{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2021/1242 - 2024/724<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/1242 <br>KARAR NO\t: 2024/724<br>KARAR TARİHİ\t: 06/05/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/03/2021<br>NUMARASI\t\t: ... ESAS ... KARAR<br>DAVACI\t:  <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVALI\t: <br>VEKİLLERİ\t: Av.  <br>İ\t<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                  : 06/05/2024\t<br>YAZIM TARİHİ                   : 06/05/2024\t<br><br>....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ...  karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ                                                                               :<br>Davacı vekili, müvekkilinin  davalı şirket ile arasında satılmasına karar verilen zirai tarım ilaç ekipmanları konusunda  ilk başlangıç dönemlerinde ticari olarak avans yoluyla çalışmakta olduğunu,   avansla çalışmasının nedeni ise davacı firma bir sonraki yıl üreteceği mallar için vermiş oldukları senetleri  bankalara teminat vererek karşılığında kredi kullanıyor veya üretim için  malzeme alacağı firmalara vererek ödeme yapmış olmasından kaynaklı olduğunu aynı zamanda da sezonda üreteceği malzemeyi önceden  hesaplama olanağı bulunduğunu bu konuda bayi olarak davacı şirketin avantajı ise sezonda davalı firmadan alacağı malzemenin fiyatında davacı şirkete ekstra indirim yapılması olduğunu bu ticari akış içerisinde davalı firmaya çekler ve bonolar 2016 yılı üretim sezonunda mal almak için avans olarak verildiğini davalı firmaya daha sonra çeşitli zamanlarda 2.003.800,00.TL lik müşteri evrakı ve 197.225,00.TL nakit ödemeler yapıldığını dolayısı ile müvekkil şirketin alacağı davalı firmada fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla 3.165.336,00.TL gibi bir rakama ulaştığını davalı firma sahipleri ve ortakları 2016 yılında FETÖ-PDY terör örgütü üyeliğinden soruşturma geçirince bu sezon içerisinde müvekkil şirketin alacaklı olduğu malzemelerin göndermediğini bono ve çekleri de banka ve diğer ham madde aldıkları firmalarda kullandıkları kısımları iade etmediğini sadece FETÖ soruşturmasında kasalarından çıkan evrakları iade ettiklerini bu konuda ceza dosyalarının sonuçlanmadığını,  ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile  964.311,09.TL' lik müvekkili şirketin avans alacağı müşteri senetleri ile muhasebe ilkelerine aykırı bir şekilde ters kayıt yapılarak davalı firmanın avans borçlarını ödenmiş gibi usulsüz bir şekilde sıfırlandığını ve 680.615,67.TL davalıdan davacı şirketin alacağı olduğunun kesinleşmiş mahkeme ilamı ile tespit edildiğine fakat davalı firmanın müşteriye iade olarak kendi ticari defterlerinden düştükleri çek ve senetleri ile yaklaşık 2 milyonluk kısmını davacı şirkete iade etmediğini, kötü niyetli olarak ..., Niğde, Kırşehir, Konya, Kayseri İcra Müdürlüklerinde işlem yaptırarak icra işlemi başlattıklarını belirterek ....İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra dosyasında asıl alacak üzerinden %20si üzerinden kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ                  \t\t\t\t\t                                          :<br>Davalı vekili, davacının müvekkiline avans çek ve senetleri verdiği bunların rakamının 3.165,33.TL gibi bir astronomik bir rakama ulaştığını, ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esaslı davasında alınan bilirkişi raporu  ve verilen hükümde 680.615,67. TL tutarında alacaklı çıktığını bu nedenle bu alacak davasını açtığını, açılan davayı kabul etmediklerini davacı firmanın son derece sınırlı imkanlara  sahip ticari hareket alanı sınırlı halihazırda ise tamamen borca batık bir firma olduğunu, hakkında onlarca tahsili hale gelmiş icra takibi karşılıksız çek bulunduğunu, ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilam ve bilirkişi raporuna dayandırmış olup bu ilam 100.000.TL bedelli bir adet çek nedeniyle açılmış menfi tespit davası olup 2016 yılı defter ve kayıtlarının incelendiğini bu incelemede davacı şirketin defter ve kayıtlarında davalı firmadan alacaklı olmadığı tespit edildiğini, müvekkili şirketin tek ortağı ve yetkilisi olan ... bu asılsız iftiralar yargılanmış ve ekte fotokobisini sundukları ....Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından beraat ettiklerini, müvekkilinin davacı  tarafa borcu olmadığını bilakis alacağı olduğunu, bu konuda taraflarınca açılmış ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının halen derdest olduğunu müvekkili şirketin 2014-2019 yılları arası ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde görüleceği üzere davacı  şirketin müvekkili şirkete  teslim ettiği avans çek ve senetlerinin ödenmediğini bu nedenle avans ve şüpheli alacaklar hesabında tutulduğu ve müvekkilinin alacaklı olduğunun ortaya çıkacağını, davacının ödemediği kıymetli evraklardan dolayı alacaklı olduğu iddiasında olup açılan davanın yersiz ve haksız olduğunu belirterek,  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ                                                               :<br>Yerel mahkemece verilen karar ile;\" davacı tarafından davalı aleyhine icra takibi yapılmış ve taraflar arasındaki sözlü anlaşma gereğince avans alacağı bulunduğu ileri sürülmüş ise de, davacı tarafça taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi gösteren yazılı bir belge mevcut değildir, Bilirkişi ...'ın yöntemine uygun 03/12/2020 tarihli raporuna göre davacıya ait ticari defterlerde davacının davalıya borçlu gözüktüğü, ispat yükü kendisinde olan davacının iddiasını kendi ticari defterleri ile kanıtlayamamış olduğu, davalı şirketin ticari defterlerine göre davalının takip tarihi itibariyle davacıdan alacaklı gözüktüğü, taraf defterlerindeki borç ve alacakların mahsub edilmesi sonucunda davacı şirketin davalı şirketten alacaklı değil, davalı şirkete borçlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla davanın reddine\" şeklinde karar verilmiştir. <br>DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t\t\t\t\t\t                :<br>Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; İlk derece mahkemesi'nin gerekçesinde dayandığı bilirkişi raporunda 2016 yılı defterleri incelendiğini ayrıntılı rapor tanzim edilebilmesi için 2017-2018-2019-2020 yılları ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi gerektiğinin belirtildiğini, ilk derece mahkemesinin ara kararında yıl olarak ticari defterlerin gösterilmemesi nedeniyle dava konusu olan döneme ilişkin olarak 2016 yılı ticari defterle ve kayıtlar ibraz edildiğini, rapor doğrultusunda bilirkişinin talep ettiği yıllara ilişkin defter ve kayıtların ibraz edebileceklerinin belirtildiği ancak ilk derece mahkemesince ek rapor alınmadan karar verildiğini,  davalı firma sahipleri ve ortakları 2016 yılında fetö üyeliğinden soruşturma geçirince bu sezon içerisinde müvekkil şirketin alacaklı olduğu malzemeleri göndermediğini, bono ve çekleri de banka ve diğer hammadde aldıkları firmalarda kullandıkları kısmını iade edilmediğini, Fetö soruşturma esnasında yapılan aramalarda kasalarından çıkan evrakların iade edildiğini, ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas dosyasında bilirkişi incelemesinde tespit  edildiği üzere 964.311,09.TL' lik müvekkil şirketin avans alacağının tespit edildiğini, aynı raporda müşteri senetleri ile muhasebe ilkelerine aykırı bir şekilde ters kayıt yapılarak davalı firmanın avans borçlarının ödeniş gibi usulsüz  bir şekilde sıfırlandığını, davalının yasal defterine göre davacıdan alınan ve halen kayıtlarda davalının yükümlülüğü olarak duran 1.211.742,00.TL ticari avansın göründüğünü, bu avansın karşılığı mal alınmadan ya da avans karşılığı verilen çeklerin iade edilmeden müvekkilinin borçlandırılması ticari hayatın olağan akışına uygun olmadığını, davalının yasal kayıtlarında böyle bir kaydın olmadığını, davalının fatura teslim belgesini sunmadığını, varsa mal telimi faturaları ibrazı ve ispat külfetinin davalıya ait olduğunu, mevcut bilirkişi raporuna dayanarak verilen ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas  bakımından hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep ve beyan etmiştir.  <br>DELİLLER                                                                                              \t\t\t\t\t\t                     :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu, ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ... karar sayılı dosyası, ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası ve tüm dosya kapsamı. <br>GEREKÇE                                                                                               \t\t\t\t \t\t                   :<br>Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>                   Davacı tarafından, 2016 yılı sezonunda davalıya mal almak için avans niteliğinde çek ve bonolar verdiği, buna rağmen malzemelerin gönderilmediği gibi, çek ve bonoların da iade edilmediği, taraflar arasındaki şifai sözleşme uyarınca kararlaştırılan vade tarihi geçmesine rağmen teslimatın yapılmadığı, davalının ticari defterlerinde usulsüz işlem yaparak, avans borçlarını ödemiş gibi sıfırladığı, davalıdan olan 680.615,67.TL alacağının tahsili için başlattığı icra takibine yapılan  itirazın haksız olduğu iddia edilmiş, davalı ise, davacının borca batık bir şirket olup, dava konusu miktarda avans çeki ve senedi vermesinin mümkün olmadığını, davacının dayanak olarak ileri sürdüğü  ....Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait ... Esas ve ... Karar sayılı dosyada, davacının alacağı olmadığının  tespit edildiğini, davacıdan alınan avans çek ve senetlerinin ise ödenmediğini, bu nedenle avans ve şüpheli alacaklar hesabında tutulduğunu, davacıdan alacaklı olduğunu savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.<br>Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.<br>          İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Aynı Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Ticari defterlerin de aynı zamanda bir belge niteliği itibariyle bu hususta aynı Kanun'un 220 nci maddesinin de uygulanması gerekmektedir. Bu maddenin üçüncü fıkrasında verilen sürede belge ibraz etmemenin sonucu düzenlenmiştir.<br><br>Somut olayda, taraflar tacir olup, davacının, davanın ispatı için  ticari defterlerine, bilirkişi incelemesine, yemin ve tanık deliline dayandığı, ilk derece mahkemesindeki yargılamanın 10/07/2020 günlü (1) no'lu celsesinde, mahkemece, tarafların duruşmada hazır bulunan vekillerine tüm ticari defter ve belgelerini ibraz etmeleri, ticari defterlerin verilen süre içerisinde geçerli bir mazeret gösterilmeksizin ibraz edilmemesi veya defterin elinde bulunduğunu inkar etmesi halinde, bu hususta teklif edilecek yemini kabul veya icra etmemesi halinde duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanının kabul edilebileceği hususunda ihtar içeren kesin süre verildiği ve kesin sürenin  usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekili tarafından, şirket defterlerinin .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait ... E. ve ... K. Sayılı dosya içerisinde bulunduğunun ve celp edilmesinin talep edildiği, mahkemece, ticari defter ve belgelerin gönderilmesi için mahkemeye müzekkere yazıldığı ve dosya içerisinde bulunan 2016 yılı ticari defterlerinin gönderildiği, mahkemece alınan bilirkişi raporunda,  davacıya ait ticari defterlerde, davalıya 35.867,20.TL  borçlu gözüktüğü ve dava konusu edilen alacakla ilgili kesin bir kanaate varmak için davacıya ait 2017, 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ait ticari defterlerin de incelenmesi gerektiğinin bildirildiği, ancak, karşı tarafın açık muvafakatı bulunmadığı sürece, yasada gösterilen sürelerden sonra tarafların delil sunamayacakları, davacı vekili tarafından, mahkemece verilen kesin süre içerisinde dosyaya ibraz etmediği ticari defterlerini ibraz etmek isteğine davalı tarafından muvafakat edilmediği, mahkemece hükme esas alınan 03/12/2020 tarihli bilirkişi raporuna göre, davacıya ait ticari defterlerde  davalıya borçlu olduğunun tespit edildiği, ispat yükü kendisinde olan davacının, alacak iddiasını kendi ticari defterleri ile kanıtlayamamış olduğu, davalıya ait ticari defterlerde ise, davacıdan alacaklı göründüğü, davacı tarafından, dava dilekçesinde yemin deliline de dayanıldığı, ancak, mahkemece yemin hususunun hatırlatılmamasının istinaf sebebi olarak ileri sürülmediği, dolayısıyla ispat yükü kendisinde olan davacının iddiasını ispatlayamadığı anlaşıldığından, mahkemece,  davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>       Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                      \t\t\t\t\t                :<br>1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun  ESASTAN REDDİNE,<br> 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 59,30.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 368,30.TL  maktu  istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>3-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,<br>4-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>6-HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından YAPILMASINA,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere  06/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br> <br>Başkan<br> <br>           ¸e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>           ¸e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br> ¸e-imzalıdır<br> <br>Katip<br> <br> ¸e-imzalıdır<br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1f901419ab86005d","SID":"bd90095f0d92b2b8"}}