{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/1244 <br>KARAR NO\t: 2024/733<br>KARAR TARİHİ\t: 07/05/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/02/2021<br>NUMARASI\t\t: ... ESAS ... KARAR<br>DAVACI\t: ...  -...\t<br>VEKİLİ\t: Av. ...\t<br>DAVALI\t: ...  -...\t<br>VEKİLİ\t: Av. ...\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ                   : 07/05/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ     : 07/05/2024<br><br>....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ... karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ                                                                            :<br>Davacı vekili,  müvekkilinin  davalının 19 yıllık mali müşaviri olduğunu, müvekkilin 2016 yılı başlarında paraya sıkıştığını davalıdan para istediğini, davalının söz konusu parayı faiz mukabilinde verebileceğini belirttiğini, zor durumda olan müvekkilin bu teklifi kabul ettiğini, müvekkilin almış olduğu ana paraya faiz işletilerek belirlenen miktara binaen davalıya 13.05.2016 keşide tarihli, vadesi 31.12.2016 olan 27.000,00.TL miktarlı, 20.05.2016 keşide tarihli 28.02.2017 vade tarihli 3.000,00.TL miktarlı üç adet bono verdiğini, müvekkilinin davalının muvafakati ile borcuna mahsuben davalının doğan  maliye SGK borçlarını ödediğini ve mali müşavirlik sözleşmesi ile almaya hak kazandığı mali müşavirlik ücretini de borcuna mahsup ettirdiğini, müvekkilin uzun süre bu şekilde ödemeler yaptığını, müvekkilin mali müşavirlik sözleşmesinin sona erdiği tarihten sonra davalının işyerine giderek borcun ödendiğini, senetlerin kendisine iade edilmesini talep ettiğini, davalı senetlerin yanında olmadığını, kızının ofisinde kasada saklı olduğunu belirterek senetleri iade etmediğini, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğunu, müvekkil aleyhine ...  İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibinin müvekkil aleyhine daha büyük zararlara yol açmadan durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile %20'si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ                  \t\t\t\t\t                                        :<br>Davalı vekili, davacı tarafın müvekkile olan borcuna istinaden iki adet 3.000,00.TL ve bir adet 2.700,00.TL değerindeki senetler, toplam 8.500,00.TL olarak, taraflarınca 2019 yılında icra takibine konu edildiğini, bu icra takibine istinaden davalı tarafın takip tarihinden 1 yıl sonra mahkememizde görülen iş bu menfi tespit davasını açtığını, 2017 yılının sonunda müvekkilinin işçisi ve anı zamanda kızı olan ... kendi SGK kayıtlarındaki ödemelerin düzenli olmadığını, eksik ve cezalı olduğunu fark etmiş, bunun üzeine akrabaları olan bir mahasebeciden de yardım alarak araştırmalar yaptığını ve davacının müvekkiline verdiği dekontların çoğunun sahte olduğunu, müvekkilinden alınan paraların çoğu zaman gerekli yerlere yatırılmadığı, ...   Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile davacının yargılandığını, takibe konu senetlere gelince, da acı ailesinden birisinin düğün olduğu nedene müvekkilinden altın aldığını ve altın borcuna istinaden de senet imzaladığını, bu borcunu da ödemediğini, zaten altının fiyatının 2016 yılından bu yana neredeyse 3'e hatta 4'e katladığını ve müvekkilinin ciddi zarara uğradığını belirterek, %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ                                                                :<br>Yerel mahkemece verilen karar ile; \" davacı borçlu iddiasını ancak yazılı deliller ile ispat edebilir. Kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesi uyarınca sebeple bağlı kalınmadığından davacının borcun kaynağına ilişkin iddialarına itibar edilmemiş olup davacının mahsup ve ödeme olgusunu 6100 sayılı HMK madde 200 vd. uyarınca usulüne uygun yazılı deliller ile ispat etmekle mükelleftir. Davacı her ne kadar birtakım kurumlara müzekkere yazılması suretiyle davalının kurum borçlarının olmadığının tespitini istese de davalının SGK, vergi dairesi gibi kurum ve kuruluşlara borcunun olmaması hususu davacının mahsup ve ödeme iddiasını ispatlayıcı nitelikte olmayıp bu durumu yazılı deliller ile ispatlayamamıştır. Tüm bu hususlar gözetilmekle ispatlanamayan davanın ve koşulları oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine\" şeklinde karar verilmiştir. <br>DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t\t\t\t\t                :<br>Davacı  vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; Davalı tarafından icra takibine konu edilen senetler davalı tarafından faiz karşılığında alınan senetler olduğunu, müvekkilinin davalıdan almış olduğu para karşılığında davalının muvafakatı ile 4.704,00.TL mali müşavirlik ücretini borca mahsup ederek ödediğini, davalının muvafakatı ile borca karşılık olarak davalının  maliye ve SGK borcunu ödediğini, müvekkilinin davalıdan senet karşılığında aldığı faizli para borcunu fazlası ile ödediğini, ödemeleri yapmış olduğu gerek müvekkilinin banka hesaplarından gerekse ödeme yapılan kurum kayıtlarından anlaşılacağını ancak ilk derece mahkemesinin bu hususları araştırmadığını, müvekkil ile davalı  arasındaki anlaşmazlığın temelinin davalının faiz mukabili müvekkile para verdiğini ve parasını faizi ile almasına rağmen daha fazla zarar ettiğinden bahisle fahiş faiz talep etmesinden kaynaklandığını, ilk derece mahkemesinin talep edilen delilleri toplamadığını, tanıkları dinlemediğini, hukuki nitelendirmeye yanılgıya düşerek karar verildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve beyan etmiştir.  <br>DELİLLER                                                                                              \t\t\t\t\t\t                    :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası   ve tüm dosya kapsamı. <br>GEREKÇE                                                                                               \t\t\t\t \t\t                   :<br>Dava hukuki niteliği itibarıyla \"Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)\" davasıdır.<br>Davacı tarafından,  mali müşavirliğini yaptığı davalıdan borç para aldığı ve karşılığında dava konusu üç adet bonoyu keşide edip, davalıya verdiği, borcuna mahsuben, davalının muvafakati ile vergi ve SGK borçlarını ödediği ve mali müşavirlik sözleşmesi ile almaya hak kazandığı mali müşavirlik ücretini de borcuna mahsup ettirdiği, bonolardan kaynaklanan borcu bu şekilde ödendiği, ancak davalının bonoları iade etmeyip, icra takibine koyduğu iddia edilerek, davalıya borcu bulunmadığının tespiti talep edilmiş, davalı ise, davacının borca altın aldığını ve borcunu ifa etmediğini,  SGK  ödemeleri için kendisine verilen paraları gerekli yerlere yatırmadığını, bu hususta davacı hakkında ceza yargılaması bulunduğunu, davacının bono bedellerini ödemediğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.<br>Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br><br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/(19)11-925 - 2021/734 sayılı kararı benzer mahiyettedir.)<br>Takas, bir miktar para ya da konuları itibariyle aynı türden malı birbirine borçlu olan tarafların, borçların muaccel olması ve takas itirazının dermeyan edilmesi kaydıyla, az olan borcun çok olana nazaran sona erdirilmesi olarak tanımlanabilir. Takas, hukuki niteliği itibariyle bozucu yenilik doğuran bir hak olup, sözleşme niteliğinde bulunmadığından, takas iradesinin muhatabına ulaşmasıyla birlikte sonuç doğurmaya başlayacağı kabul edilir. Bu nedenle, takas iradesinin açıklanmamış olması ya da açıklansa bile karşı tarafa varmaması halinde borçların takasından söz edilemez. Tanımdan da anlaşılacağı üzere, takas, borcu sona erdiren nedenlerden biridir. Mahsup ise, bir alacağı doğuran olayla ilgili olarak, alacaklının elde ettiği bazı menfaatlerin ya da borçlunun katlandığı bazı yükümlülüklerin alacaktan indirilmesidir. Mahsuplaşmada, takastan farklı olarak iki ayrı alacak bulunmamaktadır. Buna göre, alacak miktarından tenzil edilecek değer, karşı alacak olmayıp, gerçek alacağı bulmak üzere hesaplanan alacaktan indirilmesi gereken bir bedeldir. Bu nedenle, mahsupta hukuken karşılıklı alacaklılık ilişkisinden öte, alacağın gerçek miktarının tespiti için yapılan bir işlemin varlığı kabul edilmelidir. Mahsupta, doğmuş bir alacaktan söz edilemeyeceği için, mahsubun borcu sona erdiren bir neden olduğu da düşünülemez. <br>Somut olayda, davacı tarafından, davalıdan aldığı borca istinaden keşide ettiği bonolardan kaynaklanan borcun, davalının muvafakati ile vergi ve SGK borçlarını ödemesi ve mali müşavirlik sözleşmesi ile almaya hak kazandığı mali müşavirlik ücreti kapsamında mahsup edilmek suretiyle  ödendiğinin savunulduğu, davada ispat yükünün, bono bedelinin mahsuben ödendiğini iddia eden davacı borçluya ait olduğu,  davacının, ödemeye ilişkin iddialarını HMK.'nun 200. maddesi gereğince yazılı delillerle ispat etmek zorunda olup, bu hususta dosyaya ibraz ettiği makbuz ve havale belgelerinde, borcun, dava konusu bonolara mahsuben yapıldığına dair ibare bulunmadığı, davacının, özel belgede sahtecilik, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından yargılandığı  ...  Aslliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyadaki savunmasında, davalıya ait SGK borçlarının, davalı tarafından, kendisine ödeme yapıldığı zaman kuruma yatırdığını beyan ettiği,  dosya kapsamında, SGK ödemelerinin davalının muvafakati ile bono borcuna mahsuben davacı tarafından yatırılacağına dair belge bulunmadığı, takas-mahsup talebinin yasal şartlarının oluşmadığı, davacının ödeme iddiasını 6100 sayılı HMK madde 200 vd. uyarınca usulüne uygun yazılı deliller ile ispat edemediği, tüm bu nedenlerle, mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki  hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                      \t\t\t\t          \t      :<br>1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun  ESASTAN REDDİNE,<br> 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60. TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan  59,30.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 368,30.TL maktu  istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>3-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı  tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,<br>4-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>6-6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,<br> Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince karar tarihindeki kabul edilen dava değerinin  378.290,00.TL'nin altında olması nedeniyle kesin olmak üzere  karar verildi.<br> 07/05/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye<br>...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip<br>...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br>    <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8223c0db57ae38c3","SID":"c25ebfb3611e055a"}}