{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/872 <br>KARAR NO: 2024/1032<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/06/2023<br>ESAS NO: 2021/887<br>KARAR NO: 2023/491<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/05/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 03/05/2024<br>Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/06/2023 tarih ve  2021/887  Esas -  2023/491 sayılı kararı davacı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının çeşitli tarihlerde müvekkilinden hizmet aldığını, ibraz edilen faturalardaki hizmetin dvalıya sunulduğunu ancak fatura bedellerinin ödenmediğini, davalı şirket yetkilileri ile müteaddit defa görüşme yapıldığını ancak bir türlü fatura bedellerinin ödenmediğini, davalı yana gönderilen ihtarname masrafları ve yargılama giderleri ile birlikte toplam 13.755,07-TL alacağın işlemiş faiz ve 400,00-TL noter masrafı ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı tarafından herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; \"....Toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları, mahkememizce toplanmış usulüne uygun deliller olarak değerlendirilmiş buna göre, davacının alacağını geçerli delil ve belgelerle kanıtlaması gerektiği, davacının sunmuş olduğu delil ve belgelerin ispata elverişli olmadığı, davacının usulüne uygun olarak tutulmuş kendi ticari defter ve belgelerinde dava konusu faturalar kaydedilmekle birlikte fatura bedellerinin tahsil edildiğine ilişkin kayıt bulunduğu, usulüne uygun tutulsun veya tutulmasın ticari defterlerin sahibi aleyhine delil teşkil edeceği (Yargıtay 19. HD 27/6/2012 tarih,  3164-10644 sayılı kararı), davalının kendisine verilen yasal süre içeresinde ticari defter ve belgelerini ibraz etmemesi ve ibraz edememesine ilişkin delilleri ile birlikte geçerli bir mazeret göstermemesinin sonuca etkili olmadığı, davacının kendi ticari defter kayıtlarında dahi alacaklı bulunmadığı halde davalıdan taşıma sözleşmesi kapsamında alacak isteminde bulunmasının yerinde olmadığına kanaat getirilerek\" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İşbu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece 01.11.2022 tarihli bilirkişi ek raporuna karşı sunmuş olduğu itiraz dilekçesinde dosyanın tarafsız, objektif ve hukuki bir üslupla hazırlanacak, yorum ve suçlama içermeyen hüküm kurmaya ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde  rapor düzenleyecek bir bilirkişiye tevdiine karar verilmesini  talep etmiş iseler de bu talebin göz ardı edildiğini,  davalının ticari defterlerinde dava konusu borcu ödediğine dair beyanname bulunmaması, davalı defterlerinde ve savunmalarında ödeme yapıldığına dair kayıt ve beyan bulunmadığı halde bu durumun aysonu ve yılsonu devir işlemleri nedeniyle sehven ödeme alınmış gibi gösterilmesi, gerçekte her iki kaydın da incelenmesine göre davalı tarafça davacıya bir ödeme yapılmaması durumları dikkate alınarak, davalı taraf da aradaki ödeme olgusunu başka şekilde ispat edemediğinden davamızın kabulüne karar verilmesini gerekirken eksik ve hatalı inceleme sonucu, hüküm kurmaya ve yargıtay denetimine elverişli olmayan bilirkişi kök ve ek raporlarının hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya açıkça aykırı olduğundan İstinaf başvurusunun kabulü ile; yerel mahkemece davanın reddine dair verilen kararın istinaf incelemesi sonucunda kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacının istinaf isteminin hukuka aykırı olduğunu, beyanların somut gerçekliği yanıltmaya yönelik olduğununu kabulünün mümkün olmadığını, mahkemece verilen ilamın hukuka uygun olarak davacının ticari defterlerine dayanılarak tesis edildiğini, bilirkişi raporunun hukuka uygun olarak tesis edildiğini, istinaf dilekçesinin adeta davacının bilirkişi ile atışmasına döndüğünden kısaca hukuka uygun  mahkeme ilamının onanmasını, davacının istinaf isteminin reddine karar verilmesini fazlaya ilişkin hakları saklı kalma kaydıyla talep etmiştir. <br> HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. <br>Dava, alacak istemine ilişkindir. Davacı tarafından 14.155,07 TL talep edildiği görülmüştür.<br>Mahkemece davacının talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı taraf kararı istinaf etmiştir. İstinaf dilekçesinde netice olarak istinaf yoluyla kaldırılarak düzeltilmesi istenen karardaki redde konu miktarın/dava değerinin 14.155,07 TL olduğu anlaşılmıştır.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İstinaf Yoluna Başvurulabilen Kararlar” başlığını taşıyan 341. maddesinin 2. fıkrasında açıkça; “Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.” 4. Fıkrasında :\"(4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz.\" şeklinde düzenlenmiştir.<br>02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun  ''istinaf yoluna başvurulabilen kararlar'' kenar başlığını taşıyan 341. maddesinin 2-3-4. fıkralarında değişiklik yapılarak \"binbeşyüz\" Türk Lirası ibaresi \"üçbin\" Türk Lirası olarak değiştirilmiş, yine 6763 sayılı Kanunun 47. maddesinde kanunun yayımı tarihi ile yürürlüğe gireceği aynı Kanunun \"Parasal sınırların artırılması\" başlıklı ek 1. maddesinde;\"(1) 200 üncü, 201 inci, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.<br>(2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır.\" hükmü getirilmiştir.<br>Mahkemece 01/06/2023 tarihinde nihai karar verilmiş olup, HMK 341/2-4 maddesi uyarınca hükmün verildiği tarih itibariyle kesinlik sınırı 17.830,00 TL’dir. <br>Dolayısıyla davacının istinaf talebine konu olan işbu nihai karar reddedilen karar miktarı itibariyle 17.830,00 TL nin altında olduğundan karar tarihi itibariyle KESİN nitelikte bir karardır.<br>\"Ön inceleme<br>MADDE 352- (Değişik: 20/7/2017-7035/28 md.)<br>(1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda aşağıdaki durumlardan birinin tespiti hâlinde öncelikle gerekli karar verilir:<br>a) İncelemenin başka bir dairece veya bölge adliye mahkemesince yapılmasının gerekli olması<br>b) Kararın kesin olması<br>c) Başvurunun süresi içinde yapılmaması<br>ç) Başvuru şartlarının yerine getirilmemesi<br>d) Başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi<br>(2) Ön inceleme heyetçe veya görevlendirilecek bir üye tarafından yapılır ve ön inceleme sonunda karar heyetçe verilir.<br>(3) Eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosya incelemeye alınır.\" şeklindeki yasa hükmü gereğince dosya üzerinden yapılacak ön incelemede kararın kesin olduğunun tespiti halinde ön incelemede öncelikle gerekli kararın verilmesi gerekir.<br>Davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna konu edilen hükmün dava/talep ve dolayısıyla redde konu miktarın/dava değerinin 14.155,07 TL' ye ilişkin olduğu görülmüş olup HMK 341/2-4 maddesi gereğince hükmün verildiği tarih itibariyle miktar veya değeri on yedi bin sekiz yüz otuz Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin verilmiş kararlar kesin olup istinaf kanun yoluna gidilemeyeceği hüküm altına alındığından, davacının istinaf başvuru dilekçesinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346/1. maddesi uyarınca kararı veren mahkeme tarafından reddine karar verilmemiş ise de; aynı Kanun hükmü ve 352/1-b maddesi uyarınca, istinaf başvuru dilekçesinin kesin olan bir karara ilişkin olması sebebiyle davacının istinaf başvurusunun HMK 341/2-4 ve 352/1-b maddeleri gereğince usulden reddine dair dosya üzerinden yapılan ön incelemede karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 01/06/2023 tarih ve 2021/887 E.- 2023/491 K. sayılı nihai kararının istinafa konu dava değerinin/red edilen karar miktarının karar tarihi itibari ile kesinlik (istinaf edilebilme) sınırı kapsamında kaldığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun  341/2-4 ve 352/1-b maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,<br>2-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf posta/yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafça yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-HMK. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,\t<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.  03/05/2024\t\t\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cca9db1a6ac9cc59","SID":"2f2e4e5a14a44db3"}}