{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/411 <br>KARAR NO: 2024/399<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2014/251 Esas<br>KARAR NO: 2018/262<br>KARAR TARİHİ: 09/05/2018<br>DAVA: Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 20/03/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalıların, müvekkili kooperatifin 2005/2008 yılları arasında yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptıklarını, kooperatif kayıtları incelendiğinde, davalıların görev yaptıkları yıllarda toplam 16.712,32 TL yakıt bedelini gider olarak gösterdiklerini, bu bedelin fahiş olduğunu, davalıların en son görev yaptıkları döneme ilişkin olarak kooperatif genel kurulunda ibra edilmediğini, davalıların kooperatifi zarara uğrattıklarını Sanayi ve Ticaret Bakanlığı müfettişi tarafından düzenlen Denetim Raporu'nda tespit edilmiş olduğunu ve bu hususta Körfez Cumhuriyet Savcılığına 2009/1702 soruşturma sayılı dosya ile suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek ilgili dönemlere ilişkin  yasal faizleriyle birlikte toplam 16.712,32 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; müvekkilinin kendisinin de dahil olduğu 2007 genel kurulunda ibra edilmemenin dava konusu akaryakıt bedeli ile ilgisinin açıklanmadığını, iddia edilen müfettiş raporu ile kooperatifin zarara uğradığının iddia edildiğini, söz konusu raporun ve Cumhuriyet Savcılığının soruşturma dosyasının ellerinde olmadığından bu konuda cevap hakkını saklı tuttuklarını, kesinleşmiş bir suç ve bunun dava ile ilgisi varsa delil olarak ileri sürülebileceğini, varsa birtakım suçlamaların olmasının davalının ve diğer Yönetim Kurulu üyelerinin yakıt borcu nedeni ile kooperatife karşı borçlu olduğunu göstermeyeceğini, davacı kooperatifin kullanılan yakıtın bu kadar olmadığını ispatla yükümlü olduğunu, tüm akaryakıt bedelinin davalı ve diğer Yönetim Kurulu üyelerinden istenmesinin gülünç olduğunu, davanın yasal dayanaktan yoksun olduğunu, 13. madde ile 2005-2008 yılları arasında yönetimde olup kooperatife borç vermiş olan kişilerin vermiş oldukları borçlar görüşülmüş ve belgeye dayanmayan borçlar red edilmiştir diye karara alınması sağlanarak özellikle müvekkilinin vermiş olduğu borç yok sayılmak istendiğini ve iş bu dava ile baskın çıkılarak ve davalıyı gerçeklere aykırı şekilde borçlu çıkarılmaya çalışıldığını, iddiaları kabul etmediklerini ve müvekkilinin yakıt bedelleri hakkında temerrüde de düşürülmediği için yakıt bedelinin ait oldukları dönemden yasal faizi ile istenmesinin de açıkça yasaya aykırı olduğunu ve istenen faiz bedelinin de kabul edilmediğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... cevap dilekçesi ile; genel kurulda seçilerek yönetime geçtiğini, Yönetim Kurulunda aktif görev almadığını, kooperatif adına herhangi bir çekte imzası olmadığı gibi kooperatif adına senet yada çek de vermediğini, görev yaptığı dönemle ilgili olarak her yıl genel kurulda yapılan işlerin ibra edildiğini, eğer bir eksik ya da noksan olsa idi bakanlık komiserinin bunu açığa çıkaracağını ve hesabının onlardan sorulacağını, kooperatifin bir de denetim kurulu olup Yönetim Kurulunun iş ve hesaplarının denetlendiğini, denetim kurulunun soruları açığa çıkarıp hesabının kendilerinden sorulacağını, kooperatife üye olan kişilerle beraber kooperatif üyelerinin ev sahibi olabilmeleri için gece gündüz demeden ve karşılık beklemeden çalıştıklarını ve huzur hakkı dahi almadan görev yaptığını, kendisinin sadece yönetim kurulunu tamamlamak maksadı ile üye olarak görev yaptığını, yakıt bedeli ile ilgili harcamalarla ilgili olarak herhangi ilgisi olmadığını ve kendisinin de imzasının olmadığını, bu nedenle açılan davaları kabul etmediğini, açılan davanın hukuki dayanağı ve mesnedinin olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesi ile; dava konusu olan sürede kooperatif yöneticisi olduğunu, bu süre içinde kooperatifin aracı olmadığını, ticari araç kiralamada masraflı olacağı için başkan ...’un aracının kullanıldığını, her yıl yapılan kongrelerde bu hususun kabul edilip denetim kurulunca da denetlenip genel kurulda ibra edildiklerini, son görev yapılan genel kurulda ibra edilmedikleri belirtilse de kendisinin daha önce istifa ettiğini, bu dönemde görev almadığını, söz konusu dönemde kooperatifi zarara uğratmadıkları gibi maaş veya huzur hakkı almadan çalıştıklarını, 30 yılı aşkın süredir polis memuru olarak çalıştığını, hakkında hiçbir şikayet ya da soruşturma olmadığını, hakkında dava açılmasını kınadığını, iddia edilen hususların hiçbirini kabul etmediğini, açılan davanın hukuki dayanağı olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.Diğer davalılar ... ile ... usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmesine rağmen cevap dilekçesi sunmamışlardır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, \".... Davacı kooperatifin davalılar tarafından zarara uğratıldığı iddia olunan 2005-2008 döneminde davalılar ..., ... ve ...'ın belirtilen tüm dönemde, ...'ın ise 15/04/2007 tarihli genel kurul kararına kadar, ...'nın ise 15/04/2007 tarihine kadar olan dönemde yedek, bu dönemden 15/06/2008 tarihine kadar olan dönemde ise asil yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı, davalıların görevde bulundukları 2005-2008 yılı döneminde fahiş miktarda akaryakıt harcaması yaptıkları nedeniyle sorumlulukları için bu davanın açıldığı görülmüş ise de, davacı kooperatifin dava konusu döneme ilişkin ticari defterleri ile davalılar arasında görev bölüşümü olup olmadığı hususuna ilişkin inceleme yapılabilmesi yönünden yönetim kurulu karar defterini ibraz etmedikleri, bilirkişiler tarafından her ne kadar davaya konu akaryakıt giderlerine ilişkin cari hesap ekstreleri üzerinden yakıt giderleri hesaplanması yoluna gidilmiş ise de, ticari defterlerin ibraz edilmemesi nedeniyle cari hesap ekstrelerinin ticari defter kayıtları ile teyitlerinin yapılamamış olduğu, bu nedenle yapılan yakıt giderlerinin normal kullanımı aşan ve sorumluluğa yol açabilecek düzeyde kooperatifin kasten veya ihmal sonucu zarara uğratılması niteliğinde bir harcama olup olmadığının tespitinin mümkün olmaması karşısında davalıların kooperatifin zarara uğrattıklarından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle  \" açılan davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Mahkeme kararında yer alan davanın ret gerekçesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, dava dilekçemizde belirttiğimiz üzere, esasen davalılar yönetim kurulu üyesi iken, kooperatife ait defter ve belgeri usulüne uygun tutmadıkları gibi, bu defter ve belgeleri de kendilerinden sonraki yönetim kurulu  üyelerine teslim  tutanağı ile  teslim etmediklerini, bu nedenle davalıların, kendi hukuka aykırı eylem ve işlemlerinden ve kusurlarından yararlanmış olmaları bizce hakkaniyete aykırı olduğunu, davalıların, yönetim kurulu üyesi oldukları dönemde, fahiş miktarda akaryakıt kullandıkları, cari hesap ekstrelerinden hesaplanmış olup, ticari defter ve belgelerle bu hususun teyidinin yapılmamış olmasının sorumlusu da bizzat yönetim kurulu üyeleri olduğunu belirterek istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, kooperatif eski yöneticilerinin 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nu 62. madde hükmü ve 98. madde yollamasıyla 6762 sayılı TTK'nın 336/5. madde hükmü uyarınca sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir.\t1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 59/3. Maddesinde; “Yönetime veya temsile yetkili şahısların kooperatife ait görevlerini yürütmeleri esnasında meydana getirdikleri haksız fiillerden doğan zararlardan kooperatif sorumludur “ hükmüne yer verilmiş, 62/1. maddesinde ise yönetim kurulu üyelerinin görevleri belirtilmiş, yönetim kurulunun, kooperatif amaçlarının gerçekleşmesi ve ortakların çıkarlarının koruması ile ilgili olarak yasalara, anasözleşme hükümlerine ve genel kurul kararlarına göre işleri titizlikle yürütecekleri ve kooperatifin başarısı ve gelişmesi yolunda gereken çabayı göstermekle görevli oldukları açıklanmıştır. 62/3. fıkrada ise,“ Yönetim kurulu üyeleri ve kooperatif memurları, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumludurlar “ hükmüne yer verilmiştir. Aynı yasanın 98. maddesi yollaması ile dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan,  6762 sayılı TTK’nın 336/5. maddesi gereğince yönetim kurulu üyelerinin gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendilerine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmamasından müteselsilen sorumlu olacakları, yine TTK’nın 321/son maddesinde de temsile ve idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden anonim şirketin sorumlu olacağı hükme bağlanmıştır. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup bir mali müşavir, bir kooperatif hukuku alanında uzman bilirkişisinden alınan kök ve ek raporda özetle,  davacı kooperatifin dava konusu 2005/2008 dönemine ilişkin ticari defterlerinin ve görev bölüşümünün olup olmadığı incelemesinin yapılması için gerekli olan yönetim kurulu karar defterinin ibraz edilmediği, ticari defterler ibraz edilmediğinden cari hesap ekstrelerinin ticari defter kayıtları ile teyidinin yapılamadığı, davacı kooperatif tarafından asıl raporda kooperatif adına ve hesabına araçlar için yakıt harcaması yapılmasının özel genel kurul kararına bağlı olmadığı, fakat normali aşan fahiş kullanımın sorumluluğa yol açabileceği belirtilmesine rağmen, normal kullanım olarak varsayılabilecek kullanımın tespiti için ileri sürülmüş mesafe veya iş olarak belirtilmiş hiçbir verinin olmadığı mütalaa edilmiştir. Belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davalıların görevde bulundukları 2005-2008 yılı döneminde fahiş miktarda akaryakıt  harcaması yaptıklarından bahisle kooperatifi zarara uğrattıkları iddia edilmiş ise de hükme esas alınan bilirkişi raporunda ifade edildiği üzere ticari defterler ibraz edilmediğinden cari hesap ekstrelerinin ticari defter kayıtları ile teyidinin yapılamadığı,  normal kullanım olarak varsayılabilecek kullanımın tespiti için ileri sürülmüş mesafe veya iş olarak belirtilmiş hiçbir verinin bulunmadığı, dosya kapsamı itibariyle  davalıların normal kullanımı aşan ve sorumluluğa yol açabilecek  düzeyde kooperatifi  kasten veya ihmal sonucu zarara uğratıkları ispata elverişli yasal delillerle ile kanıtlanamadığından açılan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle  ilk derece mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvusunun  esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 35,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 391,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a bendi geeğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/03/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bde760391a85a979","SID":"ed51b4cb72b295de"}}