarihine kadar davacı tarafından 143.436,00 TL ödeme yapıldığı, 2022 yılı genel yönetim giderlerinin 195.474,66 TL olduğu, kooperatifin 06.03.2019 tarihli yönetim kurulu kararında, davacıdan şuanda ödediğinin haricinde 30.000,00 TL alındığı, bundan başka aidat olarak başka para alınmayacağı, bunun haricinde dairenin tesliminden başlanılmak üzere 36 ay süre ile kooperatif adına kira alınacağına dair karar alındığı, kooperatif kayıtlarına göre yönetim kurulu kararı ile ödenmesi gereken 107.855,54 TL'nin ödendiği, 2.ihtarname tarihi itibariyle 35.580,46 TL fazla ödeme bulunduğu, tespitlerinin yer aldığı, mahkemece de hükme esas alınan bilirkişi raporunun açıklayıcı ve denetime elverişli bulunduğu, ihtarnamelerde gösterilen 200.000,00 TL aidat borcunun dayanağı ve kaynağının ne olduğunun belirtilmediği,  bu itibarla davacıya gönderilen ihtarnamelerin yukarıda belirtilen  yasa hükümlerine açıkça aykırılık teşkil ettiği, mahkemece davanın kabulü ile ihraç kararının iptaline karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı kanaatine varıldığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince reddi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- Davalının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2- Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,  <br>3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4- İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince kararın dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına,  <br>6-Dava dosyasının temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 17/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br><br>Başkan <br> e-imzalıdır<br>Üye <br> e-imzalıdır<br>Üye <br> e-imzalıdır<br>Katip <br> e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7da1c94ea634058c","SID":"83bf264f95666c2c"}}