{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/1663 <br>KARAR NO\t\t: 2024/898<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02.06.2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/1039 E. - 2021/313 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ\t: 02.05.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 02.05.2024 <br><br>\tİzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.06.2021 tarih 2019/1039 E. - 2021/313 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, davalının davacı kooperatifin ortağı olduğunu, kooperatif kapsamında edinilen taşınmazın bedelinin ödenmesi için dava dışı bankadan kredi kullanılan krediye davacı kooperatifin kefil olduğunu, kredi borcunun davalı asıl borçlu tarafından ödenmemesi üzerine alacağın muacceliyet kazanması nedeniyle kefil sıfatı ile kooperatifin hesabından bakiye kredi kapama borcu 216.147,00-TL tahsil edildiğini, kooperartif atarafından ödenen bu miktarın davalıan tahsili istemi ile yapılan takine davalının haksız olarak itraz ettiğini, belirterek; itirazın iptali ile takibin devamına % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.   <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacı kooperatifin ortağı olduğu inşa edilecek bağımsız bölümlerden konut edineceği, konut bedelinin davalı tarafindan ödeneceği, dava dışı bana nezdinde davalıya kredi kullandırıldığı, kredi bedilinin davalı adına kooperatif hesabına aktarıldığı, davacı kooperatifin kredinin kefili olduğu, bagımsız bölüm üzerine kredinin teminat olarak banka lehine ipotek verildiği, kredi taksitlerinin ödenmemesi üzerine banka tarafından ödenmeyen taksit tutarları ve ferrilerinin ödenmesi aksi takdirde tüm alacağın muaccel olacağının ve ipotekli taşınmazın  paraya çevrileceğinin ihtar edildiği, ihtarnamenin taraflara tebliğ edildiği, ihtar sonrası davalı tarafından ödeme yapılmaması üzerine davalının borcuna karşılık kefalet kapsamında 216.147,00-TL ödeme yapıldığı, ödeme tarihinen takip tarihine kadar işlemiş faizin  1.279,12-TL olduğu belirtilerek; takip talebi ile bağlı kalmak kayıdıyla davanın kabulüne, davalının vaki itirazının 216.147,00-TL asıl alacak, 373,08-TL işlenmiş faizi olmak üzere toplam 216.520,08-TL yönünden iptali ile takibin devamına, davalı tarafından hüküm altına alınan alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya  verilmesine, karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, rapora yönelik itirazların dikkate alındığını eksik inceleme ile karar verildiğini, davacı taraf hiçbir belge sunmamış olmasına ve teminat dahi yatırmamış olmasına karşın ihtiyati tedbir kararı verildiğini, davalıya usulüne uygun tebliğ edilmiş hesap kat ihtarnamesi olmadan takip yapılamayacağını, davalının temerrüte düşüşürülmediğini, davalıya usulüne uygun tebliğ edilmiş hesap kat ihtarnamesi bulunmadığını, kredi sözleşmesinde yazılı adrese gönderilmiş herhangi bir tebligat bulunmadığını, borcun muaccel olmadığını, davalının temerrüte düşürülmediğini,  bu konuda herhangi bir inceleme yapılmadığını, dava dışı banka tarafından davalıya başvurulmadan davacı yanın kefil sıfatıyla ödeme yapmasından doğan sorumluluğun davcıya  ait olmadığını,  davacının adi kefil olduğunu, alacaklının, önce asıl borçluya başvurmak zorunda olduğunu, her ne kadar hesap kat ihtarnameleri usulüne uygun tebliğ edilmemiş olsa da ipotekle teminat altına alınmış alacak söz konusu ise öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılmasi gerektiğini, belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir<br>\tGEREKÇE : Dava, kefalet sözleşmesi kapsamında asıl borçluya rücü  istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\t1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2. Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, kefalete konu kredi borcunun ödenmemesi üzerine asıl borçlu davalı ile kefil davacıya usulüne kat ihtarının tebliğ edilmesi suretiyle tarafların temerre düşürülmesine,  muaccel hale gelen borç nedeniyle davacı borçlu tarafindan kefalet kapsamında ödeme yapılmasına, ipoteğin asıl borçlu lehine verilmiş olup kefaleti kapsamamasına, kefilin eda ettiği şey nispetinde alacaklının haklarına halef olmasına, kefilin yaptığı ödeme nedeniyle davalı borçlunun yapılan ödeme kadar borcundan kurtulmasına, davacı kefilin ödediği miktarı asıl borçludan talep edebilcek olmasına, asıl alacağa ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülerek takibe konu asıl alacak ile işlemiş faizin takip talebindeki miktarı geçmeyecek şekilde hüküm altına alınmış olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 14.790,48-TL'den peşin alınan   3.697,62-TL'nin mahsubu ile bakiye 11.092,86-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c4067264528c0f7f","SID":"8de02f4695550d7b"}}