{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/07/2023<br>NUMARASI\t\t:  Esas  Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLLERİ\t: Av<br><br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: <br>VEKİLLERİ\t: Av. <br>DAVA\t\t: Genel Kurul Kararının İptali<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 29/04/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 29/04/2024<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin....Esas sayılı dosyası ile açılan genel kurul kararının iptali davasında 12/07/2023  tarihinde tesis edilen  karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kooperatife 2019 yılında üye olduğunu, kooperatif yönetiminin müvekkilinin üye olmasını engellemek istediğini ancak sonuç alamadığını, müvekkilinin Konya ili, Seydişehir ilçesi,... Mahallesi . ve . parsel sayılı tarlaları patates ekimi yapmak için kiraladığını, tarla için sulama yapmak istediğini ancak davalı kooperatifçe sulamaya izin verilmediğini gerekçe olarak da kot farkı olduğunun gösterildiğini, yapılan görüşmelerin de neticesiz kaldığını, müvekkilinin sulama yapamamasından dolayı zararının olduğunu iş bu dava ile eş zamanlı olarak zarar davası da açıldığını, sonrasında kuru tarım için sulama izni verildiğini, müvekkilinden birliğe sulama parası yatırılmasının istenildiğini, müvekkilinin devletin belirlemiş olduğu sulama ücretini yatırmak istediğini ancak davalı kooperatif başkanınca müvekkiline birliklerinin belirlemiş olduğu bedelin ödenmesinin istenildiğini, müvekkilinin bunu kabul etmemesi üzerine de kooperatif başkanınca müvekkilinin tehdit edildiğini, bu tehditle ilgili de savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, sonrasında 27/07/2021 tarihli genel kurulun 9 maddesi ile müvekkilinin ana sözleşmenin 11. ve 14. maddeleri gereği sulama bedelinin ödenmedi ve mazeretsiz olarak genel kurul toplantılarına 3 kez katılmadığı gerekçeleriyle müvekkilinin üyelikten çıkarılması kararı alındığını, alınan kararın hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin üyeliğinin tamamlanması ile üyelikten çıkarılma kararı alınan genel kurullar arasında müvekkilinin 3 kez katılmama durumunun söz konusu olmadığını, yine banka dekontları ile sabit olmak üzere sulama ücretlerinin müvekkilince ödendiğini, banka kayıtları ve genel kurul toplantı tutanaklarının mahkemece celbi ile bu durumun ortaya çıkacağını, müvekkili için alınmış kararın diğer üyelere uygulanmadığını, müvekkiline husumet beslendiğinin ortada olduğunu beyanla davalı kooperatifçe yapılan 27/07/2021 tarihli genel kurulun 9 maddesi ile alınan müvekkilinin üyelikten çıkarılma kararının iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatifin üst birliğe üye olmadığını bu nedenle sulama ücretlerini kendisinin belirlediğini, davacı tarafça üst birlik için belirlenen ücretin ödendiğini, bu bedelin müvekkili kooperatifin belirlemiş olduğu bedelden düşük olduğunu, davacının eksik ödeme yaptığını, davacının sulama bedelini tam ödemeyerek ana sözleşmede belirlenen şartlara aykırı hareket ettiğini, müvekkili kooperatifçe eksik ödemeye rağmen mağduriyet yaşanmaması için sulama hizmeti verildiğini buna rağmen davacının borçlarını ifa etmeyerek kusurlu ve kötü niyetli davrandığını, müvekkili kooperatifçe alınan genel kurul kararı ile davacının üyelikten çıkarıldığını beyanla açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin  davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"....Dava, kooperatif genel kurul kararının iptali davasıdır.<br>Davalı Kooperatifin 27/07/2021 tarihinde yapılan genel kurulunun 9. gündem maddesi ile, davalı ...'ın kooperatif ana sözleşmesinin 11. maddesi ve 14.maddesi  hükümlerine aykırı hareketi sebebiyle ortaklıktan çıkarılmasına oy birliğiyle karar verildiği, bilahare davalı kooperatif tarafından davacı muhatap alınarak düzenlenen Seydişehir Noterliğinin 05/08/2021 tarih ve .... yevmiye nolu ihtarnamesi ile, sulama ücretinin ödenmemesi ve genel kurul toplantılarına üç kez üst üste mazeretsiz katılmama sebebine dayalı olarak kooperatif üyeliğinden ihraç edildiğinin davacıya bildirildiği, davacı vekilinin ise iş bu davada, müvekkilinin dava konusu genel kurul tarihinde üçüncü kez genel kurula katılma imkanının mümkün olmadığını ve ayrıca müvekkilinin tüm sulama ücretlerini kooperatife ödediğini ileri sürerek,  ihraca yönelik söz konusu genel kurul kararının iptalini dava ettiği anlaşılmaktadır.<br>1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun Ortaklıktan Çıkarılma Esasları ve İtiraz Başlıklı 16. Maddesi ; \" Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler anasözleşmede açıkça gösterilir. Ortaklar anasözleşmede açıkça  gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamazlar. <br>Ortaklıktan çıkarılmaya yönetim kurulunun teklifi ile genel kurulca karar verilir. Anasözleşme, çıkarılanın genel kurula başvurma hakkı saklı kalmak üzere, bu hususta yönetim kurulunu da yetkili kılabilir.<br>Çıkarılma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirileceği gibi, ortaklar defterine de yazılır. <br>Kararın onaylı örneği,çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere, on gün içinde notere tevdi edilir. Bu ortak tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde itiraz davası açabilir. Tebliğ edilen karar, yönetim kurulunca verilmiş ise ortak, üç aylık süre içinde genel kurula da itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkı saklıdır.<br>Üç aylık süre içinde,genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmiyen çıkarılma kararları kesinleşir. <br>Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam eder.\" hükmünü amirdir.<br>Dava konusu edilen genel kurul toplantısında, çağrının, mevzuat ve kooperatif ana sözleşmesi hükümlerine göre yöntemince yapıldığı, toplantı ve karar nisaplarına uyulduğu, davanın yasal üç aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davacının kooperatif üyesi olmakla dava ehliyetini haiz olduğu, Mahkememizce re'sen tespit edilmiştir.<br>Davaya emsal Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2016/7563 esas, 2019/4751 karar sayılı 14/11/2019 tarihli ilamı; <br>\"...Davacı vekili, 18.04.2015 tarihli kooperatif genel kurulunda müvekkilinin ortaklık görevini yerine getirmediğinden bahisle üyelikten çıkarılmasına dair verilen kararın 09.06.2015 tarihli yazı ile müvekkiline 16.06.2015 tebliğ edildiğini,  müvekkilinin ortaklıktan çıkarılma gerekçesinin geçerli olmadığını ve soyut ithamlardan ibaret olduğunu, ana sözleşmede gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarma kararı verilemeyeceğini ileri sürerek  üyelikten  ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.<br> <br>Davalı vekili, davacının kooperatifi zarara uğrattığını savunarak davanın  reddini istemiştir. <br>  <br>Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 18.04.2015 tarihli genel kurul kararıyla ortaklık görevini yerine getirmediği gerekçesiyle üyeliğine son verildiği, ancak bir üyenin ortaklık görevine son verilebilmesi için ana sözleşmede açıkça gösterilmesi gerektiği ve genel kurul kararı gerekçesinde açıkça belirtilmesi gerektiği halde kanun ve ana sözleşmeye aykırı olarak üyeliğine son verildiği gerekçesiyle ihraca ilişkin genel kurul kararının iptaline karar verilmiştir.<br>Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.<br>Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.<br>SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA,\" şeklindedir. <br>Davalı kooperatif ana sözleşmesinin 11. maddesi; <br>\"Ortakların görevleri Şunlardır.<br>a) İlgili kanunlar ana sözleşme ve yönetmelik hükümlerine uymak,<br>b)Kooperatif çıkarlarına ve alınan kararlara aykırı davranışlarda bulunmamak, kooperatifin tüm hizmetlerine yardımcı olmak,<br>c)Yüklendiği ortaklık paylarını, varsa ek ödamelerini, kredi ve âvanslardan doğan ve vedesi gelen borcunu zamanında ödemek, <br>d)Kooperatife olan her türlü vacibelerini yerine getirmek,<br>d)Finansman müesseselerinden kooperatif adına ortakların müteselsil kafaleti ile kredi alınması sonucunda bu teşekküllere karşı doğan borçların yerine getirilmesinde payına düşeni zamanında yerine getirmek,\" hükmünü , <br>Davalı kooperatif ana sözleşmesinin 13. maddesi ise;<br>\"Ortaklıktan çıkma şartları:<br>a) 8.madde sayılan ortaklık niteliğini sonradan yitirenler,<br>b)İmzaladığı taahhütnameye aykırı hareket adenler,<br>c) 11. Maddede belirtilen görevlerini yerine getirmeyenler,<br>d) 2 yıl üst üste sulama ücretini ödemeyenler,<br>e)Ortak alınmış kimsenin ortaklık şartlarına sahip olmadığı kooperatife girdikten sonra meydana çıkmış bulunanlar,<br>f)Üç defa arka arkaya gönel kurul toplantısına katılmayanlar,<br>Yönetim kurulu kararıyla kooporatiften çıkarılmaları için gönel kurula teklif edilir.\" hükmünü,<br>Davalı kooperatif ana sözleşmesinin 14. maddesi ise;<br>\"Ortaklıktan  çıkarılmaya yönetim kurulunun teklif  ile genel kurulca karar verllir.<br>Ortaklar ana sözleşmede göslerilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılmaz.<br>Kooperatiften  çıkarma gerekçeli olarak yönetim kurulu karar defterine ve ortaklar defterine işlenir. Yönetim Kurulunun kendisi hakkında çıkarılma kararı  aldığı ortak genel kurulun bu konu ile ilgili olarak alacağı kararda oyunu kullanamaz, ancak karşı görüşü genel kurul tutanağına geçirir.<br>Genel kurulca verilen çıkarılma kararının onaylı örneği, çıkârılan ortağa ön gün içinde tebliğ edilmek üzere notere verilir. Bu ortak tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde itiraz  davası açabilir, <br>Ortak hakkında genel kurulca verilecek karara karşı ortağın itiraz davası hakkı saklıdır.<br>Üç aylık süre içinde mahkemeye başvurarak itiraz edilmeyen çıkarılma kararları keşinleşir. <br>Haklarında çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların, ortaklık hak ve yükümlülükleri çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam eder.\" hükmünü içermektedir. <br>Görüldüğü üzere davalı kooperatif genel kurulunda işaret edilen ana sözleşmenin 11.maddesinde ortakların görevleri bentler halinde sayılmıştır ve ayrıca ortaklıktan çıkarılma durumları/sebepleri ana sözleşmenin 13. Maddesinde yine bentler halinde sayılmıştır. Dava konusu genel kurulda alınan kararda ise davacı kooperatif ortağının ortaklıktan çıkarılmasına sebep olan durumlar açıkça ve gerekçeli olarak genel kurulun bilgisine sunulmamıştır. Yalnızca ana sözleşmenin 11. ve 13. Maddelerine atıf yapmakla yetinilmiştir.. Yukarıda yer verilen emsal Yargıtay içtihadında belirtildiği üzere, genel kurul kararı ile ortaklıktan ihracın sağlanması için ortaklıktan çıkma sebebi gerekçeli olarak genel kurulun bilgisine ve oylamasına sunulmalıdır. Dava konusu genel kurulda bu şartlar sağlanmadığından ihraca dair genel kurul kararının iptalinin gerektiği sonucuna varılmıştır. <br>Biran için dava konusu genel kurul kararının şeklen geçerli olduğu varsayımından hareket edilse bile, davacının, davalı kooperatifteki üyeliği davalı kooperatif yöneticisinin talimat yoluyla alınan isticvap beyanında belirtildiği gibi, 02/09/2019 tarihinde başlamıştır. Dava konusu genel kurul ise 2019 ve 2020 yıllarına ilişkin olarak birleştirilerek 27/07/2021 tarihinde yapılmıştır. Dolayısıyla davacı kooperatif üyesinin dava konusu genel kurul tarihinde üçüncü kez genel kurula katılabilme imkanı yoktur. Bu itibarla noter ihtarnamesinde belirtilen üç kez üst üste mazeretsiz genel kurula katılmama sebebiyle ihraç gerekçesi yerinde değildir. Öte yandan kooperatif sulama ücretlerinin ödenmesi konusunda davacı kooperatif tarafından genel kurul tarihinden önce davacıya ihtarname gönderildiği kooperatif tarafından iddia ve ispat edilememiştir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11/02/2013 tarih 2013/38 Esas 2013/703 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 27. Maddesine göre, parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortak hakkında çıkarma kararı verilebilmesi için gerçek borç durumunu yansıtan iki ihtar tebliğ edilmeli, kanun ve ana sözleşmelerde yazılı süreler içerisinde ortak tarafından borç ödenmemelidir. Davalı kooperatif tarafından, davacı hakkında ortaklıktan çıkarılma kararı verilmeden evvel davacıya hangi dönem aidatını ödemediğine ilişkin 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 27.maddesi uyarınca gerçek borç durumunu yansıtan iki adet ihtar gönderilmemiştir. Bu nedenlerle aidatın ödenmemesi sebebiyle  davalı kooperatifin davacı hakkında ortaklıktan çıkarma kararı vermesi de hukuka aykırıdır. Kaldı ki Seydişehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden talimat yoluyla aldırılan bilirkişi kök ve ek raporlarında tespit edildiği üzere, davalı kooperatifin 2019 ve 2020 yıllarına ilişkin sulama ücretlerinin belirlenmesine dair açık bir yönetim kurulu kararının olmadığı, yönetim kurulu karar defterinin noter onayı görmediği, sulama ücretlerinin neye göre tahakkuk edildiğinin tespit edilemediği, davacı ile birlikte bir kısım kooperatif üyelerinden de sulama ücretlerinin eksik tahsil edildiğinin görüldüğü, buna rağmen sadece davacı hakkında ihraç kararı alındığı, diğer ortaklara yönelik bir ihraç kararının bulunmadığı, hal böyle olmakla davacıya yönelik ihraç kararının Kooperatifler Kanunun 23. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesine de aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla ihraca yönelik genel kurul kararının iptalinin gerekeceği anlaşılmıştır.\" gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalı kooperatifin 2019-2020 yılına ilişkin 27/07/2021 tarihli genel kurulundaki 9.gündem maddesinin iptaline karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili  istinaf dilekçesinde özetle;  davacının, müvekkili kooperatife göndermiş olduğu Seydişehir Noterliği, 22 Ağustos 2019 tarih, ... yevmiye nolu ihtarname ve 02.09.2019 tarihle yatırmış olduğu ortaklık payı gereğince kooperatif ortaklığına alındığını, Kooperatif Ana Sözleşmesi Ortaklık Şartları Başlıklı 8. maddenin c fıkrası uyarınca her ortağın kooperatif sınırları içinde bizzat arazi sahibi olması yahut kiracı olması gerektiğini, davacı taraf, müvekkili kooperatife ihtar göndererek ortaklığa alınmasını talep etmiş olmasına rağmen bu madde uyarınca sunması gereken kira kontratı ve sair belgeleri kooperatif yönetimine sunmamış olup üye defterinde imzası bulunmadığını,  müvekkili, Kooperatif Üst Birliği'ne üye olmadığı için su fiyatlarınını kendisinin belirlemekte olduğunu, davacı 02.09.2019 tarihinde yatırdığı sulama ücreti, üst birliğin belirlemiş olduğu ve müvekkili kooperatif belirlediği ücretten düşük olan birim ücret üzerinden hesaplama yapılarak 64 dekar karşılığı sulama ücreti olarak eksik ödeme yaptığını, devam eden ekim dönemlerinde de davacının sulama için kooperatife hiçbir ödeme yapmadığını, kaldı ki, kooperatif davacının sulama ücretini ödemediği dönemde de iyi niyet göstererek sulama hizmeti vermesine rağmen davacı taraf ortaklığa olan borçlarını ifa etmemekte kusurlu ve kötüniyetli davranışlarına devam ettiğini bu sebeplerle davacının, ortaklık şartlarını taşımadığını ortaklığın getirdiği yükümlükleri yerine getirmemekte olduğunu, 06.08.2021 tarih 10382 sayı ile Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlanan 27.07.2021 tarihli Genel Kurul Kararı ile haklı ve hukuka uygun sebeple ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiğini, daha öncesinde izah edildiği üzere işbu sebepler davacının, müvekkili kooperatif açısından haklı nedenlerle çıkarıldığının ispatı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:  <br>Dava; kooperatif üyeliğinden ihraca ilişkin genel kurul kararının iptali istemine  ilişkindir.<br>\tİstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Dairemizce yapılan inceleme sonucunda;  dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, toplanan delillere göre, davacının ihraç gerekçesinin genel kurul tutanağına geçirilmediği, daha sonra yönetim tarafından ihracın ve gerekçesinin noter kanalı ile davacıya  bildirildiği ve ihraç gerekçesinin sulama ücretinin ödenmemesi ve 3 kez üst üste mazeretsiz genel kurul toplantılarına katılınmaması olarak gösterildiği, davacının üyelik tarihi ve yapılan genel kurul tarihi itibariyle 3 kez üst üste genel kurul toplantılarına katılmaması gibi bir durumun olamayacağı, parasal yükümlülükleri ile ilgili de davacıya bir ihtarname gönderilmediği ayrıca ihraç kararının eşitlik ilkesine de aykırı olduğu tüm bu sebeplerle ihraca yönelik genel kurul kararının iptaline karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir durum olmadığı, davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davalının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,<br>3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4-İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin dairemiz tarafından yapılmasına, <br>6-Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde; dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine  29/04/2024 tarihinde oybirliği  ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>  e-imzalıdır<br> <br>Üye <br>  e-imzalıdır<br><br>Üye <br>  e-imzalıdır<br><br>Katip <br>  e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"828a5a20228aedf8","SID":"9c903eb0c00df000"}}