{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/558 - 2024/811<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/558 <br>KARAR NO\t: 2024/811<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK<br>\t\t MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/09/2020<br>NUMARASI\t\t: 2019/185 E.  -  2020/229 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Tasarım YİDK Kararının İptali ile Tasarım Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/09/2020 tarih ve 2019/185 Esas - 2020/229 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili,  müvekkilinin “...” markasının tanınmış marka olduğunu, tüm sınıflarda korunması gerektiğini, davalı Şirketin 06.11.2018 tarihinde yapmış olduğu 2018/06649 numaralı tasarım başvurusunun tesciliyle müvekkilinin marka hakkına tecavüz edildiğini, itiraza ve işbu davaya konu tasarımın var olduğu ayakkabı görselinin yan kısmında müvekkillerinin “...” logosunun birebir kullanıldığını, müvekkillerinin \"...” ibareli markasının 18, 25, 35. sınıflarda Markaların Korunması Hak. KHK'ya göre 16.09.2008 tarihinden itibaren, \"... ...” ibareli markasının 02, 03, 09, 10, 14, 16, 18, 21, 25, 27, 28, 30, 32, 35. sınıflarda 16.09.2008 tarihinden itibaren, \"...\" ibareli markasının (şekli olarak “...” ibaresinde yer alan “...” şeklindedir) ise 18, 25, 35 Nice sınıflarında 10 yıl müddetle, tescil ettirildiğini, ülkemizde müvekkillerinin “...” logolu ayakkabılarının tüm tüketiciler tarafından bilinmekte olduğunu, davacı ile davalı şirketin her ikisinin de ayakkabı sektöründe faaliyet gösterdiğini, tüketicinin açıkça yanılgıya düşmesi ve davaya konu endüstriyel tasarımın kullanıldığı ürünlerin müvekkilinin sanılmasının kaçınılmaz olduğunu ileri sürerek, davalının müvekkiline ait markalara tecavüzünün önlenmesine ve men'ine, 2018/06649 sayılı 1 numaralı endüstriyel tasarımının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, TÜRKPATENT YİDK'in 2019/T-300 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>Davalı Şirket vekili, kıyaslanan tasarım ve markalar arasında aynı harfin (...) kullanılması dışında benzerlik bulunmadığını, müvekkiline ait tasarımda \"...\" harfinin tek başına kullanılmadığını, \"...\" şeklinde oluşturulduğunu, ayrıca \"90\" sayısının tasarımın içerisine yerleştirildiğini ve Roma rakamı ile \"90\" sayısı anlamına geldiğinin yansıtılmak istendiğini, davaya konu tasarımın yeni ve ayırt edici olduğunu, tasarımlar arasındaki farklılıkların ortak özelliklerinden fazla olduğunu, genel izlenimlerinin de farklı olduğunu, tasarım başvurusunun kötüniyetli olduğu ve davacının marka hakkına tecavüz edildiği iddiasını ispat edebilecek herhangi bir delil sunulmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla sadece marka ve tasarım arasındaki benzerliğin kötü niyetin ispatı için yeterli bir kanıt olmadığını savunarak, davanın reddini  istemiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı şirketin 2018 06649 / (1) no.lu tasarımının, itiraza mesnet tasarım ve markalar karşısında genel görünüm itibariyle yenilik ve ayırt edicilik unsurunu taşıdığı, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 26.04.2019 tarihli 2019/T-300 sayılı kararının yerinde olduğu, davalı Şirketin 2018 06649 / (1) no.lu tasarımı açısından tescil engelinin bulunmadığı, 2018 06649 / (1) no.lu tasarımın, kötü niyetli olarak tescil edilmek istendiğine dair dosya içinde delil bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davalının dava konusu tasarımının müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, itiraza konu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik nitelikleri taşımadığını, itiraza konu tasarımın kullanıldığı ayakkabı görselinde, ürünün yan kısmında müvekkilinin \"...\" logosunun birebir kopyalandığını, davalının, yapılabilecek sonsuz tasarım var iken müvekkili markasına bu denli benzer marka tasarımı oluşturarak kötü niyetli davrandığını, \"...\" logosunun müvekkiliyle bütünleştiğini, bir başka başvurucu tarafından kullanılması halinde tüketici nezdinde bu ürünlerin müvekkilinin ürünleri zannedilerek haksız kazanç elde edileceğini, davaya konu tasarımın, müvekkiline ait ayakkabı tasarımları aleyhinde TTK 54 vd maddeleri uyarınca haksız rekabete yol açtığını ve kötü niyetle yapıldığını, hatalı değerlendirmeler içeren ve endüstriyel tasarım konusunda uzmanlığı olmayan bilirkişinin imzası bulunan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm verildiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t:Dava, markaya tecavüzün men'i, YİDK kararının iptali ve tasarım hükümsüzlüğü  istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>İşlem dosyasının tetkikinden; davalı şirkete ait 2018/06649 sayılı \"Spor Ayakkabı\" tasarım başvurusunun Resmi Endüstriyel Tasarımlar Bülteninde ilan edildiği, bu ilana davacı şirket vekili tarafından \"...\" esas unsurlu marka ve tasarımları mesnet gösterilerek itiraz  edildiği, YİDK'ın 2019/T-300 sayılı kararıyla, davacının markaları ve tasarımlarının genel izlenim itibariyle farklı olduğu, davalı tasarım başvurusunun yeni ve ayırt edici olduğu gerekçesiyle  davacının itirazının reddine karar verildiği, YİDK kararının davacıya 29/04/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davanın hak düşürücü süre içerisinde 15/05/2019 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı şirkete ait  2018/06649- 1 sayılı tasarım başvurusunun davacı şirkete ait \"...\" asıl ibareli markalar ve tasarımlar karşısında yeni ve ayırt edici olup olmadığı, tasarım başvurusunun kötüniyetli bulunup bulunmadığı hususlarındadır.<br>\tTasarım, 6769 sayılı SMK'nın 55. maddesinde tanımlanmış olup, korunmasının şartları da SMK'nın 56. maddesinde düzelenmiştir. Belirtilen bu yasal düzenlemelere göre SMK, yenilik bakımından mutlak yenilik kriterini benimsemiştir. Ayırt edicilik ise, 6769 sayılı SMK'nın 56/5. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim; tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir. Tasarımın hükümsüzlüğü de 6769 sayılı SMK'nın 77-79. maddelerinde düzenlenmiştir. <br>\tMahkemece, dava konusu tasarımın davacıya ait markalar ile dava konusu tasarımlar arasında benzerlik bulunmadığı, dava konusu tasarımların bilgilenmiş kullanıcı nezdinde  yenilik ve ayırt edicilik koşulu sağladığı, başvurunun kötüniyetle yapıldığına dair delil bulunmadığı, dolayısıyla davaya konu olan YİDK kararının yerinde olduğu kanaatine ulaşılarak davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tOysa, başkasının marka tescili nedeniyle mevcut hukuki korumayı bertaraf edebilmek için, başkasının markasını içeren bir ambalaj tasarımı oluşturarak tasarım tescil belgesi almak suretiyle marka tescilinden kaynakların hakların dolanılması bir kötüniyet halidir (Uğur Çolak, Türk Marka Hukuku, İstanbul, Eylül 2018, s.946). 6769 sayılı SMK'nın 77/1-a maddesine göre de, başvurunun kötü niyetle yapıldığı ve bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımını içerdiği ispat edilmiş ise, tasarımın hükümsüz kılınmasına mahkemece karar verilir. Bu nedenle başkasına ait bir sınai hakkın marka olarak tescili, SMK'nın 6. maddesine göre itiraz üzerine reddedileceği gibi başkasına ait bir markanın endüstriyel tasarım olarak tescili için yapılacak kötüniyetli bir tasarım tescil başvurusu da SMK'nın 77/1-a maddesine göre hükümsüz kılınabilir (Uğur Çolak, Türk Marka Hukuku, İstanbul, Eylül 2018, s.947).<br>\tYukarıda yapılan açıklamalar uyarınca dosya kapsamında bulunan tüm bilgi ve belgeler irdelendiğinde, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporlarında, davalının tasarımının yenilik ve ayırt edicilik özelliğinin bulunduğunun belirlenmiş olmasına rağmen, davacı marka ve tasarımları ile dava konusu tasarımda “...” ibaresi ortak olarak kullanılmış ve dava konusu tasarımda \"...\" unsuruna, yanındaki harf ve sayı dizilimine nazaran vurguyu üzerinde toplayacak biçimde başlangıçta yer verilmiştir. Bunun yanında karşılaştırılan marka ve tasarımlarda ortak olan \"...\" unsurunun sağ kolu yukarıda düz, aşağıya doğru kavisli ve sivri bitmektedir. Bu durumda davalının tasarımının davacıya ait  markaların asıl unsurunu içerdiği anlaşılmakta olup, bu durum iltibasa ve haksız rekabete yol açacağından, davacının marka ve tasarım haklarına ve haksız rekabet hükümlerine dayanarak tasarım tesciline engel olma hakkı bulunduğu (Yargıtay 11. HD, 2013/14673 Esas, 2014/4074 Karar ve 04.03.2014 Tarih), davalıya ait tasarım tescilinin, davacının marka ve tasarımlarından haksız yararlanmaya yönelik olduğu (Yargıtay 11. HD, 2011/12492 Esas, 2012/18636 Karar ve 20/11/2012 Tarih), YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük şartlarının oluştuğu kanaatine varılmıştır.<br>\tNe var ki, 2018/ 06649- 1 no.lu tasarımın, kötü niyetli olarak tescil edilmek istendiği  ispat olunamadığı gibi, davacı vekili tarafından davalının tasarım başvurusunun aynı zamanda müvekkilinin markalarına tecavüz teşkil ettiği ileri sürülerek tecavüzün men'i talep edilmiş ise de,  davalıya SMK'nın 29.maddesi bağlamında başka bir fiil isnat edilmediği,  sırf benzer tasarım için tescil başvurusunda bulunmanın da markaya tecavüz sayılmayacağı anlaşıldığından, davacının markaya tecavüzün men'i talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tBu nedenle, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.  <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 16/09/2020 gün ve 2019/185 Esas - 2020/229 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile Türk Patent ve Marka Kurumunun 26/04/2019 tarih,  2019/T-300 sayılı YİDK kararının İPTALİNE, <br>\t3- Davalıya ait  2018/ 06649- 1 sayılı endüstriyel tasarımın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE,<br>\t4- Davacının markaya tecavüzün men'i talebinin REDDİNE, <br>\t5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile kalan 383,20-TL'nin davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>\t6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t7-Davalı Şirket kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne verilmesine,<br>\t8- Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 3.600,00-TL bilirkişi ücreti, 181,30-TL tebligat  gideri, istinaf aşamasında yapılan  88,50-TL  posta ücreti, 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam  4.090,50-TL yargılama giderine, 44,40-TL peşin harç, 44,40-TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 4.179,30-TL'nin kabul/ret oranı 1/3 kabul edilerek 2786,20 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\t9-Davalı şirket ile davalı ... tarafından yapılan  herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t10-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t11-Davacıdan peşin olarak alınan  80,70 TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>\t12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/04/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/04/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br> <br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3ff9dc4baf24e75f","SID":"5eecec480d74d03c"}}