{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/595 <br>KARAR NO\t: 2024/839<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE \t\t: ...\t     ...<br>KATİP \t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/10/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/139 E.  -  2021/649 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI<br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12/10/2021 tarih ve 2020/139 E. - 2021/649 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi  davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin taşıma sözleşmesi kapsamında yaptığı hizmeti ve hizmet bedelini davalı tarafa kesmiş olduğu faturalarda açıkça belirttiğini, davalı tarafın da söz konusu faturaları kabul ederek ticari defterlerine işlediğini, ancak davalının fatura bedellerini müvekkile ödemediğini, bunun üzerine Ankara 16. İcra Müdürlüğü 2019/5010 Esas sayılı dosya üzerinden icra takibinin başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak borcun tamamına ve ferilerine itiraz ederek takibi durdurduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine  %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili, davacıdan faturalarda da belirtildiği üzere transfer hizmeti alındığını, söz konusu irsaliyeli faturaların kapalı olarak düzenlenmiş olduğunu ve bu hususun da fatura bedellerinin ödendiğini ispat ettiğini, davacı tarafın basiretli bir tacir olduğunu, açık fatura - kapalı faturanın anlam ve sonuçlarını bilebilecek durumda olduğunu, kapalı olarak düzenlenen fatura bedellerinin ödenmediğinin yazılı delil ile davacının ispat etmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini, davacı taraf aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2019/5010 E, sayılı dosyasında alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, 15/04/2019 tarihinde takip başlatıldığı, 07.01.2019 - 14.03.2019 tarihleri arası on beş adet faturaya ait toplam 84.252,00 TL asıl alacak, 3.409,27 TL işlemiş faiz olmak üzere 87.661,27 TL takip tutarı için icra takibi başlatıldığı, borçlunun 19/04/2019 tarihinde  itirazı üzerine takibin durduğu, davanın yasal süresinde açıldığı,  davacıya ait ticari defterlerdeki muhasebe kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, mevzuat gereği yapılması zorunlu olan yevmiye defterinin 2018 ve 2019 yılı kapanış tasdikinin yaptırılmadığı, davalıya ait ticari defterlerin usulüne uygun tasdik ettirildiği, 07.01.2019 - 21.02.2019 tarihleri arasında, davalının davacıdan 13 adet fatura karşılığında toplam KDV dahil 72.924,00 TL'lik mal- hizmet satın aldığı, faturalarda teslim alan ve teslim eden ibarelerinin olduğu ancak taraf isticvaplarında taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığı ve faturaların kapalı olarak düzenlendiği anlaşılmakla davanın reddine, takip haksız ve kötü niyetli olduğundan asıl alacağın %20'si oranında 16.850,40 TL kötüniyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine  karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı yetkilisi istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece faturaların kapalı olduğu iddası üzerine alacağın oluşmayacağına hüküm verilmesinin, alacağın muhasebe kayıtları ile ispat edilmesine rağmen muhasebe kayıtlarının dikkate alınmamasının, yapılan hizmetin gerçek kişi ve kurumlarla yapılmasının, faturaların kapalı fatura olmasının ödemeyi aldıkları anlamını taşımamasının, mahkemenin yapılan işlerde sözleşme aramasına istinaden bu tarz hizmet işlerinde önceden belirlenen işler haricinde sözleşmeye dayalı işlerin yapılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, faturadan kaynaklanan alacak için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu icra takibinin dayanağını teşkil eden faturaların, ödemeye karine oluşturacak biçimde altı kaşelenip imzalanmak suretiyle kapalı fatura olarak düzenlendiği, kapalı faturanın teslim edilen mal veya hizmetin bedelinin peşin ödendiğine karine olduğu, karinenin aksini ispat yükünün faturayı düzenleyen tarafa ait olduğu, davacı tarafça davalı lehine olan karinenin aksini ispat edecek kuvvet ve mahiyette delil ibraz edilmediği, davalının ticari defterlerinde takip konusu faturalardan 13 adedinin kayıtlı olmasının ve bu faturalara karşılık nakit ödeme kaydı bulunmasının, faturaların kapalı olarak düzenlenmesi karşısında davacıya ait olan ispat yükünü ters çevirmediği anlaşılmakla, davacı tarafın istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,3‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 03/05/2024 tarihinde HMK.'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/05/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"19f5cf0a8bc39e7d","SID":"bea0634398ee6d33"}}