{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/668 - 2024/447<br>                    T.C.<br>               ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       31.HUKUK DAİRESİ<br>\t\t\t            (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)<br>(Başvurunun Esastan Reddi / HMK m. 353/1-b.1)<br>DOSYA NO\t: 2023/668  Esas<br>KARAR NO\t: 2024/447<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/10/2022<br>NUMARASI\t\t: 2019/231 Esas-2022/634 Karar (Birleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/393 Esas Sayılı Dosyası)<br><br>DAVACI/BİRLEŞEN DOSYADA <br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t:  <br>DAVALI/BİRLEŞEN DOSYADA<br>DAVACI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit(İstirdat)|İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden \t\tKaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 25/04/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 08/05/2024<br><br>\tTaraflar arasında yargılaması yapılan Menfi Tespit(İstirdat)|İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında  mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>\t\t\t\t\t\t\tAsıl davada Davacı vekili; taraflar arasında 16/12/2014 tarihli \"Sistem Altyapısı Yenileme Sözleşmesi\" imzalandığını, sözleşmeden doğan yükümlüklerin yerine getirilerek taahhüt edilen işin tamamlanarak davalıya teslim edildiğini, sözleşmenin 33. maddesinde taahhüt edilen 3 yıllık garantinin eksiksiz yerine getirildiğini, ancak davalı tarafça 07/02/2017 tarihinde meydana gelen bir arıza dolayısıyla Teknik Şartnamenin 18.13.13'ncü maddesinde öngörülen ceza maddesi uygulanarak 07/03/2017 tarih 80.348,33 USD bedelli ceza faturası düzenlendiğini, arıza bildiriminin 07/02/2017 saat 11:13'de taraflarına ulaştıktan sonra arızanın kendilerinin uzmanlık alanına girmediği bilgisi ile geri dönüş alındığını, arızanın alt yüklenicilere iletildiğini (... firması), sorunun kaynağı öğrenildikten sonra arızanın ilgili lokasyonda çözülme için altyüklenici olan ... isimli personelin davalı kuruma yönlendirildiğini, adı geçen personelin 17:30-18:00 saati itibari ile kuruma ulaştığını ancak kurumun kapalı olması nedeniyle müdahale edemediğini, aranılan lokasyon yetkilisinin ertesi gün gelinmesini yapılan telefon görüşmesinde bildirmesi üzerine personelin  kurumdan ayrıldığını, ifa imkansızlığı söz konusu olup 3 saat ceza tahakkuk etmesi gerekirken 22 saatlik ceza tahakkukunun hukuka aykırı olduğunu, düzenlenen ceza faturasına itiraz edildiğini, davalı şirket 42.600,00 USD tutarındaki teminat mektubunu haksız olarak bankadan tahsil ettiğini, taraflarınca kabul edilen 3 saatlik gecikme bedeli 10.650,00 USD mahsubu sonrası 31.950,00 USD zarara uğradıklarını belirterek 07/03/2017 tarihli ceza faturasındaki 37.748,33 USD bakiye bedelin icraya konu yapılmaması için ihtiyati tedbir, davalı şirkete 69.698,33 USD tutarında borçlu olunmadığının tespitine ve (taraflarınca kabul edilen 3 saatlik ceza bedeli 10.659,00 USD mahsubu sonrası) teminat mektubunun haksız olarak tahsil edilen 31.950,00 USD bedelin tahsil tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte istirdatına karar verilmesine talep ve dava etmiştir.<br>Asıl davada Davalı vekili; Müvekkili şirket ile davacı arasında 16/12/2014 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme süresi içerisinde 07/02/2017 tarihinde başlayan arızanın donanım arızası olduğu ve müdahale gerektirdiğinin tespit edildiğini, arıza bildiriminin aynı gün saat 11:14'de proje kapsamında iletişim kanalı olan davacı e-posta adreslerine hatta mailin teslim edilmemesi üzerine kişi e-postasına yapıldığını, davacının arıza bildirimi sonrası müvekkili şirkete herhangi bir dönüş sağlamaması nedeniyle arızalı sisteminin üreticisi olan ... Teknik Destek Merkezi ile temasa geçilerek arızanın giderilmeye çalışıldığını, arızaya müdahale edecek şahsın hasta olması nedeniyle en erken ertesi gün saat 10:30 da yerleşkede olabileceğine ilişkin bilginin ... tarafından 07/02/2017 saat 17:59 da şirketlerine iletildiğini, ... personeli tarafından belirtilen gün ve saatte arızanın giderildiğini daha sonra da davacı tarafından 08/02/2017 tarihli saat 13:51 de arızanın giderildiğine ilişkin e-posta gönderilmek suretiyle söz konusu arıza kaydının sonlandırıldığını, dava dilekçesinde arıza bildirimi yapıldıktan sonra arızanın kaynağına ulaşmak için ifade edilen çalışmaların davacının iç işleyişi olduğunu, davacının alt yükleniciler ile arasında yaptığı yazışmaların taraflarınca bilinmesinin mümkün ve sözleşme kapsamında anılan arızanın giderilmesine ilişkin süreyi kesen yada durduran bir hal olmadığını, davacının yüklenici olarak bildirdiği kişinin hangi saatte lokasyonda olduğuna ilişkin çelişkili iddialarda bulunduğunu, müvekkili şirketin çalışma saatlerinin 09:00-18:00 olup ancak saat 18:00 den sonra gelinmiş olması halinde acil durumlar hariç müvekkili şirketin kapalı olduğunu, şirket kayıtlarındaki süreler dikkate alınarak arıza çözüm süresini aşan 22,38 saatlik süre için teknik şartnamenin 18.13. maddesinde düzenlenen ceza oranı uygulanarak ceza tutarının hesaplandığını,    davaya konu edilen menfi tespit talebine konu alacağın Gölbaşı İcra Müdürlüğü'nün 2019/566 E. Sayılı dosyasıyla takibe konulduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.<br>Birleşen Ankara 1. ATM 2020/393 Esas sayılı dava dosyasında davacı vekili; müvekkil şirket ile davacı arasında 16/12/2014 tarihinde \"Sistem Altyapısı Yenileme Alanı Sözleşmesi\" imzalandığını, sözleşme süresi içerisinde 07/02/2017 tarihnide başlayan arızanın donanım arızası olduğu ve müdahale gerektirdiği tespit edildiğini, arıza bildirimini aynı gün saat 11:14 'te davalının e posta adreslerine ve kişi postasına, müvekkil şirketin proje e-posta grubu ve sorumlu teknik personel iletişim bilgileri ile birlikte yapıldığını, davalının arıza bildirimi sonrası herhangi bir dönüş sağlamadığını bunun üzerine arızalı sistemin üreticisi olan ... (...) teknik destek merkezi ile müvekkil şirket tarafından temasa geçilerek arızanın giderilmeye çalışıldığını, Teknik Şartnamenin 18.3. madde düzenlenmesine göre arızanın 4 saat içerisinde giderilememesi halinde SLA süresini aşan her saat için, sözleşme bedelinin %0.5(binde beş)'i oranında ceza uygulanır maddesinin bulunduğunu bu kapsamda ceza başlangıç tarih ve saati 07/02/2017 saat 15:13 ila 08/02/2017 saat 13:51 saatlari arasında 22,38 saat için toplamda 80.348,33-USD ceza faturasının düzenlendiğini, düzenlenen faturanın davalı tarafça ödenmemesi üzerine 42.600,00 USD tutarlı teminat mektubunun 18/02/2019 tarihinde müvekkil şirket tarafından tazmin edildiğini ve 80.348,33-USD tutarlı faturadan mahsup edildiğini, mahsup sonrası Ankara Gölbaşı İcra Müdürlüğünün 2019/566 Esass sayılı dosyası üzerinden 37.748,33 USD asıl alacak ve 11.041,39-USD işlemiş faiz tutarı için toplamda 48.789,72-USD üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının borca itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Birleşen dosyada davalı vekili; Taraflar arasında imzalanan 16/12/2014 tarihli Sözleşmeden doğan yükümlülüklerin yerine getirilerek taahhüt edilen işin tamamlanıp davacıya teslim edildiğini, Sözleşmenin 33. maddesi uyarınca 3 yıllık garanti verilmeye başlanmış olup eksiksiz yerine getirildiğini ancak 07/02/2017 tarihinde meydana gelen bir arıza dolayısıyla davacı tarafça haksız bir şekilde Teknik Şartnamenin 18.13. maddesinde öngörülen ceza uygulanarak 80.348,33 USD ceza faturası düzenlenerek müvekkili şirkete gönderildiğini, faturanın iade edildiğini, taraflarına arıza bildiriminin 07/02/2017 saat 11:13 de ulaşması sonrasında ivedilikle alt yüklenicilere iletildiğini, alt yüklenici ... isimli personelin davacı konuma yönlendirildiğini, uzman personel 17:30-18:00 saati itibariyle kuruma ulaştığını ancak kurumun kapalı olması nedeniyle müdahale edemediğini, lokasyon yetkilisinin cep telefonu ile yapılan görüşmede ertesi gün gelinmesini istemesi üzerine personelin kurumdan ayrıldığını, müvekkili şirket açısından ifa imkansızlığının söz konusu olduğunu ve bu imkansızlığın davacı kurumdan kaynaklandığını ,müvekkili şirket tarafından 3 saatlik gecikmenin kabul edildiğini, davacı tarafça arızanın kapatılması bildiriminin yapıldığı 08/02/2014 tarihine göre hesaplama yapılıp 22,38 saat üzerinden 80.348,33 USD ceza faturasına mahsuben müvekkili şirketçe verilen 42.600,00 USD tutarındaki teminat mektubu bedelinin haksız olarak bankadan tahsil edildiğini bildirerek dava reddi ile  haksız başlatılan icra takibinden dolayı tazminata hükmedilmesini gerektiğini savunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>\t\t\t\t\t\t\tMahkemece;  davacı ile davalı arasında 16/12/2014 tarihli Sistem Altyapısı Yenileme Alımı  Sözleşmesi akdedildiği, asıl davanın davacısı birleşen davanın davalısı firmanın sözleşme kapsamında taahhüt ettiği garanti süresi içerisinde 07/02/2017 tarihinde donanım arızası oluştuğu, arıza bildiriminin aynı gün saat 11:13'te davalının e-posta adresine bildirildiği, ... A.Ş tarafından gelen arıza bildiriminin alt yüklenicilere iletildiği, aynı gün mesai saati bitimi 18:00'a kadar arızaya müdahale edilemeyip ertesi gün 08/02/2017 saat 13:51'de arıza giderilip arıza kaydının sonlandırıldığı, sözleşmenin ve teknik şartnamedeki hükümlerin tarafları bağlayacağı gibi arıza durumunda üçüncü kişi konumundaki kişi/kurumların arızanın giderilmesine ilişkin bir yükümlüğünün bulunmadığı ve davalı/davacı ... A.Ş'yi de bağlamayacağı, davacı/davalı vekilince her ne kadar müvekkili şirketin alt yüklenicisi olan ... isimli uzman personelin 17.30-18.00 saati itibariyle kuruma ulaştığını, ancak kurumun kapalı olması nedeniyle arızaya müdahale edilemediğini, lokasyon yetkilisi ... ile yapılan telefon görüşmesinde trafik nedeniyle geri dönülemeyeceğinden yarın gelinmesinin bildirilmesi üzerine uzman personelin mecburen kurumdan ayrıldığı ileri sürmüş ise de, arızanın davacı/davalı Şirkete bildirimine ilişkin elektronik postada ... ilgili personelinin ... olduğunun ve iletişim bilgilerinin bildirildiği, ancak getirtilen HTS kayıtlarında  davacı/davalı Şirket ya da alt yüklenici uzman personelin ilgili personel olarak bildirilen ...'nın bildirilen telefon numarası ile görüşme yaptığına dair bir bilgi bulunmadığı, davacı/davalının basiretli bir tacir olarak davalı/davacı kurumun mesai bitiş saatini öngörerek ve iletişim kişisi olarak bildirilen kişi ile iletişime geçmek suretiyle uzman personelin kurumda hazır olabileceği saati bildirmek suretiyle kurumda mesai saatinin bitiminden sonra çalışma yapılabilmesi için gerekli imkanın sağlanması hususunda bildirim yapması gerektiği, bu şekilde bir bildirim yapmaksızın mesai bitiminden sonra kuruma giremediğinden bahisle arızanın giderilmesinde yaşanan gecikmenin kendi sorumluluğunda olduğu ve davalı/davacıya bir kusur atfedilmesinin mümkün olmadığı, öte yandan bilirkişi raporunda arızanın 27 saat 17 dakika olduğu ve arızanın giderilmesi için öngörülen 4 saatlik süre gözetildiğinde toplamda 23 saat 17 dakikalık gecikme yaşandığının belirtildiği, ancak gecikme süresinin 22 saat 38 dakika olarak davalı/davacının kabulünde ve az yukarıda açıklanan Sözleşmenin 33. ve Teknik Şartnamenin 18.13. maddesi uyarınca düzenlenen 80.348,33 USD'lik ceza faturasının yerinde olduğu (sözleşme bedeli 710.000 USD, her gecikilen saat için sözleşme bedelinin % 0,5 oranında gecikme cezası ödeneceğinin kararlaştırıldığı, 710.000 USD x% 0,5=3.550,00 USD 1 saatlik gecikme bedeli üzerinden yapılan hesaplamaya göre), davacı/davalı ... A.Ş tarafından sözleşme kapsamında verilen 42.600 USD tutarlı teminat mektubu bedelinin tazmini ve mahsubu sonrasında ... Uydu A.Ş'nin 37.748,33 USD ceza bedeli talep etmekte haklı olduğu, ... A.Ş tarafından icra takibi öncesi usulüne uygun temerrüde düşürüldüğünün kanıtlanamadığı belirtilerek  asıl davanın reddine, birleşen davanın asıl alacak yönünden kabulüne, işlemiş faizi talebi yönünden reddi ile alacağın likit olduğu anlaşılmakla davacının %20 oranında icra inkar tazminatı talebinin kabulüne, şartları oluşmadığından davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>\tDavacı/birleşen dosyada davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; itirazları değerlendirilmeden ve ek rapor alınmadan karar verildiğini, arızaya müdahale hususunun düzenlenmediğini, arıza kaydı alındıktan sonra derhal önce alt yüklenici prolink firması ile daha sonra da sorunun kaynağını oluşturan ... firması ile iletişime geçtiklerini, oradaki gecikmeden de süresinde geri dönüş yapmayan davalının sorumlu olduğunu, kamera kayıtları ile müvekkil ekiplerinin davalının yerleşkesine geldiği ve içeri giremediğinin sabit olduğunu, işin uzmanı personellerin gönderildiğini, teknik personelin aynı gün 17:30-18:00 arası kuruma gelmiş olmasına rağmen davalı kurum personeli yoldan dönmediğinden aynı gün müdahale yapılamadığını, sözleşmede mesai içi-dışı ayrımı bulunmadığını, ... dahil tüm personellerin arandığını, üst yetkililerle dahi görüşüldüğünü, sözleşmede arızanın giderilmesi için zaman sınırlaması bulunmadığını, birleşen davada alacağın likit olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, asıl davanın kabulünü, birleşen davanın reddini talep etmiştir. <br>\tBirleşen dosyada davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; arıza bildirildikten sonra davacının teknik destek sağlayamaması nedeniyle ... firması ile iletişime geçtiklerini, ... firması ...'in ertesi gün saat 10:30'da arızaya müdahale edeceğini bildirdiğini, 08/02/2017 tarihi, saat 13:51'de de arızanın giderildiğini, acil durumlar hariç 09:00-18:00 arası şirketin kapalı olduğunu, ...'ın arızaya müdahale edeceğine dair bilgilendirme yapılmadığını,  müvekkil şirkete bildirim yapılmadan sisteme müdahaleye izin veremeyeceklerini, davacı tarafın iletişim kurduğunu iddia ettiği ...'un şirkette yetkilileri olmadığını, ... tarafından tutulan tutanağı kabul etmediklerini, 42.600 USD tutarındaki teminat mektubunun 80.348,33 TL tutarındaki faturadan mahsup edildiğini belirterek  birleşen dava yönünden kararın kaldırılmasını ve davanın tam kabulünü talep etmiştir. <br>\tGEREKÇE :<br>\tDava, Menfi Tespit(İstirdat)|İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk  Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu,  taraf vekilleri tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin  istinaf başvurularının esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;                       <br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı/birleşen dosyada davalı yönünden asıl dosya yönünden alınması gereken 427,60  TL, birleşen dosya yönünden alınması gereken 15.235,59 TL olmak üzere toplam 15.663,19 TL harçtan peşin alınan 3.890,70 (3.810,00+80,70) TL harcın mahsubu ile bakiye 11.772,49 TL harcın davacı/birleşen dosyada davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>\t3-Davalı/birleşen dosyada davacı yönünden birleşen dosya yönünden alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davalı/birleşen dosyada davacıdan  tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca  yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerlerinde bırakılmasına, artan avansların karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine,\t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 25/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br> <br>Başkan <br>  ✍e-imzalıdır<br><br>Üye <br>  ✍e-imzalıdır<br><br>Üye <br>  ✍e-imzalıdır<br><br>Katip <br>  ✍e-imzalıdır<br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b5537383d0f18392","SID":"eb163fafa224bb21"}}