{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/604 - 2024/798<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/604 <br>KARAR NO\t: 2024/798<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                    K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/01/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/31 E.  -  2022/10 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ<br>DAVALI\t<br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Marka Kararı İptali ile Marka Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/01/2022 tarih ve 2021/31 E. - 2022/10 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2003/13637 nolu ve “...” ibareli markasının 05. sınıf mallarda tescilli olduğunu, bu markayı mesnet göstererek davalı şirketin 2019/122779 numaralı ve “...” ibareli marka başvurusuna yapıtları itirazın davalı ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu  başvuru ile müvekkilin itiraza mesnet markasının iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzer olduğunu, 6 harften oluşan müvekkilinin markasının 5 harfinin aynen davaya konu markada yer aldığını, başvurunun müvekkilinin markasından farklılaşmadığını, müvekkilinin markası ile itiraz konu markanın 05. sınıfta yer alan aynı ve ilintili malları kapsadığını, davalının \"...\" ibareli markalı ürünleri henüz piyasaya sunulmamış olmasından dolayı ürünün ne olacağı, ne için kullanılacağını belirlemenin mümkün olmadığını, başvurunun müvekkilinin seri markası sanılacağını ve tanınmış olan markasının sulanmasına sebebiyet vereceğini, başvurunun 05. sınıfta tescil edilmesi halinde haksız rekabete sebebiyet vereceğini, davalının marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, Türk Patent YİDK’nın 30.11.2020 tarih ve 2020-M-9653 sayılı kararının iptaline, 2019/122779 başvuru nolu ve “...” ibareli marka başvurusunun tescil edilmiş olması halinde 05. sınıfın tümü bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.   <br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı şirket vekili, müvekkilinin başvuruya konu markasının ilaç markası olarak kullanılacağını, davacının itiraza mesnet markasının 05. sınıfta yalnızca “Kozmetik ve parfümeri ürünleri ile sabunların üretiminde kullanılan doğal ürünler. Odalar, taşıt araçları ve diğer mekanlar için koku gidericiler, koku vericileri kişisel kulanım dışındaki deodarantlar” için tescilli olduğunu ve krem formundaki kozmetik ürünlerinde kullanıldığını, müvekkil şirket tarafından antiemetik tablet için tescili istenen “...” markasının bu alanda kullanılan pek çok ilaç markasında yer alan “...” ibaresi ile kimyasal bir bileşik olan “...” ibaresinin birleşimi ile oluşturulduğunu, “...” ibaresinin organik bir bileşik olduğunu, davacı firmanın “...” ibaresinin bilinen bir anlamının bulunmadığını, 05. sınıfta yer alan emtianın tüketici kitlesini doktor, eczacı, diş hekimi, ilaç mümessilleri gibi meslek mensuplarının oluşturduğu dikkate alındığında dava konusu markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, “...” markası ile satışa sunulacak olan bulantı-kusma karşıtı ilaçla, davacı yanın “...” markasıyla satmakta olduğu krem formundaki ürünler arasında orta düzey bilinçlenmiş tüketicilerin de ticari ya da hukuki bağ kurulma olasılığının bulunmadığını, haksız rekabet iddiasının da haklı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının \"...\" ibareli marka başvurusu ile davacının \"...\" ibareli markası arasında dava konusu edilen 2019/122779 sayılı markanın kapsamında yer alan \"05.06: İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. 05.07: Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları'' malları yönünden ortalama tüketici kesimi (bu mallar ilaç ve benzeri ürünler olmadığı için bilinçli hedef  tüketiciye sunulan mallar olmayıp toplumun her kesimine sunulan, serbestçe herhangi bir satış yeri veya marketin raflarında satış için teşhir edilebilen mallar olup) nazarında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu; işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu yukarıda belirtilen mallar yönünden ayırdığı satın alma süresi içinde davalının başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının \"...\" ibareli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, diğer bir anlatımla ortalama tüketici kesimi nezdinde başvuru kapsamındaki yukarıda belirtilen mallarda  davacının \"...\" ibareli markalı ürününü satın almak isterken davalının \"...\" ibareli başvuru markalı ürünü satın almak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği, işaretsel benzerlik nedeniyle başvuru kapsamındaki yukarıda belirtilen mallar yönünden her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği, taraf markaları arasında bu mallar yönünden SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşulunun oluştuğu. aksi yöndeki bilirkişi görüşüne HMK'nın 282. maddesindeki \"Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir.\" hükmünden hareketle yukarıdaki gerekçe ile iştirak edilmediği; belirtilen emtia dışında kalanlar açısından SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşulları oluşmadığı gibi başvuru markasındaki mallar açısından davacının başvuru üzerinde SMK'nın 6/3. maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin kanıtlanmadığı, yine SMK'nın 6/4-5. maddesindeki tanınmışlık koşulunun ve SMK'nın 6/9. maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, Türk Patentin 2020-M-9653 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2019/122779 sayılı markanın kapsamında yer alan ''05.06: İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. 05.07: Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları'' malları yönünden KISMEN İPTALİ ile markanın bu mallar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markalarını oluşturan işaretler ile marka kapsamlarının benzer olduğunu, davanın tümden kabulünün gerektiğini, \"...\" markasının etken maddeden, jenerik adından veya endikasyonundan türetilmediğini, başvurunun yeterli ayırt ediciliğe sahip olmadığını, başvurunun seri marka algısı yarattığını, müvekkilinin markasını sulandıracağını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br> \tDavalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, 05. sınıf malların tüketicilerinin bilinçli olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka YİDK marka kararı iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markaları arasında \"-...\" ibaresinin ortaklığından kaynaklı benzerlik bulunduğu, başvuruda bu ibarenin önünde yer alan \"E\" harfinin başvuruyu görsel ve işitsel olarak itiraza mesnet markadan yeterince uzaklaştırmadığı, emtia benzerliğinin gerçekleştiği mallar açısından taraf markalarının aynı mallar üzerinde kullanılmasının SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimaline sebebiyet verebileceği, öte yandan SMK'nın 6/5. maddesindeki tanınmışlık koşullarının da oluşmadığı anlaşılmakla, davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca ayrı ayrı alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı ile davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin anılan taraflardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t  <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı ile davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/04/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 14/05/2024<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f4586246a1915862","SID":"f60d242182145be9"}}