{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/177 <br>KARAR NO: 2024/694<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/05/2018<br>NUMARASI: 2016/886 Esas - 2018/556 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>Dairemizce verilen direnme kararın Yargıtay HGK tarafından bozulması üzerine yapılan duruşma sonunda dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 01/06/2010 tarihinde bayilik sözleşmesi imzalanarak taraflar arasında ticari ilişki kurulduğunu, davalının müvekkilinden sözleşme hükümleri uyarınca istasyonu işletme ve taahhüt edilen miktarlarda ürün almayı kabul ettiğini, ancak davalı tarafından taahhüt edilen miktarlarda madeni yağ ve akaryakıt satışı yapmadığını, bu kapsamda müvekkilinin cezai şart alacağına ilişkin faturalar düzenlenerek davalıdan bu bedellerin talep edildiğini, davalının fatura bedellerini ödememesi üzerine alacağın tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesinin talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili; taraflar arasında 01/06/2010 tarihinde 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşme süresinin bitiminde sözleşmenin feshedildiğini, davacının fesihte cezai şart isteme hakkını saklı tutmadığını, bayilik sözleşmesinin yapıldığı 2010 tarihinden 2015 tarihine kadar çevrede akaryakıt satışlarını olumsuz etkileyecek gelişmelerin olduğunu ve satışların düştüğünü, bu durumdan da davacının haberdar olduğunu, davacının taleplerinin yerinde olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; eksik alınan madeni yağ miktarının 5,70 m3, eksik alınan akaryakıt miktarının ise 1.654,40 m3 olduğu, buna bağlı cezai şart tutarının ise takip tarihi itibariyle 249.022,12-TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.  <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili; sözleşmenin süreli olup süre sonunda feshedildiğini, davacının cezai şart hakkını saklı tutmadığını, cezai şart miktarının müvekkilinin ekonomik olarak mahvına neden olabilecek miktarda olduğunu, satışların müvekkilinin elinde olmayan nedenlerle azaldığını, ayrıca icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.  <br>SÜREÇ VE BOZMA KARARI: Davalı vekilinin istinafı üzerine Dairemizce yapılan istinaf incelemesi neticesinde \"taraflar arasındaki sözleşme süreli olup süre bitiminde taraflarca karşılıklı olarak feshedildiği, sözleşme eki genel şartların 11. maddesinde fesihle birlikte cezai şart istenebileceğinin kararlaştırıldığı, yine davalı tarafça imzalanan alım taahhüdünde,  davalının yıllık 3600 metreküp akaryakıt ve 10 metreküp madeni yağ satmayı, taahhüde uyulmaması halinde eksik akaryakıt bakımından metreküp başına 50 USD, madeni yağ bakımından ise 600 USD cezai şart ödemeyi kabul ettiği, davalının 01.06.2014-01.06.2015 döneminde taahhüt kapsamında eksik satış yapılan akaryakıt miktarının 1654,40 metreküp, madeni yağ miktarının ise 5,70 metreküp olduğu, takip tarihi itibariyle satış taahhüdü kapsamında eksik satış nedeniyle oluşan cezai şart tutarının ise takip tarihindeki kur üzerinden 249.022,12 TL olduğu; davalının 5 yıllık süre boyunca asgari alım taahhüdünü yerine getirmemesine rağmen davacı tarafça ihtirazi kayıt konulmadığı gibi bu konuda davalı bayiye bir ihtar da keşide edilmediği, sözleşme 01.06.2015 tarihli fesihname ile karşılıklı olarak feshedilmiş olup, fesihnamede de davacının asgari alım taahhüdüne dayalı herhangi bir ihtirazi kaydı bulunmadığı gibi, alım taahhüdüne dayalı cezai şart alacağı bakımından icra takibi de fesihten yaklaşık 6 ay sonra başlatıldığı, beş yıl süreli bayilik sözleşmesinin süre bitiminde yenilenmeyerek sona ermesi sonucunda, sözleşme bitiminden itibaren yaklaşık 6 ay suskun kaldığı anlaşılan davacının, artık alım taahhüdüne dayalı cezai şart talep etmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmakla, davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulü doğru olmadığından,davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece kararının kaldırılarak, davanın reddine\" karar verilmiştir. Davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 11 H.D.'nin 26.9.2022 tarih,  2021/2062 esas, 2022/6270 karar sayılı ilamı ile \"Taraflar arasında düzenlenen 01.06.2015 tarihli fesihname ile ... Gaz Bayilik Sözleşmesi karşılıklı feshedilmiş olup fesihname ile \"kayıtlara geçmiş hak ve borçlar ve fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları\" saklı tutulduğu,Fesihnamede, tarafların sözleşmeden kaynaklanan her türlü hak ve borçlara ilişkin haklarını saklı tutmalarına rağmen Bölge Adliye Mahkemesince davacının asgari alım taahhüdüne ilişkin fesihnamede herhangi bir ihtirazı kayıt bulunmadığına yönelik gerekçe ile davanın reddedilmesi doğru olmadığı gibi, davacının fesihten sonra 29.09.2015 tarihli faturayı düzenleyerek fatura bedelinin vadesinde ödenmemesi üzerine 03.12.2015 tarihinde icra takibini başlatması nedeniyle davacının suskun kalmasından da söz edilemeyecek olmasına göre davanın reddi isabetli olmamış, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı yararına bozulmasına \"karar  verilmiştir.  Dairemizce bozma ilamına uyulmamış ,kararda direnilmesi sonucunda  Yargıtay HGK nın  2023/838-1131 karar sayılı 22.11.2023 tarihli ilamı ile \" Bayilik sözleşmesine ilişkin 01.06.2015 tarihli fesihnamede sözleşme ve ekleri ile alakalı davacının kayıtlara geçmiş hak ve borçlar ile fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı tutulmuştur. Bunun yanında taahhütnamede; bayilik sözleşmesinin feshi durumunda davacının fesih tarihinin yer aldığı taahhüt yılı için taahhütnamede belirlenen miktarlarda ceza koşulunu talep edebileceği, yine davacının anılan taahhütnameden doğan haklarını bir veya birden fazla kereler geriye dönük olarak kullanmamış olmasının bahse konu haklardan feragat ettiği şeklinde yorumlanamayacağı davalı tarafından kabul edilmiştir. Bu kapsamda her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince; asgari alım taahhüdüne ilişkin fesihnamede herhangi bir ihtirazı kayıt konulmadığından ceza koşulunun talep edilemeyeceği kabul edilmiş ise de; fesihnamede davacı tarafından kayıtlara geçen hak ve alacaklara ilişkin talep ve dava hakları saklı tutulmuştur. Ayrıca 01.06.2015 tarihinde düzenlenen fesihnameden sonra 29.09.2015 tarihinde alacağa dayanak faturaların düzenlenip bu faturalara dayalı olarak 03.12.2015 tarihinde icra takibinin ikame edilmesi karşısında, davacının ceza koşulu talebinden vazgeçildiği yönünde davalı taraf nezdinde haklı bir güven tesis edecek kadar uzun bir süre suskun kaldığı söylenemeyeceğinden davalı tarafından verilen asgari alım taahhütnamesine dayalı olarak ceza koşulu talebinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu söylenemez.\" denilerek direnme kararımız bozulmuştur. Açıklanan nedenlerle, hükmüne uyulması zorunlu olan bozma ilamına uyularak hükmüne uyulan bozma ilamı gereği davacının cezai şart talebinde kısmen haklı olduğunun kabulü gerektiği ,ancak likit olmayan cezai şart alacağı tazminat kabilinden olduğu halde icra inkar tazminatına hükmedilmesi yerinde olmadığından davalı vekilinin istinaf nedeni icra inkar tazminatı bakımından kabul edilerek kararın kaldırılmasına, yeniden karar verilmesine ilk derece mahkemesince hesaplanan cezai şart miktarı somut olaya uygun bulunduğundan aynı miktar bakımından  itirazın kısmen iptaline, talep olunan cezai şart davalının iktisaden mahvına sebep olacak miktarda olmadığından tenkise gerek bulunmadığına , davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/886 Esas 2018/556 Karar sayılı ve 16/05/2018 tarihli hükmünün HMK.'nun 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; \"Davanın kısmen kabulüne; İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında davalının itirazının 249.022,126- TL alacak bakımından iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazla istemin reddine, Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı isteminin reddine,  İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; \"Alınması gereken 17.010,70-TL karar harcından davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılan 3.347,49-TL ile icra veznesine yatırılan 1.385,83-TL olmak üzere toplam 4.733,32‬-TL harcın mahsubu ile kalan 12.277,38‬‬-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 4.762,52-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tarafından yapılan 1.000-TL bilirkişi ücreti ve 182,50-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.182,50-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 1.065‬-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı vekili için takdir olunan 20.891,33-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,  Davalı vekili için takdir olunan 3.377,35-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,\" Davalı tarafından yatırılan 4.252,67-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafından istinaf ve temyiz aşamasında yapılan 219,85-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 200-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından istinaf ve temyiz aşamasında yapılan 38-TL yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan  5-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın  davalı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f329576483977cd1","SID":"abb64ebee22df263"}}