{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/557 <br>KARAR NO\t: 2024/810<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...           ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK<br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/06/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/358 E.  -  2021/244 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ\t<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka Hükümsüzlüğü İle Sicilden Terkin<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/06/2021 tarih ve 2020/358 Esas - 2021/244 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin ticaret unvanını “... TİC. LTD. ŞTİ.” olarak 26/01/2009 tarihinde tescil ettirdiğini ve 09/02/2009 tarih ve 7245 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ile ilan edildiğini, müvekkili firmanın hava kompresör satışı amacıyla Kayseri’de kurulduğunu ve ... kompresörlerinin İç Anadolu Bölge Bayisi olarak da tüm yurt genelinde hizmet verdiğini, müvekkilinin davalı yanca tarafına gönderilen Malatya 5. Noterliğinin 10/11/2020 tarihli 51783 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile uzun yıllardır kullandığı ve gerek iç gerekse de dış piyasada kendisiyle özdeşleşmiş bulunan ticaret unvanının davalı yanca marka adı olarak kullanıldığını öğrendiğini, unvanın korunma alanının markanın korunma alanından daha geniş bir anlama sahip olduğunu, yani unvan sahibinin KHK'nın 8/3 ve 8/5. maddeleri uyarınca hükümsüzlük davası açabileceğini ve  TTK m. 52 hükmüne dayanarak sonraki marka kullanımlarına karşı hak iddia edebileceğini ileri sürerek, 2019/61421 sayılı ve “...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı Şirket vekili,  müvekkili şirketin 2004 yılında kurulduğunu, 13088 sicil numarası ile 31/10/2007 tarihinde ticaret siciline tescil edildiğini, müvekkilinin unvanının \"... ... Limited Şirketi\" olduğunu, müvekkilinin ticaret unvanının tescilinden sonra vakit kaybetmeksizin markasının tescili bakımından 06/02/2008 tarihinde TÜRKPATENT'e başvurduğunu ve 26/01/2009 tarihinde 2008/06504 tescil numarası ile tescil edildiğini ve 31/03/2009 tarihinde yayınlandığını, müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu’na başvurarak 2019/61421 marka numarasıyla 11/08/2020 tarihinde de işbu davaya konu markayı adına tescil ettirdiğini, davacı yanın markanın tesciline karşı TÜRKPATENT’e süresi içerisinde itirazda bulunmadığından iş bu dava bakımından hukuki yararın bulunmadığını, davacı yanın sektöre konu ürünler bakımından yalnızca yurtdışı menşeili “... ...” isimli firmanın tedarikçiliğini yaptığını, üretim zincirinde bir paya sahip olmadığını ve bu marka sınıflarında bir marka sahibi olmadığını,  davacı yanın ticaret unvanını (26/01/2009) müvekkili şirketin tescilinden (31/10/2007) sonra tescil ettirdiğini, ayrıca müvekkili firmaya ait 2008/06504 tescil numaralı markanın öncelik hakkına sahip marka, davacı yan ticaret unvanının ise sonraki tarihli unvan olduğunu ve aralarında iltibas bulunduğunu, davacı yanın müvekkilinin önceki tarihli markasıyla iltibas yaratacak şekilde ticaret unvanını tescil ettirdiğini ve bu unvanını markasal olarak kullandığını ve kullanmaya devam ettiğini savunarak, davanın  reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava tarihi ile  dava konusu 2019/61421 sayılı markanın tescil tarihi/tescilin ilan edildiği tarih arasında 5 yıldan uzun bir süre geçmediği, bayilik sertifikası ve referans listesi adı altında sunulan delillerin davacıya ait ticaret unvanının markasal olarak kullanıldığını kanıtlamaktan uzak olduğu, kullanımın ticaret unvanı ile sınırlı olduğu, sunulan delillerin davacıya ait kullanımın ve gerçek hak sahipliğinin hangi mal ve hizmetler bakımından gerçekleştiğini somut şekilde ispatlayamadığı, davacı şirketin kuruluş sözleşmesine, amacına ve konusuna ilişkin bilgilerin tek başına davacı şirket lehine  bir hak sağlayamayacağı, davacının ticaret unvanını gerekçe göstererek başka bir kişi/firma adına başvurusu yapılan markanın hükümsüzlüğünü talep edebilmesi için davacı adına kayıtlı bulunan ticaret sicili bilgilerinin davacı tarafından gerçekleşen markasal kullanımlarla desteklenmesi gerektiği, davacı tarafından ciddi markasal kullanımın ispatlanmadığı, davacının ticaret unvanının tescil tarihinin (26/01/2009) davalıya ait şirketin ticaret unvanının tescil tarihinden (31/10/2007)  sonra olduğu, davalı adına tescilli 2019/61421 sayılı marka bakımından SMK m.6/3 hükmü bakımından hükümsüzlük koşullarının gerçekleşmediği, davalı adına tescilli markanın  davacıya ait ticaret unvanını birebir içermediği, davaya konu markanın sadece davalı unvanında bulunan ...kısmını içerdiği, belirtilen durumun tek başına bir markanın 6769 s. SMK'nın 6/6 maddesi kapsamında hükümsüzlüğünü gerektirmeyeceği, dolayısıyla iş bu dava bakımından 6769 sayılı SMK’nın 6/6 maddesinde belirtilen koşulların da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, unvan sahibinin, sonraki marka kullanımına karşı KHK. m. 8/3 ve 8/5 kapsamında hükümsüzlük davası açması ya da TTK. m. 52 kapsamında tecavüzün durdurulmasını isteme hakkı bulunduğunu, bu taleplerin ileri sürülebilmesi için, unvanın markasal kullanılmasının şart olmadığını, unvanın korunma alanın markanın korunma alanından daha geniş olduğunu, müvekkilin ticaret unvanının kendisini tanıtmaya yarayan \"...\" ibaresinin davalı tarafından marka olarak kullanılmasının tüketiciler açısından karışıklığa yol açacağını, davalı adına tescilli markanın  davacıya ait ticaret unvanını birebir içermemesi nedeniyle SMK'nın 6/6.maddesi şartlarının oluşmadığı kabulünün hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabülune karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE:  Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDavalı tarafından 2019/61421 sayılı \"...\" ibareli marka için 28/06/2019 tarihinde 7 ve 35.sınıf mal ve hizmetler için tescil başvurusunda bulunulmuş, 11/08/2020 tarihinde tescil gerçekleşmiştir.\t<br>\tDavacı tarafından 6769 sayılı SMK'nın  6/3.maddesi uyarınca gerçek hak sahipliği iddiası ve SMK'nın 6/6.maddesi bağlamında ticaret unvanına dayalı olarak davalının 2019/61421 sayılı \"...\" ibareli markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemiyle işbu dava açılmıştır.<br> \tİlk derece mahkemesince, davacının önceye dayalı hak sahipliğinin kanıtlanmadığı, davacının ticaret unvanını gerekçe göstererek başka bir kişi/firma adına başvurusu yapılan markanın hükümsüzlüğünü talep edebilmesi için davacı adına kayıtlı bulunan ticaret sicili bilgilerinin davacı tarafından gerçekleşen markasal kullanımlarla desteklenmesi gerektiği, dava dilekçesi kapsamında markasal kullanım anlamında yeterli bilgi ve belgenin davacı tarafından sunulmadığı, davalı adına tescilli markanın  davacıya ait ticaret unvanını birebir içermediği, davaya konu markanın sadece davalı unvanında bulunan \"...\" kısmını içerdiği, belirtilen durumun tek başına bir markanın 6769 s. SMK'nın 6/6 maddesi kapsamında hükümsüzlüğünü gerektirmeyeceği kabul edilmiştir. <br>\tHükümsüzlüğü istenen \"...\" ibareli marka ile davacının ticaret unvanının çekirdek unsuru \"...\" ile birebir aynı olduğundan, mahkemenin davalı adına tescilli markanın  davacıya ait ticaret unvanını birebir içermediği, ticaret unvanına dayalı hükümsüzlük şartlarının bu nedenle oluşmadığı yönündeki gerekçesi doğru olmamıştır. <br>\tDava tarihi itibariyle somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6769 sayılı SMK'nın 6/6. Maddesi, \" Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.\" şeklindedir. Ticaret unvanı, bir tacirin ticari işletmesine ilişkin işlemlerinde kullandığı addır. Markalar, eşya ile işletme arasındaki ilişkiyi kurar ve farklı işletmelerin ürettiği benzer emtiayı birbirinden ayırt etmeye yarar. Buna karşılık, ticaret unvanları ise işletmenin kendisini tanımlar. Şirketlerin ticaret unvanları tescil edilirken, faaliyet alanına her türlü mal ve hizmetin yazılması mümkün olduğundan ve ticaret unvanını bu alanların hepsinde kullanma gibi bir yükümlülük bulunmadığından, ticaret unvanının fiilen kullanıldığı mal ve hizmetler bakımından, 6769 sayılı SMK'nın 6/6 maddesi anlamında sahibine öncelik hakkı sağladığının kabulü gerekmektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 22.06.2017 tarih, 2016/1193 esas, 2017/4014 Karar sayılı ilamında da, \"davacı şirketin fiilen faaliyette bulunduğu mal ve hizmetler ile davalı markası kapsamında kalan mal ve hizmetler arasında ilişkilendirilebilecek ölçüde benzerlik bulunması halinde, bu mal ve hizmetler yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken\" denilerek aynı sonuca ulaşılmıştır. <br>\tSomut olayda; davacı şirketin ticaret unvanı 26/01/2009 tarihinde tescil edilmiş olup, ayırt edici unsuru \"...\" ibaresidir.  Hükümsüzlüğü istenilen markanın asli unsurunu da \"...\" ibaresi oluşturduğundan, davacının fiilen iştigal ettiği alanlarla  benzer hizmetler yönünden, ticaret unvanının markasal kullanımı gerekmeksizin, 6769 sayılı SMK'nın 6/6 maddesi kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluştuğunun kabulü gerekir. Ne var ki hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının ticaret unvanının fiilen kullanıldığı alanlar tespit edilmemiştir.<br>\tBu durumda mahkemece, davacının ticaret unvanının fiilen kullanıldığı alanların ( davacının fiili iştigal alanının) belirlenerek dava konusu markanın tescilli olduğu sınıflar ile karşılaştırılması bakımından bilirkişi raporu alınması, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.<br>\tAçıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine, kararın niteliğine göre, davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.\t<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 23/06/2021 gün ve 2020/358 Esas - 2021/244 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacı  tarafça istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 80,70 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine,\t<br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile  26/04/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/04/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d8926a88aa2dc66d","SID":"a078f58c6078cce0"}}