{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/580 <br>KARAR NO\t: 2024/757<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                   K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/10/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/192 E.  -  2021/363 K.<br><br>DAVACI\t:\t<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t<br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Marka kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/10/2021 tarih ve 2020/192 E. - 2021/363 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ile davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 1979 yılında kurulduğunu, müvekkilinin 2007/45174 numaralı \"...\" ibareli markasının davalı ... nezdinde 07, 08, 09 ve 11. sınıflarda tescilli olduğunu, müvekkilinin bu markayı mesnet göstererek davalı şirketin 2018/98788 numaralı ve \"...\" ibareli başvurusuna yaptıkları itirazın davalı Kurum 2019-M-5295 sayılı YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa başvurunun müvekkilinin markasına ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, markaların emtia listesinin de benzediğini, başvurunu iltibasa sebebiyet vereceğini ileri sürerek, YİDK'nın 2020-M-1490 sayılı kararının iptaline ile 2018/98788 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı şirket vekili, taraf markaları arasında iltibas ihtimali bulunmadığını, kısa kelimelerden oluşan markalarda tek harf farklılıklarının dahi markaların farklılaşmasına ve markalar arasındaki karışıklık riskinin ortadan kalkmasına yetebileceğini, markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik bulunmadığını, itiraz sahibinin markasının Türkiye'de ciddi kullanımını ispatlayamadığını, müvekkili bilgisayarlar ve bilgisayar yazılımları malları için kullanım ispatı talep etmiş olup, itiraz sahibinin herhangi bir kullanım delili sunamadığını, müvekkilinin tescil talebindeki sınıflar ve emtialar ile itiraz edenin markalarının tescilli olduğu sınıflar ve emtiaların çakışmadığını, müvekkilinin önceki tarihli markaları nedeniyle müktesep hakkının bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı tarafça işlem dosyasında itiraza mesnet 2007/45174 sayılı markanın \"Computer programs and software; computer software for enabling exchange of information; computer software relating to the financial field; software for debt recovery; computer software in the form of apps/applications; application software for cloud computing services; downloadable electronic newsletters and electronic publications. (Türkçesi; Bilgisayar programları ve yazılımları; bilgi alışverişini mümkün kılan bilgisayar yazılımı; finans alanıyla ilgili bilgisayar yazılımı; borç tahsilatı için yazılım; uygulamalar biçimindeki bilgisayar yazılımı; bulut bilişim hizmetleri için uygulama yazılımı; indirilebilir elektronik haber bültenleri ve elektronik yayınlar.)\" emtiaları bakımından kullanılmadığına ilişkin def'i ileri sürüldüğü, davalı şirketin, itiraza mesnet markasını bu emtialar üzerinde kullandığına ilişkin ispat aracı sunmadığı, YİDK karar iptali talebi bakımından davacının üzerine düşen kullanım ispatı külfetini yerine getiremediği; hükümsüzlük talebi bakımından ileri sürülen kullanmama def'i bakımından ise, davacı vekilinin 04/12/2020 tarihli replik dilekçesi ekinde kullanım ispatına yönelik faturalarını ibraz ettiği, davacının \"...\" markasını; uydu alıcısı, LCD monitör, bilgisayar monitörü emtiaları üzerinde ciddi surette, markasal etki doğuracak şekilde kullandığının tespit edildiği; davacının üzerine düşen kullanım külfetini yerine getirdiği uydu alıcısı ve monitör gibi emtiaların, tescil kapsamında yer alan \"Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar (veri işlem, haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar, bilgisayar yazılımları ve bilgisayar çevre donanımları dahil.)\"  emtialarına karşılık geldiği, davacının kullanımını ispatladığı ve tescilli markası kapsamında bulunan bu emtialar ile dava konusu marka kapsamında yer alan \"9. SINIF: Computer programs and software; computer software for enabling exchange of information; computer software relating to the financial field; software for debt recovery; computer software in the form of apps/applications; application software for cloud computing services; downloadable electronic newsletters and electronic publications. (Türkçesi; Bilgisayar programları ve yazılımları; bilgi alışverişini mümkün kılan bilgisayar yazılımı; finans alanıyla ilgili bilgisayar yazılımı; borç tahsilatı için yazılım; uygulamalar biçimindeki bilgisayar yazılımı; bulut bilişim hizmetleri için uygulama yazılımı; indirilebilir elektronik haber bültenleri ve elektronik yayınlar.) 35. SINIF: Computerised file management; compilation and systemization of information into computer databases. (Türkçesi; Bilgisayarlı dosya yönetimi; bilgilerin bilgisayar veri tabanlarında derlenmesi ve sistemleştirilmesi.)\" mal ve hizmetlerin benzer olduğu, zira, karşılaştırılan bu mal ve hizmetlerin benzer alıcı kesimine hitap ettikleri, birbirlerini tamamladıkları, “Lcd ekran ve uydu alıcısı” mallarının da bilgisayar yazılımları ile arayüz aracılığı ile çalışan mallar olduğu, dolayısıyla, yazılım olmadan bu malların kullanılmasının mümkün olmadığı, yine; kullanımı ispatlanan monitörün, bilgisayarın bileşenlerinden birini oluşturduğu, bilgisayarlı hizmetlerin,  bilgisayar bileşeni olan monitör olmaksızın verilemeyeceği, dolayısıyla karşılaştırılan bu mal ve hizmetler arasında benzerlik ilişkisi bulunduğu, taraf markalarının da karıştırılmaya yol açacak derecede benzer olduğu, davalının müktesep hak iddiasına dayanak \"... ...\" ibareli markanın esas unsurunun farklı olduğu, davalının diğer “...” ibareli markasının dava konusu marka ile esas unsurunun aynı olması nedeniyle müktesep hakka konu edilebileceği, ancak dava konusu markanın kapsamının genişletildiği, öte yandan, dosya kapsamında, davalının müktesep hak iddiasında bulunduğu markaları dava konusu mal ve hizmetlerde  kullanıldığına dair herhangi bir delil sunulmadığı, dolayısıyla dava konusu marka bakımından davalının müktesep hakkının bulunmadığı; davacının SMK'nın 6/3. maddesi kapsamında kullanımının ve tanınmışlığa ilişkin iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle, YİDK kararının iptali isteminin reddine, markanın hükümsüzlüğü isteminin kısmen kabulü ile; dava konusu 2018/98788 sayılı markanın \"9.SINIF: Computer programs and software; computer software for enabling exchange of information; computer software relating to the financial field; software for debt recovery; computer software in the form of apps/applications; application software for cloud computing services; downloadable electronic newsletters and electronic publications. 35.SINIF: Computerised file management; compilation and systemization of information into computer databases.\" mal ve hizmetleri bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde, YİDK kararının iptali talebinin de haklı olduğunu, taraf markaları arasında karıştırılma ve benzerlik koşulu gerçekleştiğinden ayrıca kullanım ispatı aranmasına gerek bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tKatılma yoluyla davalı şirket vekili, taraf markaları arasında mal/hizmet benzerliği bulunmadığından ve markalar görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olmadığından SMK'nın 6/1. maddesinin uygulama alanı bulmayacağını, kısa markalarda tek harf farklılığının karışıklık riskini kaldırmaya yetebileceğini, kullanım ispatı talepleri üzerine davacının ciddi kullanımını ispatlayamadığını, müvekkili markasının 35, 36 ve 45. sınıf dışındaki mal ve hizmetler için yayımlandığını, bu hizmetler için itiraz ileri sürülmediğini, bu hizmetlerin karşılaştırmada dikkate alınmasına muvafakatlerinin bulunmadığını, müvekkilinin 09. sınıftaki mallarının bilinçli tüketiciye hitap ettiğini, önceki tescillerine dayalı hak sahibi olduğunu, davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını, SMK'nın 6/3 ve 6/5. maddesi şartlarının oluştuğunun kanıtlanamadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararı iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının \"...\" ibareli marka başvurusu ile davacının \"...\" ibareli itiraza mesnet markası arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme  ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, zira başvurudaki tek harf farklılığının başvurunun farklılaşmasını sağlamadığı, içerisinde bilgisayar mühendisinin de bulunduğu heyet tarafından düzenlenen denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre emtia benzerliğinin de gerçekleştiği, öte yandan, davacının işlem dosyasında kullanım ispatı talebini karşılamadığı, davalının da \"...\" ibareli eski tarihli markasının kullanımını kanıtlamadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin emsal ECE LADY/ECE TOFF kararında da ifade edildiği üzere müktesep hakkın unsurlarından birinin de müktesep hak iddia edilen markanın ciddi bir kullanımının bulunması olduğu, davalının müktesep hak oluşturduğunu ileri sürdüğü markalarının kullanımına dair delil sunmadığı, SMK'nın 25/6. maddesine göre sessiz kalma yoluyla hak kaybı sonraki tarihli bir markanın kullanıldığının bilindiği veya bilinmesinin gerektiği hâlde söz konusu olacağına ve davalının eski tarihli markalarını kullandığı da ispatlanamadığına göre, sessiz kalma yoluyla hak kaybı bulunup bulunmadığının ilk derece mahkemesince tartışılmasının sonuca bir etkisinin bulunmadığı  anlaşılmakla, davacı vekili ile davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekili ile davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca ayrı ayrı alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı ile davalı şirket tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin anılan taraflardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t  <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı ile davalı şirket tarafından yapılan yargılama giderlerinin  uhdelerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/04/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 27/04/2024\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c7bf3c332a26a275","SID":"31453dcf1f49f7c5"}}