{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/805  <br>KARAR NO: 2024/889<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/01/2024<br>NUMARASI: 2022/480 E. 2024/51 K.<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/04/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 18/04/2024\t\t<br>KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 22/01/2024 tarih ve 2022/480 E - 2024/51  K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkil kooperatifin  Kayseri İli'nde faaliyet gösteren konut yapı kooperatifi olup bugüne kadar 192 üyeye 196 arsa sahibine konut teslimi yapıldığını, davalının ise müvekkili kooperatif üyesi olup müvekkili kooperatiften ferdileşme suretiyle taşınmaz temin ettiğini müvekkili kooperatifin halen tasfiye sürecine girememiş olduğunu, 10 yıldan fazla süredir kooperatife üye olan kişilere ve 15 yıl önce arsasını kat karşılığı devreden arsa sahiplerine konutunu teslim edemediğini, mağduriyetlerin çığ gibi büyüdüğü, üyelerin ve arsa sahiplerinin haklarının temin edilmesi hususunda umudunu yitirdikleri dönemde iflasa sürüklenmekte olan müvekkili kooperatifin, mağdur üyelerin bir araya gelişi ve gayretli çabalarıyla tekrar ayağa kalktığını ve üyelere ve arsa sahipterine taahhüt edilen konutların yapımı ve teslimi ile seneler öncesine ait borçların ödenmesi için süratle çalıştıklarını, bu doğrultuda kooperatiften taşınmaz temin eden üyelerden kesin maliyet bedeli alınmadığı anlaşılmış ve üyelerden ödenmeyen kesin maliyet bedellerinin talep ve dava edildiğini,  Kayseri Asliye Ticaret Mahkemelerinde 160'dan fazla dava açılmış ve bu davaların konusu, kooperatiften taşınmaz temin eden üyelerin kesin maliyet borcuna ilişkin olduğunu, Kayseri Asliye Ticaret mahkemelerinde görülen bu 160'dan fazla davada davalarının kabulüne karar verilmiş olduğunu, söz konusu kararların istinaf mahkemesi tarafından da onandığını, istinaf kararları davalılar tarafından temyiz edildiğini ve 107 dosyanın şu an temyiz incelemesinde olduğunu, bu aşamada temyiz incelemesinde bulunan dosyalardan Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/819 Esas - 2021/648 Karar sayılı ilamına ilişkin yapılan temyiz başvurusunda karar çıkmış ve Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/6290 Esas 2022/521 Karar sayılı 20/03/2022 tarihli ilamında kooperatif inşaatlarının tamamı bitmeden kesin maliyet talep edilemeyeceği gerekçesi ile erken dava sebebiyle davamızım kabulü yönündeki yerci mahkeme kararı bozulduğunu, Yargıtay'ın söz. konusu kararı sonrasında bir çok yerel mahkemece, bu kararın emsal kabul ederek davalarının reddi yönünde karar verirken istinaf mahkemelerinin de yerel mahkemenin davanın kabulü yönündeki kararının kaldırılması yönünde karar verdiğini, Yargıtay'ın söz konusu kararını kabul etmiş anlamına gelmemek kaydıyla, mahkemelerde görülmekte olan dosya ve emsal nitelikteki 160'dan fazla dosyanın tamamında davalıların kooperatif üyesi olmadıklarını, kooperatif ile ilişiklerinin tamamen kesildiğini iddia ettiklerini, bir nevi davaya konu uyuşmazlığın esas konusunun davalıların üye olup olmaması hususu olduğunu, kooperatifin aidat alacağını tüm üyelere karşı talep etmiş olmakla birlikte kooperatiften taşınmaz temin edip her türlü istifa, ilişik kesme belgesi olsa söz konusu aidatı ödemesi gerektiğini, davalının kooperatiften 150 m2 ev temin etmiş olduğundan 150 m2 evler için genel kurulda düzenlenen aidat borcundan sorumlu tutulacağını, davalının 2003 yılı Ocak ayından dava tarihinde temerrüde düşen son aidat borcu olan 2022 yılı Mayıs ayına kadar ödemesi lazım gelen aidat borcunun, değeri tam olarak hesaplanıncaya kadar şimdilik 9.000,00-TL'nın davalıdan tahsilini talep ettiklerini, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, mevzuat hükümlerine göre ve kooperatif hukukunun temel ilkelerinden eşitlik ilkesi gereği her üyenin kooperatife ne zaman üye olduğu fark etmeksizin tüm üyelerin eşit miktarda aidat ödeyeceği söz konusu olduğundan davalının üyelik tarihinden önceki dönemlere ait aidatların da ödenmesinin lazım geldiğinin sabit olacağını, bununla birlikte kooperatif ile üye aralarındaki uyuşmazlıklarda zamanaşımı olmadığı, keza tarafların edimini yerine getirmesinde zamanaşımı olmadığını, uygulanacak bir zamanaşımında eşitlik ilkesine aykırılık oluşacağının yerleşik içtihatlarla sabit olduğunu, keza Yargıtay 23. H.D. 2018/1339 E. 2020/4423 K. sayılı 21/12/2020 tarihli kararında \"Ayrıca kooperatif ile üyesi arasında kural olarak zaman aşımı işlemeyeceğinden davacıların ıslaha konu fazlaya ilişkin taleplerinin zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi de doğru görülmemiştir” hükmüne yer verilerek üye ile kooperatif arasında zamanaşımı uygulanamayacağının belirtildiğini, zorunlu arabuluculuk hususunda; Kooperatifler Kanunu md 99 kapsamında işbu davanın ticari dava sayıldığı, T.T.K. 5/A maddesinde ise ticari davaların, dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurulacağı hükme bağlandığını, bu doğrultuda 31/05/2022 tarihinde yapılan 2022/54837 arabuluculuk dosya numarası kapsamında davalı ile görüşüldüğünü ve anlaşmaya varılamadığını, buna ilişkin tutanağın sunulduğunu, davalıdır şerhi talebi ile ilgili; kendilerince açılan dava her ne kadar taşınmazın aynına ilişkin olmasa da nihayetinde davacı müvekkil konut yapı kooperatifi olduğundan, davalının kooperatiften ferdileşme yoluyla konut edindiğinden ve işbu dava konusunu davalı üyenin aidat borcu teşkil ettiğinden davalının kooperatiften temin ettiği taşınmazıtı tapu kaydına \"davalıdır\" şeklinde şerh düşülmesini talep ettiklerini, bununla birlikte davalı ile aynı nitelikteki bir çok kooperatif borçlusu, taşınmazları başkaca kişilere satıp devrelme yoluna gittiğini, bu şekilde davalının da mal kaçırma ihtimali bulunduğunu, davalıların böyle bir tavır sergilemesi halinde kendilerince açılacak tasarrufun iptali davalarında tapuları devralan üçüncü kişilerin mağduriyetinin oluşmaması açısından davalının kooperatiften temin ettiği taşınmaz olan ...  İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ...  Ada, ... Parsel, ... Blok, Bağımsız Bölüm No:... 'de kayıtlı bulunan mesken vasfındaki taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine \"davalıdır şerhi\" konulmasını talep etme zaruretinin hasıl olduğunu, bu sayede müvekkili kooperatifin, üzerine tedbir konulamayan dava konusu taşınmazın devredilmesi ve davalının mal kaçırması ihtimatinde hak kayıpları yaşamayacak, bir nebze olsun dava konusu hak güvence altına alınacağını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 9.000,00-TL aidat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 /aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili kooperatife ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ara buluculuk başvurusunun usule aykırı olduğunu, hangi hususların müzakere edileceğinin açıkça belirtilmediğini, davacı tarafça harcın eksik yatırıldığını, davalının kooperatif üyesi olmadığını, kooperatife olan tüm borcunu ödediğini ve 2012 yılında tapusunu aldığını, bu tarihten sonra yapılan genel kurullarda davalının isminin hazirun listesi tutanaklarında dahi gösterilmediğini, en son alınan 21/04/2019 tarihli genel kurul toplantı tutanağının hazirun listesinde de davalının isminin görünmediğini, davalının 2012 yılından sonra yeniden üye olmak gibi bir talebinin olmadığını, davacının davalıyı genel kurullara davet etmeyerek itiraz hakkını engellediğini, davalının alacağının zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.     <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkeme kararında; \"... Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre; Kooperatifler Kanunu'nun geçici 11. Maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptaline karar verilmiş olması nedeniyle eldeki uyuşmazlığa uygulama imkanının bulunmadığı, davalının halen davacı kooperatifin ortağı olduğu, davalının zaman aşımı def'inin yerinde olmadığı, bilirkişi kurulu raporuna göre davalının ödemesi gereken aidat alacağını ödemiş olduğu, davacı kooperatifin bakiye aidat alacağı olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır. Davanın reddine, ...\" şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme tarafından görülmekte olan dosyaya ilişkin, yerel mahkeme tarafından yazılan gerekçeli kararda dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda davalının borcunun olmadığının tespit edildiğinin belirtilmiş bu sebeple davanın reddine karar verildiğini, ne var ki bilirkişi raporunda müvekkili kooperatifin alacaklı olduğunun sabit olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun yerel mahkeme tarafından yanlış anlaşıldığını ve bu kanaatin esas alınarak hüküm tesis edildiğini, bilirkişi raporunun lehlerine olup ıslah dilekçeleri ile örtüştüğünü ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılarak ıslah dilekçeleri doğrultusunda davanın kabulü yönünde karar verilmesine, mahkeme  aksi kanaatteyse yerel mahkeme kararının kaldırılarak yerel mahkemeye iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.   <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili, davalının kooperatifin üyesi olduğunu, Ocak 2003 ile Mayıs  2022 tarihleri  arasında birikmiş aidat borcu bulunduğunu ileri sürerek, 9.000,00 TL'nin faiziyle tahsilini talep etmiş, talebini yargılama sırasında ıslah ederek 83.567  TL'ye çıkarmıştır.Davalı, alacağın zamanaşımına uğradığını, borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Karara karşı  davacı vekilince istinaf yasa yolunu baş vurulmuştur.<br>Bilindiği üzere Kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Genel kurullarda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alındığı gibi daha önceden alınan kararlarda değiştirilebilir. Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 23 H.D.  2011/933 Esas 2011/936 Karar)Kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını yapar ve amaçlarını gerçekleştirir. Ayrıca kooperatiflerde eşitlik ilkesi geçerlidir. Kooperatiften bağımsız bölüm alınması aidat ödenmesine engel değildir. Davalı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması nazara alındığında kooperatifin aidat toplaması olağandır. Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat toplamaya engel teşkil etmez.( Yargıtay 23 H.D.  2016/7545 Esas  2019/5329 Karar)Somut olayda davalının  sabit ücretli üye olduğuna yada  istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair  dosyada delil bulunmadığı gibi davalının kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı kooperatife iade etmediği, genel kurul kararlarının iptal edilmediği  anlaşılmaktadır.Kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez. Davacı kooperatif üyesi olduğunu beyan etmiş davalı tarafça aksi iddia edilmemiştir. Davacının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi  2021/871 Esas  2021/1256 Karar)Davalı alacağın zaman aşımına uğradığını iddia etmiş olup bilindiği üzere  Kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir.(23. Hukuk Dairesi  2017/391 Esas  2020/1615 Karar)Davacı inşaatların devamı amacıyla aidat talep etmiş olup yukarıda değinilen Yargıtay kararları doğrultusunda talep edilen alacak için üyelik devam ettiği müddetçe  zaman aşımı işlemeyecektir.6098 sayılı TBK 'nun  100. Maddesinde: Borçlunun, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı  ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahip olduğu   101. Maddesinde:  Birden çok borcu bulunan borçlunun, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebileceği, Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödemenin, kendisi tarafından derhâl itiraz edilmiş  olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılacağı 102. Maddesinde:   Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılacağı, Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğunun  kabul edileceği,  Takip  yapılmamış ise ödemenin, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olacağı, Birden çok borcun vadesinin aynı  zamanda gelmesi halinde , mahsupun orantılı olarak; borçlardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme, güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılacağı  104. Maddesinde: dönemsel edimlerden biri için, alacaklı tarafından çekince belirtilmeksizin makbuz verilmesi halinde, önceki dönemlere ait edimlerin de ifa  edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.Davacı dava dilekçesinde, Ocak 2003 ile Mayıs  2022 tarihleri  arasında birikmiş aidat alacağı  olduğunu  iddia etmiş olup dosyada bulunan bilirkişi raporu incelendiğinde: davalı kooperatifçe çıkarılan  28.02.2011 tarihli maliyet raporunda üyenin 28.02.2011 tarihine kadar  59.300 TL ödeme yaptığı,  toplam borcunun 67.059,16 TL olduğunun belirtildiği davalı tarafça kooperatife toplam  131.308,32 TL ödendiğinin tespit edildiğinin belirtildiği görülmüştür. Davacı kooperatif  28.02.2011 Tarihi itibariyle alacak borç durumunu hesaplayıp  davalıya bildirdiği davalınında davacı kooperatife bu doğrultuda ödeme yaptığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının ödeme tarihi,  ödemeye ilişkin makbuz ve belgelerdeki açıklamalar, 28.02.2011 tarihli maliyet raporunda istenen alacaklar ve 6098 sayılı TBK 100-104 maddesindeki düzenlemeler  dikkate alınarak  davacının davalıdan  alacak talep edebileceği dönemin  28.02.2011 -31.05.2022 tarihleri arasındaki dönem  olabileceği anlaşılmaktadır. (Benzer kararlarda  Kayseri BAM 6. H.D 2024/583 Esas  2024/705 Karar,  2024/584 Esas  2024/710 Karar, 2024/142 Esas  2024/224 Karar, : 2023/2395 Esas  2024/31 Karar,   2023/2396 Esas 2024/88 Karar...)Dairemizin  benzer olaylarda  verdiği karardaki tespitler   dikkate alındığında; davacı kooperatifin  28.02.2011 - 31.05.2022 tarihleri arasını kapsar şekilde  davalıdan aidat alacağı talep edebileceği   sabit olup  mahkemece   Dairemizin istikrar buluna kararları doğrultusunda 28.12.2023 tarihli ek rapor aldırılmıştır. Rapor incelendiğinde;  28.12.2011- 31.05.2022 tarihleri arasında davalının ödemesi gereken aidat tutarının 165.800 TL olduğu davalının   ödediği  tutaralar bu meblağdan düşüldüğünde  belirtilen dönem için kooperatifin 83.567 TL aidat alacağının olduğunun belirtildiği görülmüştür.28.12.2023 tarihli rapor Dairemizin benzer dava dosyalarında verdiği kararlara uygun hazırlandığı görülmüştür.Tüm bu açıklamalar ışığında mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür. Bu doğrulutda davacının istinaf talebinin kabulü ile \"Davanın KABULÜ ile, 9.000,00 TL aidat alacağının dava tarihi olan 06/06/2022 tarihinden itibaren, 74.567 -TL aidat alacağının ıslah tarihi olan 08/06/2023 tarihinden itibaren  işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" şeklinde yeniden hüküm kurmak gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile, <br>2-HMK'nın 353/1-b.2.maddesi gereğice KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin   istinafa konu edilen 22/01/2024 tarih ve 2022/480 E - 2024/51  K sayılı nihai kararının  KALDIRILMASINA, <br>Düzeltilerek yeniden karar verilmesine,  buna göre;<br>3-\"1- \"Davanın KABULÜ ile, 9.000,00 TL aidat alacağının dava tarihi olan 06/06/2022 tarihinden itibaren, 74.567,00 -TL aidat alacağının ıslah tarihi olan 08/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" <br>2-Alınması gerekli 5.708,46 TL harçtan peşin alınan 153,70 TL peşin harç ile ıslah harcı 1.274,00-TL harcının toplamı olan 1427,70 TL harçtan aynen mahsubu ile 4.280,76 TL  davalıdan tahsili ile Hazineye İrad Kaydına,<br>3-Davacı tarafından ödenen 153,70 TL peşin harç ile 1.274,00 TL ıslah harcı ve 80,70 TL başvuru harcının toplamı olan 1.508,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>4- Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına,<br>5-Davacı tarafından yapılan 1.430,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya  verilmesine,<br>8-Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,  <br>4-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan istinaf  karar ve ilam harcının talebi halinde istinaf başvurusunda bulunan davacıya iadesine, <br>5-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan  292,00  TL tebligat/ posta giderinin ve 1.169,40TL istinaf yoluna başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>6-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,  <br>7-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,  <br>Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle H.M.K'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18/04/2024 <br>\t\t\t\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"56e648788b4f1d34","SID":"c62d278981de3176"}}