{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1479 <br>KARAR NO\t\t: 2024/892<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09.06.2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/417 E.  2022/501 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 02.05.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 02.05.2024<br><br>\tTaraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09.06.2022 gün ve 2020/417 E. 2022/501 K. sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için  üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, davacının yolcu olarak bulunduğu araçla ile davalının kullandığı ZMMS poliçesi bulunmayan motosikletin karıştığı trafik kazası sonucunda vacaının yaralandığını, kusurun karşı tarfta olduğunu, olay nedeni ile davacının iş görmezlik zararnı uğradığını, ...na yapılan başvuruya rağmen zararın karşılanmadığını, belirterek, fazlaya ilişkin talepleri saklı kalmak kaydı ile belirsiz alacak davası olarak şimdilik 100,00-TL sürekli, 100,00-TL geçici iş görmezlik tazminatı ile 50,00-TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri, 50,00-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 300,00-TL'nin temerrüt tarihinden işyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline  tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı ... vekili, davanın motosiklet sürücüsüne ihbar edilmesi gerektiğini, davacı tarafından davalıya usulüne uyğun başvuru yapılmadığını,  kazaya karışan aracın kaza tarihi itibariyle geçerli bir zorunlu trafik poliçesi bulunmadığından davalının sorumluluğunun kaza tarihi itibariyle geçerli poliçe limiti ile sınırlı olduğunu,   kusur, maluliyet ve hesap bilirkişi raporu alınması gerektiğini, davalının tedavi gideri ve geçici iş görmezlik zararından sorumlu olmadığını, davalının temerrüte düşürülmediğini, faiz talep edilemeyeceğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı ... isimli şahsın tescilsiz motorsikleti ile davacının yolcu olarak bulunduğu araca çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, davacının daimi maluliyet oranının yüzde dört olduğu, geçici iş göremezlik süresinin ise 2 (iki) ay olduğunun tespit edildiği, dava dışı sürücünün  %100 (yüzde yüz) oranında asli ve tam kusurlu olduğu, olay nedeni ile davacının  davacının 84.395,28-TL maddi zararı bulunduğu, kaza tarihinde 14 yaşında olup gelir getirici herhangi bir işte çalışabilmesi mümkün olmadığından geçici iş göremezlik tazminatına hak kazanamayacağı, belirtilerek; davanın kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... vekili, dava öncesi başvuru şartı yerine getirilmediğini, kusur raporunun hükme esas alınamayacağını, davacının  emniyet kemeri takmaması ve davacının 14 yaşında olması ile ebeveynlerinin bakım ve gözetim yükümlülüğü ihlali nedeniyle hasarın oluşmasına sebebiyet verdiğinden müterafik kusuru bulunduğunu, maluliyet oranının heaplanmasında yanlış yönetmeik hükümlerinin uygulandığını, maluliyet raporunun hükme esas alınmayacağını, rapora itirazların karşılanmadığını, geçici bakıcı giderinden davalının sorumlu tutulamayacağını, hesaplamalarda iskonto oranı (teknik faiz), %2'yi geçmemek üzere tenkis dikkate alınması gerektiğini,  hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılmadığını,  faiz başlangıç tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilemeyeceğini, hüküm kısmındaki maddi hata yapıldığını, belirterek;  kararın kaldırlması talep etmiştir.<br>\tDavacı vekili istinafa cevap dilekçesi ile davalının istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeni ...nın sorumluluğu kapsamında tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>\t1.\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2.\tRizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için zorunlu sigortalara ilişkin olarak koşulların oluşması halinde ortaya çıkan maddi zararların bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla ... oluşturulmuştur. ...'nın sorumluluğu maddi tazminat ile sınırlıdır. ...'nın hangi hallerde sorumlu tutulduğu ve hesaba hangi şartların gerçekleşmesi halinde dava yöneltilebileceği 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi ve ... Yönetmeliği'nin 9. maddesinde belirtilmiştir. Hak sahipleri karşısında, trafik kazası sonucunda meydana gelen zararlardan, ... ile diğer zarar sorumluları (işleten, teşebbüs sahibi, sürücü ve diğer yardımcı kimseler vs.) müştereken ve müteselsilen sorumludur (BK m.51). Yani ...nın sorumluluğunun doğmasıyla diğer zarar sorumlularının sorumlulukları ortadan kalkmaz. Hesapla birlikte devam eder.( Yargıtay 17. HD'nın 1909/2019 tarih ve 2016/17270 E. - 2019/8281 K. )  Bu itibarla, ZMMS poliçesi bulunmayan karşı aracın neden olduğu maddi zarardan, davalı ... ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.<br>\t3.\tHaksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden 20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelen kazalar için ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. (Yargıtay 4.HD'nın 20/06/2022 tarih ve 2021/13933 E. - 2022/9109 K. 29.06.2022 tarih ve  2022/1375 E. - 2022/9631 ) Dosyaya kazandırılan 07.06.2021 tarihli maluliyet raporunda kaza tarihi ( 20.03.2019 ) itibariyle yürürlükte bulunan anılan yönetmelik hükümlerine göre maluliyet değerlendirmesi yapılmadığının anlaşılması karşısında, söz konusu rapor maluliyet oranı tespitine elverişli olmadığından, maluliyetin belirlenmesi konusunda yapılan araştırma yetersizdir.<br>\t4.\tMotorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şarları A.2 maddesinin (i) fıkrasında Kurul Raporu: Usulüne uygun olarak tanzim edilen, 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre düzenlenen, sakatlık oranını, geçici iş göremezlik süresini ve bakıcı ihtiyacını gösterir kurul raporunu ifade ettiği belirtilmiş olsa da, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik incelendiğinde; Yönetmeliğin amacının terör, kaza ve yaralanmaya bağlı olarak çocuklar ile ilgili özel gereksinim alanlarının belirlenmesine yönelik raporun hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu anlaşılmaktadır. Yönetmeliğin 4. maddesinin (n) fıkrasında ise “Özel gereksinim” çocuğun toplumsal yaşama eşit katılabilmesi için bedensel ya da gelişimsel işlev kısıtlılığı olmayan bireylerden farklı sağlık, eğitim, rehabilitasyon, cihaz, ortez, protez, çevresel düzenlemeler ve diğer sosyal ve ekonomik haklara ve hizmetlere gereksiniminin olmasını ifade ettiği belirtilmiştir. Yönetmelik'in 8. maddesinin (f) fıkrasında açıkça raporda engel oranının yazılmayacağının ifade edilmesi aynı zamanda Yönetmelik'in EK.3 de bulunan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER) Mevzuatla Uyum Arandığında Kullanılacak Tablo incelendiğinde engel oranı olarak %20 nin altındaki oranların gösterilmediği, Yönetmelik'in amacının engellilik oranları arasında çocukların özel gereksiniminin olup olmadığı ile ilgili olduğu, oysa TBK'nın 54. maddesi gereği kişinin bedensel zararının belirlenmesi için “Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar” belirlenerek küçüğün sürekli iş gücü kaybı oranının  belirlenerek  buna bağlı olarak bedensel zararları tespit edilmesi gerektiği anlaşıldığından çocukların trafik kazası sonucu sürekli sakatlık oranlarının tespitinde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in uygulanma imkanın olmadığı ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, her ne kadar düzenlenen  bilirkişi raporunda; \"Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ekindeki ölçüt kapsamında tam karşılığı bulunmamakla birlikte en yakın karşılık alınarak özürlü ve engelli ölçütlerine göre daha önce yapılan sekel oranında kıyasen indirim yapılarak\" maluliyet oranı belirlenmiş ise de 20.02.2019 tarihinden sonraki kazalarda  Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerine göre sürekli iş göremezlik oranı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir. ( Yargıtay 4. HD'nin 10.03.203 tarih ve  2023/3420 E. -  2023/10672 K. )<br>\t5. Yine, anılan maluliyet raporunda, davacının kaza nedeni ile bakıma muhtaç hale gelip gelmediğine dair bir değerlendirmeye yer verilmediği görülmektedir. Her ne kadar hesap bilirkişi tarafından bakıcı ihtiyacına ilişkin  resen bir değerlendirme yapılmış ise de hesap bilirkişi raporunu bakıcı ihtiyacına ilişkin hükme esas almaya elverişli olmadığından, bakıcı ihtiyacının belirlenmesi konusunda yapılan araştırma da yetersizdir. (Yargıtay 17. HD'nın 2019/6471 E. - 2020/8916 K., 4. HD'nın 2021/17167 E. - 2021/4326 K.)<br>\t6.Tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda 1931 tarihli PMF cetvellerine göre saptanmakta ise de gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle TRH 2010 yaşam tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi güncel veriler ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olduğundan tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam yönteminin kullanılması gerekir. ( Yargıtay 4. HD'nın  03.01.2022 tarih ve 2021/9412 E - 2022/3622 K., 17. HD'nin 23.03.2021 tarih ve 2020/ 6173 E. - 2021/ 3121 K.) Aynı şekilde, yeni genel şartlar zamanında düzenlenen poliçelerde yeni genel şartlardaki hesaplama tekniği uygulanamayacağı için tazminat hesabında eski uygulamalardaki gibi progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi icap etmektedir. (Yargıtay 17. HD'nin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 E. - 20121/1848 K. )<br>\t7. Esasen, haksız eylem nedeniyle meydana gelen zararda ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüt oluşmuş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir.  Davalı ...'nın sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü gerekli belgelerle birlikte ...'na başvuru yapıldığı tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde doğmaktadır.(Yargıtay 4. HD'nın 16.06.2022 tarih ve  2021/13625 E. -  2022/8912 K. )Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekecektir. Islah edilen miktar yönünden de temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir<br>\t8. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; İDM tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri hükümlerine göre davacının mevcut yaralanması nedeni ile iş göremezlik oranının ve geçici iş göremezlik süresi ile geçici ve sürekli işgöremezlik döneminde bakıcıya ihtiyacı olup olmayacağı, bakıcıya ihtiyaç olması halinde hangi tarihten itibaren bakıcıya ihtiyaç duyacağı, bakıcı ihtiyacının süresi (tam zamanlı/yarı zamanlı/süreli) konusunda konusunda E.Ü. Tıp Fakültesi Adli Tıp ADB Başkanlığı'ndan kurul halinde düzenlenecek açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli ek maluliyet raporu dosyaya kazandırılıp, dosyanın aktüerya hesap bilirkişine yeniden tevdi ile yaralanan kişinin aylık geliri, maluliyet raporu, rücuya tabi ödemeler ve tarafların kazanılmış hakları dikkate alınarak  TRH 2010 yaşam tablosu ve ( progresiv rant usulü ) % 10 artırm % 10 iskonto edilmesi yöntemi esaslınmak suretiyle davacının hak kazanacağı tazminatı gösterir açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak varsa rapora yönelik itirazlar da giderilip oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar gözetilerek infazda tereddüte neden olmayacak şekilde davalı ...nın sorumlu olduğu limit belirtilerek tazminat talebi hakkında karar verilmesi, gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>\tBu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve  değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.  <br>\tH Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenenlerle;<br>\t1-Davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca  ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,<br>\t2-İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09.06.2022 gün ve 2020/417 E. 2022/501 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,\t<br>\t5-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"484f3fe3e6c9eca7","SID":"69672256a29abee7"}}